6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Icra vekalet ücreti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5747 E. 2014/11162 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra vekalet ücreti acentelik sözleşmesi ticari defter ve kayıtlar acentelik mahsup bilirkişi incelemesi ticari defter yargılama gideri asıl alacak icra inkar tazminatı tacir inkar tazminatı vekalet ücreti avans faizi e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 82

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı şirketin 150.762,01 TL asıl alacağının bulunduğu, tarafların tacir olmasından ötürü avans faizi talep edilebileceği gerekçesi ile, davanın kabulü ile, davalıların icra dosyasındaki itirazlarının, dava konusu olan gösterilen asıl alacak (150.762,01) yönünden iptali ile takibin 150.762,01 TL takip tarihinden itibaren asıl alacağa %17,75 yıllık avans faizi, icra yargılama gideri ve icra vekalet ücreti ile davalılardan tahsiline, ancak borçlulardan Ş.. K..'nin asıl alacağın 82.768,18 TL'sinden, E.. K..'nin 7.768,18 TL'sinden sorumlu olacaklarına, %20 oranı ile saptanacak 30.152,40 TL icra inkar tazminatının davalılar Ş.. K.. ve E.. K..'nin kendi sorumlu oldukları miktara göre %20 oranında sorumlu olacakları şekilde davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.

(1) Mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde taraflar arasındaki ihtilaflarda davacı sigortacı şirket defter ve kayıtlarının delil olarak kabul edildiğinden bahisle, davacı tarafın defterlerini inceleyerek sonuca varan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, acentelik sözleşmesinin tarafı olan tacirler arasındaki işbu davada davalının da savunmalarının tahlili bakımından dava tarihi 25.05.2012 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 82 vd. maddeleri gereğince taraf defterlerinin birlikte incelenerek bir değerlendirme yapılması gerektiği gibi, davalılar vekili, müvekkillerinin de davacıdan alacaklı olduklarını ve bu hususun davacı defterlerinde kayıtlı bulunduğunu iddia etmiş ve bu alacağın mahsubunun yapılmadığını da ileri sürmüş, bu mahsup talebine ilişkin belgelerini sunmuş, bu belgeler ise nazara alınmamıştır. Bu itibarla mahkemece, davalılar vekilinin savunmaları üzerinde durularak tarafların ticari defterleri, kayıt ve belgelerinin birlikte bilirkişiye incelettirilmek suretiyle ek bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15828 E. 2015/2964 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/5747 E.  ,  2014/11162 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/11/2013

NUMARASI 2013/84-2013/111

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2013/84-2013/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin münfesih acentesi, diğer davalıların ise sözleşmeye kefil olduklarını, davalı acentenin sözleşme şartlarını yerine getirmemesi üzerine acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, 16/08/2010 tarihi itibariyle muaccel olan 150.762,01 TL prim tahsilatının müvekkili şirkete intikal ettirilmemesi üzerine davalılar aleyhine takibe geçildiğini, sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı şirketin defterlerinden başka delil kabul edilmeyeceğinin belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak itirazın iptaline, takibin devamına ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı şirketin 150.762,01 TL asıl alacağının bulunduğu, tarafların tacir olmasından ötürü avans faizi talep edilebileceği gerekçesi ile, davanın kabulü ile, davalıların icra dosyasındaki itirazlarının, dava konusu olan gösterilen asıl alacak (150.762,01) yönünden iptali ile takibin 150.762,01 TL takip tarihinden itibaren asıl alacağa %17,75 yıllık avans faizi, icra yargılama gideri ve icra vekalet ücreti ile davalılardan tahsiline, ancak borçlulardan Ş.. K..'nin asıl alacağın 82.768,18 TL'sinden, E.. K..'nin 7.768,18 TL'sinden sorumlu olacaklarına, %20 oranı ile saptanacak 30.152,40 TL icra inkar tazminatının davalılar Ş.. K.. ve E.. K..'nin kendi sorumlu oldukları miktara göre %20 oranında sorumlu olacakları şekilde davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.

(1) Mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde taraflar arasındaki ihtilaflarda davacı sigortacı şirket defter ve kayıtlarının delil olarak kabul edildiğinden bahisle, davacı tarafın defterlerini inceleyerek sonuca varan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, acentelik sözleşmesinin tarafı olan tacirler arasındaki işbu davada davalının da savunmalarının tahlili bakımından dava tarihi 25.05.2012 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 82 vd. maddeleri gereğince taraf defterlerinin birlikte incelenerek bir değerlendirme yapılması gerektiği gibi, davalılar vekili, müvekkillerinin de davacıdan alacaklı olduklarını ve bu hususun davacı defterlerinde kayıtlı bulunduğunu iddia etmiş ve bu alacağın mahsubunun yapılmadığını da ileri sürmüş, bu mahsup talebine ilişkin belgelerini sunmuş, bu belgeler ise nazara alınmamıştır.

Bu itibarla mahkemece, davalılar vekilinin savunmaları üzerinde durularak tarafların ticari defterleri, kayıt ve belgelerinin birlikte bilirkişiye incelettirilmek suretiyle ek bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102093300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.