6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13467 E. 2010/5115 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri sigorta poliçesi işyeri sigortası haksız fiil sigorta poliçesi husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 41

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...’ın kiracı olduğu, davalı ...’ın da şahsen taraf olma durumu olmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin site yöneticisi olan davalı ... yönünden ileri sürdüğü tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, dava işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir. 29.07.2004 tarihli ekspertiz raporunda, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve ek raporda sigortalı işyerinde meydana gelen zararın davalı kiracı ...’ın lokanta olarak işlettiği işyerinin bulaşık makinesinin bağlı olduğu pis su gider PVC borusunun patlaması sonucu sızan sulardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Davalı kiracının sorumluluğunun BK’nun 41 vd. maddeleri uyarınca haksız fiil hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda davalı ...’ın dava konusu zarara sebebiyet veren yerin kiracısı olduğu sabit olup, davalı ...’ın kişisel kullanımında olan işyerinde meydana gelen pis su akıntısından dolayı bina kusurunu veya zararın ortak yerlerden kaynaklandığını kanıtlayamadığı sürece sorumlu olacağının tabi bulunmasına göre davalı kiracının sorumluluğunun BK’nun 41 vd. maddeleri uyarınca haksız fiil hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca ulaşılması gerekirken, tüm bu noktalar nazara alınmadan davalı ... yönünden kiracı olduğundan bahisle aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13467 E.  ,  2010/5115 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2005/81-2008/393 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan depodaki malların davalı ...’ın kiracı olarak işlettiği lokantanın bulaşık makinesinin bağlı olduğu PVC borusunun patlaması neticesi pis suların depoya sızması sonucu hasarlandığını, diğer davalı ...’ın site yöneticisi olması nedeniyle sitedeki yetersizlikten kaynaklanan hasardan sorumlu olduğu, sigortalıya 7.944,81 USD hasar bedeli ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, site yönetimi mülk sahibi olduğu için doğan zarardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, Galvanoteknik San. Sitesi’nin yöneticisinin müvekkili olmayıp S.S. Galvanoteknik Küçük San.Sitesi İşletme Kooperatifi olduğunu, müvekkilinin ise bu kooperatifin başkanı olduğunu, müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, davanın kat maliklerine yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...’ın kiracı olduğu, davalı ...’ın da şahsen taraf olma durumu olmadığından davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin site yöneticisi olan davalı ... yönünden ileri sürdüğü tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, dava işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan alacak istemine ilişkindir.

29. 07.2004 tarihli ekspertiz raporunda, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve ek raporda sigortalı işyerinde meydana gelen zararın davalı kiracı ...’ın lokanta olarak işlettiği işyerinin bulaşık makinesinin bağlı olduğu pis su gider PVC borusunun patlaması sonucu sızan sulardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Davalı kiracının sorumluluğunun BK’nun 41 vd. maddeleri uyarınca haksız fiil hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda davalı ...’ın dava konusu zarara sebebiyet veren yerin kiracısı olduğu sabit olup, davalı ...’ın kişisel kullanımında olan işyerinde meydana gelen pis su akıntısından dolayı bina kusurunu veya zararın ortak yerlerden kaynaklandığını kanıtlayamadığı sürece sorumlu olacağının tabi bulunmasına göre davalı kiracının sorumluluğunun BK’nun 41 vd.

maddeleri uyarınca haksız fiil hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca ulaşılması gerekirken, tüm bu noktalar nazara alınmadan davalı ... yönünden kiracı olduğundan bahisle aleyhindeki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... yönünden yapılan tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan davalı yönünden hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... yönünden yapılan temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 10.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020874800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.