Kararın hükümsüzlüğünün tespiti | Yönetim kurulu kararının batıllığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10689 E. 2014/17758 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 391↗ yönetim kurulu üyeliği↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ şirket merkezi mahkemesi↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapıla bilirkişi raporuna göre, dava konusu yönetim kurulu kararının bir öneriye katılma şeklinde alındığından karar metninde yer alan önerilerin tüm üyelere yapılmış olması gerektiği, davalı tarafın yönetim kurulu toplantısına davacıları çağırdığını ispat edemedeği, bu nedenle yönetim kurulu kararının TTK'nın 340/4. maddesine uygun alınmış bir karar olmadığı ve davacıların yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen dava konusu kararda davacıların şirket merkezine gelmemeleri ve personelle muhatap olmamalarına karar verildiğinden kararın TTK'nın 367/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz itmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu yönetim kurulu kararının 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu maddeleri davacı M.. M..'ın genel müdürlük görevinden istifasının kabulü hakkında olup, 7 nolu karar ise "Yönetim kurulu üyeliği devam ettiği için kendisi ve toplantılardan en az bir gün önce haber vereceğini, bunun dışında şirket merkezine gelmemesi ve personele ilişkin konularda muhatap olmaması rica olunur. Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir." şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşıdığından ortada icrai bir karar bulunmadığından yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu kararının batıllığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10690 E. 2014/17721 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · hükümsüzlüğün tespiti · şirket merkezi mahkemesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapıla bilirkişi raporuna göre, dava konusu «yönetim kurulu» kararının bir öneriye katılma şeklinde alındığından karar metninde yer alan önerilerin tüm üyelere yapılmış olması gerektiği, davalı tarafın yönetim kurulu toplantısına davacıları çağırdığını ispat edemedeği, bu nedenle yönetim kurulu kararının TTK'nın 340/4. maddesine uygun alınmış bir karar olmadığı ve davacıların yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen dava konusu kararda davacıların «şirket merkezine» gelmemeleri ve personelle muhatap olmamalarına karar verildiğinden kararın TTK'nın 367/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğ …
Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir." şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşıdığından ortada icrai bir karar bulunmadığından «yönetim kurulu» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaM..'ın «şirket merkezine» gelmemesine, personelle hiçbir konuda muhatap olmamasına dair kararın «anonim şirketin» temel yapısına aykırı olduğu, dava konusu 11.02.2013 tarihli «yönetim kurulu» toplantısında alınan kararlarının TTK 390/4 fıkrasına ve TTK 391/1-b maddesine aykırı olarak alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir" şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşıdığından ortada icrai bir karar bulunmadığından «yönetim kurulu» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yönetim kurulu kararının batıllığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10688 E. 2014/17799 K.
Ortak:yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · hükümsüzlüğün tespiti · şirket merkezi mahkemesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapıla bilirkişi raporuna göre, dava konusu «yönetim kurulu» kararının bir öneriye katılma şeklinde alındığından karar metninde yer alan önerilerin tüm üyelere yapılmış olması gerektiği, davalı tarafın yönetim kurulu toplantısına davacıları çağırdığını ispat edemedeği, bu nedenle yönetim kurulu kararının TTK'nın 340/4. maddesine uygun alınmış bir karar olmadığı ve davacıların yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen dava konusu kararda davacıların «şirket merkezine» gelmemeleri ve personelle muhatap olmamalarına karar verildiğinden kararın TTK'nın 367/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğ …
Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir." şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşıdığından ortada icrai bir karar bulunmadığından «yönetim kurulu» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaM..'ın «şirket merkezine» gelmemesi ve personelle hiçbir konuda muhatap olmaması yönünde alınan kararın «anonim şirketin» temel yapısına ters düştüğü, söz konusu kararların TTK'nın 390/4 fıkrasına ve TTK'nın 391/1-b maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 11.02.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmiştir.
M..'ın 15.10.2012 tarihli genel müdürlük görevinden istifasının kabul edildiği, «yönetim kurulu üyeliğine» devam ettiği için toplantılardan en az bir gün önce haber verileceğinin kararlaştırıldığı ve bunun dışında «şirket merkezine» gelmemesi ve personelle hiçbir konuda muhatap olmaması, aksi halde yasal yollara başvurulacağına karar verildiği, üye tam sayısı çoğunluğu ile toplanıp katılanları …
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yönetim kurulu kararının batıllığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10686 E. 2014/17891 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · hükümsüzlüğün tespiti · şirket merkezi mahkemesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapıla bilirkişi raporuna göre, dava konusu «yönetim kurulu» kararının bir öneriye katılma şeklinde alındığından karar metninde yer alan önerilerin tüm üyelere yapılmış olması gerektiği, davalı tarafın yönetim kurulu toplantısına davacıları çağırdığını ispat edemedeği, bu nedenle yönetim kurulu kararının TTK'nın 340/4. maddesine uygun alınmış bir karar olmadığı ve davacıların yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen dava konusu kararda davacıların «şirket merkezine» gelmemeleri ve personelle muhatap olmamalarına karar verildiğinden kararın TTK'nın 367/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğ …
Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir." şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşıdığından ortada icrai bir karar bulunmadığından «yönetim kurulu» kararlarının «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu 11.02.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararının TTK.nın 390. maddesinin 4. fıkrasına uyulmadan alındığı, içerik itibariyle de «anonim şirketin» temel yapısına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davalı şirketin 11.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararlarının TTK.nın 391/1-b maddesi gereğince «hükümsüzlüğünün tespitine» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu «yönetim kurulu» kararının 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu maddeleri davacı M..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istifa · olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaM..'ın genel müdürlük görevinden istifasının kabulü hakkında olup, «istifa» yönetim kurulunun kabulüne bağlı değildir.
8 nolu karar ise boşalan genel müdür mevkiine mayıs ayında yapılacak olan «olağan genel kurul» toplantısına kadar geçici olarak F.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10689 E. , 2014/17758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/04/2014
NUMARASI 2013/130-2014/103
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/04/2014 tarih ve 2013/130-2014/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilerinin davalı şirkette pay sahibi ve yönetim kurulu ortağı olduğunu, müvekkileri dışında kalan yönetim kurulu üyelerinin, müvekkilerine haber vermeden toplanıp yönetim kurulu kararı aldıklarını ileri sürerek kararın hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, işlerin aksamaması için diğer üyelerin karar alma çoğunluğu ile dava konusu yönetim kurulu kararını aldıklarını, yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili konularda yapılan müzakereye katılamayacağını ve oy kullanamayacağını savunarak davanın reddi istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapıla bilirkişi raporuna göre, dava konusu yönetim kurulu kararının bir öneriye katılma şeklinde alındığından karar metninde yer alan önerilerin tüm üyelere yapılmış olması gerektiği, davalı tarafın yönetim kurulu toplantısına davacıları çağırdığını ispat edemedeği, bu nedenle yönetim kurulu kararının TTK'nın 340/4. maddesine uygun alınmış bir karar olmadığı ve davacıların yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen dava konusu kararda davacıların şirket merkezine gelmemeleri ve personelle muhatap olmamalarına karar verildiğinden kararın TTK'nın 367/2. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz itmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 391. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu yönetim kurulu kararının 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu maddeleri davacı M.. M..'ın genel müdürlük görevinden istifasının kabulü hakkında olup, 7 nolu karar ise "Yönetim kurulu üyeliği devam ettiği için kendisi ve toplantılardan en az bir gün önce haber vereceğini, bunun dışında şirket merkezine gelmemesi ve personele ilişkin konularda muhatap olmaması rica olunur. Aksi halde yasal yollara başvurmak zorunda kalınabileceği tebliğ edilir." şeklinde olmakla tavsiye niteliği taşıdığından ortada icrai bir karar bulunmadığından yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102070200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz