Toplantı ve karar nisabı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11499 E. 2014/1384 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
toplantı ve karar nisabı↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ yoklukla malul karar↗ karar nisabı↗ hazirun cetveli↗ yokluk↗ emredici hüküm↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davacı ve yönetim kurulu başkanının katılmadığı 4. madde görüşmelerine ilişkin toplantının en az dört üye ile yapılması gerekirken üç kişilik üyenin katılması ile alındığı, böylece söz konusu yönetim kurulu toplantısında toplantı yeter sayısının olmadığı halde bu maddenin karara bağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı E. Alkollü İçecekler A.Ş'nin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı yönetim kurulu kararının 4. maddesine ilişkin olarak yasada belirtilen toplantı nisabına uyulmaksızın yapılan davaya konu yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu yönetim kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 330. maddesinin 1. fıkrası “Esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça idare meclisinin bir karar verebilmesi için, azaların en az yarısından bir fazlasının hazır olması şarttır. Kararlar, mevcut azaların ekseriyetiyle verilir.” hükmünü amirdir. Anılan hüküm toplantı yeter sayısı bakımından emredici nitelikte olup davalı şirketin ana sözleşmesinde de aksine herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu olayda, davalı şirketin yönetim kurulu; davacı dahil 5 kişiden oluşmaktadır. TTK'nın 330/1 maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun toplantı nisabı 4 kişidir. Dava konusu yapılan kararın alınmasında da toplantı nisabı sağlanmıştır. Zira; dava konusu 2010/014 sayılı yönetim kurulu kararının 4. maddesine ilişkin görüşmelere dava dışı E. D. dışında davacı dahil diğer yönetim kurulu üyeleri katılmıştır. Dosya içerisinde bulunan 11.11.2010 tarihli Yönetim Kurulu Hazirun Cetvelinde davacının adı ve imzası bulunmaktadır. Davacının dava konusu yapılan kararda oy kullanmaması veya kararı imza etmemesi toplantıda hazır olmadığı anlamına gelmez. Bu sebeple; dava konusu yapılan kararın alınmasında toplantı nisabının ve karar nisabının sağlandığı gözetilmeksizin toplantı nisabına uyulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2841 E. 2017/5667 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · karar nisabı · emredici hüküm · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaAlkollü İçecekler A.Ş'nin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı «yönetim kurulu» kararının 4. maddesine ilişkin olarak yasada belirtilen «toplantı nisabına» uyulmaksızın yapılan davaya konu yönetim kurulu kararının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
TTK'nın 330/1 maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun «toplantı nisabı» 4 kişidir.
Dava konusu yapılan kararın alınmasında da «toplantı nisabı» sağlanmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda 3 kişilik yönetim kurulunun «toplantı nisabı» 3 kişi olup, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişi ile toplanması gerekirken dava konusu 01.09.2008 tarihli 07 nolu «yönetim kurulu» kararının «sahte imzalar» ile oluşturulduğu iddia edilmiş ve imzaların «sahtelik iddiası» incelenememiş olsa da toplantı nisabı bulunmaksızın 2 imza ile alındığından yok hükmündedir.
Yine 01.09.2008 tarihli 08 nolu karar ise 07 nolu karar ile atanan davacı ...'nin katılımıyla verilmiş olup yok hükmünde karara istinaden üye ataması mümkün olmayıp 3 kişi ile toplanması gerekirken «toplantı nisabı» bulunmaksızın 2 imza ile alındığından yok hükmündedir.
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «butlanı» talep edilen «yönetim kurulu» kararları hakkında açılan «sahteciliğe» dayalı ceza davasında şirketin «defterlerinin» nerede olduğunun bulunamaması, fotokopi belgeler üzerinden yapılan incelemelerin sağlıklı bir sonuç vermemesi, belgelerin kandırma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının anlaşılamaması sebepleriyle sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, davacı tarafından yönetim kurulu kararlarının sahte olduğu iddiasıyla işbu davanın açıldığı, genel ispat kuralı gereğince iddia edenin iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, belge asılları üzerinde «imza incelemesinin» yaptırılması gerektiği, defterlerin akıbetinin belirsiz olduğunun ceza dosyasında sabit olduğu, davacı tarafından iddiasını ispata yarar herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı şirket vekilinin davayı kabulünün 6100 sayılı HMK'nın «308»/2. maddesi gereğince işbu davada dikkate alınamayacağı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtelik iddiası · sahte imza · i̇i̇k 308/b · sahtelik · imza incelemesi · butlan · sahtecilik · husumet yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «butlanı» talep edilen «yönetim kurulu» kararları hakkında açılan «sahteciliğe» dayalı ceza davasında şirketin «defterlerinin» nerede olduğunun bulunamaması, fotokopi belgeler üzerinden yapılan incelemelerin sağlıklı bir sonuç vermemesi, belgelerin kandırma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının anlaşılamaması sebepleriyle sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, davacı tarafından yönetim kurulu kararlarının sahte olduğu iddiasıyla işbu davanın açıldığı, genel ispat kuralı gereğince iddia edenin iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, belge asılları üzerinde «imza incelemesinin» yaptırılması gerektiği, defterlerin akıbetinin belirsiz olduğunun ceza dosyasında sabit olduğu, davacı tarafından iddiasını ispata yarar herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı şirket vekilinin davayı kabulünün 6100 sayılı HMK'nın «308»/2. maddesi gereğince işbu davada dikkate alınamayacağı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda 3 kişilik yönetim kurulunun «toplantı nisabı» 3 kişi olup, davalı şirketin yönetim kurulunun 3 kişi ile toplanması gerekirken dava konusu 01.09.2008 tarihli 07 nolu «yönetim kurulu» kararının «sahte imzalar» ile oluşturulduğu iddia edilmiş ve imzaların «sahtelik iddiası» incelenememiş olsa da toplantı nisabı bulunmaksızın 2 imza ile alındığından yok hükmündedir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2829 E. 2017/1932 K.
Ortak:toplantı ve karar nisabı · yoklukla malul karar · karar nisabı · yokluk
İncelediğiniz karardaAlkollü İçecekler A.Ş'nin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı «yönetim kurulu» kararının 4. maddesine ilişkin olarak yasada belirtilen «toplantı nisabına» uyulmaksızın yapılan davaya konu yönetim kurulu kararının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirket yönetim kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
TTK'nın 330/1 maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun «toplantı nisabı» 4 kişidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 15/02/2012 tarihli Ortaklar Kurulunun 2, 3 ve 4 nolu kararlarının «yoklukla malul» olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında dava konusu «ortaklar kurulu» toplantısı yönünden «toplantı nisabı» bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde dava konusu kararlar yönünden karar nisabının da bulunup bulunmadığının değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve Dairemiz bozma ilamında dava konusu «ortaklar kurulu» toplantısı yönünden «toplantı nisabı» bulunduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde dava konusu kararlar yönünden karar nisabının da bulunup bulunmadığının değerlendirilecek olmasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Ortaklar Kurulu Kararının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1742 E. 2022/4350 K.
Ortak:karar nisabı
İncelediğiniz karardaAlkollü İçecekler A.Ş'nin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı «yönetim kurulu» kararının 4. maddesine ilişkin olarak yasada belirtilen «toplantı nisabına» uyulmaksızın yapılan davaya konu yönetim kurulu kararının «yoklukla malul» olduğunun tespitine karar verilmiştir.
TTK'nın 330/1 maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun «toplantı nisabı» 4 kişidir.
Dava konusu yapılan kararın alınmasında da «toplantı nisabı» sağlanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davalı Şirketin 03/04/2009 tarihli 51 sayılı «ortaklar kurulu» kararı ile 25.06.2009 tarihli 53 sayılı ortaklar kurulu kararının gerekli «nisabı» taşımadığı anlaşıldığından ayrı ayrı yok hükmünde olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr payı
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde dava dilekçesinde 25/06/2009 tarihli 2009/53 sayılı «ortaklar kurul» toplantısında alınan 2007 yılının «kar payının» sermayeye eklenmesine ilişkin kararın iptalinin talep edildiğinin nazara alınacak olmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile davalı Şirketin 03/04/2009 tarihli 51 sayılı «ortaklar kurulu» kararı ile 25.06.2009 tarihli 53 sayılı ortaklar kurulu kararının gerekli «nisabı» taşımadığı anlaşıldığından ayrı ayrı yok hükmünde olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11499 E. , 2014/1384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/04/2013
NUMARASI 2013/19-2013/126
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2013 tarih ve 2013/19-2013/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı yönetim kurulu toplantısında dava dışı D. Gıda Ltd.Şti. ile olan ticari ilişkiye yönelik bir takım kararlar verildiğini, kararın "oy birliğiyle" alındığının belirtildiğini, bu tespitin doğru olmadığını, TTK'nın 390/5 maddesinde kararların yazılıp imza edilmesine bağlı olduğunu, imza alınmayan kararların yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulunun yok hükmünde olan kararların hükümsüzlüğünün tespitinin her zaman istenebileceğini ve bu konuda genel kurula başvurulmadan doğrudan dava açılabileceğini iddia ederek kararın şekil açısından yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptali istenen yönetim kurulu kararının dördüncü maddesinin E. D.'la ilgisi nedeniyle bu gündem maddesindeki görüşmelere bu kişinin katılmadığını, davacı da dahil olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerinin toplantıya katıldığını, şekli bir aykırılığın bulunmadığını, bu kararın dayanağı protokollerde şirket adına davacının da imzasının olduğunu, kararın tüm yönetim kurulu üyelerince olumlu oy verilmesiyle "oy birliği” ifadesine yer verildiğini, ancak daha sonra davacının kararı imzalamadığını, davacının bu karara muhalif kalmadığını, sadece tutanağı imzalamadığını, muhalif kaldığı kabul edilse dahi bir butlan halinin söz konusu olmadığını, 6762 sayılı TTK'nın 330/1 maddesindeki karar nisabı, toplantı yeter sayısının yarıdan bir fazlası olmasına karşın sadece ekseriyet olarak düzenlendiğini, dolayısıyla azalan ekseriyetle karar verileceğini, mevcut azalan ekseriyetin üç kişi olduğunu, nisaba bir aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davacı ve yönetim kurulu başkanının katılmadığı 4. madde görüşmelerine ilişkin toplantının en az dört üye ile yapılması gerekirken üç kişilik üyenin katılması ile alındığı, böylece söz konusu yönetim kurulu toplantısında toplantı yeter sayısının olmadığı halde bu maddenin karara bağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı E. Alkollü İçecekler A.Ş'nin 11/11/2010 tarih 2010/014 sayılı yönetim kurulu kararının 4. maddesine ilişkin olarak yasada belirtilen toplantı nisabına uyulmaksızın yapılan davaya konu yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Dava konusu yönetim kurulu kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 330. maddesinin 1. fıkrası “Esas mukavelede aksine hüküm olmadıkça idare meclisinin bir karar verebilmesi için, azaların en az yarısından bir fazlasının hazır olması şarttır. Kararlar, mevcut azaların ekseriyetiyle verilir.” hükmünü amirdir. Anılan hüküm toplantı yeter sayısı bakımından emredici nitelikte olup davalı şirketin ana sözleşmesinde de aksine herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dava konusu olayda, davalı şirketin yönetim kurulu; davacı dahil 5 kişiden oluşmaktadır. TTK'nın 330/1 maddesi uyarınca davalı şirketin yönetim kurulunun toplantı nisabı 4 kişidir.
Dava konusu yapılan kararın alınmasında da toplantı nisabı sağlanmıştır. Zira; dava konusu 2010/014 sayılı yönetim kurulu kararının 4. maddesine ilişkin görüşmelere dava dışı E. D. dışında davacı dahil diğer yönetim kurulu üyeleri katılmıştır. Dosya içerisinde bulunan 11.11.2010 tarihli Yönetim Kurulu Hazirun Cetvelinde davacının adı ve imzası bulunmaktadır. Davacının dava konusu yapılan kararda oy kullanmaması veya kararı imza etmemesi toplantıda hazır olmadığı anlamına gelmez. Bu sebeple; dava konusu yapılan kararın alınmasında toplantı nisabının ve karar nisabının sağlandığı gözetilmeksizin toplantı nisabına uyulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102058600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz