İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8947 E. 2014/16064 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acenteliği↗ fiili taşıyıcı↗ teslim tutanağı↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ cmr↗ acentelik↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ taraf ehliyeti↗ taşıyıcı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, CMR 30/1. maddesi gereği, hasarın zamanında ileri sürülmemiş olmasının taşıyıcıya karşı dava açmayı engellemeyeceği, teslim tutanağı başlıklı 18.04.2007 tarihli belgenin incelenmesinde malların boşaltılması sırasında malda hasar tespit edildiği, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiği, boşaltma sırasında şoförün hazır bulunduğu ve belgenin alt kısmında yeminli tercümana ait imza ve mühürün bulunduğu, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR'ye tabi taşıma nedeniyle oluşan hasarın rücuen fiili taşıyıcıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödeme yaptığına dair bir liste sunmuş olup, bu listede poliçe numarası ve ödeme miktarı yer almakta ise de, kimin adına ödeme yapıldığı belli olmadığı gibi ödeme yapılanın imzası da mevcut değildir. […] Dek. Cam San. ve Tic. A.Ş'nin sigorta acentesine hitaben yazdığı hasar bedelinin kendilerine ödenmesi isteğini içerir dilekçe bulunmaktadır. Davacının dayanağı olan poliçede gönderici Y. Dek. Cam. San. ve Tic. A.Ş. sigorta ettiren, alıcı E. S. A. ise sigortalıdır. Bu durumda, davacı tarafça, sigortalıya değil de sigorta ettiren Y. Dek. Cam. San. ve Tic. A.Ş'ye ödeme yapılmış ise, mahkemece evvel emirde Y. Dek. Cam. San. ve Tic. A.Ş'nin yurtdışından malın bedelini tahsil edip etmediği hususları araştırılmalı, davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Mahkemece resen gözetilmesi gereken aktif dava ehliyetinin varlığı araştırılmaksızın, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı vekilinin süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunduğu halde CMR 32. maddesi gereğince davalının zaman aşımı def'iinin de yerinde olup olmadığı incelenmeksizin yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4472 E. 2019/1273 K.
Ortak:sigorta ettiren · taraf ehliyeti · hasar · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, CMR 30/1. maddesi gereği, «hasarın» zamanında ileri sürülmemiş olmasının «taşıyıcıya» karşı dava açmayı engellemeyeceği, «teslim tutanağı» başlıklı 18.04.2007 tarihli belgenin incelenmesinde malların boşaltılması sırasında malda hasar tespit edildiği, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiği, boşaltma sırasında şoförün hazır bulunduğu ve belgenin alt kısmında yeminli tercümana ait imza ve mühürün bulunduğu, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Dava, CMR'ye tabi taşıma nedeniyle oluşan «hasarın» rücuen «fiili taşıyıcıdan» tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş'nin «sigorta acentesine» hitaben yazdığı «hasar» bedelinin kendilerine ödenmesi isteğini içerir dilekçe bulunmaktadır.
Benzer bu karardaA.Ş'ye yapılmış olduğu yönündeki beyan ve buna ilişkin dekontun mevcut olduğu, bu hali ile sigorta bedelinin, sigortalıya değil de «sigorta ettirenin» kendisine ödendiği hususunda uyuşmazlık kalmadığı, bununla birlikte sigorta ettiren şirkete, alınan sigorta bedelini karşılayacak miktarda «sigorta sözleşmesinin» sigortalısına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, bu hali ile zararı kimin üstlendiğinin sorulduğu, her ne kadar sigorta ettiren «şirket, zarar» bedelinin sigorta sözleşmesinin sigortalısı olan şirket ile daha sonra yapılan alışveriş sırasında «mahsuplaşma» yoluna gidildiğini beyan etmiş ve buna ilişkin faturalarını sunmuş ise de, bu faturalardan yapılan «iskontonun» taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına dair herhangi bir ibareye yer verilmediği gibi sigorta sözleşmesi uyarınca ortaya çıkan zararın bedeli ile faturadaki iskonto bedeli arasında dikkate değer şekilde fark bulunduğu, buna göre sigorta ettirenin sigortalıya yaptığı iskontonun davacı tarafından ödemesi yapılan zarar bedelinden kaynaklandığı ispatlanamadığından davacının «husumet ehliyetinin» varlığının da kanıtlanamadığı ve dosya içinde «aktif husumete» dair başkaca evrak da bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ...’ye tabi taşıma nedeniyle oluşan «hasar» bedelinin «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, «sigorta ettirenin» haklarının açıklandığı mülga 6762 sayılı ...'nın 1446. maddesi gereğince sigorta ettiren, sigortalının «muvafakatı» olmaksızın ödenecek bedeli almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde yetkilidir.
A.Ş.’nin davacıdan «hasar» bedelini talep edip edemeyeceği hususları tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi kabule göre, «sigorta ettiren» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · iskonto · rücuen tazmin · nakliyat emtia sigortası · aktif husumet yokluğu · sözleşmeden doğan dava · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaA.Ş'ye yapılmış olduğu yönündeki beyan ve buna ilişkin dekontun mevcut olduğu, bu hali ile sigorta bedelinin, sigortalıya değil de «sigorta ettirenin» kendisine ödendiği hususunda uyuşmazlık kalmadığı, bununla birlikte sigorta ettiren şirkete, alınan sigorta bedelini karşılayacak miktarda «sigorta sözleşmesinin» sigortalısına herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, bu hali ile zararı kimin üstlendiğinin sorulduğu, her ne kadar sigorta ettiren «şirket, zarar» bedelinin sigorta sözleşmesinin sigortalısı olan şirket ile daha sonra yapılan alışveriş sırasında «mahsuplaşma» yoluna gidildiğini beyan etmiş ve buna ilişkin faturalarını sunmuş ise de, bu faturalardan yapılan «iskontonun» taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına dair herhangi bir ibareye yer verilmediği gibi sigorta sözleşmesi uyarınca ortaya çıkan zararın bedeli ile faturadaki iskonto bedeli arasında dikkate değer şekilde fark bulunduğu, buna göre sigorta ettirenin sigortalıya yaptığı iskontonun davacı tarafından ödemesi yapılan zarar bedelinden kaynaklandığı ispatlanamadığından davacının «husumet ehliyetinin» varlığının da kanıtlanamadığı ve dosya içinde «aktif husumete» dair başkaca evrak da bulunmadığı gerekçesiyle davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
1-Dava, ...’ye tabi taşıma nedeniyle oluşan «hasar» bedelinin «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında «rücuen tazmini» istemine ilişkin olup, «sigorta ettirenin» haklarının açıklandığı mülga 6762 sayılı ...'nın 1446. maddesi gereğince sigorta ettiren, sigortalının «muvafakatı» olmaksızın ödenecek bedeli almaya ve sigortalının haklarını devretmeye ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde yetkilidir.
Buna karşın, sigortalının haklarının açıklandığı 6762 sayılı ...'nın 1445. maddesine göre ise de, başkası hesabına yapılan sigortada, «sigorta sözleşmesinden doğan» haklar sigortalıya ait olmakla birlikte, poliçenin verilmesini, ancak «sigorta ettiren» isteyebilir.
Bu nedenle, yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve davaya konu «poliçe özel şartları» birlikte değerlendirilerek, dava dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18318 E. 2013/18545 K.
Ortak:teslim tutanağı · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, CMR 30/1. maddesi gereği, «hasarın» zamanında ileri sürülmemiş olmasının «taşıyıcıya» karşı dava açmayı engellemeyeceği, «teslim tutanağı» başlıklı 18.04.2007 tarihli belgenin incelenmesinde malların boşaltılması sırasında malda hasar tespit edildiği, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiği, boşaltma sırasında şoförün hazır bulunduğu ve belgenin alt kısmında yeminli tercümana ait imza ve mühürün bulunduğu, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, %40 «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Dava, CMR'ye tabi taşıma nedeniyle oluşan «hasarın» rücuen «fiili taşıyıcıdan» tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
A.Ş'nin «sigorta acentesine» hitaben yazdığı «hasar» bedelinin kendilerine ödenmesi isteğini içerir dilekçe bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonun 17. maddesine göre «taşıyıcının» yükü «teslim» aldığı andan teslim edeceği zamana kadar emtianın kısmen veya tamamen kaybından sorumlu olduğu, dosyadaki resimler ve tır şoförünün beyanı nazara alındığında emtianın taşınması sırasında «hasarın» meydana geldiğinin anlaşıldığı, «teslim tutanağı» başlıklı 18/04/2007 tarihli belge ile malların boşaltılması sırasında malda hasar tespitinin yapıldığı, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiği, boşaltma sırasında şoförün hazır bulunduğu ve belgenin alt kısmında yeminli tercümana ait imza ve mühürün olduğu, CMR hükümlerine göre davalıyla birlikte 1. taşıyıc...ve 2. taşıyıcı...Lojistik'in de sorumlu olduğu, ancak onlar hakkında dava açılmadığı, davacı şirketin sigortalısına ödediği tazminattan davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 2.534,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı hakkında yapılan «icra takibine itiraz» edildiğini ileri sürerek mahkemece itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · icra takibine itiraz · infaz · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonun 17. maddesine göre «taşıyıcının» yükü «teslim» aldığı andan teslim edeceği zamana kadar emtianın kısmen veya tamamen kaybından sorumlu olduğu, dosyadaki resimler ve tır şoförünün beyanı nazara alındığında emtianın taşınması sırasında «hasarın» meydana geldiğinin anlaşıldığı, «teslim tutanağı» başlıklı 18/04/2007 tarihli belge ile malların boşaltılması sırasında malda hasar tespitinin yapıldığı, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiği, boşaltma sırasında şoförün hazır bulunduğu ve belgenin alt kısmında yeminli tercümana ait imza ve mühürün olduğu, CMR hükümlerine göre davalıyla birlikte 1. taşıyıc...ve 2. taşıyıcı...Lojistik'in de sorumlu olduğu, ancak onlar hakkında dava açılmadığı, davacı şirketin sigortalısına ödediği tazminattan davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 2.534,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
Mahkemece buna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne, 2.534,00 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.
Böylece «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hem tahsil hükmü kurulması, hem de itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı hakkında yapılan «icra takibine itiraz» edildiğini ileri sürerek mahkemece itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1727 E. 2010/7609 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj değeri · sovtaj · gerçek zarar · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “yapılan taşımaların CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, buna göre CMR 23 ve 25. maddeleri uyarınca öncelikle «gerçek zararlar» belirlenip, davalının sorumlu olduğu tazminatların üst sınırları tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ve ayrıca, tamamen hasarlanan cam emtiasının «sovtaj değerinin» olup olmadığının, gerçek zarardan mahsubunun gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne 4.081,36 USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8947 E. , 2014/16064 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ HATAY 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/02/2014
NUMARASI 2013/937-2014/153
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2013/937-2014/153 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesiyle sigortalı cam emtiasının davalının taşıyıcısı bulunduğu araç ile Türkiye-Polonya nakliyesini müteakip hasarlı teslim edildiğini, 2.534,00 TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini, davalı aleyhine girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu malların Polonya'da yabancı menşeili bir firmaya satıldığını, davacı şirketin sigortalısının iş bu mallar üzerinde herhangi bir hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, CMR 32/1. maddesi uyarınca 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde davanın açılmadığını, CMR 30/1. maddesine uygun hasar bildiriminde bulunulmadığını, hasarın taşıyıcıdan kaynaklandığının ispat edilmediğini, zarar miktarının neye göre belirlendiğinin muallak olduğunu, CMR 23/1 ve 3. maddeleri uyarınca zararın belirlenmesi gerektiğini, taşıyıcının sınırlı sorumluğu bulunduğunu, CMR 27. maddesi uyarınca %5 faiz istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, CMR 30/1. maddesi gereği, hasarın zamanında ileri sürülmemiş olmasının taşıyıcıya karşı dava açmayı engellemeyeceği, teslim tutanağı başlıklı 18.04.2007 tarihli belgenin incelenmesinde malların boşaltılması sırasında malda hasar tespit edildiği, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiği, boşaltma sırasında şoförün hazır bulunduğu ve belgenin alt kısmında yeminli tercümana ait imza ve mühürün bulunduğu, davalının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, CMR'ye tabi taşıma nedeniyle oluşan hasarın rücuen fiili taşıyıcıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödeme yaptığına dair bir liste sunmuş olup, bu listede poliçe numarası ve ödeme miktarı yer almakta ise de, kimin adına ödeme yapıldığı belli olmadığı gibi ödeme yapılanın imzası da mevcut değildir. […] Dek. Cam San. ve Tic. A.Ş'nin sigorta acentesine hitaben yazdığı hasar bedelinin kendilerine ödenmesi isteğini içerir dilekçe bulunmaktadır. Davacının dayanağı olan poliçede gönderici Y. Dek. Cam. San. ve Tic. A.Ş. sigorta ettiren, alıcı E.
S. A. ise sigortalıdır. Bu durumda, davacı tarafça, sigortalıya değil de sigorta ettiren Y. Dek. Cam. San. ve Tic. A.Ş'ye ödeme yapılmış ise, mahkemece evvel emirde Y. Dek. Cam. San. ve Tic. A.Ş'nin yurtdışından malın bedelini tahsil edip etmediği hususları araştırılmalı, davacının aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Mahkemece resen gözetilmesi gereken aktif dava ehliyetinin varlığı araştırılmaksızın, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı vekilinin süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunduğu halde CMR 32. maddesi gereğince davalının zaman aşımı def'iinin de yerinde olup olmadığı incelenmeksizin yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102037200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz