İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12551 E. 2014/13855 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi ve teminat sözleşmesi↗ kefalet limiti↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, borçlu firma yönünden İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluştuğu, borçlu E.. A.. yönünden ise, sözleşmede kefil olarak imzası bulunmadığı gerekçesiyle, firma hakkındaki talebin kabulüne, borçlu E.. A.. hakkındaki ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nde E.. A..'ın kefil olarak imzası bulunmadığı gerekçesiyle isteminin reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut sözleşmenin "Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi" başlıklı borçlu ve sözleşme limitini gösterir 7. sayfasının alt kısmında borçlu şirket kaşesi üzerinde ve hemen yanında açığa atılı iki adet imza bulunmakta olup, 35-51. sayfalardaki imzalar da yine aynı şekildedir. Sözleşmenin 45. ve 51. sayfalarında kefalet limiti, türü ve tarihi belirtilikten sonra müteselsil kefil olarak E.. A.. ismine ve adresine yer verilmiş, bu kısımların altı yine borclu şirket kaşesinin üzerinde ve hemen yanında açığa atılı iki adet imzayla imzalanmıştır. Bu durumda, sözleşmede kefil sıfatıyla E.. A.. adına atılmış imza bulunduğuna göre yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5002 E. 2011/6227 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · sermaye artırımı · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · tebligat · taahhütname · temsil
Benzer bu kararda538 gereğince, toplantıya davetin «taahhütlü» mektupla ve toplantıdan en az 5 gün önce yapılmasının gerektiği, davalı şirket tarafından, ilgili «tebligatların» yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı, «ortaklar kurulu» kararının şirket «defteri» yerine ayrı sayfalara yazılarak «şirket müdürlerinin» isimlerinin üzerine kaşe basılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, TTK m.
2-Dava, «limitet şirket» «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece ortaklar kurulu toplantısına davetin usulüne uygun olarak yapılmadığı ve ortaklar kurulu kararının şirket «defteri» yerine ayrı sayfalara yazılarak «şirket müdürlerinin» isimlerinin üzerine kaşe basılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile davalı şirketin sermayesinin artırılmasına yönelik 3 numaralı kararın ipt …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «ortaklar kurulu» kararının şirket «defteri» yerine ayrı sayfalara yazılarak «şirket müdürlerinin» isimlerinin üzerine kaşe basılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, TTK m.
161 hükmüne göre ana sözleşme ile müdür olarak atanan ortağın «ortaklar kurulu» kararı ile azlolunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.04.2007 tarihinde yapılan «ortaklar kurulu kararının iptaline» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5614 E. 2023/81 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · borç ikrarı · kıymetli evrak · ispat külfeti · bedelsizlik · kambiyo senedi · ikrar · ispat yükü
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» bir ödeme aracı olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekeceği, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan bonodan dolayı borç altına giren kişilerin bu senedin «bedelsiz» olduğu konusundaki iddiasında «ispat külfetinin» borçluya ait olduğu, diğer «menfi tespit» davalarından farklı olarak «kıymetli evrak» ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit davalarında «borç ikrarı» anlamı «taşıyan» bonodan dolayı alacaklının alacağını ispat etmesi zorunluluğu bulunmadığı, davacı taraf senet altındaki kaşenin şirketlerine ait olmadığını iddia etmiş ise de kaşe senedin zorunlu unsuru sayılmayacağından takibe konu senedin «kambiyo senedi vasfını» etkilemeyeceği, «ispat yükü» üzerinde olan davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12551 E. , 2014/13855 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA (KAPATILAN) 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/09/2013
NUMARASI 2013/238-2013/238 D. İŞ
Ankara (Kapatılan) 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.09.2013 tarih ve 2013/238-2013/238 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, müvekkili bankaca Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden borçlu firma lehine kredi kullandırıldığını, hesap kat edilerek 78.958,00 TL nakit alacak, 7.315,00 TL gayrinakit alacağın tahsili için ihtarname gönderildiğini, ancak borcun ödenmediğini, E.. A..'ın söz konusu sözleşmede müteselsil kefil olduğunu ileri sürerek, borçlu firma ve kefil E.. A.. hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, borçlu firma yönünden İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluştuğu, borçlu E.. A.. yönünden ise, sözleşmede kefil olarak imzası bulunmadığı gerekçesiyle, firma hakkındaki talebin kabulüne, borçlu E.. A.. hakkındaki ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nde E.. A..'ın kefil olarak imzası bulunmadığı gerekçesiyle isteminin reddine karar verilmiştir. Dosyada mevcut sözleşmenin "Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi" başlıklı borçlu ve sözleşme limitini gösterir 7. sayfasının alt kısmında borçlu şirket kaşesi üzerinde ve hemen yanında açığa atılı iki adet imza bulunmakta olup, 35-51. sayfalardaki imzalar da yine aynı şekildedir. Sözleşmenin 45. ve 51. sayfalarında kefalet limiti, türü ve tarihi belirtilikten sonra müteselsil kefil olarak E.. A.. ismine ve adresine yer verilmiş, bu kısımların altı yine borclu şirket kaşesinin üzerinde ve hemen yanında açığa atılı iki adet imzayla imzalanmıştır.
Bu durumda, sözleşmede kefil sıfatıyla E.. A.. adına atılmış imza bulunduğuna göre yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102030800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz