6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hakkına tecavüz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10060 E. 2010/5203 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz taşıyan ilan haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tescilli marka ve tasarımlarına davalının imal ve satışa sunduğu ürünlerle tecavüz ettiği, eyleminin haksız rekabet oluşturduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların HALK KÜP GOFRET markası ile piyasaya sürdüğü bir tür küp gofretin ambalajı ile davacının SARAY ELDEN ELE KÜP GOFRET markası ile piyasaya sürdüğü ve tasarım tescili ile korunan ambalajını taklit ettiği iddiasına dayalı, davalıların HALK KÜP GOFRET emtiasının üretim ve satışı ile piyasaya sürülmesi eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespiti, haksız rekabetlerinin ayrı ayrı yasaklanması, satışlarının önlenmesi, ticari gaye ile bulundukları yerlerden toplatılması, ambalajlarının imha edilmesi ile mahkeme kararının ilan edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir.

556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için davalının ürün ambalajında kullandığı kompozisyonun, ürünün nihai tüketicileri nezdinde davacı markası ile iltibasa neden olacak şekilde düzenlenmiş olması gerekmektedir. Bu bakımdan, marka ve ambalajın kullanıldığı ürünlerin tüketici tarafından algılanış biçimi ve bu algılama sonucunda karışıklığa sebebiyet verilerek tüketicinin davacının ürününü aldığı konusunda yanılgıya düşürülerek davalı ürünlerini satın almasına yol açılmış olmalıdır. O halde, davacı markalarını oluşturan işaretler ile davalı ürünlerine ait ambalaj kompozisyonları karşılaştırılır iken, bu amaç gözetilerek işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim değerlendirilmelidir. Dava konusu olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda orta seviyedeki bir tüketicinin davalıların ambalajını taşıyan ürünü satın almasının düşük bir olasılık olduğu belirtilerek, ürün ambalajlarının karıştırılmayacağı belirtmiştir. Oysa, iltibas tehlikesinin bulunması marka hakkına tecavüz için yeterlidir. Bu yönden bilirkişi raporu kendi içerisinde çelişkilidir. Davacı vekili tarafından da 24.10.2007 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna bu yönden itiraz edilmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, davaya konu ürün ambalajları arasında taraflara ait marka ve tasarım belgesi dikkate alınmak suretiyle bir iltibas olup olmadığının sektörde uzman bir bilirkişi de yer alacak biçimde oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7645 E. 2011/937 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/386 E. 2024/3693 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10060 E.  ,  2010/5203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Karaman Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Karaman Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2006/44-2008/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirketin l982 yılından beri Karaman Organize Sanayinde faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait 118999 SARAY markasının tanınmış marka olduğunu, davalıların HALK KÜP GOFRET markası ile kırmızı hakim renkteki ambalajı ile bir tür küp gofreti piyasaya sürdüğünün müvekkili tarafından tespit edildiğini, davalıların müvekkiline ait SARAY ELDEN ELE KÜP GOFRET markasından taklit yoluyla yararlandığını, müvekkilinin adı geçen ürünü 2003 yılının son aylarında üretmeye ve 2004 yılının ilk ayından itibaren tüm Türkiye ve dünyaya dağıtmaya başladığını, davalıların ise taklit ettikleri bu ürünü 2005 yılı Ekim ayında müvekkili ile haksız rekabet oluşturacak şekilde birebir kopya ederek taklit ettiğini, davalıların üretmiş olduğu bu taklit ürünün Karaman'da satışının yapıldığını, davalıların ürettiği ve piyasaya sürdüğü bu ürünün 556 sayılı KHK'nin 7/ı,9 ve 8, 61, 62 ve 75 maddelerine açıkça aykırı olduğunu, ayrıca TTK'nun 57/5, 58 ve 64.

maddelerine ve 554 sayılı KHK'nin 5,11,48/a ve 48/A maddelerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların HALK KÜP GOFRET emtiasının üretim ve satışı ile piyasaya sürmek suretiyle vaki eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetlerinin ayrı ayrı yasaklanmasına, satışlarının önlenmesine, ticari gaye ile bulundukları her yerden toplatılmasına, ambalajlarının imha edilmesi ile içeriğinin kendilerine iadesine, mahkeme kararının ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, dava konusu edilen ve HALK markası ile imal ve satışa sunulan ürünün tanınmış marka olduğunu, davacı şirketin tescilli markaları ile yakından uzaktan benzerliği bulunmadığını, davacının "Saray Eldenele+Şekil" unsurlu markasının davadan önce tescil edildiğini, öncesindeki kullanımın tescile dayanmadığını, yine davaya konu edilen "Elden ele" markasının 2004/03746 numara ile tescil edildiği hali ve şekli ile kullanılmadığını, müvekkilinin kullandığı "süt döken kova" şeklini ÜLKER grubunun pek çok üründe tanıtım vasıtası olarak kullandığını, davacının küp gofret şeklinin dahi taklit iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tescilli marka ve tasarımlarına davalının imal ve satışa sunduğu ürünlerle tecavüz ettiği, eyleminin haksız rekabet oluşturduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı ve davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıların HALK KÜP GOFRET markası ile piyasaya sürdüğü bir tür küp gofretin ambalajı ile davacının SARAY ELDEN ELE KÜP GOFRET markası ile piyasaya sürdüğü ve tasarım tescili ile korunan ambalajını taklit ettiği iddiasına dayalı, davalıların HALK KÜP GOFRET emtiasının üretim ve satışı ile piyasaya sürülmesi eylemlerinin haksız rekabet olduğunun tespiti, haksız rekabetlerinin ayrı ayrı yasaklanması, satışlarının önlenmesi, ticari gaye ile bulundukları yerlerden toplatılması, ambalajlarının imha edilmesi ile mahkeme kararının ilan edilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir.

556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için davalının ürün ambalajında kullandığı kompozisyonun, ürünün nihai tüketicileri nezdinde davacı markası ile iltibasa neden olacak şekilde düzenlenmiş olması gerekmektedir. Bu bakımdan, marka ve ambalajın kullanıldığı ürünlerin tüketici tarafından algılanış biçimi ve bu algılama sonucunda karışıklığa sebebiyet verilerek tüketicinin davacının ürününü aldığı konusunda yanılgıya düşürülerek davalı ürünlerini satın almasına yol açılmış olmalıdır. O halde, davacı markalarını oluşturan işaretler ile davalı ürünlerine ait ambalaj kompozisyonları karşılaştırılır iken, bu amaç gözetilerek işaretlerin bir bütün olarak bıraktıkları izlenim değerlendirilmelidir.

Dava konusu olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda orta seviyedeki bir tüketicinin davalıların ambalajını taşıyan ürünü satın almasının düşük bir olasılık olduğu belirtilerek, ürün ambalajlarının karıştırılmayacağı belirtmiştir. Oysa, iltibas tehlikesinin bulunması marka hakkına tecavüz için yeterlidir. Bu yönden bilirkişi raporu kendi içerisinde çelişkilidir. Davacı vekili tarafından da 24.10.2007 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna bu yönden itiraz edilmiş bulunmaktadır. Bu itibarla, davaya konu ürün ambalajları arasında taraflara ait marka ve tasarım belgesi dikkate alınmak suretiyle bir iltibas olup olmadığının sektörde uzman bir bilirkişi de yer alacak biçimde oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020262400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.