YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3498 E. 2024/1304 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ kâr dağıtımı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2016/85025 başvuru numaralı “AZUR AVİATİON+şekil” markasının tescil talebinin reddedildiğini, oysa müvekkilinin daha önceden tescil ettirmiş olduğu 2014/87358 başvuru numaralı “AZURAİR+şekil” ve 2014/84888 başvuru numaralı “AZURAIR” markalarının sahibi olduğunu, reddedilen marka başvurusunu da diğer markalara dayalı seri marka üretme amacıyla yapıldığını, müvekkilinin “azur aviation + şekil” markasının 37, 39. sınıflarda yer ... bir takım mal ve hizmetlere ilişkin tescili için 25.10.2016 tarihli başvurusunun davalı Kurum tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun'nun (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince “şekil + AZUR ORGANİZASYON” ve “şekil + AZUR” markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, tescili talep edilen markanın müvekkili adına daha önce tescil ettirilmiş olan “AZURAİR” ibareli markalarının bir parçası niteliğinde olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin 2014/87358 başvuru numarası ile tescil edilmiş markası ile birebir aynı olduğunu, benzer olarak gösterilen markalardan 2010/00216 başvuru numaralı “şekil + AZUR ORGANİZASYON” markasının 35, 39, 41, 43. sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin tescilini istediği söz konusu markanın 37. ve 39. sınıflarda olduğunu, benzer gösterilen markanın 37. sınıfta tescilli olmadığını, 39. sınıf kapsamındaki hizmetlerden ise sadece “Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. ... barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” için tescilli olduğunu, benzer gösterilen markalardan 2014/111733 başvuru numaralı “şekil+AZUR” markasının tescil tarihinden önce müvekkiline ait 2014/87358 başvuru numaralı “AZURAİR” markası ve 2014/84888 başvuru numaralı markasının 39. sınıfta tescil edilmiş olduğunu, davaya konu markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmış bir markanın tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarih, 2017/226 E. ve 2018/14 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli 2019/1157E. ve 2021/321 K. sayılı kararıyla; başvuru markası ile redde mesnet markaların asıl unsurlarının "Azur" ibaresinden oluştuğu, markalarda yer ... diğer şekil ve tanımlayıcı nitelikteki kelime unsurlarının, markaları ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkarmadığı, davacının önceki markalarının kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2021/4263 E. ve 2022/8130 K. sayılı kararıyla davacı markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olmadığı, davacı markasının 37. ve 39. sınıflarda tescilin talep edildiği, redde mesnet markalardan 2014/111733 sayılı "AZUR+şekil" ibareli markanın davacının tescil edilmiş markalarından sonra tescil edildiği, redde mesnet 2010/00216 sayılı markada ise 37. sınıf hizmetinin bulunmadığı, 39. sınıfta ise "..., ... ve ... taşımacılığı hizmetleri ve ... ... ve ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri"ni içermediği, davacının "AZUR" ibaresini içeren "AZURAİR" ibareli tescilli markalarını kullanmakla redde mesnet gösterilen markalar arasında herhangi bir iltibas oluştuğuna dair bir iddianın da olmadığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinde belirtilen sebeplerle başvurunun reddedilip reddedilmeyeceği değerlendirilebilse de KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre başvurunun reddi kararının doğru olmadığı, davacının tescilli markalarındaki "AZURAİR" ibaresi ile şekli dava konusu marka başvurusunda aynen kullandığı, tescilli markasındaki Türkçe karşılığı ... olan "air" ibaresinin yerine havacılık anlamına gelen "aviation" ibaresini yerleştirdiği ve tescilli markasının da 39. sınıf hizmetleri kapsadığı, dolayısıyla dava konusu markada davacının tescilli markasının esas ve ayırt edici unsurunun aynen kullanıldığı ve yardımcı unsur olan air (...), aviation (havacılık) ibarelerinin iştigale yönelik yakınlığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının tescilli markasına dayalı kazanılmış hakkının varlığının kabulü gerektiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının yerinde olduğunu, davacının markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, kazanılmış hak olması için gerekli koşulların sağlanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4263 E. 2022/8130 K.
Ortak:kazanılmış hak · iltibas
İncelediğiniz kararda… da yer ... diğer şekil ve tanımlayıcı nitelikteki kelime unsurlarının, markaları ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkarmadığı, davacının önceki markalarının «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… izmetleri"ni içermediği, davacının "AZUR" ibaresini içeren "AZURAİR" ibareli tescilli markalarını kullanmakla redde mesnet gösterilen markalar arasında herhangi bir «iltibas» oluştuğuna dair bir iddianın da olmadığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinde belirtilen sebeplerle başvurunun reddedilip reddedilmeyeceği değerlend …
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında «iltibasa» sebebiyet verecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bir ayniyet bulunduğu, dolayısıyla davacı markası ile redde dayanak markalar arasında sayılan hizmetler yönü ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynılık olduğu, «kazanılmış hak» iddiası bakımından yapılan değerlendirmeye göre de, davacının tescilini talep ettiği dava konusu 2016/85025 “Azur aviation+şekil” markası bakımından davacının önceki tarihli “Azur” ibarelerini içeren markalarının 39.sınıf hizmetleri bakımından «müktesep hak» sağlayıp sağlamayacağının değerlendirilmesi gerektiği, müktesep haklardan ancak istisnai durumlarda söz edilebileceği, buna göre kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi, önceden tescilli markanın asli unsurunu muhafaza etmesi, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda da korunmuş olması ve sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi, yani önceki tescilin koruma kapsamının genişletilmemesi gerektiği, davacının “AZURAİR” ibareli 2014/84888 nolu markasının 39. sınıf 1. ve 8. alt grupları için 20.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, “AZURAİR+Şekil” ibareli 2014/87358 nolu markasının ise 39. sınıfın tamamı için 28.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, davacının, yukarıda verilen önceki tarihli markalarının “Azurair” ibaresinden oluştuğu, “azur” ve “air” ibarelerinin bir arada esas unsur teşkil ettiği, bu ibarelerinin peş, peşe tek bir kelime şeklinde yazıldığı, bu birleşik ibareden “Azur” ibaresinin ayrılmasını ve öne çıkmasını sağlayacak herhangi bir kesme işareti olmadığı, bu nedenle söz konusu ibare okunurken bir anda “azurair” ibaresinin söylendiği, her ne kadar 28.10.2014 tarihli ve 2014/87358 nolu "azurair+şekil" markası kullanılan renkler ve şekil olarak dava konusu marka ile benzerlik gösterse de, “söz şekilden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince de «ayırt ediciliğin» “Azurair” kelimesinde olduğu, burada tüketicilerin dikkatine maruz olacak kısmın yazılı ibare olan ”azurair” ibaresinin olduğu, ayrıca, davacı tarafından “Azur” ib …
… 6 tescil tarihli 2014/84877 numaralı ve 26.08.2015 tescil tarihli ve 2014/87358 numaralı önceki markalarının, 25.10.2016 dava konusu başvuru tarihi itibariyle henüz «uyuşmazlık konusu» olmaktan çıkmadığı için «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı, bu durum karşısında mahkemece davacı tarafça sunulan 19.02.2018 tarihli uzman görüşüne itibar edilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurul …
… yanak markalar arasında sayılan hizmetler yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynılık olduğu, davacının önceki tarihli markalarının dava konusu markası için «kazanılmış hak» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · müktesep hak · ziya · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · ayırt edicilik · dava sebebi
Benzer bu kararda… baresinin yer aldığı, bu ibarenin başında ise mavi, kırmızı ve yeşil renkler içeren bir şeklin yer aldığı, dava konusu markadaki “aviation” ibaresinin tali unsur ve «ayırt ediciliği» sağlamayan bir ibare olduğu, şekil unsurunun da tali bir unsur olması «sebebi» ile esas unsurun “AZUR” ibaresi olarak alınıp benzerlik değerlendirmesinin yapıldığı, bu ibarenin redde mesnet markalarda aynen yer aldığı, “Azur” ibaresinin Türkç …
… bir ayniyet bulunduğu, dolayısıyla davacı markası ile redde dayanak markalar arasında sayılan hizmetler yönü ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynılık olduğu, «kazanılmış hak» iddiası bakımından yapılan değerlendirmeye göre de, davacının tescilini talep ettiği dava konusu 2016/85025 “Azur aviation+şekil” markası bakımından davacının önceki tarihli “Azur” ibarelerini içeren markalarının 39.sınıf hizmetleri bakımından «müktesep hak» sağlayıp sağlamayacağının değerlendirilmesi gerektiği, müktesep haklardan ancak istisnai durumlarda söz edilebileceği, buna göre kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi, önceden tescilli markanın asli unsurunu muhafaza etmesi, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenimin yeni başvuruda da korunmuş olması ve sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları içermesi, yani önceki tescilin koruma kapsamının genişletilmemesi gerektiği, davacının “AZURAİR” ibareli 2014/84888 nolu markasının 39. sınıf 1. ve 8. alt grupları için 20.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, “AZURAİR+Şekil” ibareli 2014/87358 nolu markasının ise 39. sınıfın tamamı için 28.10.2014 tarihinde başvurusunun yapıldığı, davacının, yukarıda verilen önceki tarihli markalarının “Azurair” ibaresinden oluştuğu, “azur” ve “air” ibarelerinin bir arada esas unsur teşkil ettiği, bu ibarelerinin peş, peşe tek bir kelime şeklinde yazıldığı, bu birleşik ibareden “Azur” ibaresinin ayrılmasını ve öne çıkmasını sağlayacak herhangi bir kesme işareti olmadığı, bu nedenle söz konusu ibare okunurken bir anda “azurair” ibaresinin söylendiği, her ne kadar 28.10.2014 tarihli ve 2014/87358 nolu "azurair+şekil" markası kullanılan renkler ve şekil olarak dava konusu marka ile benzerlik gösterse de, “söz şekilden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince de «ayırt ediciliğin» “Azurair” kelimesinde olduğu, burada tüketicilerin dikkatine maruz olacak kısmın yazılı ibare olan ”azurair” ibaresinin olduğu, ayrıca, davacı tarafından “Azur” ib …
… t edilemeyecek kadar benzer olduklarından söz edilemeyeceği gibi, davacı markasının tescilinin talep edildiği sınıflar 37. ve 39. sınıflar olup, bu hizmetlerin daha «ziyade» bilinçli müşteri kitlesine hitap ettiği anlaşıldığından «ortalama tüketiciye» göre karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde bu husus da dikkate alındığında davacı markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benze …
… 6 tescil tarihli 2014/84877 numaralı ve 26.08.2015 tescil tarihli ve 2014/87358 numaralı önceki markalarının, 25.10.2016 dava konusu başvuru tarihi itibariyle henüz «uyuşmazlık konusu» olmaktan çıkmadığı için «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı, bu durum karşısında mahkemece davacı tarafça sunulan 19.02.2018 tarihli uzman görüşüne itibar edilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurul …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3498 E. , 2024/1304 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2023/156 Esas, 2023/180 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 2016/85025 başvuru numaralı “AZUR AVİATİON+şekil” markasının tescil talebinin reddedildiğini, oysa müvekkilinin daha önceden tescil ettirmiş olduğu 2014/87358 başvuru numaralı “AZURAİR+şekil” ve 2014/84888 başvuru numaralı “AZURAIR” markalarının sahibi olduğunu, reddedilen marka başvurusunu da diğer markalara dayalı seri marka üretme amacıyla yapıldığını, müvekkilinin “azur aviation + şekil” markasının 37, 39. sınıflarda yer ... bir takım mal ve hizmetlere ilişkin tescili için 25.10.2016 tarihli başvurusunun davalı Kurum tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun'nun (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince “şekil + AZUR ORGANİZASYON” ve “şekil + AZUR” markaları ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, tescili talep edilen markanın müvekkili adına daha önce tescil ettirilmiş olan “AZURAİR” ibareli markalarının bir parçası niteliğinde olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin 2014/87358 başvuru numarası ile tescil edilmiş markası ile birebir aynı olduğunu, benzer olarak gösterilen markalardan 2010/00216 başvuru numaralı “şekil + AZUR ORGANİZASYON” markasının 35, 39, 41, 43.
sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin tescilini istediği söz konusu markanın 37. ve 39. sınıflarda olduğunu, benzer gösterilen markanın 37. sınıfta tescilli olmadığını, 39. sınıf kapsamındaki hizmetlerden ise sadece “Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. ... barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri” için tescilli olduğunu, benzer gösterilen markalardan 2014/111733 başvuru numaralı “şekil+AZUR” markasının tescil tarihinden önce müvekkiline ait 2014/87358 başvuru numaralı “AZURAİR” markası ve 2014/84888 başvuru numaralı markasının 39.
sınıfta tescil edilmiş olduğunu, davaya konu markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıklarını, kullanım sonucunda ayırt edici nitelik kazanmış bir markanın tescil başvurusunun reddedilmemesi gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2018 tarih, 2017/226 E. ve 2018/14 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli 2019/1157E. ve 2021/321 K. sayılı kararıyla; başvuru markası ile redde mesnet markaların asıl unsurlarının "Azur" ibaresinden oluştuğu, markalarda yer ... diğer şekil ve tanımlayıcı nitelikteki kelime unsurlarının, markaları ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaktan çıkarmadığı, davacının önceki markalarının kazanılmış hak yaratmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2021/4263 E. ve 2022/8130 K. sayılı kararıyla davacı markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olmadığı, davacı markasının 37. ve 39. sınıflarda tescilin talep edildiği, redde mesnet markalardan 2014/111733 sayılı "AZUR+şekil" ibareli markanın davacının tescil edilmiş markalarından sonra tescil edildiği, redde mesnet 2010/00216 sayılı markada ise 37. sınıf hizmetinin bulunmadığı, 39. sınıfta ise "..., ... ve ... taşımacılığı hizmetleri ve ... ... ve ... taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri"ni içermediği, davacının "AZUR" ibaresini içeren "AZURAİR" ibareli tescilli markalarını kullanmakla redde mesnet gösterilen markalar arasında herhangi bir iltibas oluştuğuna dair bir iddianın da olmadığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nın 8 ...
maddesinde belirtilen sebeplerle başvurunun reddedilip reddedilmeyeceği değerlendirilebilse de KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre başvurunun reddi kararının doğru olmadığı, davacının tescilli markalarındaki "AZURAİR" ibaresi ile şekli dava konusu marka başvurusunda aynen kullandığı, tescilli markasındaki Türkçe karşılığı ... olan "air" ibaresinin yerine havacılık anlamına gelen "aviation" ibaresini yerleştirdiği ve tescilli markasının da 39. sınıf hizmetleri kapsadığı, dolayısıyla dava konusu markada davacının tescilli markasının esas ve ayırt edici unsurunun aynen kullanıldığı ve yardımcı unsur olan air (...), aviation (havacılık) ibarelerinin iştigale yönelik yakınlığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının tescilli markasına dayalı kazanılmış hakkının varlığının kabulü gerektiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile redde mesnet markalar arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının kazanılmış hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının yerinde olduğunu, davacının markası ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, kazanılmış hak olması için gerekli koşulların sağlanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020136600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz