Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11988 E. 2014/15922 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ afet↗ delil tespiti↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ mahsup↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, delil tespiti bilirkişi raporu, ile mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her iki raporun bir biri ile uyumlu olduğu, buna göre don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, zararın 37.992,00TL olduğu, her ne kadar davalı taraf meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 22.5.2010 tarih ve 27588 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı dışında kalan don afeti nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 37,992 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 – Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Buna karşın, mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. O halde davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile savunmasında geçen poliçe zeyilleri getirtilip içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4638 E. 2013/20326 K.
Ortak:afet · teminat kapsamı · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «delil tespiti» bilirkişi raporu, ile mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her iki raporun bir biri ile uyumlu olduğu, buna göre don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, zararın 37.992,00TL olduğu, her ne kadar davalı taraf meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 22.5.2010 tarih ve 27588 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 37,992 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
2 – Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, 22.05.2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150,00 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 26.914,00 TL'nin 12/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Oysa, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmadığı gibi, hükmedilen alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmekle birlikte «infazda tereddüt» yaratacak şekilde alacağa işletilecek faiz oranının türünün belirtilmemiş olması da yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · infaz · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaOysa, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği” düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmadığı gibi, hükmedilen alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmekle birlikte «infazda tereddüt» yaratacak şekilde alacağa işletilecek faiz oranının türünün belirtilmemiş olması da yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, 22.05.2010 tarih ve 27588 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanun Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150,00 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 26.914,00 TL'nin 12/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Sözleşmesi'ne dayalı tazminat istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından poliçede belirtilen ödeme tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi talep edilmiş, mahkemece 12/05/2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/214 E. 2014/8222 K.
Ortak:prim iadesi · afet · teminat kapsamı · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «delil tespiti» bilirkişi raporu, ile mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her iki raporun bir biri ile uyumlu olduğu, buna göre don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, zararın 37.992,00TL olduğu, her ne kadar davalı taraf meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 22.5.2010 tarih ve 27588 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 37,992 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
2 – Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde donmuş oldukları, dolayısı ile «hasarın» poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (18.988) TL'nin 07.06.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kayısı ağaçlarının meyvelenme döneminde donmuş oldukları, dolayısı ile «hasarın» poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (18.988) TL'nin 07.06.2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9875 E. 2014/14900 K.
Ortak:afet · mahsup · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «delil tespiti» bilirkişi raporu, ile mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her iki raporun bir biri ile uyumlu olduğu, buna göre don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, zararın 37.992,00TL olduğu, her ne kadar davalı taraf meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 22.5.2010 tarih ve 27588 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 37,992 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… veye döndüğü dönemde meydana geldiği, her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği, yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenler …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… veye döndüğü dönemde meydana geldiği, her ne kadar davalı, meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nda haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, buna göre söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesinin imkanı bulunduğu bu nedenle hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği, yine dava dilekçesinde 859119 nolu poliçenin dava edilmediğinden bu yöndeki istemin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.246,58 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 18/05/2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile beraber davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenler …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13112 E. 2014/2186 K.
Ortak:prim iadesi · afet · riziko · ek prim · denetime elverişlilik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
İncelediğiniz kararda2 – Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «delil tespiti» bilirkişi raporu, ile mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her iki raporun bir biri ile uyumlu olduğu, buna göre don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, zararın 37.992,00TL olduğu, her ne kadar davalı taraf meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 22.5.2010 tarih ve 27588 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı dışında kalan don «afeti» nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 37,992 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün «son» hasat tarihi 10.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faizin başlangıcına esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 14.592 TL'nın 30 Temmuz 2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11988 E. , 2014/15922 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 06/03/2013
NUMARASI 2011/461-2013/87
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2013 tarih ve 2011/461-2013/87 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. B. E. C.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının M. İli, M.lçesi, U. Köyü, .. ve ... parselde kayıtlı bulunan yetişmiş kayısı bahçesini davalıya sigorta ettirildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan kaysı ağaçlarının 17-18-19 Mart 2010 tarihinde meydana gelen don olayından dolayı büyük zarara uğradığını, Malatya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/180 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, meyvede hasar tespit edildiğini ileri sürerek, 46.800,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu, hasarın ağaçların çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, bu durumun sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, delil tespiti bilirkişi raporu, ile mahkemece talimat mahkemesi aracılığı ile aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde her iki raporun bir biri ile uyumlu olduğu, buna göre don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı, zararın 37.992,00TL olduğu, her ne kadar davalı taraf meydana gelen don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığını, bu miktarın mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de 22.5.2010 tarih ve 27588 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2010/418 sayılı 2010 yılında meydana gelen 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu Kapsamı dışında kalan don afeti nedeni ile zarar gören çiftçilere telafi edici destek ödemesi yapılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararında ürünleri zarar gören çiftçiye dekar başına 150 TL don afeti desteği ödeneceğinin belirtildiği, haksız yere bu destekten faydalanan çiftçilerden yapılan ödemelerin 6183 sayılı yasa uyarınca tahsil edileceğinin düzenlendiği, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından hükmedilen miktardan davacının yaptığı tahsilatın mahsup edilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 37,992 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 – Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Buna karşın, mahkemece bu savunma üzerinde durulmamıştır. O halde davalı vekilinin tazminatın belirlenmesine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile savunmasında geçen poliçe zeyilleri getirtilip içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102013000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz