Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6957 E. 2014/13759 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı desen tasarımının sarı lacivert renkler dışında davacı tasarım ve markalarındaki ibare, logo ve özelikle klasik çubuklu formasıyla bir bağlantı yapılmasına imkan verebilecek benzerlik taşımadığı, davalı tasarımının itiraza mesnet ve harcıalem tasarımlar ve marka görselleri karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, bu yönüyle YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, tasarım başvurusuna konu desenin sarı/lacivert renkler kullanılması dışında, davacı spor klübü ile özdeşleşmiş marka ve fiili kullanımlardan tamamen farklılaştığı, dolayısıyla davacı tanınmış markasının ününden haksız yararlanması, tanımışlığı ve itibarına zarar vermesi, haksız rekabet yaratması koşullarının da gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu başvurunun kıyaslanan davacı tasarımlarına nazaran ayırt edicilik vasfına sahip bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı aynı zamanda uyuşmazlık konusu başvurunun, tescilli marka hakkına benzer ve tecavüz oluşturduğundan bahisle de başvuruya itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptaline ve tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerce düzenlenen raporda, renklerin kimsenin tekelinde olamayacağından bahisle dava konusu başvurunun davacı adına tescilli marka ile iltibas oluşturmayacağı görüşü açıklanmışsa da, davacı adına tescilli 2005/39922 sayılı ''FENERBAHÇE+şekil'' markası giysi ürünlerini de kapsamakta olup, sarı-lacivert çizgili desenlerden oluşmaktadır. Dava konusu davalı tasarımının da, sarı-lacivert çizgili renklerle birlikte futbol topu ve futbolcu figüründen oluşan bir bütün halinde dikkate alındığında, söz konusu tasarımın spor giysiler üzerinde kullanımı halinde davacı futbol klübünün tescilli markasını çağrıştırma yoluyla iltibas tehlikesine yol açacağı halde, mahkemece bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4727 E. 2023/4397 K.
Ortak:ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… miş marka ve fiili kullanımlardan tamamen farklılaştığı, dolayısıyla davacı tanınmış markasının ününden haksız yararlanması, tanımışlığı ve itibarına zarar vermesi, «haksız rekabet» yaratması koşullarının da gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu başvurunun kıyaslanan davacı tasarımlarına nazaran «ayırt edicilik» vasfına sahip bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerce düzenlenen raporda, renklerin kimsenin tekelinde olamayacağından bahisle dava konusu başvurunun davacı adına tescilli marka ile «iltibas» oluşturmayacağı görüşü açıklanmışsa da, davacı adına tescilli 2005/39922 sayılı ''FENERBAHÇE+şekil'' markası giysi ürünlerini de kapsamakta olup, sarı-lacivert çizgili desenlerden oluşmaktadır.
Benzer bu kararda… 2017/11-148 E. ve 2021/719 K. sayılı ilamıyla, tasarımda salt renklerin kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceği kabul edilebilir ise de bu tür bir kullanımın «dürüstlük kuralına» uygun olması, tasarımın üçüncü kişilere ait tanınmışlığı ve bu suretle «ayırt ediciliği» yüksek markaları ile «iltibasa» neden olacak şekilde oluşturulmaması gerekeceği, sarı-lacivert renklerin davacının takımından başka futbol takımlarınca da kullanıldığı sabit ise de; anılan renk birleşiminin yüksek seviyedeki tanınmışlık ve ayırt edicilik sebebiyle, futbol sporuyla alakalı olarak bilgilenmiş veya vasat bir alıcı nezdinde davacının futbol takımı ve buna ilişkin markaları akla getirmekte olup davalı tasarımın tekstil ürünlerinde kullanımı hâlinde, içinde taraftar kitlesinin de bulunduğu alıcıların tercihlerini etkileyebilecek nitelikte olduğu, renkler, futbol takımlarının ayırt edilmesinde taraftar kitlesi tarafından uyarıcı bir unsur olarak göz önüne alındığı, bu anlamda sarı-lacivert renk kombinasyonu, davacının tanınmışlığı da dikkate alındığında, futbol ile ilgili halk kesimi bakımından dikkat çeken önemli bir unsur hâline geldiği, davalı şirkete ait tasarım ile davacıya ait marka arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunun ve bu durumun davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekeceği, benzerlik ve dolayısıyla ortaya çıkan karıştırılma ihtimali, dava konusu tasarımın tescili için gereken yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini de etkileyecek nitelikte olduğu gerekçesiyle yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna işaret edilerek «direnme» kararı bozulmuştur.
Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesinde tasarımların karşılaştırılması yapılırken ilke olarak öncelikle farklılıklardan çok ortak özelliklerin değerlendirilmesine ağırlık verildiğini, fikri mülkiyet hukukunda taklit yasak olmakla birlikte esinlenmenin daima serbest olduğunu, somut olayda «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, davacının markaları ile davalı tasarımının genel izlenim itibariyle tamamen farklı olduğunu, davalı tasarımında davacı markalarında yer almayan unsurlara yer verildiğini ileri sürerek «direnme» kararında belirtilen ve «hakkaniyete» uygun olan değerlendirmelere göre kararın bozulmasını istemiştir.
… miş marka ve fiili kullanımlardan tamamen farklılaştığı, dolayısıyla davacı tanınmış markasının ününden haksız yararlanması, tanımışlığı ve itibarına zarar vermesi, «haksız rekabet» yaratması koşullarının da gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · direnme kararı · ba formu · hakkaniyet · yargılama giderleri · üçüncü kişi · dürüstlük kuralı · hak düşürücü süre
Benzer bu kararda… ek olarak; ülkemizde aynı veya benzer ikili renk çubukları hâlinde formaların değişik futbol takımlarınca kullanıldığı, aksine bir kabulün, renk skalasında belirli, «üçüncü kişiler» yönünden yeterince açık ve «kesin» bir renk tonu bildirilmeden oldukça geniş bir çerçevede sarı-lacivert renk kombinasyonunun davacıya «tekel hakkı» olarak verilmesi sonucunu doğuracağı, davacı markasında "FENERBAHÇE" sözcüklerinin asıl unsuru oluşturduğu, aksinin kabulünün sarı-lacivert «forma» kullanan tüm kulüpler yanında sadece tekstil değil tüm sektörleri kapsayacak genişlikte bir koruma sağlanması sonucunun ortaya çıkacağı, bu kabulün ve anılan biçimde piyasada gerçekleşen veya ileride gerçekleşecek muhtemel tüm kullanımların engellenmesinin «haksız rekabete» yol açacağı gerekçesiyle «direnme» kararı bozma ilamına uyulmayarak direnilmesine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… 2017/11-148 E. ve 2021/719 K. sayılı ilamıyla, tasarımda salt renklerin kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceği kabul edilebilir ise de bu tür bir kullanımın «dürüstlük kuralına» uygun olması, tasarımın üçüncü kişilere ait tanınmışlığı ve bu suretle «ayırt ediciliği» yüksek markaları ile «iltibasa» neden olacak şekilde oluşturulmaması gerekeceği, sarı-lacivert renklerin davacının takımından başka futbol takımlarınca da kullanıldığı sabit ise de; anılan renk birleşiminin yüksek seviyedeki tanınmışlık ve ayırt edicilik sebebiyle, futbol sporuyla alakalı olarak bilgilenmiş veya vasat bir alıcı nezdinde davacının futbol takımı ve buna ilişkin markaları akla getirmekte olup davalı tasarımın tekstil ürünlerinde kullanımı hâlinde, içinde taraftar kitlesinin de bulunduğu alıcıların tercihlerini etkileyebilecek nitelikte olduğu, renkler, futbol takımlarının ayırt edilmesinde taraftar kitlesi tarafından uyarıcı bir unsur olarak göz önüne alındığı, bu anlamda sarı-lacivert renk kombinasyonu, davacının tanınmışlığı da dikkate alındığında, futbol ile ilgili halk kesimi bakımından dikkat çeken önemli bir unsur hâline geldiği, davalı şirkete ait tasarım ile davacıya ait marka arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunun ve bu durumun davacının markadan kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü gerekeceği, benzerlik ve dolayısıyla ortaya çıkan karıştırılma ihtimali, dava konusu tasarımın tescili için gereken yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini de etkileyecek nitelikte olduğu gerekçesiyle yerel mahkemece Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna işaret edilerek «direnme» kararı bozulmuştur.
Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesinde tasarımların karşılaştırılması yapılırken ilke olarak öncelikle farklılıklardan çok ortak özelliklerin değerlendirilmesine ağırlık verildiğini, fikri mülkiyet hukukunda taklit yasak olmakla birlikte esinlenmenin daima serbest olduğunu, somut olayda «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, davacının markaları ile davalı tasarımının genel izlenim itibariyle tamamen farklı olduğunu, davalı tasarımında davacı markalarında yer almayan unsurlara yer verildiğini ileri sürerek «direnme» kararında belirtilen ve «hakkaniyete» uygun olan değerlendirmelere göre kararın bozulmasını istemiştir.
… alı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; tasarımlarında davacıya ait logo, slogan veya üç büyükleri çağrıştıracak bir öğe kullanılmadığını, çağrıştırma yoluyla «iltibas» oluşturacağı gerekçesinin doğru olmadığını, davalının spor giysileri üzerine kullanma amacı gütmediğini, keza tasarım sınıfından bu hususun anlaşıldığını, davacı markaları ile iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davalı markasının yüksek tanınmışlık düzeyine ulaştığını, renklerin kullanımının davacı tekelinde olmadığını ileri sürmüş ve «zamanaşımı», «hak düşürücü süre» ve «yargılama giderleri» «vekalet ücreti» bakımından hukuka aykırılık bulunması halinde kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10864 E. 2010/11328 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu kararda… ulmuş, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalıların birlikte – zincirleme sorumlu olmalarını gerektirecek harekeleri olmadığı, her bir davalının «kusuru» oranında sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle 28.000 USD'nın 5/8 inin davalı ...'dan 2/8 için davalı Fenerbarçe Spor KulübüDerneği'nden, 1/8 inin davalı İstanbul Yel …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6957 E. , 2014/13759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2013/7-2013/238
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2013/7-2013/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […]B.tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/00084-7 sıra numaralı tasarım tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya müvekkilinin 2006/03104-1, 2006/05004-2 ve 200901869-1 sıra numaralı tasarımlar ve 183485, 2005 39922 sayılı markalara dayanarak itirazda bulunduğunu, ancak itirazın reddedildiğini, davalı şirketin TMK m.2 anlamında kötüniyetli olduğunu, FENERBAHÇE isminin tanınmış marka olduğunu, farklı ürün ve sınıflarda tescilli olduğunu, davacı adına tescilli marka ve endüstriyel tasarım belgelerinin bir kısmında da futbolcu ve top figürlerinin olduğunu, bunların dava konusu başvuru tarihinden önceki tarihli olduğunu ve davalı başvurusundaki yenilik unsurunu ortadan kaldırdığını, dava konusu başvurunun yeni ve ayırt edici olmadığını belirterek, TPE YİDK’nın 2012-T-354 sayılı kararının 7 sıra numaralı tasarım bakımından iptaline, tasarım tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu tasarımda söz konusu renklerin kullanımının davacı tekelinde olmadığını, davacının öncelikli kullanım hakkı bulunmadığını, davalının tasarımının özgün olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu tasarımlarda davacıya ait herhangi bir logo, slogan ya da üç büyükleri çağrıştıracak bir öğe kullanılmadığını, dava konusu tasarımlar ile davacı ambleminin benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı desen tasarımının sarı lacivert renkler dışında davacı tasarım ve markalarındaki ibare, logo ve özelikle klasik çubuklu formasıyla bir bağlantı yapılmasına imkan verebilecek benzerlik taşımadığı, davalı tasarımının itiraza mesnet ve harcıalem tasarımlar ve marka görselleri karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, bu yönüyle YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, tasarım başvurusuna konu desenin sarı/lacivert renkler kullanılması dışında, davacı spor klübü ile özdeşleşmiş marka ve fiili kullanımlardan tamamen farklılaştığı, dolayısıyla davacı tanınmış markasının ününden haksız yararlanması, tanımışlığı ve itibarına zarar vermesi, haksız rekabet yaratması koşullarının da gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu başvurunun kıyaslanan davacı tasarımlarına nazaran ayırt edicilik vasfına sahip bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı aynı zamanda uyuşmazlık konusu başvurunun, tescilli marka hakkına benzer ve tecavüz oluşturduğundan bahisle de başvuruya itirazın reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptaline ve tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerce düzenlenen raporda, renklerin kimsenin tekelinde olamayacağından bahisle dava konusu başvurunun davacı adına tescilli marka ile iltibas oluşturmayacağı görüşü açıklanmışsa da, davacı adına tescilli 2005/39922 sayılı ''FENERBAHÇE+şekil'' markası giysi ürünlerini de kapsamakta olup, sarı-lacivert çizgili desenlerden oluşmaktadır. Dava konusu davalı tasarımının da, sarı-lacivert çizgili renklerle birlikte futbol topu ve futbolcu figüründen oluşan bir bütün halinde dikkate alındığında, söz konusu tasarımın spor giysiler üzerinde kullanımı halinde davacı futbol klübünün tescilli markasını çağrıştırma yoluyla iltibas tehlikesine yol açacağı halde, mahkemece bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102003800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz