6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi ve tasfiyesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6624 E. 2014/12965 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 133 limited şirket ortağı pay defteri fesih bono limited şirket kâr payı haciz ek tasfiye iflas e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 133TTK 522

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, vadesinde ödenmeyen bonolar nedeniyle davacı şirket tarafından D. Y.. aleyhine başlatılan icra takiplerin kesinleştiği, dava dışı takip borçlusu tarafından ödeme yapılmadığı, davacının talebi üzerine davalı şirketteki D. Y..'a ait payların haczedildiği, D. Y..'ın başkaca mal varlığına ulaşılamadığı için davacının alacağını tahsil etme imkanı kalmadığı, borçlu tarafından menfi tesbit davası açılmadığı, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini isteme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Davacı taraf, davalı limited şirketin tek ortağı olan dava dışı D. Y..hakkında başlattıkları icra takipleri neticesi pay haczi yaptırdıklarını, borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece de, icra takiplerinin kesinleştiği, borcun ödenmediği, D. Y..'a ait payların haczedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Oysa ki, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilme imkanını tanıyan mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi dava tarihi itibariyle yürürlükte değildir. Ortakların kişisel alacaklıları başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 133. maddesi "(1) Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir. (2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen yasada limited şirket ortağının şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir. Bu durumda, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'da ortağın payının kendisinin alacağı nedeniyle haczi fesih nedeni olarak düzenlenmediği halde yazılı şekilde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13799 E. 2014/19878 K.

    Ortak: · Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4629 E. 2015/11383 K.

    Ortak: · Şirketin feshi ve tasfiyesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14532 E. 2015/2879 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

2 benzer karar daha
  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13719 E. 2014/19544 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11905 E. 2014/17860 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/6624 E.  ,  2014/12965 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/12/2013

NUMARASI 2013/165-2013/485

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2013 tarih ve 2013/165-2013/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin yetkilisi ve tek ortağı olan D. Y..'ın müvekkiline olan borçları nedeni ile müvekkilince başlatılan icra takiplerinin kesinleştiğini, davalı şirket ortağı D. Y.. adına kayıtlı menkul ve gayrımenkul bulunmadığını, borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davacının D. Y.. hakkında mükerrer takipler yaptığını, tahsil ettiği paraları icra dosyasına yansıtmadığını, şirket ortağının sigortalı olarak çalıştığını, maaşından kesinti yapılabilmesi mümkünken şirketin feshinin istenemeyeceğini, D.Y..'ın açacağı menfi tespit davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, vadesinde ödenmeyen bonolar nedeniyle davacı şirket tarafından D. Y.. aleyhine başlatılan icra takiplerin kesinleştiği, dava dışı takip borçlusu tarafından ödeme yapılmadığı, davacının talebi üzerine davalı şirketteki D. Y..'a ait payların haczedildiği, D. Y..'ın başkaca mal varlığına ulaşılamadığı için davacının alacağını tahsil etme imkanı kalmadığı, borçlu tarafından menfi tesbit davası açılmadığı, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini isteme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, limited şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Davacı taraf, davalı limited şirketin tek ortağı olan dava dışı D. Y..hakkında başlattıkları icra takipleri neticesi pay haczi yaptırdıklarını, borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece de, icra takiplerinin kesinleştiği, borcun ödenmediği, D. Y..'a ait payların haczedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Oysa ki, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilme imkanını tanıyan mülga 6762 sayılı TTK'nın 522. maddesi dava tarihi itibariyle yürürlükte değildir. Ortakların kişisel alacaklıları başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 133. maddesi "(1) Bir şahıs şirketi devam ettiği sürece ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, hakkını şirketin bilançosu gereğince o ortağa düşen kâr payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir. Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve tasfiye payı üzerine haciz koydurabilir. (2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler.

Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen yasada limited şirket ortağının şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin fesih ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir. Bu durumda, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'da ortağın payının kendisinin alacağı nedeniyle haczi fesih nedeni olarak düzenlenmediği halde yazılı şekilde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101926600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.