İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1766 E. 2012/1551 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi↗ itirazın iptali davası↗ acente↗ ek prim↗ olumsuz oy↗ iptal davası↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının acente sıfatı ile yaptığı ödeme nedeniyle, sigorta şirketinin davalıdan olan alacak ve faiz hakkının davacıya geçtiği, yargılama sırasında davalının davacı tarafından yatırılan sigorta bedellerini davacıya ödemeyi ve borcu kabul ettiği, davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan 2.210,36 TL prim bedeli ve 481,89 TL faiz alacağı bulunduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile 2.210,00 TL asıl alacak, 411,42 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta pirimlerinin tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, davalının poliçe pirimlerini ödememesi üzerine pirimlerin kendisi tarafından yatırıldığını ancak, davalının pirim bedellerini geri ödemediğini, yapılan takibin de davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Birlik Sigortaya ait poliçe piriminin 388,78 TL dışındaki kısmının takip tarihinden sonra ödendiği belirtilmiştir. Şu halde, davanın itirazın iptali davası olarak açılmış bulunmasına ve takibe konu pirimlerin bir kısmının takip tarihinden sonra ödendiğinin tespit olmasına göre, asıl alacak ve gecikme faizi miktarının takip tarihine göre değerlendirilmesi gerekirken, davacının tüm ödemeleri takipten önce yaptığı kabul edilerek karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalının husumet ve zamanaşımı savunmaları yönünden de olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/689 E. 2017/3596 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · reeskont faizi · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu kararda2- Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma öncesi bilirkişi marifetiyle belirlenen tazminat miktarından «zeyilnamelerde» belirtilen pirim miktarının mahsubu yapılarak bakiye tutarın «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın 04/11/2015 tarihli celsesinde davacı vekilinin pirim iadesi ve «zeyilname» kapsamında yapıldığı iddia edilen pirim iadelerinin mahkemece belirlenecek tazminattan mahsubunu talep ettiği, bozma öncesi belirlenen tazminat miktarından zeyilnamelerde belirtilen pirim iadesine ilişkin miktarların mahsubu ile bakiye 5.621,98 TL'nin «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı lehine «yasal faize» hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yasal faiz yerine «reeskont faizine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1766 E. , 2012/1551 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Edirne Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2010 tarih ve 2007/672 - 2010/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından iki adet kasko sigorta poliçesi piriminin tahsili için başlatılan icra takibinin, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, pirimlerin ilgili sigorta şirketlerine ait olup davacının husumet ehliyeti bulunmadığını, söz konusu sigorta pirimlerinin ödendiğini, zira poliçeler iptal edilmediğine göre pirimlerin ödenmiş olduğunun sabit olduğunu, ispat yükünün davacıya ait bulunduğunu, davacı şirket sahibinin müvekkili ile daha önceye dayalı husumeti nedeniyle pirimlerin ikinci kez tahsil edilmeye çalışıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının acente sıfatı ile yaptığı ödeme nedeniyle, sigorta şirketinin davalıdan olan alacak ve faiz hakkının davacıya geçtiği, yargılama sırasında davalının davacı tarafından yatırılan sigorta bedellerini davacıya ödemeyi ve borcu kabul ettiği, davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan 2.210,36 TL prim bedeli ve 481,89 TL faiz alacağı bulunduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile 2.210,00 TL asıl alacak, 411,42 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına, asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta pirimlerinin tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı, davalının poliçe pirimlerini ödememesi üzerine pirimlerin kendisi tarafından yatırıldığını ancak, davalının pirim bedellerini geri ödemediğini, yapılan takibin de davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Birlik Sigortaya ait poliçe piriminin 388,78 TL dışındaki kısmının takip tarihinden sonra ödendiği belirtilmiştir. Şu halde, davanın itirazın iptali davası olarak açılmış bulunmasına ve takibe konu pirimlerin bir kısmının takip tarihinden sonra ödendiğinin tespit olmasına göre, asıl alacak ve gecikme faizi miktarının takip tarihine göre değerlendirilmesi gerekirken, davacının tüm ödemeleri takipten önce yaptığı kabul edilerek karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalının husumet ve zamanaşımı savunmaları yönünden de olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019098300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz