Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11528 E. 2011/3844 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, izinsiz imal edilerek piyasaya sürüldüğü iddia edilen Ambiance 10-40-10 ticari isimli tarım ilacının davacı adına tescil belgeli olduğu, davacının iddialarının Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, istek halinde dosyanın görevli İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesi gereğince davalı tarafından üretilen gübrenin formülasyona aykırı üretilmesi ve tarım ilacının başka firmalara satılarak haksız rekabette bulunulması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece, tarım ilacının tescil belgesi olduğu gerekçesiyle, delillerin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiyse de dosyada mevcut tescil belgelerinin markalar ve patent hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamelere göre verilmiş olmayıp, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından düzenlendiği, davada anılan KHK’lerde belirtilen haklara dayanılmadığı anlaşılmakla Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İlaç üretiminin ve ticari bulundurulmasının meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13005 E. 2011/16638 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davalının anılan ilaca ilişkin yaptığı ruhsat başvurusunun yargılama sırasında geri çekildiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar «verilmesine yer olmadığına», davanın açılmasına davalının neden olduğu gerekçesiyle «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olmasına dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine dairemizin 12.07.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Patent hakkına tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1034 E. 2017/1581 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Patent hakkına tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3343 E. 2015/9233 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «bayilik sözleşmesi» gereğince davalı tarafından üretilen gübrenin formülasyona aykırı üretilmesi ve tarım ilacının başka firmalara satılarak «haksız rekabette» bulunulması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Benzer bu kararda… sının başlı başına ilacın Türkiye'de kullanılması için ciddi bir çalışma olduğundan patent haklarına tecavüz oluşturduğu, ilaç fiilen piyasaya sürülmediğinden henüz «haksız rekabet» koşullarının gerçekleşmediği, ruhsatın ve şirketin devredilmesinin patent ihlali tehlikesini ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, …
Dava, patent haklarına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir Mahkekece, davalı vekilinin 20/11/2014 günlü oturumda ruhsat konusu ilaçla davacının patentine konu ilacın aynı olduğunu beyanı nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yaptırılmaksızın yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikrar · bilirkişi incelemesi · sulh
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 154/3-ç maddesinde beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla «ikrara» ilişkin beyanların «sulh» müzakareleri ile sonucu mutlak olarak tutanağa yazılacağı düzenlenmiştir.
Dava, patent haklarına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi istemine ilişkindir Mahkekece, davalı vekilinin 20/11/2014 günlü oturumda ruhsat konusu ilaçla davacının patentine konu ilacın aynı olduğunu beyanı nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yaptırılmaksızın yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle HMK'nın 154/ç maddesi uyarınca davalının usulüne uygun bir ikrarından sözetmek mümkün değildir.Davalının ruhsatını aldığı ilacın içerik itibariyla davacı patentini ihlal eder nitelikte olup olmadığının tespiti «bilirkişi incelemesini» gerektiren teknik bir husus olup mahkemece bilirkişi raporu alınmaksızın ruhsata konu ilacın davacı patentini ihlal ettiğini söylemek doğru değildir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2586 E. 2017/4901 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «bayilik sözleşmesi» gereğince davalı tarafından üretilen gübrenin formülasyona aykırı üretilmesi ve tarım ilacının başka firmalara satılarak «haksız rekabette» bulunulması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Benzer bu kararda2-) Dava, davacı adına tescilli 2010/04344 sayılı endüstriyel tasarıma tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · maddi hata · marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… u endüstriyel tasarım belgesi ile Pascal 5SC isimli haşere ilacının kutu tasarımını adına tescil ettirdiği, davalının Deltarun 5 ibareli haşere ilacını davacı adına «tescilli tasarım» ile açıkça karıştırılabilecek şekilde piyasaya sürdüğü, davacının «maddi tazminat» talebini, söz konusu kullanım nedeniyle davalının elde ettiği kazanç üzerinden talep ettiği, davalının elde ettiği kazancın 9.918,50 TL olduğu yönündeki bilirkişi tespitinin dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olduğu, olayın oluş şekli, tecavüzün niteliği, tecavüze konu ilacın satış bedelleri ve kazançları gözetilerek ayrıca 10.000 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının TPE 2010/04344 sırasında tescilli markasına vaki davalı tecavüzünün önlenmesine, 9.950 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 13.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının endüstriyel tasarım hakkına dayanarak «tescilli tasarımına» tecavüzün tespitini ve önlenmesini istemesine, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da endüstriyel tasarıma tecavüz şartları yönünden 554 sayılı KHK hükümleri uyarınca değerlendirme yapılmasına, her ne kadar mahkemece karar gerekçesinde davanın markaya vaki elatmanın önlenmesi olarak nitelendirilip davalının «marka hakkına tecavüzünün» sabit olduğu açıklanmış ise de söz konusu ifadenin ve yine tarafların ticari unvanlarının gerekçeli karar başlığında eksik gösterilmesinin mahallinde her zaman düzeltilebilir «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
… 2010/04344 sırasında tescilli markasına vaki tecavüzün önlenmesine" dair hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davacı, dava dilekçesinin "Sonuç ve İstem" bölümünde «maddi tazminata» tecavüzün işlenmeye başladığı tarihten itibaren faiz işletilmesini istemiş, ancak manevi tazminat talebi yönünden "50,000 TL manevi tazminatın faizleri ile birlikt …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11528 E. , 2011/3844 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.06.2009 tarih ve 2009/59-2009/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince davalının müvekkili firma lehine tescil belgeli ve satış ruhsatlı tarım ilaçlarını standart karışımında üretmek ve müvekkiline teslim etmek ve başka şekilde pazarlamamak taahhüdünde bulunduğu, ancak davalı şirketin tescili müvekkiline ait ZRC Maduracion-5-0-25 ticari isimli NK gübrenin formülasyona aykırı şekilde üretildiğini, ayrıca müvekkili lehine tescil belgeli ve satış ruhsatlı Ambiance-10-40-10 isimli tarım ilacının da davalı tarafından üretilerek müvekkilinden başka firmalara satılıp haksız rekabet eyleminde bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, 125.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaları kabul etmediklerini, üretilen malların davacının talebi doğrultusunda satıcı firmalara teslim edildiğini savunarak, davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, izinsiz imal edilerek piyasaya sürüldüğü iddia edilen Ambiance 10-40-10 ticari isimli tarım ilacının davacı adına tescil belgeli olduğu, davacının iddialarının Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, istek halinde dosyanın görevli İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesi gereğince davalı tarafından üretilen gübrenin formülasyona aykırı üretilmesi ve tarım ilacının başka firmalara satılarak haksız rekabette bulunulması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece, tarım ilacının tescil belgesi olduğu gerekçesiyle, delillerin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verildiyse de dosyada mevcut tescil belgelerinin markalar ve patent hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamelere göre verilmiş olmayıp, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından düzenlendiği, davada anılan KHK’lerde belirtilen haklara dayanılmadığı anlaşılmakla Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle verilen görevsizlik kararı doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018978100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz