6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11386 E. 2011/3789 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortası taşıyıcı sorumluluk sigortası sovtaj değeri alt taşıyan asıl taşıyıcı üst taşıyıcı sovtaj eksper raporu halefiyet taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar sorumluluk sigortası ziya taşıyıcı taşıyan sigorta poliçesi hasar eksik inceleme temerrüt temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 787

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, olaydan sonra düzenlenen eksper raporunda taşınan lastik emtiasının %30'luk kısmında gözle görülen hasar bulunduğunun saptandığı, sigortalı ve lastik firması yetkililerince düzenlenen tutanakta ise lastiklerin tamamının kullanılmaz halde bulunması nedeniyle imha edildiğinin belirtildiği, ekspertiz raporu tarihinin, imha tutanağı tarihinden sonra olmasına rağmen lastiklerdeki hasarın tespit edilmeyerek imhaya gönderildiğini belirtmesinin kuşku uyandırıcı nitelikte olduğunu ve lastiklerde %30 oranında hasar bulunduğu gerekçesiyle 5.572,90 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı şirket temsilcisi ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı rucuen alacak istemine ilişkindir. TTK’nun 787/2 maddesine göre asıl taşıyıcının alt taşıyana dava açabilmesi için taşınan malın asıl sahibine tazminat ödemiş olması veya bu yüzden kendisi aleyhine dava açılmış olması gerekmektedir. Bu husus dava şartlarından olduğundan mahkemece üst taşıyıcıya halefiyen açılan davada da bu hususun kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan, doğrudan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.

3) Kabule göre de, ödenecek hasar bedelinin tespitinde uyuşmazlık esas itibariyle, kaza sonrası hasarın mahiyetinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Bu durumda, lastiklerin ne kadarının tamamen ziya uğradığı, tamamen ziya uğramayan kısım varsa bunların sovtaj değeri bulunup bulunmadığı, aralarında kimyager ve araç lastiklerinden anlayan bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak gerçek zararın belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/7964 E. 2006/8410 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18424 E. 2014/18351 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11386 E.  ,  2011/3789 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2008 tarih ve 2005/401-2008/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket temsilcisi tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından yurtiçi taşıyıcı zorunlu sigorta poliçesiyle sigortalı olan TNT Lojistik Hiz. A.Ş tarafından davalı şirketin maliki diğer davalının sürücüsü olduğu araçla taşınan araç lastiği emtiasının sürücünün tam kusuruyla meydana gelen kazada uğranılan hasara bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 19.743,,00 TL’nın davalılardan temerrüt faiziyle birlikte rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, olaydan sonra düzenlenen eksper raporunda taşınan lastik emtiasının %30'luk kısmında gözle görülen hasar bulunduğunun saptandığı, sigortalı ve lastik firması yetkililerince düzenlenen tutanakta ise lastiklerin tamamının kullanılmaz halde bulunması nedeniyle imha edildiğinin belirtildiği, ekspertiz raporu tarihinin, imha tutanağı tarihinden sonra olmasına rağmen lastiklerdeki hasarın tespit edilmeyerek imhaya gönderildiğini belirtmesinin kuşku uyandırıcı nitelikte olduğunu ve lastiklerde %30 oranında hasar bulunduğu gerekçesiyle 5.572,90 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı şirket temsilcisi ayrı ayrı temyiz etmiştir.

1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2) Dava, yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesine dayalı rucuen alacak istemine ilişkindir. TTK’nun 787/2 maddesine göre asıl taşıyıcının alt taşıyana dava açabilmesi için taşınan malın asıl sahibine tazminat ödemiş olması veya bu yüzden kendisi aleyhine dava açılmış olması gerekmektedir. Bu husus dava şartlarından olduğundan mahkemece üst taşıyıcıya halefiyen açılan davada da bu hususun kendiliğinden gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan, doğrudan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.

3) Kabule göre de, ödenecek hasar bedelinin tespitinde uyuşmazlık esas itibariyle, kaza sonrası hasarın mahiyetinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Bu durumda, lastiklerin ne kadarının tamamen ziya uğradığı, tamamen ziya uğramayan kısım varsa bunların sovtaj değeri bulunup bulunmadığı, aralarında kimyager ve araç lastiklerinden anlayan bilirkişilerin bulunduğu bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak gerçek zararın belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018928000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.