Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9699 E. 2014/13322 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kamu alacağı↗ sigorta ettiren↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ kamu düzeni↗ anonim şirket↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ hasar↗ dahili dava↗ teminat↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5 parselde 25.100, 45 parselde 29.897 dönüm olmak üzere 55 dekarlık alanda bezelye ekili olduğu, bu ekili alanda meydana gelen hasarın devamlı olarak art arda meydana gelmesi nedeniyle teminat kapsamında kaldığını, gerçek zarardan %20 muafiyet düşüldükten sonra, kalan kısmın %70'i oranında müşterek sigorta oranı üzerinden ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının her iki taşınmazı için oluşan toplam zararı olan 30.142,10 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar G.. A.. vekili ve Tarsim A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Tarsim vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- […]. A.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanun'un 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur. Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.
Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur Tarım Sigortaları Havuzudur. 5363 sayılı Kanunu’nun 9. maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (T...) kurulmuştur. Somut olayda davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı G.. A.. İle bezelye mahsulünü kapsayan “Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi” düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, T.. A.Ş’ye aittir.
Bu itibarla T....adına poliçe tanzim eden davalı sigorta şirketine husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1004 E. 2013/18106 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan kanunun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» düzenleyen davalı ... şirketinin poliçe gereği sorumluluğu bulunduğundan «husumet itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıya 8.065,15 TL ödeme yapıldığından bu kısım için dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», bakiye 11.734,85 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «sigorta poliçesi» düzenleyen davalı ... şirketinin poliçe gereği sorumluluğu bulunduğundan «husumet itirazının» yerinde görülmediği gerekçesiyle davacıya 8.065,15 TL ödeme yapıldığından bu kısım için dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına», bakiye 11.734,85 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13148 E. 2012/3836 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Benzer bu karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · ihbar
Benzer bu karardaSigortanın davada «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle, «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin da ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin es …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının aracı kurum olduğu, Tarsim’e davalı tarafından «ihbar» dilekçesi gönderilmiş olsa da ihbar olunanın davada, davalı sıfatı kazanamayacağı, bu kişi aleyhine hüküm de kurulamayacağı, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5571 E. 2013/20134 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… e benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5 parselde 25.100, 45 parselde 29.897 dönüm olmak üzere 55 dekarlık alanda bezelye ekili olduğu, bu ekili alanda meydana gelen «hasarın» devamlı olarak art arda meydana gelmesi nedeniyle «teminat kapsamında» kaldığını, gerçek zarardan %20 «muafiyet» düşüldükten sonra, kalan kısmın %70'i oranında müşterek sigorta oranı üzerinden ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının her iki taşınmazı için oluşan toplam zararı olan 30.142,10 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ticari faiz · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda… layı olan zarar olduğu ve sigorta kapsamına girdiği, davacı vekili her ne kadar olay tarihini 13/04/2010 olarak belirterek davasını açmış ise de, 06/03/2012 tarihli «ıslah» dilekçesinde olay tarihini 14/04/2010 olarak düzeltiği ve bu hususun olgusal bir durum olduğu, davacının zararının 11.482,67 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle 08/03/2012 tarihinde ıslah edilen davanın ıslah edildiği değer olan 9.180 TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14/04/2010 dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, hükmedilen bu tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/622 E. 2013/17898 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… e benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5 parselde 25.100, 45 parselde 29.897 dönüm olmak üzere 55 dekarlık alanda bezelye ekili olduğu, bu ekili alanda meydana gelen «hasarın» devamlı olarak art arda meydana gelmesi nedeniyle «teminat kapsamında» kaldığını, gerçek zarardan %20 «muafiyet» düşüldükten sonra, kalan kısmın %70'i oranında müşterek sigorta oranı üzerinden ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının her iki taşınmazı için oluşan toplam zararı olan 30.142,10 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 7.370,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde, kesinleşmiş hasar miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 7.370,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/868 E. 2013/17897 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… e benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5 parselde 25.100, 45 parselde 29.897 dönüm olmak üzere 55 dekarlık alanda bezelye ekili olduğu, bu ekili alanda meydana gelen «hasarın» devamlı olarak art arda meydana gelmesi nedeniyle «teminat kapsamında» kaldığını, gerçek zarardan %20 «muafiyet» düşüldükten sonra, kalan kısmın %70'i oranında müşterek sigorta oranı üzerinden ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının her iki taşınmazı için oluşan toplam zararı olan 30.142,10 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.800,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · temerrüt
Benzer bu karardaMaddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.800,00 TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18540 E. 2013/17899 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… e benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5 parselde 25.100, 45 parselde 29.897 dönüm olmak üzere 55 dekarlık alanda bezelye ekili olduğu, bu ekili alanda meydana gelen «hasarın» devamlı olarak art arda meydana gelmesi nedeniyle «teminat kapsamında» kaldığını, gerçek zarardan %20 «muafiyet» düşüldükten sonra, kalan kısmın %70'i oranında müşterek sigorta oranı üzerinden ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının her iki taşınmazı için oluşan toplam zararı olan 30.142,10 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.020,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · temerrüt
Benzer bu karardaMaddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
… 9/2011 ve 13/10/2011 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 4.020,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5558 E. 2013/20303 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · hasar · dava şartı · Sigorta
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
… e benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5 parselde 25.100, 45 parselde 29.897 dönüm olmak üzere 55 dekarlık alanda bezelye ekili olduğu, bu ekili alanda meydana gelen «hasarın» devamlı olarak art arda meydana gelmesi nedeniyle «teminat kapsamında» kaldığını, gerçek zarardan %20 «muafiyet» düşüldükten sonra, kalan kısmın %70'i oranında müşterek sigorta oranı üzerinden ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının her iki taşınmazı için oluşan toplam zararı olan 30.142,10 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 12.895,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14.04.2010'dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece, faiz başlangıcı olarak «hasar» tarihi kabul edilmiş ise de, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ticari faiz · ıslah · temerrüt
Benzer bu kararda… e iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu don olayının, ağaçların meyve döneminde gerçekleştiği ve meyvelerde oluşan «hasarın» «sigorta poliçesinin» kapsamı içinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın «ıslah» edilen miktar olan 12.895,00-TL üzerinden kabulü ile olay tarihi olan 14.04.2010'dan itibaren kabul edilen değere «ticari faiz» uygulanmasına, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Maddesinde, kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı Tarsim yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8266 E. 2011/1502 K.
Ortak:kamu alacağı · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · ek prim · kamu düzeni · anonim şirket · sigorta poliçesi · dahili dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaSigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı «primler» bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘«kamu alacağı»’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 5363 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalının «uyuşmazlık konusu» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «prim» ve riski Tarsim’e devir ettiğinden «sözleşmesel sorumluluğunun» olmadığı, sorumluluğun bu kurumda bulunduğu, «ıslah» ile taraf değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım «sigorta sözleşmelerini» kendi adlarına akdedecekleri, «prim» ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından «sigorta ettirenlerden» tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmesel sorumluluk · usul ekonomisi · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, 5363 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davalının «uyuşmazlık konusu» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «prim» ve riski Tarsim’e devir ettiğinden «sözleşmesel sorumluluğunun» olmadığı, sorumluluğun bu kurumda bulunduğu, «ıslah» ile taraf değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, tarım sigortalarının niteliği, düzenlenen poliçe, dava dilekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi, «usul ekonomisi» ve davacının dava etmek istediği «tüzel kişiliğin» poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin da ortağı bulunduğu havuz işleteni Tarsim A.Ş olduğu dikkate alınıp, dava dilekçesinin bu tüzel kişiliğe tebliği ile işin es …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9699 E. , 2014/13322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/05/2012
NUMARASI 2011/106-2012/140
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/05/2012 tarih ve 2011/106-2012/140 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/09/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan Tarsim vekili Av. Ö. A. ve diğer davalı G. Sigorta vekili Av. Ö. Y. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik […].E. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu taşınmazlara 2009 yılı Kasım ayında 55.000 m2 alanda bezelye ekimi yapıldığını, ekim yapıldıktan sonra ürün hasat edilmeden tarlalara defalarca sel ve su baskını olduğunu ve ürünün bozulduğunu, tarlalara ekimi yapılan ürünlerin davalılar tarafından 838886 ve 838872 sayılı sigorta poliçeleri ile sigorta edildiğini, limit dahilinde davalıların tespit edilen 56.862,99 TL zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 56.862,99 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile veya yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. A.. vekili, hasardan ve ödemelerden devlet tarafından kurulan T. A.Ş'nin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
[…].A.Ş. vekili, hasar ihbarı üzerine 838886 sayılı poliçe yönünden yapılan incelemeler sonucunda 25.103 dekarlık sigortalı alanın sadece 10 dekarlık alanında %100 hasar bulunduğunu, bunun da toplam sigortalı alana yayıldığında %40 oranında hasara karşı geldiğini, ayrıca ürünlerde hastalık nedeniyle verimin düştüğünün tespit edildiğini, bu durumda poliçe şartları gereği davalı tarafa 2.867,77 TL Ödenmesi gerektiğini, poliçe yönünden ise sigortalının 05.05.2010 tarihine ihbarda bulunduğunu ve ihbarın ertesi günü ekspertiz yapıldığını, ancak ürünlerin sökülüp tarlanın sürülmüş olması nedeniyle ekspertiz yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 5 parselde 25.100, 45 parselde 29.897 dönüm olmak üzere 55 dekarlık alanda bezelye ekili olduğu, bu ekili alanda meydana gelen hasarın devamlı olarak art arda meydana gelmesi nedeniyle teminat kapsamında kaldığını, gerçek zarardan %20 muafiyet düşüldükten sonra, kalan kısmın %70'i oranında müşterek sigorta oranı üzerinden ödeme yapılması gerektiği gerekçesiyle davacının her iki taşınmazı için oluşan toplam zararı olan 30.142,10 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar G.. A.. vekili ve Tarsim A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Tarsim vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- […]. A.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanun'un 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle tarım sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur.
Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır.
Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.
Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur Tarım Sigortaları Havuzudur. 5363 sayılı Kanunu’nun 9. maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan Kanun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir.
Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (T...) kurulmuştur. Somut olayda davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı G.. A.. İle bezelye mahsulünü kapsayan “Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesi” düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, T.. A.Ş’ye aittir.
Bu itibarla T....adına poliçe tanzim eden davalı sigorta şirketine husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı Tarsim AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı Güneş Sigorta vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı G.. A.. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan G. Sigorta A.Ş'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1. 611,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Tarsim-Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Güneş Sigorta A.Ş'ye iadesine, 08/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101886700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz