6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8936 E. 2011/3768 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacağı gemi alacaklısı hakkı kanuni rehin hakkı rehin hakkı donatan rehin acentelik denetime elverişlilik taşıyıcı ticari defter havale ıslah yetkisizlik kararı eksik inceleme e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1235TTK 1236

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket adına yapılan bir harcama görünmediği, cari hesaptaki borç bakiyesinin geminin önceki donatanı olan dava dışı birbaşka şirket adına kayıtlı olduğundan davacı lehine rehin hakkının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, gemi alacaklısı hakları ile acentelik faaliyetlerinden kaynaklanan alacakların tahsili istemiyle açılmış olup, ıslah dilekçesiyle birlikte gemi alacağı hakkı için kanuni rehin hakkı tesisi istemine dönüşmüştür.

Mahkemece, yukarıdaki özette yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosyadaki ilk bilirkişi kurulu raporu ile hükme esas alınan sonraki bilirkişi kurulu raporu arasında bariz farklılık bulunmaktadır. İlk bilirkişi raporuna ek olarak tanzim olunan 03.03.2008 havale tarihli ek raporda Aleksandr Safontsev gemisi için yapılan harcamalardan 15.071,80 USD tutarında bölümünün gemi alacaklısı hakkı veren türde olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak ikinci bilirkişi raporunda davaya konu uyuşmazlığın esası ve Türk ticaret Kanunu’nun gemi alacaklarına ilişkin dördüncü kitabının altıncı faslı göz ardı edilerek ve ilk rapordaki tespitler hakkında hiçbir yorumda bulunulmadan davacının rehin hakkı talep yetkisini bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapor benimsenerek dava ret edilmiştir.

Oysa, mahkemece alının iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmediği gibi, TTK 1236 maddesinin ikinci fıkrası hükmü karşısında işbu dava, yazılı gerekçeyle de ret edilemez.

Bu durumda mahkemece, yeni bir bilirkişi kurulundan, her iki raporu değerlendiren, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, davacı tarafından dava konusu gemiye verilen tüm hizmet kalemlerinin neler olduğunun usulünce saptanması suretiyle TTK 1235. maddesinde öngörülen alacaklara ilişkin olup olmadıklarının belirlenerek bunların gemi alacaklısı hakkı kazandıran nitelik taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11719 E. 2011/4163 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8936 E.  ,  2011/3768 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 25/11/2008 tarih ve 2005/274-2008/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin gemilere yakıt ve kumanya tedarik ettiğini, acentelik hizmetlerini yürüttüğünü, davaya konu Aleksandr Safontsey gemisinin de liman, fener, pilotaj, sağlık, kumanya, kaptana nakit para verdiğini ve donatanın acenteciliğini yaptığı, ayrıca geminin daha önceki yakıt vb. borçlarını da dava dışı firmalara ödediğini, tüm hizmetler karşılığı 78.929,29 USD alacağının bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsilini talep etmiş, 29.07.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle de acentelik hizmetinden kaynaklanan alacak kısmından vazgeçerek davasını gemi alacağından oluşan 68.738,28 USD için rehin hakkı tesisi istemiyle ıslah etmiştir.

Davalı vekili, davanın ıslahını kabul etmediklerini, gemi için yapıldığı iddia olunan harcamaların rehin hakkı talep yetkisi vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirket adına yapılan bir harcama görünmediği, cari hesaptaki borç bakiyesinin geminin önceki donatanı olan dava dışı birbaşka şirket adına kayıtlı olduğundan davacı lehine rehin hakkının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, gemi alacaklısı hakları ile acentelik faaliyetlerinden kaynaklanan alacakların tahsili istemiyle açılmış olup, ıslah dilekçesiyle birlikte gemi alacağı hakkı için kanuni rehin hakkı tesisi istemine dönüşmüştür.

Mahkemece, yukarıdaki özette yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosyadaki ilk bilirkişi kurulu raporu ile hükme esas alınan sonraki bilirkişi kurulu raporu arasında bariz farklılık bulunmaktadır. İlk bilirkişi raporuna ek olarak tanzim olunan 03.03.2008 havale tarihli ek raporda Aleksandr Safontsev gemisi için yapılan harcamalardan 15.071,80 USD tutarında bölümünün gemi alacaklısı hakkı veren türde olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak ikinci bilirkişi raporunda davaya konu uyuşmazlığın esası ve Türk ticaret Kanunu’nun gemi alacaklarına ilişkin dördüncü kitabının altıncı faslı göz ardı edilerek ve ilk rapordaki tespitler hakkında hiçbir yorumda bulunulmadan davacının rehin hakkı talep yetkisini bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapor benimsenerek dava ret edilmiştir.

Oysa, mahkemece alının iki bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmediği gibi, TTK 1236 maddesinin ikinci fıkrası hükmü karşısında işbu dava, yazılı gerekçeyle de ret edilemez.

Bu durumda mahkemece, yeni bir bilirkişi kurulundan, her iki raporu değerlendiren, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran, çelişkiyi giderici ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması, davacı tarafından dava konusu gemiye verilen tüm hizmet kalemlerinin neler olduğunun usulünce saptanması suretiyle TTK 1235. maddesinde öngörülen alacaklara ilişkin olup olmadıklarının belirlenerek bunların gemi alacaklısı hakkı kazandıran nitelik taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018850300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.