Davanın konusu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13425 E. 2010/4797 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ infaz↗ yenileme↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ haksız rekabet↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların Avukatlar Kanunu’nun 35. maddesi kapsamında kalan hizmetleri yerine getirme konusunda internet sitesinde tanıtım ve fiyat tarifesi yayınlamasının haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, bahse konu internet sitesinin faaliyeti dava sürecinde sonlandırıldığından haksız rekabetin önlenmesi yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve BK 48 maddesine dayanan ilan talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiş ancak yargılama sırasında davalının internet sitesinin yayınını durdurmuş olması nedeniyle önleme yönünden davanın konusunun kalmadığına karar verilmiştir.
Oysa, dava tarihi itibariyle varlığı tespit edilen haksız rekabetin ve bu eylemlerin önlenmesine ilişkin verilecek hükmün, dava konusu eylemsel olgunun devamı veya yenilenmesi halinde karar tarihinden sonra infaz sırasında da sonuç doğuracağının muhakkak olmasına, başka bir anlatımla; davalıların eylemlerini sürdürmeleri halinde ilerideki muhtemel bu tür tecavüzleri de bu ilamın infazı suretiyle davacıların engelleme yetkisinin bulunması nedeniyle davanın “men ve ilan” talepleri açısından da kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/705 E. 2014/1741 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · alacak davası · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacı, taraflar arasındaki icap-kabul niteliğinde olan mailleşmelerle taraflar arasında internet sitesinin tasarımı hususunda anlaşma sağlandığını ve bu anlaşma uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, bu nedenle «sözleşmeden doğan» ücret alacağı bulunduğunu iddia etmiş; mahkemece yazılı gerekçe ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, internet sitesinin tasarım ve kurulumundan kaynaklanan ödenmeyen ücrete ilişkin «alacak davası» olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın internet sitesinin tasarım ve kurulumuna ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, uyuşmazlığın FSEK kapsamında kaldığı, dava konusunun bu sözleşme kapsamında alacak olduğu, bu niteliği itibariyle davaya bakmaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmekte olup mahkemenin işin esasına girerek bir karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12522 E. 2018/6741 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… göre, davalıların Avukatlar Kanunu’nun 35. maddesi kapsamında kalan hizmetleri yerine getirme konusunda internet sitesinde tanıtım ve fiyat tarifesi yayınlamasının «haksız rekabet» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, bahse konu internet sitesinin faaliyeti dava sürecinde sonlandırıldığından haksız rekabetin önlenmesi yönünden «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» ve BK 48 maddesine dayanan «ilan» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı faaliyetlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu kabul edilmiş ancak yargılama sırasında davalının internet sitesinin yayınını durdurmuş olması nedeniyle önleme yönünden davanın konusunun kalmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "..." isimli internet sitesine «erişimin engellenmesine», «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespitine, davalı ... yönünden ise pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · marka hakkına tecavüz · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden davanın kabulü ile "..." isimli internet sitesine «erişimin engellenmesine», «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespitine, davalı ... yönünden ise pasif dava «ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine karar, Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13425 E. , 2010/4797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2008 tarih ve 2006/526-2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Avukatlar Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca hukuki hizmet verme yetkisinin sadece avukatlara tanınmış bir yetki olduğunu, aynı yasanın 76. maddesi gereğince de müvekkili Baro Başkanlığının dava ehliyetinin bulunduğunu, davalıların internet sitelerinde tanıtım yaparak hukuki hizmet verme vaadinde bulunmalarının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men’ine ve TTK 61 maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin hukuka aykırı faaliyetlerinin bulunmadığını, sadece danışmanlık hizmeti verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların Avukatlar Kanunu’nun 35. maddesi kapsamında kalan hizmetleri yerine getirme konusunda internet sitesinde tanıtım ve fiyat tarifesi yayınlamasının haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, bahse konu internet sitesinin faaliyeti dava sürecinde sonlandırıldığından haksız rekabetin önlenmesi yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve BK 48 maddesine dayanan ilan talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiş ancak yargılama sırasında davalının internet sitesinin yayınını durdurmuş olması nedeniyle önleme yönünden davanın konusunun kalmadığına karar verilmiştir.
Oysa, dava tarihi itibariyle varlığı tespit edilen haksız rekabetin ve bu eylemlerin önlenmesine ilişkin verilecek hükmün, dava konusu eylemsel olgunun devamı veya yenilenmesi halinde karar tarihinden sonra infaz sırasında da sonuç doğuracağının muhakkak olmasına, başka bir anlatımla; davalıların eylemlerini sürdürmeleri halinde ilerideki muhtemel bu tür tecavüzleri de bu ilamın infazı suretiyle davacıların engelleme yetkisinin bulunması nedeniyle davanın “men ve ilan” talepleri açısından da kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018691900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz