Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12897 E. 2014/3821 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkın kötüye kullanılması↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her iki taraf markalarının 30. sınıfa dahil, kek emtiasına ilişkin olduğu, taraf markaların içerisinde lider markalara yer verildiği, ayrıca MAGMA ve Bİ'DOLU unsurları eklenerek markaların ayırt edici hale geldiği, ortalama tüketicilerin başvuru konusu marka ile davacı markalarını “Ü. M.” kek ve “E. T. B.” kek olarak hatırlayacağı, bu sebeple karıştırma ve iltibas riskinin bulunmadığı, YİDK kararında herhangi bir isabetsizlik olmadığı, davacı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip bu kararlardan birinin kesinleştiği, bu nedenle davacının davalı başvurusuna itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, tescilli marka hakkından kaynaklanan TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, taraf markalarının iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraf markalarının benzer olmadığı ve davacı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip bu kararlardan birinin kesinleştiği, bu nedenle davacının davalı başvurusuna itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğundan hareketle sonuca gidilmiştir. Ancak dosya içerisinde mevcut davalı tarafça açılan ve davacıya ait, itiraza mesnet markaların hükümsüzlüğünün talep edildiği Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/150 Karar sayılı ilamı ile davalı markasının başvurusuna dayanak teşkil eden ambalaj kompozisyonları ile davacı markaları arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik olduğu hususunun taraflarca da kabul edildiği yönünde tespitte bulunulduğu, bu kararın Dairemizce onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya konu uyuşmazlık açısından, taraf markalarının benzer olduğundan hareketle davacı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ilişkin olarak verilen kararların neticesi beklenmek suretiyle sonuca gidilmek gerekirken, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan her ne kadar itiraza ve davaya dayanak olan davacı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, TPE YİDK kararına itiraz ve dava tarihleri itibari ile davacı markalarının hükümsüzlüğü yönünde verilmiş bir karar bulunmadığı gibi karar tarihi itibari ile de davacının 2007/45675 sayılı markası hakkında verilen hükümsüzlük kararının kesinleşmemiş olduğu dikkate alınmaksızın, davacının itiraz ve dava hakkının, hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğu yönündeki gerekçe dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Haksız rekabet | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3332 E. 2015/8445 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaB.” kek olarak hatırlayacağı, bu sebeple karıştırma ve «iltibas» riskinin bulunmadığı, YİDK kararında herhangi bir isabetsizlik olmadığı, davacı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip bu kararlardan birinin kesinleştiği, bu nedenle davacının davalı başvurusuna itiraz etmesinin «hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, taraf markalarının «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraf markalarının benzer olmadığı ve davacı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip bu kararlardan birinin kesinleştiği, bu nedenle davacının davalı başvurusuna itiraz etmesinin «hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğundan hareketle sonuca gidilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/150 Karar sayılı ilamı ile davalı markasının başvurusuna dayanak teşkil eden ambalaj kompozisyonları ile davacı markaları arasında «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzerlik olduğu hususunun taraflarca da kabul edildiği yönünde tespitte bulunulduğu, bu kararın Dairemizce onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda2- Asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yerel mahkemece davacının tescilli markası ile davalının fiili kullanımı arasında «iltibas» bulunduğu gerekçesi ile davacının marka hakkının ihlal edildiği ve eylemin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğinden bahisle «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmiş ise de; marka ihlal iddiası incelemesi yapılırken markaya konu unsurların hep birlikte değerlendirilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden davacının c. ibareli markasının tanınmış olmadığı, davalı kullanımlarının 554 sayılı KHK anlamında «tescilli tasarımlara» tecavüz oluşturmadığı; ancak davalı emtiaları üzerindeki ambalaj deseninin davacı deseni ile «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının emtia ambalajı kullanımının davacıya ait S.
2- Asıl davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yerel mahkemece davacının tescilli markası ile davalının fiili kullanımı arasında «iltibas» bulunduğu gerekçesi ile davacının marka hakkının ihlal edildiği ve eylemin aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğinden bahisle «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmiş ise de; marka ihlal iddiası incelemesi yapılırken markaya konu unsurların hep birlikte değerlendirilmesi …
C. ve şekil markasına tecavüz teşkil ettiği, karşı dava yönünden ise, karşı davalının 2011/03158-03159-03160 sayılı tasarım tescillerinin yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarını taşımadıkları gerekçesiyle asıl dava yönünden davalının A. marka ve şekil kullanımının davacıya ait S.
C. marka ve şekline tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin kabulüne, diğer isteklerin reddine, karşı dava yönünden ise, karşı davalı tasarımlarının hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12897 E. , 2014/3821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 21/03/2013
NUMARASI 2009/276-2013/57
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2013 tarih ve 2009/276-2013/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2007/45676, 2007/45675 sayılı ve "E. T. K. B." ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalının bu markalarla karıştırılma ihtimali oluşacak şekilde “Ü. M. ÇİKOLATALI+şekil” ibaresini marka olarak tescil edilmek üzere davalı kuruma başvuruda bulunduğunu, yaptıkları itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, taraf markalarının iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her iki taraf markalarının 30. sınıfa dahil, kek emtiasına ilişkin olduğu, taraf markaların içerisinde lider markalara yer verildiği, ayrıca MAGMA ve Bİ'DOLU unsurları eklenerek markaların ayırt edici hale geldiği, ortalama tüketicilerin başvuru konusu marka ile davacı markalarını “Ü. M.” kek ve “E. T. B.” kek olarak hatırlayacağı, bu sebeple karıştırma ve iltibas riskinin bulunmadığı, YİDK kararında herhangi bir isabetsizlik olmadığı, davacı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip bu kararlardan birinin kesinleştiği, bu nedenle davacının davalı başvurusuna itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, tescilli marka hakkından kaynaklanan TPE YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, taraf markalarının iltibasa sebep olacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraf markalarının benzer olmadığı ve davacı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilip bu kararlardan birinin kesinleştiği, bu nedenle davacının davalı başvurusuna itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğundan hareketle sonuca gidilmiştir. Ancak dosya içerisinde mevcut davalı tarafça açılan ve davacıya ait, itiraza mesnet markaların hükümsüzlüğünün talep edildiği Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/150 Karar sayılı ilamı ile davalı markasının başvurusuna dayanak teşkil eden ambalaj kompozisyonları ile davacı markaları arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik olduğu hususunun taraflarca da kabul edildiği yönünde tespitte bulunulduğu, bu kararın Dairemizce onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davaya konu uyuşmazlık açısından, taraf markalarının benzer olduğundan hareketle davacı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ilişkin olarak verilen kararların neticesi beklenmek suretiyle sonuca gidilmek gerekirken, taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan her ne kadar itiraza ve davaya dayanak olan davacı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmişse de, TPE YİDK kararına itiraz ve dava tarihleri itibari ile davacı markalarının hükümsüzlüğü yönünde verilmiş bir karar bulunmadığı gibi karar tarihi itibari ile de davacının 2007/45675 sayılı markası hakkında verilen hükümsüzlük kararının kesinleşmemiş olduğu dikkate alınmaksızın, davacının itiraz ve dava hakkının, hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğu yönündeki gerekçe dahi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101840600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz