6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13429 E. 2010/4754 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıyıcı maddi ve manevi tazminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait faydalı modeldeki 1 no’lu istemin tüm unsurlarının davalıya ait üründe mevcut olduğu, her ne kadar davalı vekilince davacının buluşunun tescil başvuru tarihinden önce piyasada kullanıldığı iddia edilmişse de bu yönde bir hükümsüzlük davası açılmadığından davacının faydalı modelinin yenilik unsuru taşıyıp taşımadığının incelenmediği, davacı vekilinin tazminat

talebini 551 sayılı KHK’nin 140/b maddesine dayandırdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafından üretilen su pompalarının davacının faydalı model belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturması nedeniyle toplatılmasına ve el konulmasına, (6.000)YTL maddi ve (20.000)YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, dava 551 sayılı KHK.’ye dayalı tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.

Hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminatın miktarı, olay nedeniyle oluşan manevi zararı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9883 E. 2010/1040 K.

    Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10092 E. 2010/1006 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9896 E. 2010/1005 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10077 E. 2010/1153 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12030 E. 2010/3186 K.

    Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Aaüt

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10099 E. 2010/1007 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8689 E. 2010/86 K.

    Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10886 E. 2010/1991 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13429 E.  ,  2010/4754 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.06.2008 tarih ve 2006/395-2008/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili adına faydalı model belgesiyle tescilli “Bidon Damacanalar İçin Üretilen Su Pompası” buluşunun aynısının üretilip satışa sunulduğunu, müvekkili buluşunu oluşturan açma kapama sisteminin ve gövdeyi su şişesine bağlayan kilit fonksiyonunun kendine özgü ve orijinal bir biçime sahip bulunduğunu ileri sürerek, davalının taklit ürünlerinin toplatılmasını ve üretiminin durdurulmasını, şimdilik (6.000)YTL maddi ve (20.000)YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu buluşun yurt dışında başka firmalara ait olan ve yurt içinde de uzun yıllardır birçok firma tarafından üretilen aleniyet kazanmış bir ürün olduğunu, tarafların ürünleri arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerliğin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacıya ait faydalı modeldeki 1 no’lu istemin tüm unsurlarının davalıya ait üründe mevcut olduğu, her ne kadar davalı vekilince davacının buluşunun tescil başvuru tarihinden önce piyasada kullanıldığı iddia edilmişse de bu yönde bir hükümsüzlük davası açılmadığından davacının faydalı modelinin yenilik unsuru taşıyıp taşımadığının incelenmediği, davacı vekilinin tazminat

talebini 551 sayılı KHK’nin 140/b maddesine dayandırdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı tarafından üretilen su pompalarının davacının faydalı model belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturması nedeniyle toplatılmasına ve el konulmasına, (6.000)YTL maddi ve (20.000)YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, dava 551 sayılı KHK.’ye dayalı tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.

Hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminatın miktarı, olay nedeniyle oluşan manevi zararı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır. Somut olayda ise mahkemece davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, olayın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmemektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına daha ılımlı, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018401900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.