Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14291 E. 2014/3787 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ olumsuz oy↗ usulden reddi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ayırt edicilik↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen davacı tasarımlarının başvuru tarihinin 29.04.2009 olduğu, davalı karşı davacı tarafça dosyaya sunulan faturalarda ürünün modeline ve cinsine ilişkin açık bilgi bulunmadığı, davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını koruduğu, karşı davanın kanıtlanamadığı, birleşen davanın tarafları, sebebi ve konusu ile karşılık davanın tarafları, sebebi ve konusunun aynı olduğu, bu halin 6100 sayılı HMK'nın 114/ı maddesi uyarınca olumsuz dava şartı oluşturduğu, asıl dava yönünden ise davacı tasarımları ile davalıya ait ürünlerin benzer bulundukları gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün men'ine, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine, birleşen davanın HMK'nın 114/ı ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, usulünce açılmış bir karşı davanın mevcut olmasına ve bu davanın reddine ilişkin hükme yönelik bir temyiz itirazının ileri sürülmemesine göre davalı karşı/birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirket adına tescilli bulunan tasarıma tecavüzde bulunulup bulunulmadığının tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin mahkemeye sunduğu 14.06.2012 tarihli raporda, davalının, davacıya ait tescilli ürünlere tecavüzde bulunduğu bildirilmiş ise de mahkemece, bu raporun denetime elverişli olmadığı kabul edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, sunulan ek ve kök rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, dosyaya sunulan ek rapor, kök raporun tekrarı niteliğinde olduğu gibi davalı vekilinin kök rapora yaptığı ve taraf ürünleri arasında farklılıklar bulunduğu yönündeki gerekçeli ve ciddi itirazlar da bu raporda değerlendirilmemiştir. O halde, mahkemece de yetersiz bulunan kök rapora ve bu raporun tekrarı niteliğindeki ek rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığından yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak davacının tescilli endüstriyel tasarımına davalı tarafça tecavüzde bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi ve davalının, taraf ürünlerinin birbirlerinden farklı oldukları yönündeki bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazlarının karşılanması suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1391 E. 2021/1046 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · temsil
Benzer bu kararda… meyen deliller incelenerek dava konusu faydalı modelin yeni olmadığı belirtildiğinden kök rapor ile ek rapor arasında bir çelişki bulunmadığı, ancak hükmün özetinin «ilanına» dair bir düzenleme olmamasına rağmen mahkemece hüküm özetinin ilanına yönelik hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesi ile davalı «temsilcisinin» istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2014/06978 Y sayılı faydalı model b …
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu faydalı modelin, tüm istemleri yönünden yenilik niteliğini taşımadığı ve bu nedenle hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı 2014/06978 numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, kararın kesinleşmesinden sonra hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Karara karşı davalı «temsilcisince» istinaf isteminde bulunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3476 E. 2015/10957 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14291 E. , 2014/3787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/04/2013
NUMARASI 2010/394-2013/179
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2010/394-2013/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından TPE nezdinde tescil ettirilen çoklu endüstriyel tasarımların davalı tarafından taklit edildiğini, bu durumun mahkeme aracılığıyla yapılan tespit ile ortaya konulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin tescilli tasarım ürünlerine davalının tecavüzünün önlenmesine, taklit malların toplatılmasına, 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tescilli ürünlerinin anonim olduğunu ve müvekkilinin ürünleri ile davacının tasarımlarının aynı olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık ve birleşen davada ise yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımayan davacı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen davacı tasarımlarının başvuru tarihinin 29.04.2009 olduğu, davalı karşı davacı tarafça dosyaya sunulan faturalarda ürünün modeline ve cinsine ilişkin açık bilgi bulunmadığı, davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını koruduğu, karşı davanın kanıtlanamadığı, birleşen davanın tarafları, sebebi ve konusu ile karşılık davanın tarafları, sebebi ve konusunun aynı olduğu, bu halin 6100 sayılı HMK'nın 114/ı maddesi uyarınca olumsuz dava şartı oluşturduğu, asıl dava yönünden ise davacı tasarımları ile davalıya ait ürünlerin benzer bulundukları gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının davacının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün men'ine, 1.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine, birleşen davanın HMK'nın 114/ı ve 115.
maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, usulünce açılmış bir karşı davanın mevcut olmasına ve bu davanın reddine ilişkin hükme yönelik bir temyiz itirazının ileri sürülmemesine göre davalı karşı/birleşen davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirket adına tescilli bulunan tasarıma tecavüzde bulunulup bulunulmadığının tespiti için görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin mahkemeye sunduğu 14.06.2012 tarihli raporda, davalının, davacıya ait tescilli ürünlere tecavüzde bulunduğu bildirilmiş ise de mahkemece, bu raporun denetime elverişli olmadığı kabul edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, sunulan ek ve kök rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, dosyaya sunulan ek rapor, kök raporun tekrarı niteliğinde olduğu gibi davalı vekilinin kök rapora yaptığı ve taraf ürünleri arasında farklılıklar bulunduğu yönündeki gerekçeli ve ciddi itirazlar da bu raporda değerlendirilmemiştir.
O halde, mahkemece de yetersiz bulunan kök rapora ve bu raporun tekrarı niteliğindeki ek rapora dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığından yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak davacının tescilli endüstriyel tasarımına davalı tarafça tecavüzde bulunulup bulunulmadığının belirlenmesi ve davalının, taraf ürünlerinin birbirlerinden farklı oldukları yönündeki bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazlarının karşılanması suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiğinden, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı, karşılık ve birleşen davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı, karşılık ve birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada kurulan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101838100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz