Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13556 E. 2014/3600 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mail order↗ komisyon alacağı↗ ba/bs formları↗ cari hesap alacağı↗ cari hesap↗ ba formu↗ komisyon↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davacının davalıya halen 22.584,45 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, yine davacının ek komisyon alacağı, cari hesap alacağı ve poliçe iptal bedeli talebi açısından ise, olayda davacı defterlerine göre bir sonuca gidilemediği, davalı defterleri açısından ise, bozmadan önce yapılan incelemede, usulüne uygun tutulan davalı defterlerinde bu alacağın mevcut olmadığının anlaşıldığı, manevi tazminat talebi açısından ise, davalının eyleminin gerek Borçlar Kanunu ve gerekse Medeni Kanun hükümleri açısından davacının kişiliğine saldırı teşkil eden bir eylem olmadığı, dolayısıyla manevi tazminatı gerektirir bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının davalıya 50.582,79 TL borçlu olmadığının tespitine, alacak ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak; davacı davalıya icra takibinde talep edilen kadar borcu bulunmadığını ve borcu ödediğini iddia ederek, kredi kartı poliçe ödeme formları, mail order formlarına dair belgelerin fotokopilerini ve bilahare de asıllarını ibraz etmiş ve bilirkişi tarafından da ibraz edilen bu belgeler göz önüne alınarak rapor düzenlenmiş ise de; davalı vekili gerek asıl rapora gerekse ek rapora itirazında, bu belgelerin ödeme yapıldığını göstermediğini ve sadece kredi kartından ödeme yapılmak üzere bankaya verilen talimat niteliğinde bulunduğunu bildirerek itiraz etmesine rağmen davalı vekilinin bu itirazı gerek bilirkişi gerekse mahkeme tarafından değerlendirilmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının ödeme belgesi diye ibraz ettiği kredi kartı ödeme formu ve mail order formu adlı belgelerin mahiyeti ve ödemenin ispatına yeterli olup olmadığının üzerinde durularak, yeterli değil ise ilgili bankadan bu ödemeler ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14552 E. 2018/5617 K.
Ortak:mail order · komisyon alacağı · ba/bs formları · cari hesap alacağı · cari hesap · ba formu · komisyon · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… avacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davacının davalıya halen 22.584,45 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, yine davacının ek «komisyon alacağı», «cari hesap alacağı» ve poliçe iptal bedeli talebi açısından ise, olayda davacı «defterlerine» göre bir sonuca gidilemediği, davalı defterleri açısından ise, bozmadan önce yapılan incelemede, usulüne uygun tutulan davalı defterlerinde bu alacağın mevcut olma …
2-Ancak; davacı davalıya icra takibinde talep edilen kadar borcu bulunmadığını ve borcu ödediğini iddia ederek, kredi kartı poliçe ödeme «formları», «mail order» «formlarına» dair belgelerin fotokopilerini ve bilahare de asıllarını «ibraz» etmiş ve bilirkişi tarafından da ibraz edilen bu belgeler göz önüne alınarak rapor düzenlenmiş ise de; davalı vekili gerek asıl rapora gerekse ek rapora itirazında …
Bu durumda mahkemece, davacının ödeme belgesi diye «ibraz» ettiği kredi kartı ödeme «formu» ve «mail order» formu adlı belgelerin mahiyeti ve ödemenin ispatına yeterli olup olmadığının üzerinde durularak, yeterli değil ise ilgili bankadan bu ödemeler ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… avacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davacının davalıya halen 22.584,45 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, yine davacının ek «komisyon alacağı», «cari hesap alacağı» bakımından manevi tazminatı gerektirir bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalıya 50.582,79 TL borçlu olmadığının …
Ancak davacı, davalıya icra takibinde talep edilen kadar borcu bulunmadığını ve borcu ödediğini iddia ederek, kredi kartı poliçe ödeme «formları», «mail order» «formlarına» dair belgelerin fotokopilerini ve bilahare de asıllarını «ibraz» etmiştir.
Ancak, Dairemizin .../02/2014 tarih, 2013/13556 Esas ve 2014/3600 Karar sayılı kararı ile verilen bozma ilamında davacının ödeme belgesi diye «ibraz» ettiği kredi kartı ödeme «formu» ve «mail order» formu adlı belgelerin mahiyeti ve ödemenin ispatına yeterli olup olmadığının üzerinde durularak, yeterli değil ise ilgili bankadan bu ödemeler ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmesine ve bozmaya uyulmasına rağmen gereği yerine getirilmeden varsayımsal olarak ilgili belgelerin ödemeye yeterli olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, «eksik inceleme» sonucu verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · menfi tespit
Benzer bu karardaDava, acentalık sözleşmesinden kaynaklı «menfi tespit», alacak ve tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilirkişi kurulunca «ibraz» edilen bu belgeler göz önüne alınarak rapor düzenlenmiş ve raporda «mail order» evraklarının düzenlenmesinin sigorta poliçe veya «zeyilnamenin» yapıldığını ve karşılığında tahsilatın nasıl bir evrak ile yapılacağını gösteren evrak olduğunu, tahsil edildiğini göstermediğini, davalı şirket tarafından davacıya 1998-2005 tarihleri arasında ödenen «komisyon» tutarlarını gösterir liste içeriğinde bulunan poliçe numaraları ve isimler ile mail order evrakları üzerinde bulunan poliçe numaraları ve isimlerin örtüştüğünü, bu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2835 E. 2023/2685 K.
Ortak:mail order · komisyon alacağı · ba/bs formları · cari hesap alacağı · cari hesap · ba formu · komisyon · ibraz
İncelediğiniz kararda… avacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davacının davalıya halen 22.584,45 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, yine davacının ek «komisyon alacağı», «cari hesap alacağı» ve poliçe iptal bedeli talebi açısından ise, olayda davacı «defterlerine» göre bir sonuca gidilemediği, davalı defterleri açısından ise, bozmadan önce yapılan incelemede, usulüne uygun tutulan davalı defterlerinde bu alacağın mevcut olma …
2-Ancak; davacı davalıya icra takibinde talep edilen kadar borcu bulunmadığını ve borcu ödediğini iddia ederek, kredi kartı poliçe ödeme «formları», «mail order» «formlarına» dair belgelerin fotokopilerini ve bilahare de asıllarını «ibraz» etmiş ve bilirkişi tarafından da ibraz edilen bu belgeler göz önüne alınarak rapor düzenlenmiş ise de; davalı vekili gerek asıl rapora gerekse ek rapora itirazında …
Bu durumda mahkemece, davacının ödeme belgesi diye «ibraz» ettiği kredi kartı ödeme «formu» ve «mail order» formu adlı belgelerin mahiyeti ve ödemenin ispatına yeterli olup olmadığının üzerinde durularak, yeterli değil ise ilgili bankadan bu ödemeler ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre uyuşmazlığın kredi kartı ödeme «formu» ile «mail order» formlarının mahiyetinin ne olduğu ve bu belgelerin ödemenin ispatında yeterli olup olmadığı noktasında toplandığı, bilirkişi heyeti raporlarında belirtildiği üzere hakkında «sigorta poliçesi» düzenlenmesini talep eden tüketicinin «primin» kredi kartından veya mail order yolu ile tahsil edilmesini istemesi halinde kredi kartı bilgilerinin sigortacı tarafından alınıp bir form düzenlendiği ve akabinde poliçe keşide edilip prim tahsilatı yapıldığı, poliçenin «acente» tarafından keşide edilmiş olması halinde primin sigorta şirketi tarafından tahsil edildiği ve sigorta şirketinin primi tahsil edilen her poliçe için «acentesine» «komisyon» ödediği, kredi kartı veya mail order formunun düzenlenmiş olmasının poliçenin düzenlenip primin tahsil edildiğine «karine» olmadığı ancak bu olgunun sigorta şirketi tarafından acentesine komisyon ödenip ödenmediği vakıası ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği zira, kredi kartı veya mail order formu düzenlenen bir poliçe için sigorta şirketi tarafından acentesine komisyon ödenmiş ise o poliçenin düzenlenmiş ve primin sigorta şirketi tarafından tahsil edilmiş olduğuna karine kabul edileceği, bu durumda «ispat yükünün» artık aksini ileri süren tarafa ait olduğu, somut olayda, kredi kartı ödeme «formları» ile mail order formları davacı acente tarafından düzenlendiği, her prim tahsilatında davacıya yapılan ödemeleri gösterir komisyon listesinin ise davalı ... şirketince oluşturulduğu, davacının müşterilerine ait kredi kartı ödeme formları yani mail order formları ile davacının kendisine ait kredi kartı ödeme formlarındaki bilgilerin, komisyon listesindeki bilgiler ile örtüştüğü, davalı ... şirketinin davacı ile aralarındaki «acentelik sözleşmesinden» kaynaklı komisyon ödemelerini, poliçeleri düzenleyip primlerini tahsil ettikten sonra gerçekleştirdiği, komisyonu ödenen poliçe bilgileri ile mail order listesindeki bilgilerin birbiriyle örtüştüğü, davalı ... şirketi, «komisyon bedellerini» acentesi davacıya ödediğine göre prim tahsilatlarını da yaptığı, bu halde, kredi kartı ödeme formları ile mail order formlarına konu poliçelerin düzenlenip primin tahsil edildiğinin kabulü gerektiği, aksinin davalı tarafından ispat edilmediği, bozmadan sonra bankalardan celp edilen belgelerden bir sonuca varılamadığı, davalı şirketin «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılmak istenmişse de defterler ve belgelerin «zamanaşımı» sebebiyle imha edildiği gerekçe gösterilerek «ibraz» edilmediği, davacının ek komisyon, «cari hesap» ve poliçe iptal bedeli alacağına yönelik talepleri ile manevi tazminat konusundaki talebi Mahkemenin 26.04.2013 tarihli kararı ile reddedilip davacının bu karara yönelik tüm temyiz itirazları da reddedilerek kesinleştiği, mezkur kararda davacı aleyhine takdir edilen vekâlet ücreti ile ilgili olarak davalı yararına oluşan usuli müktesep hakkın dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «menfi tespit» talebinin kısmen kabulü ile davacının Samsun 5.
Bozma Kararı Dairemizin 24.09.2018 tarih, 2016/14552 E. ve 2018/5617 K. sayılı kararıyla, bilirkişi kurulunca davacı tarafından «ibraz» edilen kredi kartı poliçe ödeme «formları» ve «mail order» formları göz önüne alınarak rapor düzenlenmiş ve raporda mail order evraklarının düzenlenmesinin sigorta poliçe veya «zeyilnamenin» yapıldığını ve karşılığında tahsilatın nasıl bir evrak ile yapılacağını gösteren evrak olduğu, tahsilatı göstermediği, davalı şirket tarafından davacıya 1998-2005 tarihleri arasında ödenen «komisyon» tutarlarını gösterir liste içeriğinde bulunan poliçe numaraları ve isimler ile mail order evrakları üzerinde bulunan poliçe numaraları ve isimlerin örtüştüğü, bu durumun poliçelerin davacı tarafından düzenlendiğini, davalı şirket tarafından primlerin tahsil edildiği bunun karşılığında davalının komisyon ödemesi yaptığını gösterdiğinin belirtildiği, Mahkemece rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak, Dairemizin 26.02.2014 tarih, 2013/13556 E. ve 2014/3600 K. sayılı kararı ile verilen bozma ilamında davacının ödeme belgesi diye ibraz ettiği kredi kartı ödeme «formu» ve mail order formu adlı belgelerin mahiyeti ve ödemenin ispatına yeterli olup olmadığının üzerinde durularak yeterli değil ise ilgili bankadan bu ödemeler ile ilg …
… 016/159 K. sayılı kararı ile davacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davacının davalıya 22.584,45 TL borcu bulunduğu, davacının ek «komisyon alacağı», «cari hesap alacağı» bakımından manevi tazminatı gerektirir bir eylemin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının davalıya 50.582,79 TL borçlu olmadığının tespitine, a …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · zeyilname · acentelik sözleşmesi · karine · acente · acentelik · ek prim · ispat yükü
Benzer bu kararda… ahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre uyuşmazlığın kredi kartı ödeme «formu» ile «mail order» formlarının mahiyetinin ne olduğu ve bu belgelerin ödemenin ispatında yeterli olup olmadığı noktasında toplandığı, bilirkişi heyeti raporlarında belirtildiği üzere hakkında «sigorta poliçesi» düzenlenmesini talep eden tüketicinin «primin» kredi kartından veya mail order yolu ile tahsil edilmesini istemesi halinde kredi kartı bilgilerinin sigortacı tarafından alınıp bir form düzenlendiği ve akabinde poliçe keşide edilip prim tahsilatı yapıldığı, poliçenin «acente» tarafından keşide edilmiş olması halinde primin sigorta şirketi tarafından tahsil edildiği ve sigorta şirketinin primi tahsil edilen her poliçe için «acentesine» «komisyon» ödediği, kredi kartı veya mail order formunun düzenlenmiş olmasının poliçenin düzenlenip primin tahsil edildiğine «karine» olmadığı ancak bu olgunun sigorta şirketi tarafından acentesine komisyon ödenip ödenmediği vakıası ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği zira, kredi kartı veya mail order formu düzenlenen bir poliçe için sigorta şirketi tarafından acentesine komisyon ödenmiş ise o poliçenin düzenlenmiş ve primin sigorta şirketi tarafından tahsil edilmiş olduğuna karine kabul edileceği, bu durumda «ispat yükünün» artık aksini ileri süren tarafa ait olduğu, somut olayda, kredi kartı ödeme «formları» ile mail order formları davacı acente tarafından düzenlendiği, her prim tahsilatında davacıya yapılan ödemeleri gösterir komisyon listesinin ise davalı ... şirketince oluşturulduğu, davacının müşterilerine ait kredi kartı ödeme formları yani mail order formları ile davacının kendisine ait kredi kartı ödeme formlarındaki bilgilerin, komisyon listesindeki bilgiler ile örtüştüğü, davalı ... şirketinin davacı ile aralarındaki «acentelik sözleşmesinden» kaynaklı komisyon ödemelerini, poliçeleri düzenleyip primlerini tahsil ettikten sonra gerçekleştirdiği, komisyonu ödenen poliçe bilgileri ile mail order listesindeki bilgilerin birbiriyle örtüştüğü, davalı ... şirketi, «komisyon bedellerini» acentesi davacıya ödediğine göre prim tahsilatlarını da yaptığı, bu halde, kredi kartı ödeme formları ile mail order formlarına konu poliçelerin düzenlenip primin tahsil edildiğinin kabulü gerektiği, aksinin davalı tarafından ispat edilmediği, bozmadan sonra bankalardan celp edilen belgelerden bir sonuca varılamadığı, davalı şirketin «ticari defterleri» üzerinde inceleme yapılmak istenmişse de defterler ve belgelerin «zamanaşımı» sebebiyle imha edildiği gerekçe gösterilerek «ibraz» edilmediği, davacının ek komisyon, «cari hesap» ve poliçe iptal bedeli alacağına yönelik talepleri ile manevi tazminat konusundaki talebi Mahkemenin 26.04.2013 tarihli kararı ile reddedilip davacının bu karara yönelik tüm temyiz itirazları da reddedilerek kesinleştiği, mezkur kararda davacı aleyhine takdir edilen vekâlet ücreti ile ilgili olarak davalı yararına oluşan usuli müktesep hakkın dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, «menfi tespit» talebinin kısmen kabulü ile davacının Samsun 5.
Bozma Kararı Dairemizin 24.09.2018 tarih, 2016/14552 E. ve 2018/5617 K. sayılı kararıyla, bilirkişi kurulunca davacı tarafından «ibraz» edilen kredi kartı poliçe ödeme «formları» ve «mail order» formları göz önüne alınarak rapor düzenlenmiş ve raporda mail order evraklarının düzenlenmesinin sigorta poliçe veya «zeyilnamenin» yapıldığını ve karşılığında tahsilatın nasıl bir evrak ile yapılacağını gösteren evrak olduğu, tahsilatı göstermediği, davalı şirket tarafından davacıya 1998-2005 tarihleri arasında ödenen «komisyon» tutarlarını gösterir liste içeriğinde bulunan poliçe numaraları ve isimler ile mail order evrakları üzerinde bulunan poliçe numaraları ve isimlerin örtüştüğü, bu durumun poliçelerin davacı tarafından düzenlendiğini, davalı şirket tarafından primlerin tahsil edildiği bunun karşılığında davalının komisyon ödemesi yaptığını gösterdiğinin belirtildiği, Mahkemece rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak, Dairemizin 26.02.2014 tarih, 2013/13556 E. ve 2014/3600 K. sayılı kararı ile verilen bozma ilamında davacının ödeme belgesi diye ibraz ettiği kredi kartı ödeme «formu» ve mail order formu adlı belgelerin mahiyeti ve ödemenin ispatına yeterli olup olmadığının üzerinde durularak yeterli değil ise ilgili bankadan bu ödemeler ile ilg …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13556 E. , 2014/3600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAMSUN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/04/2013
NUMARASI 2012/232-2013/223
Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2013 tarih ve 2012/232-2013/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1991 yılından itibaren davalı şirketin acentesi olarak çalıştığını ancak davalının bölge müdürünün değişmesinden sonra müvekkilinin hesapları üzerinde oynama yapılmaya başlandığını ve sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğini ardından davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek, müvekkili hakkındaki icra takibi nedeniyle 73.167,24 TL borçlu olmadığının tespitine, 15.000 TL alacak ile 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin ticari defter kayıtlarına göre davacının halen borçlu olduğunu, diğer taleplerin de haklı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonunda davacının davalıya halen 22.584,45 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, yine davacının ek komisyon alacağı, cari hesap alacağı ve poliçe iptal bedeli talebi açısından ise, olayda davacı defterlerine göre bir sonuca gidilemediği, davalı defterleri açısından ise, bozmadan önce yapılan incelemede, usulüne uygun tutulan davalı defterlerinde bu alacağın mevcut olmadığının anlaşıldığı, manevi tazminat talebi açısından ise, davalının eyleminin gerek Borçlar Kanunu ve gerekse Medeni Kanun hükümleri açısından davacının kişiliğine saldırı teşkil eden bir eylem olmadığı, dolayısıyla manevi tazminatı gerektirir bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının davalıya 50.582,79 TL borçlu olmadığının tespitine, alacak ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak; davacı davalıya icra takibinde talep edilen kadar borcu bulunmadığını ve borcu ödediğini iddia ederek, kredi kartı poliçe ödeme formları, mail order formlarına dair belgelerin fotokopilerini ve bilahare de asıllarını ibraz etmiş ve bilirkişi tarafından da ibraz edilen bu belgeler göz önüne alınarak rapor düzenlenmiş ise de; davalı vekili gerek asıl rapora gerekse ek rapora itirazında, bu belgelerin ödeme yapıldığını göstermediğini ve sadece kredi kartından ödeme yapılmak üzere bankaya verilen talimat niteliğinde bulunduğunu bildirerek itiraz etmesine rağmen davalı vekilinin bu itirazı gerek bilirkişi gerekse mahkeme tarafından değerlendirilmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının ödeme belgesi diye ibraz ettiği kredi kartı ödeme formu ve mail order formu adlı belgelerin mahiyeti ve ödemenin ispatına yeterli olup olmadığının üzerinde durularak, yeterli değil ise ilgili bankadan bu ödemeler ile ilgili araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm , davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı A.. A.. iadesine, 26/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101819700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz