Sözleşme şartlarına uygun fesih hakkın kötüye kullanımı değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6966 E. 2024/1092 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Yetkili servis sözleşmesi sözleşmede öngörülen şartlara uygun biçimde feshedilmişse fesih hakkın kötüye kullanımı sayılmaz. Yeniden yapılanma duyurusuyla açıklanan yeni standartlara güvenilerek yatırım yapıldığı iddiasıyla maddi tazminat istenebilmesi, o standartların fiilen sağlanmış ve yatırımın tamamlanmış olmasına bağlıdır; standartların sağlanmadığı ve yatırımın tamamlanmadığı tespit edilirse talep reddedilir. Feshin kişilik haklarını zedelediği ortaya konulamadıkça manevi tazminat koşulları oluşmaz.
Ele alınan sorunlar
Belirsiz süreli yetkili servis sözleşmesinin feshinin haklı olup olmadığı ve hakkın kötüye kullanımı oluşturup oluşturmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davalının 2012 yılında sözleşmelerin toplu feshedileceğini, yeni şartları kabul edenlerle yeni sözleşme imzalanacağını bildirdiğini, bu vaade güvenerek gerekli yatırımları yapıp yeni tesis inşa ettiğini, ancak şartlar oluşturulduktan sonra davalının yeni sözleşme imzalamayacağını belirttiğini, fesih ihbarı hakkının kötü niyetle kullanıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı, taraflar arasındaki sözleşmeyi sözleşme şartlarına uygun şekilde feshetmiştir; fesih hakkın kötüye kullanımı niteliği taşımamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Yeni sözleşme yapılacağı beklentisiyle yapılan yatırımlar nedeniyle maddi tazminat istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, bayiliğin uzun süreli olacağına ve yeni sözleşme imzalanacağına güvenerek bina ve arsa yatırımı yaptığını, bu yatırımların atıl kaldığını, sözleşme öncesi sorumluluğun (culpa in contrahendo) değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının aradığı yeni teknik standartların davacı tarafından sağlanmadığı ve yatırımın tamamlanmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir; bu nedenle maddi tazminat talebinin reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Sözleşmenin feshi nedeniyle manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davacının kişilik haklarının zarar görmesi söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin reddi yerindedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Portföy (denkleştirme) tazminatı talep hakkının bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, yaptığı yatırımlar ve verdiği hizmet sebebiyle kendi gayretiyle büyük bir müşteri portföyü oluşturduğundan 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi uyarınca tazminat ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının portföy tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Sözleşme şartlarına uygun fesihte hakkın kötüye kullanımının bulunmadığı ve yeni standartlara güven iddiasına dayalı yatırım tazminatının standartların fiilen sağlanmasına bağlı olduğu bakımından emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili servis sözleşmesi↗ belirsiz süreli sözleşmenin feshi↗ hakkın kötüye kullanılması↗ portföy (denkleştirme) tazminatı↗ culpa in contrahendo↗ manevi tazminat↗ yeniden yapılandırma↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5133 E. 2021/4971 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · hakkın kötüye kullanılması
İncelediğiniz kararda… ılı sonunda ... kamyon yetkili servis belgesi ile İzmit- Başiskele bölgesinde hizmet vermeye başladığını, davalı şirketin, müvekkiline gönderdiği 02.02.2012 tarihli «ihtarnameyle» 28.02.2007 tarihli sözleşmenin 18. maddesine göre ... taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, davalının bu ihtarname ile sözleşmeyi ... taraflı feshetmiş olmakla birlikte ihtarnamede yer ... yeniden yapılandırma çerçevesinde oluşturulan ve ihtarnamedeki internet sitesinde belirtilen şartları yerine getiren halihazırdaki yetkili servisler ile de ... ... kamyon «yetkili servis sözleşmesi» imza edileceği yolundaki beyanı ile hali hazırdaki servislik hizmet veren bayilerini yatırım yapmaya teşvik ettiğini, müvekkilinin de yeniden «bayilik sözleşmesi» imzalanacağına ilişkin vaadlerine itibar ederek davalının şart ve standartlarına uygun yatırımları yaptığını, davalı şirketin müvekkiline gönderdiği 10.10.2013 tarihli ihtarnameyle daha önceki «fesih» bildirimini içeren 02.02.2012 tarihli noter «ihtarını» tekrar etmek suretiyle ... yapılanma içerisinde müvekkiliyle çalışılmasının düşünülmediğini, yetkili servis ilişkisinin 08.02.2014 tarihi itibarıyla biteceğini bildirdiğini, müvekkilinin ise 2007 yılında bayi olmak üzere 2 ayrı bina ve 2012 yılında 1 arsa alındığını ve inşa edildiğini, bayiliğin ... süreli olacağına ilişkin gerek sözleşme ve gerekse davalının söylemlerine güvenerek bu yatırımı yaptığını ve şimdi atıl kaldığını, zarara uğradığını, bu binaların farklı bir iş alanında kullanılabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı yatırımlar ve verdiği hizmet sebebiyle kendi gayreti ile büyük bir «müşteri portföyü» oluşturduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları …
… kararı ile davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia etmişse de davalının sözleşmeyi, sözleşme şartlarına uygun şekilde feshettiği, feshin «hakkın kötüye kullanımı» niteliği taşımadığı, davalının ... teknik standartlarının davacı tarafından sağlanmadığı, yatırımın tamamlanmadığının bilirkişi tarafından tespit edildiği, davacının «kişilik haklarının» zarar görmesinin söz konusu olmadığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin yerinde olduğu, «portföy tazminatı» talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi’nce, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeler bağlamında «olağan fesih» hakkını kullandığı, alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının kâr «kaybı» talebinin yerinde olmadığı gibi «hakkın kötüye kullanılması» gibi bir durum söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, yine alınan bilirkişi raporuna göre davacının karşılanmayan yatırım maliyetleri zararı talebinin yerinde olmadığı, denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için davacının «acente» sıfatının bulunması gerektiği ve ancak davacının acente sıfatının bulunmaması nedeniyle denkleştirme tazminatı da talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ka …
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davanın, davalının yedek parça «bayilik sözleşmesiyle» «servis sözleşmelerini» haksız olarak feshettiği iddiasıyla açılan «maddi tazminat», karşılanmayan maliyet yatırımları, maliyetlerin tazmini, denkleştirme tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu, davacı tarafın, davalının sözleşmeleri TMK'nın 2. maddesine aykırı biçimde haksız yere feshettiğini iddia ettiği, davalı tarafın ise feshin haksız olmadığını, sözleşmeye uygun «fesih» yapıldığını bildirerek davanın reddini istediği, taraflar arasında 28.02.2007 tarihli «yetkili servis sözleşmesiyle» yedek parça bayilik sözleşmeleri imzalandığı, yetkili servis sözleşmesinin 18.
1 maddesinde, işbu sözleşmelerin süresiz olduğu, yine «yetkili servis sözleşmesinin» 18.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:olağan fesih · servis sözleşmesi · acentelik ilişkisi · tekel hakkı · tek satıcılık · acente · bayilik sözleşmesi · acentelik
Benzer bu kararda… a isteğe bağlı olarak ve ne zaman olursa olsun bu sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunun düzenlendiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 02.02.2012 tarihli «ihtarname» ile sözleşmelerin iki yıl sonra hüküm ve sonuç doğurmak üzere feshedildiğinin bildirildiği, gerekçe olarak da teknik revizyonlara ihtiyaç duyulduğu, rekabetçi bir yapıya kavuşmak amacıyla yeniden yapılanmanın zorunluluk arz ettiği, kurumca belirlenen standartları karşılayan firmalar ile yeniden sözleşme imzalanacağının belirtildiği, daha sonra davalı tarafından davacıya gönderilen 08.10.2013 tarihli ihbarnamede ise önceki ihbarnameye atıf yapılarak «fesih» süresinin 08.02.2014 tarihinde sona ereceğinin bildirildiği, yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere davalının, sözleşmelerdeki «olağan fesih» hakkını kullandığı, davalının bu anlamda fesih hakkını kullanırken TMK'nın 2. maddesinde öngörülen «dürüstlük kuralına» uygun hareket etmesi gerektiği, gerekçe olarak gösterilen yeniden yapılanmaya gidilmesinin başlı başına davalıyı haksız çıkarmadığı, zaten davalı tarafın yeniden yapılanma sürecinde standartları sağlayan firmalarla yeniden sözleşme yapılacağını da bildirdiği, öte yandan davacı tarafın da kendisine verilen 2 yıllık süre zarfında davalı tarafça belirlenen standartları karşıladığı ya da bu hususta birçok yatırım yaptığı, girişimlerde bulunduğu hususlarını kanıtlayamadığının İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporu içeriğinden anlaşıldığı, bu itibarla davalı tarafça sözleşmede öngörülen olağan fesih hakkının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanıldığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemece «maddi tazminat», karşılanmayan yatırım maliyetlerinin tazmini ve manevi tazminat taleplerinin reddi kararının yerinde olduğu, öte yandan davacı tarafın bir diğer talebinin de denkleştirme tazminatına ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde denkleştirme tazminatı düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında, bu hüküm «hakkaniyete» aykırı düşmedikçe «tek satıcılık» ile benzeri diğer «tekel hakkı» veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır hükmü bulunduğundan, denkleştirme tazminatının tek satıcılık hakkı veren «bayilik sözleşmeleri» bakımından da istenebileceği, İlk Derece Mahkemesinin bu konudaki, taraflar arasında «acentelik ilişkisi» bulunmadığından denkleştirme talep edilemeyeceği yolundaki gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, taraflar arasındaki her iki sözleşmenin 2.6 maddesinde, bu sözleşm …
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, mahkemece «maddi tazminat», karşılanmayan yatırım maliyetlerinin tazmini ve manevi tazminat taleplerinin reddi kararının yerinde olduğu, öte yandan davacı tarafın bir diğer talebinin de denkleştirme tazminatına ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde denkleştirme tazminatı düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında, bu hüküm «hakkaniyete» aykırı düşmedikçe «tek satıcılık» ile benzeri diğer «tekel hakkı» veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır hükmü bulunduğundan, denkleştirme tazminatının tek satıcılık hakkı veren «bayilik sözleşmeleri» bakımından da istenebileceği, ilk derece mahkemesinin bu konudaki, taraflar arasında «acentelik ilişkisi» bulunmadığından denkleştirme talep edilemeyeceği yolundaki gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, taraflar arasındaki her iki sözleşmenin 2.6 maddesinde, bu sözleşm …
İlk Derece Mahkemesi’nce, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeler bağlamında «olağan fesih» hakkını kullandığı, alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının kâr «kaybı» talebinin yerinde olmadığı gibi «hakkın kötüye kullanılması» gibi bir durum söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, yine alınan bilirkişi raporuna göre davacının karşılanmayan yatırım maliyetleri zararı talebinin yerinde olmadığı, denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için davacının «acente» sıfatının bulunması gerektiği ve ancak davacının acente sıfatının bulunmaması nedeniyle denkleştirme tazminatı da talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ka …
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davanın, davalının yedek parça «bayilik sözleşmesiyle» «servis sözleşmelerini» haksız olarak feshettiği iddiasıyla açılan «maddi tazminat», karşılanmayan maliyet yatırımları, maliyetlerin tazmini, denkleştirme tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olduğu, davacı tarafın, davalının sözleşmeleri TMK'nın 2. maddesine aykırı biçimde haksız yere feshettiğini iddia ettiği, davalı tarafın ise feshin haksız olmadığını, sözleşmeye uygun «fesih» yapıldığını bildirerek davanın reddini istediği, taraflar arasında 28.02.2007 tarihli «yetkili servis sözleşmesiyle» yedek parça bayilik sözleşmeleri imzalandığı, yetkili servis sözleşmesinin 18.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6966 E. , 2024/1092 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/37 Esas, 2022/1063 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/1507 E., 2019/644 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.02.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 28.02.2007 tarihli belirsiz süreli Yetkili Servis ve Yedek Parça Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması akabinde davalı tarafın düzenlediği mimari projeler çerçevesinde satın alınan iki ayrı arsa üzerine ... kamyon servis binası, mekanik ve kaporta olmak üzere iki ayrı yapıdan oluşan bina inşa edildiğini ve müvekkilinin 2007 yılı sonunda ... kamyon yetkili servis belgesi ile İzmit- Başiskele bölgesinde hizmet vermeye başladığını, davalı şirketin, müvekkiline gönderdiği 02.02.2012 tarihli ihtarnameyle 28.02.2007 tarihli sözleşmenin 18. maddesine göre ... taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, davalının bu ihtarname ile sözleşmeyi ...
taraflı feshetmiş olmakla birlikte ihtarnamede yer ... yeniden yapılandırma çerçevesinde oluşturulan ve ihtarnamedeki internet sitesinde belirtilen şartları yerine getiren halihazırdaki yetkili servisler ile de ... ... kamyon yetkili servis sözleşmesi imza edileceği yolundaki beyanı ile hali hazırdaki servislik hizmet veren bayilerini yatırım yapmaya teşvik ettiğini, müvekkilinin de yeniden bayilik sözleşmesi imzalanacağına ilişkin vaadlerine itibar ederek davalının şart ve standartlarına uygun yatırımları yaptığını, davalı şirketin müvekkiline gönderdiği 10.10.2013 tarihli ihtarnameyle daha önceki fesih bildirimini içeren 02.02.2012 tarihli noter ihtarını tekrar etmek suretiyle ... yapılanma içerisinde müvekkiliyle çalışılmasının düşünülmediğini, yetkili servis ilişkisinin 08.02.2014 tarihi itibarıyla biteceğini bildirdiğini, müvekkilinin ise 2007 yılında bayi olmak üzere 2 ayrı bina ve 2012 yılında 1 arsa alındığını ve inşa edildiğini, bayiliğin ...
süreli olacağına ilişkin gerek sözleşme ve gerekse davalının söylemlerine güvenerek bu yatırımı yaptığını ve şimdi atıl kaldığını, zarara uğradığını, bu binaların farklı bir iş alanında kullanılabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı yatırımlar ve verdiği hizmet sebebiyle kendi gayreti ile büyük bir müşteri portföyü oluşturduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 28.02.2007 tarihinden bu yana ... Otosan'ın ... marka ağır ticari araçlara ilişkin yetkili servisi ve yedek parça bayisi olduğunu, davacı ile ... marka araçların satışına ilişkin bayilik ilişkisinin kurulmadığını, ... Otosan'ın ağır ticari araç pazarında başarıyı yakalamak amacıyla yurt dışı danışmanlık şirketi ile çalışmalar yaptığını, ... vadeli stratejiler oluşturulduğunu, bu çerçevede şirket yapılanmasında, dağıtım sisteminde ve ürün stratejilerinde ciddi değişiklikler gerçekleştirildiğini, bu stratejik değişiklik çerçevesinde yeniden yapılanmaya karar verildiğini, 2012 Şubat ayında ... ticari ağır araç yetkili servisleri ile yürürlükte olan tüm sözleşmelerin fesih süresinin başlatıldığını ve sözleşmenin 18.2, 18.3 maddesine atıf yaparak ilgili yetkiyi servis sözleşmelerini feshettiğini, Rekabet Kurulunun 21.08.2013 tarihli kararı ve yetkili servis ağının grup muafiyetinden yararlandığına oy birliği ile karar verdiğini, bu kararın 08.11.2013 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin kamyon yetkili servislerine gönderdiği 10.10.2013 tarihli bildirim yazısı ile 02.12.2012 tarihli feshi ihbarında belirtildiği üzere taraflar arasındaki iş ilişkisinin 2014 Şubat ayı itibarıyla sona ereceğini, bundan sonraki dönemde ...
Otosan'ın ... ağır ticari araç yetkili servis ağını seçici niceliksel esaslarda tesis etmeye karar verdiğini duyurduğunu, 2007 yılında davacı taraf ile olan yetkili servis ilişkisinin, 2014 yılı Şubat ayı itibarıyla sona erdiğini, sözleşmenin feshinin uygun olduğunu, ihbarhamenin tebliğ tarihinden itibaren 2 yıl sonra hüküm ve sonuç doğurmak üzere feshedildiğini savunarak davanın reddini istmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalının e-posta yazısına güvenerek ... bir tesis inşa etttiğini iddia etmiş ise de davacının bahsettiği tesisin kendisine gönderilen 23.02.2012 tarihli e-postadan önceki tarihte 2008 yılında yaptığı, yetkili servis ilişkisinin Şubat 2013 tarihinde son bulduğu, fesih ihbar süresinin 2005/4 nolu Tebliğin 4/4/c hükmüne göre 2 yıl olduğu, davalının da 2 yıl önceden ihbar bildiriminde bulunduğu, fesih sebebi yeniden yapılandırma olarak açıkladığından haksız ve süresinden önce yapılmış bir fesih olduğunun söylenemeyeceği, 28.02.2007 tarihli sözleşmede isteğe bağlı olarak haklı sebep göstermek zorunda olmaksızın sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olunduğu düzenlemesinin mevcut olduğu, bu nedenle fesihte hukuka aykırılık olmadığı, davalı tarafın internet sitesinde yaptığı ilanda;
satış bayiliği ve satış standartlarının yenilendiğini, standartlara ilanın altında belirtilen linkten ulaşılabileceğini ve standartlarla ilgili sorular için iletişime geçilebileceğini ilan edildiği, bu ilanın tüm bayilere yönelik şirket sitesinde yayınlandığı, davacıya yönelik sözleşmenin yenileneceği vaadi içeren bir ilan olmadığı ayrıca davacıya gönderilen 10.10.2013 tarihli e-posta sözleşmenin 2 yıl sonra sona erdirileceğinin ve ... yatırım yapılmaması, iş planlanmamasının önemle rica edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davacının bir arsa kiraladığından bahsedilmişse de davacının böyle bir kiralamadan bahsetmediği gerekçesi ile koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 2007 yılında sözleşme imzalandığını, yetkili servis ve yedek parça bayisi olarak 2008 yılında inşa edilen müvekkiline ait adreste hizmet vermeye başladığını, davalı tarafından e-posta gönderildiğini, 2012 yılında sözleşmelerin toplu fesih edileceğini, ... şartları kabul edenlerle ... sözleşme imzalanacağını, bunun üzerine ... şartları oluşturmak amacıyla gerekli yatırımları yaparak ... bir tesis inşa edildiğini, gerekli şartlar oluşturulduktan sonra davalının, müvekkili ile ... sözleşme imzalamayacağını belirttiğini, bu süre zarfında yapılan tüm yatırımların boşa gittiğini, Mahkemenin bilirkişi raporuna itibar etmeden karar verdiğini, davalı tarafça sunulan kararların somut olaya uygun olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia etmişse de davalının sözleşmeyi, sözleşme şartlarına uygun şekilde feshettiği, feshin hakkın kötüye kullanımı niteliği taşımadığı, davalının ... teknik standartlarının davacı tarafından sağlanmadığı, yatırımın tamamlanmadığının bilirkişi tarafından tespit edildiği, davacının kişilik haklarının zarar görmesinin söz konusu olmadığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin yerinde olduğu, portföy tazminatı talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilince söz konusu yatırımlar yapılırken davalının sessiz kaldığını, davalının fesih ihbarı hakkını kötü niyetli kullandığını, Mahkemece alınan bilirkişi ... ve ek raporunda davalının 02.02.2012 tarihinde gönderdiği ihtarnameye dayanılarak ... standartların yerine getirilmesi halinde yeniden sözleşme yapılacağına güvenilerek yapılmış olan yatırımların karşılığının talep edilebileceği, müvekkilinin 01.01.2013 tarihinden itibaren taşınmazı kiraya verdiği tarihe kadar arsa sahibine ödediği kira bedeli toplamının talep edilebileceği ve 01.01.2013 -10.10.2013 tarihleri arasındaki bina yatırımının ne kadar olduğu tespit edildikten sonra kendisinin bu yatırımında elde edeceği menfaatler, değerlendirme olanakları ve söküp götürebileceği unsurlar hesap edilip yatırım miktarından düşülerek tazminat rakamı hesaplanabileceği, sözleşmenin 02.02.2012 tarihli ihtarname ile feshedilmesinin yanında aynı ihtarnamede ...
standartları sağlayan bayiler ile sözleşme imzalanacağı beyanı, bu beyandan sonra Rekabet Kurumuna başvuru yapılması ve lehe çıkan Rekabet Kurulu kararından hemen sonra ... sözleşme imzalanmayacağı şeklinde 10.10.2013 tarihinde ihtarname gönderilmesi, Rekabet Kurulundan aleyhe karar çıkması durumunda mevcut bayilerin tamamen kaybedilmesini önlemek istenmesi hususları nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, sözleşme öncesi sorumluluğun (Culpa İn Contrahendo) somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının maddi ve manevi talep etmesinin koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 122 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018136800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz