Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/58 E. 2014/7642 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6183 sayılı kanun↗ yönetici sorumluluğu↗ mükerrerlik↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil sorumluluk↗ rücu↗ ihtarname↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin 5. fıkrası gereğince müteselsil sorumluluğa dayandığı, yetkili müdürlerin münferiden yetkilerin devam ettiği 2008/7 ay 2009/1 ay 19.01.2009 tarihine kadar doğan amme borcundan kendi aralarındaki iç ilişkide 1/2 oranında sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.646.00 TL’nin ihtarname gereğince temerrüt tarihi 16.07.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesi gereğince SGK borcundan dolayı yöneticilerin şirketle birlikte kuruma karşı sorumlu olmaları nedeniyle, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2- Ancak, davacı yönetimde olduğu dönemde tahakkuk eden vergi borcunu kendisi aleyhine icra takibi yapılmadan, kendisinden talep edilmeden isteği ile ilgili vergi dairesine ödemiştir. 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre, vergi borcundan asıl sorumlu şirket olup, yöneticilerin sorumluluğu tali niteliktedir. Bu durumda, davacının 6183 sayılı Kanun'un 35/5. maddesi gereğince ancak vergi borcunun kendisinden talep edilmesi ve bu talep sonucunda ödeme yapmak zorunda kalması nedeni ile diğer müteselsil borçlu davalıya rücu edebileceğinin kabulü ile oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10065 E. 2014/102 K.
Ortak:mükerrerlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın 6183 sayılı Kanun'un «mükerrer» 35. maddesinin 5. fıkrası gereğince «müteselsil sorumluluğa» dayandığı, yetkili müdürlerin münferiden yetkilerin devam ettiği 2008/7 ay 2009/1 ay 19.01.2009 tarihine kadar doğan amme borcundan kendi aralarındaki iç ilişkide 1/2 oranında sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.646.00 TL’nin «ihtarname» gereğince «temerrüt tarihi» 16.07.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin talep etmiş olduğu alacak miktarının bizzat davacı şirket tarafından ödendiği, 6183 sayılı yasanın 35 ve «mükerrer» 35. maddelerinin şirket tarafından «amme alacağı» ödenmediği takdirde ortakların ve «kanuni temsilcinin sorumluluğunu» öngördüğü, davacı şirketin ödemiş olduğu vergi borçları ile vergi cezaları nedeni ile 6183 sayılı yasanın 35 ve mükerrer 35. maddelerine dayanarak şirket ortakları …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni temsilci sorumluluğu · amme alacağı · kanuni temsilci · yeniden tescil · ihya davası · ticaret sicilinden terkin · rücuen tahsil · husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin talep etmiş olduğu alacak miktarının bizzat davacı şirket tarafından ödendiği, 6183 sayılı yasanın 35 ve «mükerrer» 35. maddelerinin şirket tarafından «amme alacağı» ödenmediği takdirde ortakların ve «kanuni temsilcinin sorumluluğunu» öngördüğü, davacı şirketin ödemiş olduğu vergi borçları ile vergi cezaları nedeni ile 6183 sayılı yasanın 35 ve mükerrer 35. maddelerine dayanarak şirket ortakları …
Bu durumda, davacının «husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında nazara alınması gerektiğinden bu davanın görülebilmesi için her şeyden önce davacı şirketin «ticaret siciline» «yeniden tescilinin» sağlanması suretiyle «tüzel kişiliğinin» kazandırılması gerekmektedir.
2- Dava, davacı şirket tarafından ödenen vergi borç ve cezalarının eski şirket ortağından «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Dava, şirket tarafından açılmış olup dosya içeriğinden davacı şirketin dava tarihinden önce «ticaret sicilinden terkin» edilmek suretiyle «tüzel kişiliğinin» sona erdiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7814 E. 2023/1815 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · mükerrerlik · temerrüt tarihi · müteselsil sorumluluk · rücu · ihtarname · yasal faiz · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın 6183 sayılı Kanun'un «mükerrer» 35. maddesinin 5. fıkrası gereğince «müteselsil sorumluluğa» dayandığı, yetkili müdürlerin münferiden yetkilerin devam ettiği 2008/7 ay 2009/1 ay 19.01.2009 tarihine kadar doğan amme borcundan kendi aralarındaki iç ilişkide 1/2 oranında sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.646.00 TL’nin «ihtarname» gereğince «temerrüt tarihi» 16.07.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre, vergi borcundan asıl sorumlu şirket olup, «yöneticilerin sorumluluğu» tali niteliktedir.
… /5. maddesi gereğince ancak vergi borcunun kendisinden talep edilmesi ve bu talep sonucunda ödeme yapmak zorunda kalması nedeni ile diğer müteselsil borçlu davalıya «rücu» edebileceğinin kabulü ile oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı veki …
Benzer bu karardaMahkemece 25.10.2013 tarih, 2011/486 E. ve 2013/753 K. sayılı kararı ile davanın 6183 sayılı Kanun'un «mükerrer» 35 inci maddesinin 5 inci fıkrası gereğince «müteselsil sorumluluğa» dayandığı, yetkili müdürlerin münferiden yetkilerinin devam ettiği 19.01.2009 tarihine kadar doğan amme borcundan kendi aralarındaki iç ilişkide 1/2 oranında sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.646.00 TL’nin «ihtarname» gereğince «temerrüt tarihi» 16.07.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 11.12.2014 tarih, 2014/538 E. ve 2014/804 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 5.916,60 TL'nin «ihtarname» gereğince «temerrüt tarihi» 16.07.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 17.04.2014 tarih, 2014/58 E. ve 2014/7642 K. sayılı kararıyla 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre, vergi borcundan asıl sorumlunun şirket olduğu, «yöneticilerin sorumluluğunun» tali nitelikte bulunduğu, davacının ancak vergi borcunun kendisinden talep edilmesi ve bu talep sonucunda ödeme yapmak zorunda kalması nedeni ile diğer müteselsil borçlu davalıya «rücu» edebileceği belirtilerek karar bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü · müktesep hak · şirket müdürü · limited şirket · ticari defter · eksik inceleme · kesin hüküm · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 08.07.2021 tarih, 2017/364 E. ve 2021/357 K. sayılı kararı ile tarafların birlikte müdürlük yaptıklara dönemlere ilişkin tutulan «ticari defterde» belirtilen hususların defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmadığı, şirketin 31.12.2008 itibari ile Meram Vergi Dairesine borcunu ödeyebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İkinci Bozma Kararı Dairemizin 14.09.2015 tarih, 2015/3445 E. ve 2015/9212 K. sayılı kararıyla bozma ilamı doğrultusunda değerlendirme yapılmadığı, vergi borcundan asıl «limited şirketin» sorumlu olduğu, şirketin borcu ödemediği veya ödeyemeyeceği hususlarında hiçbir araştırma yapılmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur.
… z Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; üç rapor alındığını, ancak raporların birbirinden farklı sonuçlara ulaştığını, ödeme yapıldığında davalının da «şirket müdürü» olduğunu, eşit derece sorumluluklarının bulunduğunu, şirketin borca batık olduğunu, 2014 tarihli bozma ilamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borcundan davacı ve da …
Davacı, davalı ile birlikte «şirketin müdürlük» görevini bir süre yürüttüğünü, şirketin ödenmeyen vergi ve SGK borcundan davalının da sorumlu olduğunu, bu borçlar için ödeme yaptığını belirterek 15.646,00 TL'nin tahsilini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/58 E. , 2014/7642 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/10/2013
NUMARASI 2011/486-2013/753
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/10/2013 tarih ve 2011/486-2013/753 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı P. Eğitim Hizmetleri Reklam Kozmetik Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olup aynı zamanda geçmişte birlikte bu şirketin müdürlüğünü yaptıklarını, 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Hakkındaki Kanunu’nun mükerrer 35. maddesine göre (limited şirketler dahil) tüzel kişilerin tahsil edilemeyen amme borçlarından şirketi temsile yetkili olanlar müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkili ile davalının birlikte müdürlük yaptığı döneme ilişkin olarak P. Eğt. Hiz. Rek. Kozm. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen amme borçları faizi ile birlikte toplam 39.293,00 TL olduğunu, bu bedelin 4.000 TL'sinin davalı tarafından ödenmiş olup, bakiyesini (35.293,00 TL) müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, belirtilen kanun maddesi çerçevesinde müvekkili tarafından ödenen şirket borcunun yarısından davalının sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulü ile 15.646,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davanın 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin 5. fıkrası gereğince müteselsil sorumluluğa dayandığı, yetkili müdürlerin münferiden yetkilerin devam ettiği 2008/7 ay 2009/1 ay 19.01.2009 tarihine kadar doğan amme borcundan kendi aralarındaki iç ilişkide 1/2 oranında sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.646.00 TL’nin ihtarname gereğince temerrüt tarihi 16.07.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesi gereğince SGK borcundan dolayı yöneticilerin şirketle birlikte kuruma karşı sorumlu olmaları nedeniyle, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2- Ancak, davacı yönetimde olduğu dönemde tahakkuk eden vergi borcunu kendisi aleyhine icra takibi yapılmadan, kendisinden talep edilmeden isteği ile ilgili vergi dairesine ödemiştir. 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre, vergi borcundan asıl sorumlu şirket olup, yöneticilerin sorumluluğu tali niteliktedir. Bu durumda, davacının 6183 sayılı Kanun'un 35/5. maddesi gereğince ancak vergi borcunun kendisinden talep edilmesi ve bu talep sonucunda ödeme yapmak zorunda kalması nedeni ile diğer müteselsil borçlu davalıya rücu edebileceğinin kabulü ile oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101807100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz