Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2629 E. 2014/10335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolog bilirkişi↗ emniyeti suistimal↗ munzam zarar↗ eft↗ zimmet↗ icazet↗ delil tespiti↗ ara karar↗ basiretli tacir↗ işlemiş faiz↗ uyuşmazlık konusu↗ tacir↗ maddi tazminat↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İzmir1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/357 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 206/126 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve ceza mahkemesinin gerekçesinde davalı O.. Y..'ın toplam 19.220,44 TL'yi zimmetine geçirdiğinin belirtildiği, davalı banka çalışanı O.. Y..'ın yapmış olduğu eylem ve işlemler nedeniyle davalı bankanın BK'nın 100. maddesi gereğince sorumlu olduğu, ancak davacı N.. T..'nun da basiretli bir tacir olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesinin gerektiği, davacının uzunca bir süre bu lazimiyeyi yerine getirmediği ve zararın artmasına kendisinin de sebebiyet verdiği, BK'nın 44. maddesi gereğince olayın oluş şekli ve niteliği göz önüne alınarak davacının %25 kusurlu olduğu, davacının munzam zararının belirlenemediği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14.415,34 TL maddi tazminat ile 11.333,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.749,18 TL maddi tazminatın tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, hesaptan usulsüz çekilen paranın bankadan ve banka görevlisinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında davalı O.. Y..'ın hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği belirtilmiş ise de, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nce de banka zararı yönünden özel hukuka ilişkin hakların saklı kalması ifadesi eklenerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu durumda davalı O.. Y..'ın dava konusu meblağı zimmetine geçirdiğine dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin ceza mahkemesi gerekçesine dayanması doğru görülmemiştir.
Somut olayda, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/357 D.İş sayılı dosyasındaki grafolog bilirkişi ve bankacı bilirkişi tarafından ayrı ayrı düzenlenen raporlarda hesap sahibinin hesabından 28.05.1998-21.04.1999 tarihleri arasında toplam 19.220,44 TL'lik usulsüz işlemle para çekildiği tespit edilmiş olup, bu husus taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. […]. Y.., para çekme dekontlarının çoğunda imzası bulunmadığını, çekilen paraların hesap sahibinin faks ve telefon talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunmuş, davalı banka da yapılan işlemlerin hesap sahibinin bilgisi dahilinde yapıldığını, hesap sahibinin yapılan işlemleri benimsediğini savunmuştur. Dosyada mevcut davalı E.. A.Ş'ye ait müfettiş raporunda, hesaptan çekilen paranın 9 işlemle davalı O.. Y..'ın hesabına , 15 adet işlemle T.. İnşaat, A.. M.., B.. Ö.. gibi firma ve gerçek kişilerin hesaplarına aktarıldığı, 15.06.1998 tarihinde 216,00 TL'nin Nedai Tuğcu'nun müşterisi E.. K.. Profil firması adına EFT yapıldığı, 13.11.1998 tarihinde 25.00 TL'nin N..T.. tarafından verilen senetlere ilsak edilen pul bedeli olduğu, 6 adet para çekme işleminin akıbetinin ise belirlenemediği belirtilmiştir. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda da banka müfettiş raporundaki benzer belirlemelere yer verilmiştir. Yine davacı tarafın delil olarak dayandığı İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/357 D.İş dosyasındaki bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda N..T..'nun 13.05.1998-06.09.1999 tarihleri arasındaki hesap hareketlerine ilişkin 46 kalem işleme ilişkin fişler incelenmiş, dava konusu 25 adet usulsüz para çekme işlemi dışındaki diğer para çekme dekontlarında müşterinin imzası bulunduğu açıklanarak liste halinde gösterilmiştir. Bu listeden hesaptan usulsüz para çekilme işlemlerinden sonra ara ara müşteri imzasıyla para çekildiği, en son usulsüz işlemin 21.04.1999 tarihli olmasına rağmen bu işlemden sonra da en son 06.09.1999 tarihli olmak üzere müşteri imzasıyla 5 adet işlem daha yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, banka müfettiş raporundaki belirleme ile delil tespiti dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemleri değerlendirilerek, hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı, N.. T..'nun usulsüz para çekilmesinden sonra imzasıyla tekrar para çekmesinin hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği, benimsediği anlamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu tartışılmamış, yetersiz gerekçeyle davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin munzam zarara ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/434 E. 2023/634 K.
Ortak:munzam zarar · icazet · delil tespiti · işlemiş faiz · tacir · maddi tazminat · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaT..'nun da basiretli bir «tacir» olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesinin gerektiği, davacının uzunca bir süre bu lazimiyeyi yerine getirmediği ve zararın artmasına kendisinin de sebebiyet verdiği, BK'nın 44. maddesi gereğince olayın oluş şekli ve niteliği göz önüne alınarak davacının %25 kusurlu olduğu, davacının «munzam zararının» belirlenemediği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14.415,34 TL «maddi tazminat» ile 11.333,84 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 25.749,18 TL maddi tazminatın tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, hesaptan usulsüz çekilen paranın bankadan ve banka «görevlisinden» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, banka müfettiş raporundaki belirleme ile «delil tespiti» dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemleri değerlendirilerek, hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı, N..
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 26.05.2015 tarih, 2014/1591 E. ve 2015/485 K. sayılı kararı ile banka müfettiş raporundaki belirleme ile «delil tespiti» dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemleri ve ...' nun basiretli bir «tacir» olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesinin gerekliliği hususları birlikte değerlendirildiğinde, hesap sahibinin yapılan işlemlere «icazet» verdiği, yapılan işlemleri benimsediği anlamına geleceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ın ve katılım fonunun çekilmesi” başlıklı 61 inci maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereği mevduat sahiplerinin mevduatlarının usulüne uygun olarak ödendiğini «ispat külfetininin» davalıda olup davalı bankanın kendisine tevdi edilen mevduatı hak sahibine usulünce ödediğini ispat etmediği sürece ödeme yükümlüğünden kurtulamayacağı, bu suretle basiretli davranması gereken ve gerekli özeni göstermesi gereken davalı banka olduğuna göre mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle «alacağı temlik» eden davacı ...'nun basiretli bir «tacir» olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesi gerektiği hususuna gerekçede yer verilmesi ve bu hususla banka müfettiş raporundaki belirleme ile «delil tespiti» dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle hesap sahibinin yapılan işlemlere «icazet» verdiği, yapılan işlemleri benimsediği sonucuna varılmasının doğru olmadığı, hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği sonucuna ulaşılabilmesi için sadece usulsüz işlemlerden sonra hesap sahibi tarafından hesaptan para çekilmesi yeterli olmayıp, hesap sahibine hesap ekstresinin tebliği, hesap cüzdanına işlemlerin «kaydı» gibi hususların incelenmesi, böylece hesap sahibinin yapılan işlemlerden haberdar olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği ayrıca hesaptan yapılan işlemler sonucunda aktarılan paraların hesap sahibinin kendi menfaatine kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi açısından hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için hüküm kurmaya yeterli «bilirkişi incelemesi» yaptırılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap ekstresinin tebliği ve hesap cüzdanına işlemlerin «kaydı» gibi hususlarda davalı tarafça sunulan bir kayıt ve belgenin bulunmadığı ayrıca hesaptan yapılan işlemler sonucunda aktarılan paraların hesap sahibinin kendi menfaatine kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi açısından hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için «ticari defter, kayıt» ve belgeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması gerektiği ancak Nedai Tuğcunun 01.01.1998 - 31.06.1998 dönemlerine ait ticari mizan ve mali verileri ile ticari defter ve belgeler davacı tarafça «ibraz» edilemediğinden söz konusu incelemenin yapılamadığı, bu hususlar göz önüne alındığında hesap sahibi «temlik» eden davacı ...'nun hesabından çekilen 19.220,45 TL ile bu bedel üzerinden dava dilekçesinde «reeskont faizi» olarak belirtilen «yasal faiz» oranı üzerinden hesaplanan 15.111,79 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 34.332,24 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiği, davacının dava dilekçesinde «munzam zarar» talebinde de bulunduğu; ancak alınan bilirkişi kurulu raporunda davacının munzam zararının varlığından söz edilemeyeceğinin belirtildiği, munzam zararın varlığı be …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi kabul · haksız fiil sorumluluğu · ispat külfeti · ticari defter ve kayıtlar · alacağın temliki · illiyet bağı · müteselsil sorumluluk · reeskont faizi
Benzer bu kararda… ın ve katılım fonunun çekilmesi” başlıklı 61 inci maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereği mevduat sahiplerinin mevduatlarının usulüne uygun olarak ödendiğini «ispat külfetininin» davalıda olup davalı bankanın kendisine tevdi edilen mevduatı hak sahibine usulünce ödediğini ispat etmediği sürece ödeme yükümlüğünden kurtulamayacağı, bu suretle basiretli davranması gereken ve gerekli özeni göstermesi gereken davalı banka olduğuna göre mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle «alacağı temlik» eden davacı ...'nun basiretli bir «tacir» olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesi gerektiği hususuna gerekçede yer verilmesi ve bu hususla banka müfettiş raporundaki belirleme ile «delil tespiti» dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle hesap sahibinin yapılan işlemlere «icazet» verdiği, yapılan işlemleri benimsediği sonucuna varılmasının doğru olmadığı, hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği sonucuna ulaşılabilmesi için sadece usulsüz işlemlerden sonra hesap sahibi tarafından hesaptan para çekilmesi yeterli olmayıp, hesap sahibine hesap ekstresinin tebliği, hesap cüzdanına işlemlerin «kaydı» gibi hususların incelenmesi, böylece hesap sahibinin yapılan işlemlerden haberdar olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği ayrıca hesaptan yapılan işlemler sonucunda aktarılan paraların hesap sahibinin kendi menfaatine kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi açısından hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için hüküm kurmaya yeterli «bilirkişi incelemesi» yaptırılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hesap ekstresinin tebliği ve hesap cüzdanına işlemlerin «kaydı» gibi hususlarda davalı tarafça sunulan bir kayıt ve belgenin bulunmadığı ayrıca hesaptan yapılan işlemler sonucunda aktarılan paraların hesap sahibinin kendi menfaatine kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi açısından hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti için «ticari defter, kayıt» ve belgeler üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması gerektiği ancak Nedai Tuğcunun 01.01.1998 - 31.06.1998 dönemlerine ait ticari mizan ve mali verileri ile ticari defter ve belgeler davacı tarafça «ibraz» edilemediğinden söz konusu incelemenin yapılamadığı, bu hususlar göz önüne alındığında hesap sahibi «temlik» eden davacı ...'nun hesabından çekilen 19.220,45 TL ile bu bedel üzerinden dava dilekçesinde «reeskont faizi» olarak belirtilen «yasal faiz» oranı üzerinden hesaplanan 15.111,79 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 34.332,24 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiği, davacının dava dilekçesinde «munzam zarar» talebinde de bulunduğu; ancak alınan bilirkişi kurulu raporunda davacının munzam zararının varlığından söz edilemeyeceğinin belirtildiği, munzam zararın varlığı be …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı usulüne uygun mizan ve kayıtları «ibraz» etmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında davalı banka kayıtlarının lehine delil olarak kabul edilmesi gerektiğini, ... lehine yapılmış ödeme işleminin 19.220,44 TL «kısmi kabul» kararına «dahil» edildiğini, davacının itiraz ettiği işlemler dışında itiraz etmediği işlemler dikkate alındığında öncesinde yapılan işlemlere «icazet» verdiğinin anlaşıldığını, Banka Teftiş Kurulu raporundaki tespitler dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davalı ... ile davacının aralarının çok iyi olduğunu ve işlemlerin ikisi tarafından yapıldığını, banka tarafından davacıya verilen bir zarar olmadığını, «illiyet bağı» bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın «haksız fiil sorumluluğundan» kaynaklandığını, davacının iddia ettiği gerçek ve somut zararının kanıtlanamadığını, müvekkilinin davacıyı zarara uğratan bir eyleminin kanıtlanamadığını, hatalı i …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2629 E. , 2014/10335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/10/2013
NUMARASI 2000/621-2013/356
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2013 tarih ve 2000/621-2013/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
[…].T.. vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önceki E.. T.A.Ş. Şirinyer Şube Müdürlüğü nezdinde ticari işletmesiyle ilgili hesabı bulunduğunu, müvekkilinin uzun süre kalp rahatsızlığı geçirmesi nedeniyle davalı banka çalışanı davalı O.. Y..'a güvendiğini, ancak bir kısım usulsüzlükler yaptığını anlaması üzerine İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/357 D.iş sayılı dosyasıyla bilirkişi incelemesi yaptırdığını, bilirkişi raporunda söz konusu hesaptan talimatsız ve usulsüz toplam 19.370,44 TL çekildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin ayrıca munzam zararının ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak toplam 37.414,12 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı, 25.04.2013 tarihli temlikname ile alacağını Ö.. A..'e temlik etmiştir.
[…]. Y.. vekili, davacının bir yılı aşkın bir süre hesaplarını kontrol etmemesinin yaşamın olağan akışına aykırı olduğunu, usulsüz olduğu iddia edilen işlemlerin fişleri incelendiğinde bir çoğunda yetkili imza olarak müvekkilinin imzasının bulunmadığını, pek çoğunun imzasız olduğunu, ancak tümünde teslim alan imzasının mevcut olduğunu, bu imzaların davacının verdiği telefon veya faks talimatları doğrultusunda davacının elemanlarına ait olduğunu, davacının tüm işlemlerden haberdar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]. T.A.Ş. vekili, davacı ve O.. Y..'ın yakın zamana kadar samimi ilişkiler içinde olup birbirlerine baba-oğul şeklinde hitap ettiklerini, daha sonra tarafların aralarının bozulduğunu, davacının banka hesaplarından usulsüz para çekildiğini bilmemesinin ve fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ödeme fişlerindeki imzanın gerçekten davacıya ait olmaması halinde bu imzaların davacının onayı ile davalı O.. Y.. veya başkası tarafından atılmış veya attırılmış olabileceğini, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, İzmir1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/357 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 206/126 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ve ceza mahkemesinin gerekçesinde davalı O.. Y..'ın toplam 19.220,44 TL'yi zimmetine geçirdiğinin belirtildiği, davalı banka çalışanı O.. Y..'ın yapmış olduğu eylem ve işlemler nedeniyle davalı bankanın BK'nın 100. maddesi gereğince sorumlu olduğu, ancak davacı N.. T..'nun da basiretli bir tacir olarak hesaplarını kontrol ve takip etmesinin gerektiği, davacının uzunca bir süre bu lazimiyeyi yerine getirmediği ve zararın artmasına kendisinin de sebebiyet verdiği, BK'nın 44.
maddesi gereğince olayın oluş şekli ve niteliği göz önüne alınarak davacının %25 kusurlu olduğu, davacının munzam zararının belirlenemediği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 14.415,34 TL maddi tazminat ile 11.333,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.749,18 TL maddi tazminatın tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, hesaptan usulsüz çekilen paranın bankadan ve banka görevlisinden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında davalı O.. Y..'ın hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği belirtilmiş ise de, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nce de banka zararı yönünden özel hukuka ilişkin hakların saklı kalması ifadesi eklenerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu durumda davalı O.. Y..'ın dava konusu meblağı zimmetine geçirdiğine dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemenin ceza mahkemesi gerekçesine dayanması doğru görülmemiştir.
Somut olayda, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/357 D.İş sayılı dosyasındaki grafolog bilirkişi ve bankacı bilirkişi tarafından ayrı ayrı düzenlenen raporlarda hesap sahibinin hesabından 28.05.1998-21.04.1999 tarihleri arasında toplam 19.220,44 TL'lik usulsüz işlemle para çekildiği tespit edilmiş olup, bu husus taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir. […]. Y.., para çekme dekontlarının çoğunda imzası bulunmadığını, çekilen paraların hesap sahibinin faks ve telefon talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğini savunmuş, davalı banka da yapılan işlemlerin hesap sahibinin bilgisi dahilinde yapıldığını, hesap sahibinin yapılan işlemleri benimsediğini savunmuştur. Dosyada mevcut davalı E..
A.Ş'ye ait müfettiş raporunda, hesaptan çekilen paranın 9 işlemle davalı O.. Y..'ın hesabına , 15 adet işlemle T.. İnşaat, A.. M.., B.. Ö.. gibi firma ve gerçek kişilerin hesaplarına aktarıldığı, 15.06.1998 tarihinde 216,00 TL'nin Nedai Tuğcu'nun müşterisi E.. K.. Profil firması adına EFT yapıldığı, 13.11.1998 tarihinde 25.00 TL'nin N..T.. tarafından verilen senetlere ilsak edilen pul bedeli olduğu, 6 adet para çekme işleminin akıbetinin ise belirlenemediği belirtilmiştir. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda da banka müfettiş raporundaki benzer belirlemelere yer verilmiştir. Yine davacı tarafın delil olarak dayandığı İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2000/357 D.İş dosyasındaki bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda N..T..'nun 13.05.1998-06.09.1999 tarihleri arasındaki hesap hareketlerine ilişkin 46 kalem işleme ilişkin fişler incelenmiş, dava konusu 25 adet usulsüz para çekme işlemi dışındaki diğer para çekme dekontlarında müşterinin imzası bulunduğu açıklanarak liste halinde gösterilmiştir.
Bu listeden hesaptan usulsüz para çekilme işlemlerinden sonra ara ara müşteri imzasıyla para çekildiği, en son usulsüz işlemin 21.04.1999 tarihli olmasına rağmen bu işlemden sonra da en son 06.09.1999 tarihli olmak üzere müşteri imzasıyla 5 adet işlem daha yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, banka müfettiş raporundaki belirleme ile delil tespiti dosyasındaki usulsüz işlemlerden sonra müşteri tarafından para çekilme işlemleri değerlendirilerek, hesaptan başka hesaba aktarılan kişilerle hesap sahibinin ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı, N.. T..'nun usulsüz para çekilmesinden sonra imzasıyla tekrar para çekmesinin hesap sahibinin yapılan işlemlere icazet verdiği, benimsediği anlamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususu tartışılmamış, yetersiz gerekçeyle davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş olması yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin munzam zarara ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin ve davalı O.. Y.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin munzam zarara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101798600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz