Tasarrufun İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3670 E. 2014/10317 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelde muvazaa↗ sözleşmenin iptali↗ muvazaa↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu ruhsatları 25.10.2007 tarihinde 6.000,00 TL bedelle devir aldığı, ancak Povisor Antiseptik Çözelti dışındaki solüsyonlarla ilgili herhangi bir üretimin olmadığı, davacının söz konusu solüsyonları devir aldığı bedel ile devir ettiği tarihteki bedel karşılaştırıldığında fiyatlar arasında açık bir oransızlık bulunmadığı, dosya kapsamına göre davacının muvazaa iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davadaki taleplerden birisi davacı şirket adına olan solüsyon ruhsatlarının devrine dair sözleşmenin iptaline ilişkin olup, davacı taraf bu husustaki iddialarının delili olarak devir bedelinin düşüklüğünü, devralan davalıların dava konusu ruhsatlarla ilgili bir faaliyetinin bulunmamasını, taraflar arasında görülen bir başka davada davalı C.. E..'ın 31.07.2009 tarihi itibariyle şirketle ilişkisini kestiğine ilişkin beyanını ve aynı davalının 03.09.2009 tarihinde şirket adına olan bir markayı da işbu davada da davalı olan O.. O..'a devretmesini göstermiş, davalıların kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/374 Esas sayılı dosyasında davalı C.. E..'ın 03.09.2009 tarihinde "Şiftrap" ibareli markanın devrine ilişkin işleminin muvazaa nedeniyle iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin bedelde muvazaaya ilişkin gerekçesi hakimin özel ve teknik bilgi sahibi olmaması nedeniyle yerinde olmadığı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti de solüsyon ruhsatlarının değeri ile ilgili net bir bilgi veremeyeceklerini bildirmişlerdir. Mahkeme gerekçesinde yukarıda belirtilen iddialarla ilgili yeterli değerlendirme yapılmamış, sadece davacı şirketin solüsyonları devir aldığı bedel ile devrettiği bedel arasında açık bir orantısızlık bulunmadığı, muvazaa iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davaya konu solüsyon ruhsatlarının bedeli ile ilgili uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp davacının diğer tüm iddialarının birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddolunması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan, davacı devir bedelinin şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini de ileri sürmüş, iptal talebinin kabul görmemesi halinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak devir bedelini de içerecek şekilde 10.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece, bu talep hakkında herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddine karar verilmesi de doğru olmayıp hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1422 E. 2019/5939 K.
Ortak:muvazaa
İncelediğiniz kararda… üsyonları devir aldığı bedel ile devir ettiği tarihteki bedel karşılaştırıldığında fiyatlar arasında açık bir oransızlık bulunmadığı, dosya kapsamına göre davacının «muvazaa» iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
E..'ın 03.09.2009 tarihinde "Şiftrap" ibareli markanın devrine ilişkin işleminin «muvazaa» nedeniyle iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin «bedelde muvazaaya» ilişkin gerekçesi hakimin özel ve teknik bilgi sahibi olmaması nedeniyle yerinde olmadığı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti de solüsyon ruhsatlarının değeri ile ilgili net bir bilgi veremeyeceklerini bildirmişlerdir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamına, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, solüsyon devir işlemlerinin «muvazaa» sebebiyle iptali ile ruhsatların davacıya ait olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce temyiz eden davalılar yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5258 E. 2017/7413 K.
Ortak:sözleşmenin iptali · muvazaa
İncelediğiniz kararda… üsyonları devir aldığı bedel ile devir ettiği tarihteki bedel karşılaştırıldığında fiyatlar arasında açık bir oransızlık bulunmadığı, dosya kapsamına göre davacının «muvazaa» iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davadaki taleplerden birisi davacı şirket adına olan solüsyon ruhsatlarının devrine dair «sözleşmenin iptaline» ilişkin olup, davacı taraf bu husustaki iddialarının delili olarak devir bedelinin düşüklüğünü, devralan davalıların dava konusu ruhsatlarla ilgili bir faaliyetinin bulunmamasını, taraflar arasında görülen bir başka davada davalı C..
E..'ın 03.09.2009 tarihinde "Şiftrap" ibareli markanın devrine ilişkin işleminin «muvazaa» nedeniyle iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… şirketten fiilen ayrıldıktan sonra yetkilerinin sona erdiği 04.09.2009 tarihinden önce yani 30.07.2009 tarihinde davaya konu olan solüsyon ruhsatlarını devretmekle «muvazaalı» işlem yaptığı, kendisine 03.09.2009'da yapılan marka devri muvazaalı olan ve mahkeme kararıyla kesinleşen davalı ...'ın da solüsyon ruhsatlarını devir alırken de i …
Dava, davacı şirket adına olan 3 adet ilaç ruhsatının devrine ilişkin «sözleşmenin iptali» istemine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında, davacı tarafından davanın, «muvazaaya» dayalı olarak açıldığı, muvazaanın varlığına ilişkin olarak da ilaç ruhsatlarının devir bedelinin düşüklüğü ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · bozma sonrası karar · ikrar · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, ruhsatların devredildiği tarih itibariyle «rayiç bedelinin» tespiti için ek rapor veya konusunda uzman yeni bir heyetten rapor alınması ve diğer delillerle birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamına, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın davacı şirketteki «yetkisinin» sonlandırıldığı 04.09.2009 tarihinden 1 gün önce “Şiftrap” markasını diğer davalı ...'a devrettiği, bu hususun ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/22 E. dosyasında görülen itirazın iptali davasında ... tarafından 13.07.2009 tarihinde davacı şirketten ayrıldığının beyan ve «ikrar» edildiği, yine aynı davada ...'ın davacı şirketten 31.07.2009 tarihinde fiilen ayrıldığı, ...
Mahkemece uyulan «bozma sonrası» hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ruhsatların, devredildiği tarihteki piyasa rayici konusunda açık bir beyanda bulunulmamış ve bedeli de açık şekilde belirtilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3670 E. , 2014/10317 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/11/2013
NUMARASI 2011/103-2013/258
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2011/103-2013/258 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eski ortak ve temsilcilerinden olan davalı C.. E..'ın 2009 yılı Temmuz ayı itibariyle şirketle fiili bağının kesildiğini, 14.05.2010 tarihinde davalı O.. O..'ın şirkete bir ihtarname göndererek "şirketçe üretilen solusyon ruhsatlarını devraldığını ve bu solüsyonların artık üretilemeyeceğini" bildirdiğini, davalı Celalettin'in hukuken şirket yetkilerinin kendisinden alınmasından 4 gün önce dava konusu ruhsatları devrettiğinin anlaşıldığını, 13.10.2009 tarihinde de davalının tüm hisselerini yönetim kurulu üyesi İsmail Karcı'ya devrederek şirketle tüm ilişkisinin kesildiğini, davalının şirketten ayrılacağının anlaşılmasından sonra kasten ve şirketi zarara sokmak maksadıyla şirkete ait 3 adet solüsyonu değerinin çok altında muvazaa yoluyla C..
P..'e devrettiğini, ruhsatların son olarak davalı O.. O..'a geçtiğini, ruhsatların devrine ilişkin alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığını, devralanların sektörde faaliyet göstermediğini, tüm davalıların kötüniyetli olduğunu, 10.000,00 TL olarak gösterilen devir bedelinin de şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini ileri sürerek 30.07.2009 ve 28.10.2009 tarihli ruhsat devir işlemlerinin iptalini, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı C.. E..'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…]. E.. vekili, dava konusu 3 üründen 2'si ile ilgili olarak davacının hiç bir üretim yapmadığını, sadece davacıya müvekkilince kazandırılan povisor antiseptik çözeltinin 2009 yılından itibaren üretildiğini, bunların davacının üretiminin temelini oluşturmadığını, zira cironun %1'ini bile teşkil etmediğini, bu ürünlerin satılarak maaşına mahsup edilmesinin yönetim kurulu tarafından müvekkiline söylendiğini, kötüniyet hususunun doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. O.. vekili, müvekkilinin yıllarca ilaç mümessilliği yaptığını, satın alma işleminde muvazaanın bulunmadığını, amacının ruhsatlarda belirtilen ürünleri imal etmek/ettirmek olduğunu, kötüniyetin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. P.. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin ruhsatları davacı şirketin yetkili temsilcisinden aldığını, 6.000 TL'ye davacı tarafından alınan ruhsatın 10.000 TL'ye müvekkiline devredildiğini, muvazaa iddiasının davacı tarafından çürütüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu ruhsatları 25.10.2007 tarihinde 6.000,00 TL bedelle devir aldığı, ancak Povisor Antiseptik Çözelti dışındaki solüsyonlarla ilgili herhangi bir üretimin olmadığı, davacının söz konusu solüsyonları devir aldığı bedel ile devir ettiği tarihteki bedel karşılaştırıldığında fiyatlar arasında açık bir oransızlık bulunmadığı, dosya kapsamına göre davacının muvazaa iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davadaki taleplerden birisi davacı şirket adına olan solüsyon ruhsatlarının devrine dair sözleşmenin iptaline ilişkin olup, davacı taraf bu husustaki iddialarının delili olarak devir bedelinin düşüklüğünü, devralan davalıların dava konusu ruhsatlarla ilgili bir faaliyetinin bulunmamasını, taraflar arasında görülen bir başka davada davalı C.. E..'ın 31.07.2009 tarihi itibariyle şirketle ilişkisini kestiğine ilişkin beyanını ve aynı davalının 03.09.2009 tarihinde şirket adına olan bir markayı da işbu davada da davalı olan O.. O..'a devretmesini göstermiş, davalıların kötüniyetli olduğunu ileri sürmüştür. Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/374 Esas sayılı dosyasında davalı C.. E..'ın 03.09.2009 tarihinde "Şiftrap" ibareli markanın devrine ilişkin işleminin muvazaa nedeniyle iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin bedelde muvazaaya ilişkin gerekçesi hakimin özel ve teknik bilgi sahibi olmaması nedeniyle yerinde olmadığı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti de solüsyon ruhsatlarının değeri ile ilgili net bir bilgi veremeyeceklerini bildirmişlerdir. Mahkeme gerekçesinde yukarıda belirtilen iddialarla ilgili yeterli değerlendirme yapılmamış, sadece davacı şirketin solüsyonları devir aldığı bedel ile devrettiği bedel arasında açık bir orantısızlık bulunmadığı, muvazaa iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davaya konu solüsyon ruhsatlarının bedeli ile ilgili uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp davacının diğer tüm iddialarının birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddolunması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Öte yandan, davacı devir bedelinin şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini de ileri sürmüş, iptal talebinin kabul görmemesi halinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak devir bedelini de içerecek şekilde 10.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece, bu talep hakkında herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddine karar verilmesi de doğru olmayıp hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101785100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz