Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1923 E. 2014/10291 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz süreli sözleşme↗ tenkis↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ istifa↗ aktif dava ehliyeti↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ taraf ehliyeti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkette ruhsatlandırma departmanında işverenin iş sırlarına erişebilecek bir konumda çalışan davalının 01/07/2011 tarihinde istifa ile davacı şirketten ayrıldıktan hemen sonra taraflar arasındaki rekabet yasağı getiren sözleşme hükümlerine aykırı olarak aynı konuda faaliyette bulunan dava dışı şirkette 18/07/2011 tarihinde ruhsatlandırma departmanında işe başlamak suretiyle rekabet yasağına aykırı davrandığı, davacının sözleşme ile kararlaştırılan maktu ceza şart alacağını davalı borçludan isteyebileceği, kararlaştırılan ve talep edilen cezai şart miktarının davalının ekonomik olarak mahvına neden olacak dereceyi bulduğu, bu nedenle talep edilen cezai şart miktarının %50 oranında tenkise tabi tutulmasının hak ve adalet kurallarına uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı, davalının işçisi iken işten ayrıldığını, davalı işçi ile aralarında rekabet yasağı sözleşmesi bulunduğunu, davalının bu sözleşmeye aykırı hareket ettiğini iddia ederek sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep etmiştir. Ancak, davacının delil olarak dayandığı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile rekabet yasağı sözleşmesinin dava dışı N.. A.. San. ve Tic. A.Ş. arasında olup, davalı şirketin ise tam unvanı N.. A.. A.. San. ve Tic. A.Ş'dir. Bu durumda, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olmasının geçerlilik koşulu olduğu gözetilerek, sözleşmeyi yapan şirket ile iş bu davayı açan şirketin aynı şirket olup olmadığı ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7058 E. 2016/1951 K.
Ortak:tenkis · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · istifa · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda… nma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkette ruhsatlandırma departmanında işverenin iş sırlarına erişebilecek bir konumda çalışan davalının 01/07/2011 tarihinde «istifa» ile davacı şirketten ayrıldıktan hemen sonra taraflar arasındaki «rekabet yasağı» getiren sözleşme hükümlerine aykırı olarak aynı konuda faaliyette bulunan dava dışı şirkette 18/07/2011 tarihinde ruhsatlandırma departmanında işe başlamak suretiyle rekabet yasağına aykırı davrandığı, davacının sözleşme ile kararlaştırılan maktu «ceza şart» alacağını davalı borçludan isteyebileceği, kararlaştırılan ve talep edilen cezai şart miktarının davalının ekonomik olarak mahvına neden olacak dereceyi bulduğu, bu nedenle talep edilen cezai şart miktarının %50 oranında «tenkise» tabi tutulmasının hak ve adalet kurallarına uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya il …
1-Davacı, davalının işçisi iken işten ayrıldığını, davalı işçi ile aralarında «rekabet yasağı sözleşmesi» bulunduğunu, davalının bu sözleşmeye aykırı hareket ettiğini iddia ederek sözleşmede kararlaştırılan «cezai şartı» talep etmiştir.
Ancak, davacının delil olarak dayandığı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile «rekabet yasağı sözleşmesinin» dava dışı N..
Benzer bu kararda… yulan bozma ilamı doğrultusunda, davacı şirkette ruhsatlandırma departmanında işverenin iş sırlarına erişebilecek bir konumda çalışan davalının 01/07/2011 tarihinde «istifa» ile davacı şirketten ayrıldıktan hemen sonra taraflar arasındaki «rekabet yasağı» getiren sözleşme hükümlerine aykırı olarak aynı konuda faaliyette bulunan dava dışı şirkette 18/07/2011 tarihinde ruhsatlandırma departmanında işe başlamak suretiyle rekabet yasağına aykırı davrandığı, davacının sözleşme ile kararlaştırılan maktu «ceza şart» alacağını davalı borçludan isteyebileceği, kararlaştırılan ve talep edilen cezai şart miktarının davalının ekonomik olarak mahvına neden olacak dereceyi bulduğu, bu nedenle talep edilen cezai şart miktarının %50 oranında «tenkise» tabi tutulmasının hak ve adalet kurallarına uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya il …
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafça, taraflar arasında imzalanan 28.03.2009 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesinin» ''YAPILAN İŞ'' başlıklı bölümündeki ''01.07.2011'' tarihinin ve yine '' İŞÇİNİN BORÇLARI'' bölümünün ikinci bendindeki ''100.000'' rakam grubunun sonradan doldurulduğu savunulmuştur. mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi tarafından da aynı şekilde mütaalada bulunulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu kararda… de de davalı tarafça inkar edilen ve sonradan doldurulduğu belirtilen bölümlerin yer aldığı hükümlerin taraflar açısından bağlayıcı niteliğinin bulunup bulunmadığı, «geçersizlik» halinin söz konusu olması durumunda ise bu halin 28.03.2009 tarihli sözleşmenin kısmen veya tamamen geçerli olup olmayacağı hususunda doğuracağı sonuçların mahkemece tartışılması suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmi …
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1923 E. , 2014/10291 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/11/2013
NUMARASI 2013/386-2013/488
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 2013/386-2013/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten istifa etmek suretiyle 01.07.2011 tarihinde ayrıldığını rekabet yasağı ve gizlilik taahhütnamesine aykırılık teşkil edecek biçimde İstanbul'da bulunan dava dışı M.. N.. İlaç San. A.Ş'de regülasyon-ruhsatlandırma sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, davalının rekabet yasağına aykırılık teşkil eden işlem ve eylemleri nedeniyle cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL cezai şart alacağının 04.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, davasının ıslah ederek talep sonucunu 20.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin çalışma koşullarının ağırlığı nedeniyle işten ayrıldığını, davaya dayanak yapılan sözleşmenin müvekkiline okuma imkanı verilmeden ve içeriğini öğrenmeden imzalatıldığını, sözleşmenin boş kısımlarının sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin yaptığı iş ve konumu itibariyle davacı şirketin müşteri portföyü, gelir kaynakları ve ticari sözleşmeler gibi sırlarına ulaşabilecek konumda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkette ruhsatlandırma departmanında işverenin iş sırlarına erişebilecek bir konumda çalışan davalının 01/07/2011 tarihinde istifa ile davacı şirketten ayrıldıktan hemen sonra taraflar arasındaki rekabet yasağı getiren sözleşme hükümlerine aykırı olarak aynı konuda faaliyette bulunan dava dışı şirkette 18/07/2011 tarihinde ruhsatlandırma departmanında işe başlamak suretiyle rekabet yasağına aykırı davrandığı, davacının sözleşme ile kararlaştırılan maktu ceza şart alacağını davalı borçludan isteyebileceği, kararlaştırılan ve talep edilen cezai şart miktarının davalının ekonomik olarak mahvına neden olacak dereceyi bulduğu, bu nedenle talep edilen cezai şart miktarının %50 oranında tenkise tabi tutulmasının hak ve adalet kurallarına uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı, davalının işçisi iken işten ayrıldığını, davalı işçi ile aralarında rekabet yasağı sözleşmesi bulunduğunu, davalının bu sözleşmeye aykırı hareket ettiğini iddia ederek sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep etmiştir. Ancak, davacının delil olarak dayandığı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile rekabet yasağı sözleşmesinin dava dışı N.. A.. San. ve Tic. A.Ş. arasında olup, davalı şirketin ise tam unvanı N.. A.. A.. San. ve Tic. A.Ş'dir. Bu durumda, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 350. maddesi uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olmasının geçerlilik koşulu olduğu gözetilerek, sözleşmeyi yapan şirket ile iş bu davayı açan şirketin aynı şirket olup olmadığı ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101782400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz