Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4441 E. 2014/6946 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markasının davalı tarafından kullanıldığına yönelik kabule elverişli herhangi bir delil ve belge sunulmadığı, davalının kullanımının mevcut var olan belgelerine dayalı usulüne uygun bir kullanım olduğu gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup; mahkemece, davacı markasının davalı tarafından kullanıldığına yönelik kabule elverişli herhangi bir delil ve belge sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda davalı firmanın internet ana sayfasını gösterir çıktı olduğu ancak hangi tarihte alındığının belli olmadığı bildirilen dava dilekçesine ekli belgede “sertifikalarımız” başlığı altında “...şirketimiz sahip olduğu TSEK, TSE, ISO 9001 kalite belgelerine uygun olarak ve CE normlarına göre; üretim öncesi parça kontrolü, üretim aşaması ve üretim sonrası dayanıklılık, performans ve güvenlik testlerine tabi tutulmaktadır...” ifadelerine yer verilmiş; yani davalıya ait olduğu bildirilen internet sitesi çıktısında davalı şirketin davacıya ait TSEK, TSE markalarını kullandığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte; davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde; davalı tarafından davacıya ait markaların yalın halde sadece bir yerde yazıldığı, davalının, firması için internet sitesi oluşturmak istediği, siteyi kuran şahsın davalı farkında olmadan TSE ve TSEK markalarını yazdığı, bu markaların internet sitesi içinde tek bir sayfada bir kez kullanıldığı, davalı tarafından bu durumun farkına varılır varılmaz ibarelerin siteden çıkartıldığı, dava konusu edilen markaları davalının şu anda kullanmadığı, markaların davalıya ait sitede bulunmadığı belirtilmiştir. Buna göre; dosya içerisinde bulunan dava dilekçesine ekli davalı internet sitesi ana sayfası çıktısı ile cevap dilekçesindeki beyanlar tartışılıp değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4604 E. 2022/6564 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız icra takibi · fesih · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaNoterliğinin 2148 yevmiye numaralı sözleşmesinin akdedildiği, davacıya ait TSE markasını kullanımı için düzenlenmiş bir sözleşme olduğu, süresinin 1 yıl olarak kararlaştırıldığı, «fesih» olmaması halinde sözleşmenin birer yıl daha kendiliğinden uzamış sayılacağı, davalının TSE markasının kullanımından dolayı ücretin ödenmediği iddiası ile Adana 3.
… ite uygunluk belgelerinin dosyada bulunan 18.05.2017 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenip düzenlenmediğinin belli olmadığı, marka kullanım sözleşmesi bulunmaması «sebebi» ile davalının davacıya ödemesi gereken herhangi bir ücret olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TSE Standart Belgesinin izinsiz kullanımından kaynaklanan lisans bedelinin tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali davasıdır.
Bu hususlar davacı tarafa sorulup gerektiğinde ilgili belgelerin «ibrazı» sağlandıktan sonra dosyanın bilirkişiye tevdii ile alınacak rapor kapsamında bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10807 E. 2018/2863 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:malvarlığına ilişkin dava · limited şirket · fatura · ek tasfiye
Benzer bu kararda22 (1)'e göre belgelerin geçerlilik sürelerinin 1 yıl olduğu, TSE markalarını kullanma hakkının ilgili sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl olduğu, davaya konu olaydaki birleşmenin devredici tür değiştirme teşkil ettiği, bu çeşit tür değiştirmede eski tür ortaklığın «tasfiye» edilmeksizin tüm «malvarlığı» ile yeni tür ortaklığa devredildiğini, bu durumda ...
Noterliğince .../02/2014 tarihinde davalı tarafça iade edildiği, davacının iade edilen «fatura» ile ilgili takibin açıldığı, .../04/2014 tarihine kadar her hangi bir karşı bildirimde bulunulmadığı ve takibe dayanak faturanın iptal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kimya Sanayi ve Ticaret A....ne katılmış olup, «limited şirket» döneminde alınan ve yukarıda numaraları anılan iki adet TSE belgesinin kullanılmasına devam edilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4441 E. , 2014/6946 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/07/2013
NUMARASI 2012/99-2013/329
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2012/99-2013/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı adına tescilli TSE ve TSEK markasının davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını, TSE Ürün Belgelendirme Yönergesine göre, TSE markasının herhangi bir yerde kullanılması için davacı ile marka sözleşmesi yapılması gerektiğini ileri sürerek; tecavüzün durdurulmasına, bu kapsamda davacıya ait internet sitesinin kapatılmasına, tecavüze konu ürünlerin adreslerden toplatılarak el konulmasına, davalının iş yerinde mevcut olup tecavüze konu markayı taşıyan tabelaların ve ürünlerin kaldırılmasına, markayı taşıyan basılı evraklara el konulmasına, tecavüzün önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı 16.500,00 TL maddi ve 82.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine, hükmün ilanına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konus markaların sadece yalın halde bir yerde yazıldığını, broşürde, reklam dökümanlarında, katalog ve basılı evraklarda kullanmadığını, Ticaret Yasası gereğince müvekkilinin firması için internet sitesi oluşturulmasını istediğini, bu siteyi kuran şahsın da davacı farkında olmadan TSE ve TSEK markalarının isimlerini yazdığını, müvekkilinin TSE ve TSEK markalarını kullanmaya ihtiyacının olmadığını, Avrupa Birliği Yeterlilik Belgesi olan CE markasını aldığını, istenen maddi ve manevi tazminatın çok yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markasının davalı tarafından kullanıldığına yönelik kabule elverişli herhangi bir delil ve belge sunulmadığı, davalının kullanımının mevcut var olan belgelerine dayalı usulüne uygun bir kullanım olduğu gerekçesiyle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup; mahkemece, davacı markasının davalı tarafından kullanıldığına yönelik kabule elverişli herhangi bir delil ve belge sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda davalı firmanın internet ana sayfasını gösterir çıktı olduğu ancak hangi tarihte alındığının belli olmadığı bildirilen dava dilekçesine ekli belgede “sertifikalarımız” başlığı altında “...şirketimiz sahip olduğu TSEK, TSE, ISO 9001 kalite belgelerine uygun olarak ve CE normlarına göre; üretim öncesi parça kontrolü, üretim aşaması ve üretim sonrası dayanıklılık, performans ve güvenlik testlerine tabi tutulmaktadır...” ifadelerine yer verilmiş;
yani davalıya ait olduğu bildirilen internet sitesi çıktısında davalı şirketin davacıya ait TSEK, TSE markalarını kullandığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte; davalı vekilince verilen cevap dilekçesinde; davalı tarafından davacıya ait markaların yalın halde sadece bir yerde yazıldığı, davalının, firması için internet sitesi oluşturmak istediği, siteyi kuran şahsın davalı farkında olmadan TSE ve TSEK markalarını yazdığı, bu markaların internet sitesi içinde tek bir sayfada bir kez kullanıldığı, davalı tarafından bu durumun farkına varılır varılmaz ibarelerin siteden çıkartıldığı, dava konusu edilen markaları davalının şu anda kullanmadığı, markaların davalıya ait sitede bulunmadığı belirtilmiştir.
Buna göre; dosya içerisinde bulunan dava dilekçesine ekli davalı internet sitesi ana sayfası çıktısı ile cevap dilekçesindeki beyanlar tartışılıp değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101753700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz