Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4513 E. 2010/4449 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ gecikme faizi↗ yoklukla malul karar↗ yokluk↗ ihtar↗ yönetim kurulu kararı↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 10 No’lu işyeri ortaklığından ihraç kararının iptali için açtığı davanın reddedilip kesinleştiği, 6 No’lu işyeri ortaklığından ihraç kararının iptali için yasal süresinde asıl davasını açmış ise de ihraç işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının genel kurul kararlarına göre hesaplanan aidat borcunu ödemediği, asıl davada istediği diğer tazminat taleplerinde bulunabilmesi için davacının ortak olması gerektiği, birleşen davada talep edilen (3.665) YTL. tutarındaki fazla ödemenin kooperatif defter ve kayıtlarında bulunmadığı gibi kooperatif kayıtlarına göre davacının borçlu olduğu, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının 10 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının iptali amacıyla açılan davanın reddedilip kesinleşmesine, hem 10 numaralı hem de 6 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararlarının yoklukla malul sayılmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunduğunun davacı tarafından ispat edilememiş olmasına ve davacının 10 numaralı işyerinden ihraç kararının kesinleşmesinden sonra anılan işyerinin kira parasının davalı kooperatife ödenmesi gerektiğinin tabii bulunmasına, bu durumda mahkemece asıl davada 10 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının yoklukla malul olduğunun tespitine ve anılan işyeri için (61.200) YTL. kira gelirinin davalı kooperatiften tahsiline ilişkin istemlerin reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak asıl davada diğer istemlerin yanında 6 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının yoklukla malul olduğunun tespiti de talep edilmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi bu ihraç kararı yönünden yoklukla malul sayılmayı gerektirecek bir nedenin bulunduğu davacı tarafından ispat edilememiş ise de çoğu isteyenin azı da istemiş sayılacağı ilkesi nazara alındığında, böyle bir istek ile açılmış davada, ihraç kararının iptali isteğinin de bulunduğunun kabulü zorunludur. Nitekim mahkeme de asıl davayı bu şekilde değerlendirmiş ve asıl davanın süresinde açıldığı, asıl davada iptali talep edilen 6 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar vermiştir.
Mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise davacının 6 numaralı işyerinden ihraç kararının iptali için yasal yollara başvurduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan ihraç kararının kesinleştiği kabul edilmiş, başkaca hiç bir inceleme yapılmamıştır. Oysa yukarıda açıklandığı ve mahkemenin de kabul ettiği üzere asıl davada 6 numaralı işyerinden ihraç kararının iptali de istenmiş ve asıl dava süresinde açılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davalı kooperatifçe davacının 6 numaralı işyerinden ihracı amacıyla gönderilen ihtarnamelerde herhangi bir usulü eksiklik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla artık ihtarlarda talep edilen asıl ve gecikme faizi alacaklarının miktar itibariyle doğru olup olmadığının incelenmesi gerekecektir. Bunun için de öncelikle ihtarnamelerde talep edilen asıl ve gecikme faizi alacaklarının belirlendiği genel kurul kararları getirtilmeli daha sonra davacının ödemeleri de dikkate alınarak davacının gerçekten ihtarnamelerde talep edilen miktar kadar borçlu olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece davacı tarafından kooperatife bir borcunun bulunmadığı ileri sürüldüğü halde, bu konuda hiçbir inceleme yapılamadan davacının borcunu ödemediği kabul edilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece bilirkişi aracılığıyla yukarıda açıklanan şekilde inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacının asıl davada 6 numaralı işyeri üyeliğine dayanarak davalı ... yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuyla ilgili taleplerine ve birleşen davada yine 6 numaralı işyeri üyeliği dolayısıyla kendisinden fazla tahsil edildiğini ileri sürdüğü (3.665) YTL. maddi tazminat ile (10.000) YTL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4513 E. , 2010/4449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2006 tarih ve 2005/329-2006/797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin ortaklarına gerçek maliyetin iki yüz katı para topladığı halde eksik ve kusurlu işyeri teslim ettiğini, bu konuları gündeme getiren müvekkilinin inşaat gideri borcu olmadığı halde gerçekte kiracının ödemesi gereken işletme aidatı borcu sebebiyle 18. Blok 10 No’lu işeri ortaklığından ihraç edildiğini, ihraç kararından sonra 2003 yılında devir yoluyla aldığı aynı blok 6 No’lu işyerinden de aynı şekilde ikinci kez ihraç edildiğini, 10 No’lu işyeri için aldığı kiranın 01.06.2003 tarihinden itibaren davalı kooperatife ödendiğini ileri sürerek, asıl davada 6 ve 10 No’lu iş yeri ortaklıkları için alınan ihraç kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitini, 01.06.2003 tarihinden itibaren el konulan kira gelirinin faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsilini, yasaya aykırı ihraç kararlarıyla ve kira gelirine el konulmasıyla maddi ve manevi anlamda mağdur edildiğinden, Koop.K’nun 62.
ve TTK’nun 336. maddeleri uyarınca (50.000.000.000) TL tazminatın davalı ... yöneticilerinden, bu mümkün olmazsa davalı kooperatiften tahsili ile müvekkiline ödenmesini istemiş, daha sonra sunduğu 02.05.2006 tarihli açıklama dilekçesiyle 10 No’lu işyeri için talep ettiği kira gelirinin (61.200) YTL.olduğunu bildirmiş, bu dava ile birleşen davada ise 6 No’lu işyerini eski ortağın tüm borcunu 19.08.2003 tarihinde ödemek suretiyle 10.09.2003 tarihinde devraldığını, eski malikin 01.07.2002 – 30.08.2003 tarihleri arasındaki aidat borucunun (1,710) YTL olduğu halde kooperatifin kendisinden (4.875) YTL tahsil ettiğini, kiracısından da yasal dayanağı olmadığı halde (500)YTL işgaliye bedeli tahsil edildiğini, kiracısının da bu bedeli kira parasından düştüğünü ileri sürerek, 6 No’lu iş yeri için ortaklığının tespitini, fazladan ödenen toplam (3.665) YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini yine (10.000) YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 10 No’lu işyeri ortaklığı için verilen ihraç kararının Yargıtay incelemesinden de geçmek suretiyle kesinleştiğini, 6 No’lu iş yeri için de iki haklı ihtara rağmen borcunu ödemeyen davacının ihraç edildiğini, 10 No’lu iş yeri ortaklığından ihraç kararının kesinleşmesinden sonra kira parasının müvekkili tarafından tahsil edilmesinin tabii olduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 10 No’lu işyeri ortaklığından ihraç kararının iptali için açtığı davanın reddedilip kesinleştiği, 6 No’lu işyeri ortaklığından ihraç kararının iptali için yasal süresinde asıl davasını açmış ise de ihraç işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının genel kurul kararlarına göre hesaplanan aidat borcunu ödemediği, asıl davada istediği diğer tazminat taleplerinde bulunabilmesi için davacının ortak olması gerektiği, birleşen davada talep edilen (3.665) YTL. tutarındaki fazla ödemenin kooperatif defter ve kayıtlarında bulunmadığı gibi kooperatif kayıtlarına göre davacının borçlu olduğu, manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının 10 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının iptali amacıyla açılan davanın reddedilip kesinleşmesine, hem 10 numaralı hem de 6 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararlarının yoklukla malul sayılmasını gerektirecek herhangi bir sebep bulunduğunun davacı tarafından ispat edilememiş olmasına ve davacının 10 numaralı işyerinden ihraç kararının kesinleşmesinden sonra anılan işyerinin kira parasının davalı kooperatife ödenmesi gerektiğinin tabii bulunmasına, bu durumda mahkemece asıl davada 10 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının yoklukla malul olduğunun tespitine ve anılan işyeri için (61.200) YTL.
kira gelirinin davalı kooperatiften tahsiline ilişkin istemlerin reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak asıl davada diğer istemlerin yanında 6 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının yoklukla malul olduğunun tespiti de talep edilmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi bu ihraç kararı yönünden yoklukla malul sayılmayı gerektirecek bir nedenin bulunduğu davacı tarafından ispat edilememiş ise de çoğu isteyenin azı da istemiş sayılacağı ilkesi nazara alındığında, böyle bir istek ile açılmış davada, ihraç kararının iptali isteğinin de bulunduğunun kabulü zorunludur. Nitekim mahkeme de asıl davayı bu şekilde değerlendirmiş ve asıl davanın süresinde açıldığı, asıl davada iptali talep edilen 6 numaralı işyeri ortaklığından ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacının aidat borcunu ödemediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar vermiştir.
Mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda ise davacının 6 numaralı işyerinden ihraç kararının iptali için yasal yollara başvurduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle anılan ihraç kararının kesinleştiği kabul edilmiş, başkaca hiç bir inceleme yapılmamıştır. Oysa yukarıda açıklandığı ve mahkemenin de kabul ettiği üzere asıl davada 6 numaralı işyerinden ihraç kararının iptali de istenmiş ve asıl dava süresinde açılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davalı kooperatifçe davacının 6 numaralı işyerinden ihracı amacıyla gönderilen ihtarnamelerde herhangi bir usulü eksiklik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla artık ihtarlarda talep edilen asıl ve gecikme faizi alacaklarının miktar itibariyle doğru olup olmadığının incelenmesi gerekecektir.
Bunun için de öncelikle ihtarnamelerde talep edilen asıl ve gecikme faizi alacaklarının belirlendiği genel kurul kararları getirtilmeli daha sonra davacının ödemeleri de dikkate alınarak davacının gerçekten ihtarnamelerde talep edilen miktar kadar borçlu olup olmadığı belirlenmelidir. Mahkemece davacı tarafından kooperatife bir borcunun bulunmadığı ileri sürüldüğü halde, bu konuda hiçbir inceleme yapılamadan davacının borcunu ödemediği kabul edilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece bilirkişi aracılığıyla yukarıda açıklanan şekilde inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacının asıl davada 6 numaralı işyeri üyeliğine dayanarak davalı ... yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuyla ilgili taleplerine ve birleşen davada yine 6 numaralı işyeri üyeliği dolayısıyla kendisinden fazla tahsil edildiğini ileri sürdüğü (3.665) YTL. maddi tazminat ile (10.000) YTL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının asıl davada 6 numaralı işyeri üyeliğine dayanarak davalı ... yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuyla ilgili taleplerine ve birleşen davada yine 6 numaralı işyeri üyeliği dolayısıyla kendisinden fazla tahsil edildiğini ileri sürdüğü (3.665) YTL. maddi tazminat ile (10.000) YTL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017388300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz