İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12431 E. 2014/2637 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ infaz↗ inkar tazminatı↗ hasar↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacı sigortalısına ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğradığı, zarardan davalının sorumlu olduğu, alacağın likit nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlar göz önünde tutularak %25 avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (1) ve (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davada istem tazminat niteliğinde olup bu nitelikte alacaklar likit olmadığından, likit olmayan alacağa dayalı takibe itirazın iptali davasında, davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, mahkemece davacının takip tarihinden itibaren talep ettiği yıllık %25 oranında avans faizi uygulanmasına ilişkin olarak, %25 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faiziyle birlikte tahsiline denilmek yerine, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, takip tarihinden itibaren değişen oranlar göz önünde tutularak %25 avans faizi uygulanmasına şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1763 E. 2017/4512 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda3- Öte yandan, mahkemece davacının takip tarihinden itibaren talep ettiği yıllık %25 oranında «avans faizi» uygulanmasına ilişkin olarak, %25 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faiziyle birlikte tahsiline denilmek yerine, «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde, takip tarihinden itibaren değişen oranlar göz önünde tutularak %25 avans faizi uygulanmasına şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın b …
Benzer bu kararda2-Davacının temyizine gelince, dava 19.04.2010 tarihinde açıldığı halde mahkemece karar başlığında dava tarihinin 09.07.2013 gösterilmek suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline denilmek suretiyle «infazda» karışıklık oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekirse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar başlığından d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda2-Davacının temyizine gelince, dava 19.04.2010 tarihinde açıldığı halde mahkemece karar başlığında dava tarihinin 09.07.2013 gösterilmek suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline denilmek suretiyle «infazda» karışıklık oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekirse de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar başlığından d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12431 E. , 2014/2637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 31. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/03/2013
NUMARASI 2013/40-2013/53
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2013 tarih ve 2013/40-2013/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı ile aralarında akdedilen sigorta poliçesi ile sigortalanan malın, davalıya ait araç ile Aydın’dan Almanya’ya taşınması sırasında hasara uğraması sebebiyle sigortalısına 6.784,00 TL tazminat ödemesinde bulunduğunu, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili için hakkında başlattığı icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu edilen taşımanın üzerinden CMR mevzuatında belirtilen 1 yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, ayrıca hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, istemin fahiş olduğunu, davanın, müvekkilinin nakliyeci sorumluluk sigorta poliçesine istinaden E. İsviçre Sigorta A.Ş’ye ihbarının gerektiğini,tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacı sigortalısına ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğradığı, zarardan davalının sorumlu olduğu, alacağın likit nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlar göz önünde tutularak %25 avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (1) ve (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davada istem tazminat niteliğinde olup bu nitelikte alacaklar likit olmadığından, likit olmayan alacağa dayalı takibe itirazın iptali davasında, davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, mahkemece davacının takip tarihinden itibaren talep ettiği yıllık %25 oranında avans faizi uygulanmasına ilişkin olarak, %25 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faiziyle birlikte tahsiline denilmek yerine, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, takip tarihinden itibaren değişen oranlar göz önünde tutularak %25 avans faizi uygulanmasına şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101733700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz