6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sulh sözleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11289 E. 2010/3922 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi tefrik hizmet sözleşmesi görevsizlik kararı sulh haksız rekabet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 56

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalıların davacı şirkette çalıştığı sırada aynı sektörde faaliyet gösteren Veriterm Ltd.Şti.'ni kurarak davacı şirket yönünden haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulundukları, davalıların eylemlerinin taraflar arasında hizmet sözleşmesine dayalı ilişkinin sürdüğü dönemde gerçekleştiğinin iddia edilmesi nedeniyle tefrik edilen dava davalıları yönünden mahkemenin görevsiz olduğu sonucuna varılarak dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, kararın kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulduğunda tefrik edilen dava dosyasının görevli iş mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, haksız rekabetin tespiti ile tazminat istemlerine ilişkindir. Davacının davalıların eylemlerinin TTK’nun 56 ve 57. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu iddiasına dayalı olarak açtığı işbu davada mahkemece davalı gerçek şahıslar hakkındaki dava Veriterm Ltd.Şti. hakkında açılan davadan ayrılarak iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Oysaki davanın TTK’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerine dayalı olarak açılmış olmasına ve davalılar tarafından yapıldığı iddia olunan eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ile haksız rekabet sonucu uğranılan zararın tazminine ilişkin istemlerin haksız rekabete ilişkin yasal hükümler değerlendirilmek suretiyle tespit ve tayini gerektiğinden bu davada ticaret mahkemesi görevli olup, buna göre yargılamaya devam olunması gerekirken yazılı şekilde iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Öte yandan, temyiz isteminden sonra tarafların işbu davaya konu uyuşmazlığı da kapsar şekilde aralarında bir “Sulh Sözleşmesi” yapmış oldukları taraf vekilleri tarafından birlikte verilen 02.03.2010 tarihli dilekçe içeriği ile ekindeki sözleşmeden anlaşılmış olup, taraf vekilleri sözkonusu sulh sözleşmesi uyarınca hüküm tesis edilmesini istemiş olduklarından mahkemece sulh sözleşmesi uyarınca davanın sonuçlandırılması gerektiğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4793 E. 2022/2491 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7933 E. 2016/4763 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/11289 E.  ,  2010/3922 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2009/335 - 2009/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların müvekkili şirkette çalıştıkları sırada Veriterm Makine Servis ve Tic.Ltd.Şti. unvanlı müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren şirketi kurduklarını, müvekkilinin birkaç müşterisi ile iş yapmak amacıyla bağlantıya geçtiklerini, davalıların bu eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, bu durumun müvekkili aleyhine maddi anlamda zarara sebebiyet vermesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davalıdan 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkillerinin davacı şirkette çalıştıkları sırada haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden dolayı uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini amacıyla açılan davada iş mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın görevsizlik nedeniyle reddinin gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davalıların davacı şirkette çalıştığı sırada aynı sektörde faaliyet gösteren Veriterm Ltd.Şti.'ni kurarak davacı şirket yönünden haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulundukları, davalıların eylemlerinin taraflar arasında hizmet sözleşmesine dayalı ilişkinin sürdüğü dönemde gerçekleştiğinin iddia edilmesi nedeniyle tefrik edilen dava davalıları yönünden mahkemenin görevsiz olduğu sonucuna varılarak dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, kararın kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulduğunda tefrik edilen dava dosyasının görevli iş mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, haksız rekabetin tespiti ile tazminat istemlerine ilişkindir. Davacının davalıların eylemlerinin TTK’nun 56 ve 57. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğu iddiasına dayalı olarak açtığı işbu davada mahkemece davalı gerçek şahıslar hakkındaki dava Veriterm Ltd.Şti. hakkında açılan davadan ayrılarak iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Oysaki davanın TTK’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerine dayalı olarak açılmış olmasına ve davalılar tarafından yapıldığı iddia olunan eylemlerin haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı ile haksız rekabet sonucu uğranılan zararın tazminine ilişkin istemlerin haksız rekabete ilişkin yasal hükümler değerlendirilmek suretiyle tespit ve tayini gerektiğinden bu davada ticaret mahkemesi görevli olup, buna göre yargılamaya devam olunması gerekirken yazılı şekilde iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Öte yandan, temyiz isteminden sonra tarafların işbu davaya konu uyuşmazlığı da kapsar şekilde aralarında bir “Sulh Sözleşmesi” yapmış oldukları taraf vekilleri tarafından birlikte verilen 02.03.2010 tarihli dilekçe içeriği ile ekindeki sözleşmeden anlaşılmış olup, taraf vekilleri sözkonusu sulh sözleşmesi uyarınca hüküm tesis edilmesini istemiş olduklarından mahkemece sulh sözleşmesi uyarınca davanın sonuçlandırılması gerektiğinden kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017332000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.