Alacak | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17251 E. 2014/6769 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekleme ücreti↗ cmr↗ navlun↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ ıslah↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bulunduğu, davacının 12.12.2007 tarihinde araçlarını kullanıma hazır bulundurduğu, sözleşme uyarınca yükleme sırasında 2 günlük beklemenin taraflarca normal kabul edildiği, ancak araçların 5 gün bekletildiği, bakiye 3 gün için davacının bekleme ücreti talep hakkının doğduğu, davacının kararlaştırılan navlun ücretinin yarısına hak kazandığı ancak ıslah edilen kısım bakımından talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 6.000 USD navlun ücreti alacağının, 06/01/2008 tarihinden itibaren CMR taşımalarında öngörülen yıllık % 5 (yüzde beş) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah dilekçesine konu olan diğer alacak taleplerinin ise zamanaşımı def'i nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkin olup davacı dava dilekçesinde üç ayrı alacak ve tazminat kalemine bağlı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 USD karşılığı TL'nin tahsili talebinde bulunmuştur. Davacı, şimdilik istenen tutar içerisinde bu üç alacak kaleminin miktarına veya oranına ilişkin mahkemenin talebine rağmen açıklayıcı her hangi bir beyanda bulunmamış olup, bilirkişi raporunun alınmasından sonra ise dava dilekçesinde istenen tutarın tümüyle navlun alacak kalemine ilişkin olduğu ve Mersin-İstanbul arası akaryakıt giderine ilişkin talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir. Mahkemece, davacının bu beyanı esas alınarak bidayette istenen tutarın tümüyle navlun alacak kalemine ilişkin olduğu benimsenmiş ise de, dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla istenen tutarın kuruşlandırılması davacı tarafından yapılmamış olduğundan her bir alacak kalemi bakımından eşit miktarda taleple bulunduğunun kabulü ile zamanaşımına uğramayan alacak kalemleri bakımından bu ilke çerçevesinde karar vermek gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13860 E. 2015/215 K.
Ortak:bekleme ücreti · navlun · zamanaşımı def'i · def'i · ıslah · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… undurduğu, sözleşme uyarınca yükleme sırasında 2 günlük beklemenin taraflarca normal kabul edildiği, ancak araçların 5 gün bekletildiği, bakiye 3 gün için davacının «bekleme ücreti» talep hakkının doğduğu, davacının kararlaştırılan «navlun» ücretinin yarısına hak kazandığı ancak «ıslah» edilen kısım bakımından talebin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 6.000 USD navlun ücreti alacağının, 06/01/2008 tarihinden itibaren CMR taşımalarında öngörülen yıllık % 5 (yüzde beş) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah dilekçesine konu olan diğer alacak taleplerinin ise «zamanaşımı def»'i nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının bu beyanı esas alınarak bidayette istenen tutarın tümüyle «navlun» alacak kalemine ilişkin olduğu benimsenmiş ise de, dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla istenen tutarın kuruşlandırılması davacı tarafından yapılmamış olduğundan her bir alacak kalemi bakımından eşit miktarda taleple bulunduğunun kabulü ile «zamanaşımına» uğramayan alacak kalemleri bakımından bu ilke çerçevesinde karar vermek gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin bu …
Davacı, şimdilik istenen tutar içerisinde bu üç alacak kaleminin miktarına veya oranına ilişkin mahkemenin talebine rağmen açıklayıcı her hangi bir beyanda bulunmamış olup, bilirkişi raporunun alınmasından sonra ise dava dilekçesinde istenen tutarın tümüyle «navlun» alacak kalemine ilişkin olduğu ve Mersin-İstanbul arası akaryakıt giderine ilişkin talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Benzer bu kararda… undurduğu, sözleşme uyarınca yükleme sırasında 2 günlük beklemenin taraflarca normal kabul edildiği, ancak araçların 5 gün bekletildiği, bakiye 3 gün için davacının «bekleme ücreti» talep hakkının doğduğu, davacının kararlaştırılan «navlun» ücretinin yarısına hak kazandığı ancak «ıslah» edilen kısım bakımından talebin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 6.000 USD navlun ücreti alacağının, 06/01/2008 tarihinden itibaren.... taşımalarında öngörülen yıllık % 5 (yüzde beş) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah dilekçesine konu olan diğer alacak taleplerinin ise «zamanaşımı def»'i nedeni ile reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8758 E. 2017/7243 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz kararda… undurduğu, sözleşme uyarınca yükleme sırasında 2 günlük beklemenin taraflarca normal kabul edildiği, ancak araçların 5 gün bekletildiği, bakiye 3 gün için davacının «bekleme ücreti» talep hakkının doğduğu, davacının kararlaştırılan «navlun» ücretinin yarısına hak kazandığı ancak «ıslah» edilen kısım bakımından talebin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 6.000 USD navlun ücreti alacağının, 06/01/2008 tarihinden itibaren CMR taşımalarında öngörülen yıllık % 5 (yüzde beş) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah dilekçesine konu olan diğer alacak taleplerinin ise «zamanaşımı def»'i nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davacı, şimdilik istenen tutar içerisinde bu üç alacak kaleminin miktarına veya oranına ilişkin mahkemenin talebine rağmen açıklayıcı her hangi bir beyanda bulunmamış olup, bilirkişi raporunun alınmasından sonra ise dava dilekçesinde istenen tutarın tümüyle «navlun» alacak kalemine ilişkin olduğu ve Mersin-İstanbul arası akaryakıt giderine ilişkin talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının bu beyanı esas alınarak bidayette istenen tutarın tümüyle «navlun» alacak kalemine ilişkin olduğu benimsenmiş ise de, dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla istenen tutarın kuruşlandırılması davacı tarafından yapılmamış olduğundan her bir alacak kalemi bakımından eşit miktarda taleple bulunduğunun kabulü ile «zamanaşımına» uğramayan alacak kalemleri bakımından bu ilke çerçevesinde karar vermek gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin bu …
Benzer bu karardaOysa dava dilekçesinde kuruşlandırılmamakla birlikte «navlun bedeli» istenmesine rağmen navlun hakkında karar verilmemiş olması ve davacı tarafından ödendiği ileri sürülen gümrük «masrafları» ve vergilerinin ispatı için delil olarak «ibraz» edilen Arapça belgelerin tercümesinin HMK m.
Bu durumda talep edilen «navlun bedelinin» tutarının açıklattırılarak davacının dayandığı belgelerin tercümelerinin yaptırılmak suretiyle davacının diğer alacak kalemlerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ve yapılan incelemeye dayalı kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade farkı · komisyon bedeli · navlun bedeli · teamül · komisyon · vade · dosya masrafı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının kusurundan kaynaklanan beklemenin varlığı, gümrük «komisyon bedeli» ve gümrük giderlerine ilişkin alacağını ve «vade farkına» ilişkin bir sözleşme ve «teamülün» varlığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, uluslararası kara taşımasından kaynaklanan nakliye bedeli, araçların beklemelerinden kaynaklı ücret, gümrük «masrafları» ve gümrük «komisyon bedellerinin» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçelerle kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa dava dilekçesinde kuruşlandırılmamakla birlikte «navlun bedeli» istenmesine rağmen navlun hakkında karar verilmemiş olması ve davacı tarafından ödendiği ileri sürülen gümrük «masrafları» ve vergilerinin ispatı için delil olarak «ibraz» edilen Arapça belgelerin tercümesinin HMK m.
223’ teki usule uygun olarak yaptırılmaksızın «eksik inceleme» sonucu karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10119 E. 2015/12440 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz kararda… undurduğu, sözleşme uyarınca yükleme sırasında 2 günlük beklemenin taraflarca normal kabul edildiği, ancak araçların 5 gün bekletildiği, bakiye 3 gün için davacının «bekleme ücreti» talep hakkının doğduğu, davacının kararlaştırılan «navlun» ücretinin yarısına hak kazandığı ancak «ıslah» edilen kısım bakımından talebin «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle 6.000 USD navlun ücreti alacağının, 06/01/2008 tarihinden itibaren CMR taşımalarında öngörülen yıllık % 5 (yüzde beş) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah dilekçesine konu olan diğer alacak taleplerinin ise «zamanaşımı def»'i nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Davacı, şimdilik istenen tutar içerisinde bu üç alacak kaleminin miktarına veya oranına ilişkin mahkemenin talebine rağmen açıklayıcı her hangi bir beyanda bulunmamış olup, bilirkişi raporunun alınmasından sonra ise dava dilekçesinde istenen tutarın tümüyle «navlun» alacak kalemine ilişkin olduğu ve Mersin-İstanbul arası akaryakıt giderine ilişkin talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacının bu beyanı esas alınarak bidayette istenen tutarın tümüyle «navlun» alacak kalemine ilişkin olduğu benimsenmiş ise de, dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla istenen tutarın kuruşlandırılması davacı tarafından yapılmamış olduğundan her bir alacak kalemi bakımından eşit miktarda taleple bulunduğunun kabulü ile «zamanaşımına» uğramayan alacak kalemleri bakımından bu ilke çerçevesinde karar vermek gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin bu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «navlun» ödeme yükümlüsü olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine, alacağın % 20 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddedildiğinden davalı lehine «kötüniyet tazminatına» hükmedilmiştir.
Davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için, davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının ispat edilmesi gerekir.
Dosya kapsamında davacının «kötüniyetle» takip başlattığını gösteren bir delil bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17251 E. , 2014/6769 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/07/2013
NUMARASI 2010/410-2013/281
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2010/410-2013/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkilinden istenen araçların istenilen gün ve tarihte İstanbul'da hazır edildiğini, ancak davalı tarafça yüklemenin zamanında yapılmadığını, müvekkili tarafça yapılan ihtara rağmen yüklemenin olmaması sebebiyle kamyonların geri çağrıldığını, bekleme ücreti, yakıt ve yol masrafı ile TTK'nın 778. maddesi uyarınca navlun alacağının yarısı kadar davalının borçlu bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 6.000 USD bedelin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 46.137,20 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, beklemenin davacı kamyonlarının belge eksikliğinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bulunduğu, davacının 12.12.2007 tarihinde araçlarını kullanıma hazır bulundurduğu, sözleşme uyarınca yükleme sırasında 2 günlük beklemenin taraflarca normal kabul edildiği, ancak araçların 5 gün bekletildiği, bakiye 3 gün için davacının bekleme ücreti talep hakkının doğduğu, davacının kararlaştırılan navlun ücretinin yarısına hak kazandığı ancak ıslah edilen kısım bakımından talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 6.000 USD navlun ücreti alacağının, 06/01/2008 tarihinden itibaren CMR taşımalarında öngörülen yıllık % 5 (yüzde beş) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah dilekçesine konu olan diğer alacak taleplerinin ise zamanaşımı def'i nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacak ve tazminat talebine ilişkin olup davacı dava dilekçesinde üç ayrı alacak ve tazminat kalemine bağlı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 USD karşılığı TL'nin tahsili talebinde bulunmuştur. Davacı, şimdilik istenen tutar içerisinde bu üç alacak kaleminin miktarına veya oranına ilişkin mahkemenin talebine rağmen açıklayıcı her hangi bir beyanda bulunmamış olup, bilirkişi raporunun alınmasından sonra ise dava dilekçesinde istenen tutarın tümüyle navlun alacak kalemine ilişkin olduğu ve Mersin-İstanbul arası akaryakıt giderine ilişkin talebinden vazgeçtiğini beyan etmiştir. Mahkemece, davacının bu beyanı esas alınarak bidayette istenen tutarın tümüyle navlun alacak kalemine ilişkin olduğu benimsenmiş ise de, dava dilekçesinde şimdilik kaydıyla istenen tutarın kuruşlandırılması davacı tarafından yapılmamış olduğundan her bir alacak kalemi bakımından eşit miktarda taleple bulunduğunun kabulü ile zamanaşımına uğramayan alacak kalemleri bakımından bu ilke çerçevesinde karar vermek gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 101,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101722300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz