6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zilyetliğin devri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8308 E. 2010/3812 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zilyetliğin devri gemi sicili zilyetlik delillerin toplanmaması depo kararı mirasçılık temlik kâr payı husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 867

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia,  savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tescilini talep ettiği teknenin gemi siciline kayıtlı bir tekne olmadığı, TTK nun 867. maddesine göre, Bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunmayan gemiler üzerindeki mülkiyet ve sair ayni haklar hususunda, Medeni Kanunun menkullere müteallik hükümlerinin tatbik olacağını,  şu kadar ki; böyle bir geminin veya gemi payının temlikinde taraflar mülkiyetin sadece akitle intikal edeceğini kararlaştırmışlarsa zilyetliğin devrine hacet kalmaksızın mülkiyetin temellük edene geçeceğini, bu şekildeki temliklerde hüsnüniyetle iktisabın muteber olması, temellük edenin zilyetliği devraldığı sırada dahi hüsnüniyet sahibi olmasına bağlı olduğu, tanık beyanları ve Ağır Ceza Mahkemesinin dosya içeriği incelendiğinde tekne yapımı konusunda davacı ile davalının oğlu arasında tekne alım satımı konusunda bir görüşmenin yapıldığı, davacının hukuki ilişkiye girdiği kişi ... olduğundan husumetin ... mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

1-Dava, tekne yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taraf teknenin bakiye yapım bedeli 80.000 USD'nin depo edilmesi karşılığında teknenin davacı adına tescili, bu olmadığı taktirde teknenin dava tarihindeki hali hazır değerinin tespit edilerek bu değerin davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacının hukuki ilişkiye girdiği kişinin ... olduğundan bahisle husumetin ... mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf davada akdi ilişkiyi inkar etmiş ise de, davalının oğlu ...'nın öldürülmesi nedeniyle açılan ve dosyada fotokopisi bulunan Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/207 Esas sayılı dava dosyasında davalının ve diğer oğlu ... ile tanıkların beyanlarının incelenmesinden, davalıya ait tersanede teknenin inşa edildiği, dava konusu teknenin satışı konusunda davalı, oğlu... ve davacı arasında sözlü bir anlaşma yapıldığı, davacı tarafından yapılan bir miktar ödemelerin bulunduğu beyan edilmiş, bu beyanların doğru olduğu da 16.06.2005 tarihli celsede kabul edilmiştir. Bu durumda davalının ceza mahkemesinde verdiği ifadeleri dikkate alınarak taraflar arasında tekne satışına dair hukuki ilişkinin kurulduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, dosya kapsamına göre husumetin davalıya yöneltilmesinde bir usulsüzlük olmadığı kabul edilerek, tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozluması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin avukatlık ücreti yönünden yaptığı temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8308 E.  ,  2010/3812 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bodrum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.12.2007 tarih ve 2005/202 - 2007/679 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılı Kasım ayında 27 metre bir gezi teknesi siparişi verdiğini, müvekkili ile ... arasında elektronik,makine ekipman ve diğer donanımı müvekkili tarafından karşılanmak kaydıyla sadece ahşap kısmının yapımı için 150.000 USD’ye anlaşıldığını, müvekkilinin 70.000 USD’yi peşin verdiğini,teknenin 100.000 USD tutan ekipmanını karşıladığını,buna rağmen teknenin kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek, kalan 80.000 USD borcunun depo edilmesi karşılığında teknenin müvekkili adına tesciline, bu olmadığı taktirde teknenin dava tarihindeki hali hazır değerinin tespit edilerek bu değerin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu teknenin ...’a ait olduğunu, teknenin tüm masrafının müvekkili tarafından karşılanarak inşa edildiğini, müvekkili ile davacı arasında hiçbir şekilde tekne alım satımı için bir pazarlık yapılmadığını, müvekkilinin oğlunun davacıyla satış için pazarlık yapıldığını sonradan öğrendiğini, davacının sadece 7.500 USD bankayı aracı kılarak müvekkilinin oğlu...’e gönderdiğini, 70.000 doların hiçbir belge olmaksızın verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının mafya yöntemleriyle tekneye el koymaya çalıştığını, çeşitli kişileri araya koyarak müvekkilinin oğlu...’i önce tehdit ettiğini,daha sonra da 30.03.2005 tarihinde kiralık katillerle anlaşarak öldürttüğünü, bu davanın müvekkilinin üzerinde baskı kurmak amacıyla açıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.

Mahkemece, iddia,  savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tescilini talep ettiği teknenin gemi siciline kayıtlı bir tekne olmadığı, TTK nun 867. maddesine göre, Bir Türk gemi siciline kayıtlı bulunmayan gemiler üzerindeki mülkiyet ve sair ayni haklar hususunda, Medeni Kanunun menkullere müteallik hükümlerinin tatbik olacağını,  şu kadar ki; böyle bir geminin veya gemi payının temlikinde taraflar mülkiyetin sadece akitle intikal edeceğini kararlaştırmışlarsa zilyetliğin devrine hacet kalmaksızın mülkiyetin temellük edene geçeceğini, bu şekildeki temliklerde hüsnüniyetle iktisabın muteber olması, temellük edenin zilyetliği devraldığı sırada dahi hüsnüniyet sahibi olmasına bağlı olduğu, tanık beyanları ve Ağır Ceza Mahkemesinin dosya içeriği incelendiğinde tekne yapımı konusunda davacı ile davalının oğlu arasında tekne alım satımı konusunda bir görüşmenin yapıldığı, davacının hukuki ilişkiye girdiği kişi ...

olduğundan husumetin ... mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

1-Dava, tekne yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı taraf teknenin bakiye yapım bedeli 80.000 USD'nin depo edilmesi karşılığında teknenin davacı adına tescili, bu olmadığı taktirde teknenin dava tarihindeki hali hazır değerinin tespit edilerek bu değerin davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacının hukuki ilişkiye girdiği kişinin ... olduğundan bahisle husumetin ... mirasçılarına yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf davada akdi ilişkiyi inkar etmiş ise de, davalının oğlu ...'nın öldürülmesi nedeniyle açılan ve dosyada fotokopisi bulunan Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/207 Esas sayılı dava dosyasında davalının ve diğer oğlu ...

ile tanıkların beyanlarının incelenmesinden, davalıya ait tersanede teknenin inşa edildiği, dava konusu teknenin satışı konusunda davalı, oğlu... ve davacı arasında sözlü bir anlaşma yapıldığı, davacı tarafından yapılan bir miktar ödemelerin bulunduğu beyan edilmiş, bu beyanların doğru olduğu da 16.06.2005 tarihli celsede kabul edilmiştir. Bu durumda davalının ceza mahkemesinde verdiği ifadeleri dikkate alınarak taraflar arasında tekne satışına dair hukuki ilişkinin kurulduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, dosya kapsamına göre husumetin davalıya yöneltilmesinde bir usulsüzlük olmadığı kabul edilerek, tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozluması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin avukatlık ücreti yönünden yaptığı temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017011800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.