6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13002 E. 2010/4142 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi usulsüz tevdi sözleşmesi internet bankacılığı kusur oranı sahtecilik ispat yükü mahsup vade havale taşıyan kusur hasar

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. · BK — BK 306

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın internet bankacılığı sisteminde uluslararası standartta teknikleri ve güvenlik tedbirlerini uyguladığı, davacının internet bankacılığı kullanımında gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, davalı bankanın ihmal ve kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalının kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı

Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda mahkeme, benimsediği bilirkişi raporu ile davacının, kendi kullanıcı adı ve şifresi ile internet hesabına girilmiş olmasından dolayı davalı bankanın sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir. Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu husus nazara alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12756 E. 2010/3752 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12474 E. 2010/11284 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3441 E. 2010/9640 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5529 E. 2010/11538 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3870 E. 2010/10166 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9466 E. 2010/810 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10262 E. 2010/1460 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5132 E. 2010/11043 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13002 E.  ,  2010/4142 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/1601 - 2008/1005 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabına kredi kartı borcunu ödemek amacıyla yatırdığı 3.823 TL’nın kendi bilgisi olmadan 26.03.2007 tarihinde 3. şahsa ait bir hesaba internet bankacılığıyla havale edilmiş olduğunu, davalının internet bankacılığında gerekli önlemleri almadığını ileri sürerek, 3.823 TL’nın havale tarihinden, kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle doğan zarar olan 50,00 TL’nın hesap kesim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin bilgisayar sisteminden kaynaklanan bir hatanın bulunmadığını, internet bankacılığında gerekli tüm önlemlerin alınmış olduğunu, davacının kendi kusurlu davranışıyla güvenlik uyarılarını yerine getirmemiş olmasından ve kişiye özgü şifrenin korunamamasından doğan zarardan bankanın sorumlu tutulamayacağı savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın internet bankacılığı sisteminde uluslararası standartta teknikleri ve güvenlik tedbirlerini uyguladığı, davacının internet bankacılığı kullanımında gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı, davalı bankanın ihmal ve kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalının kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı

Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.

Somut olayda mahkeme, benimsediği bilirkişi raporu ile davacının, kendi kullanıcı adı ve şifresi ile internet hesabına girilmiş olmasından dolayı davalı bankanın sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir. Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile hesaptan bir başka hesaba havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, ispat yükü kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu husus nazara alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016943300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.