Kapalı fatura, bedelin ödendiğine karine teşkil eder
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4075 E. 2024/416 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kapalı fatura üzerindeki alacaklıya ait imza, fatura bedelinin borçlu tarafından ödendiğine karine teşkil eder; alacaklının elinde bulunan ikinci suretlerde de kendi imzası varsa imza inkârına dayalı inceleme talebi reddedilebilir ve karinenin aksini ispat yükü alacaklıya düşer. Alacaklının ödeme karinesinin aksini ispat edememiş olması, tek başına kötü niyetli dava açıldığının delili sayılmaz ve kötü niyet tazminatını gerektirmez.
Ele alınan sorunlar
Kapalı faturanın ödeme karinesi oluşturup oluşturmadığı ve ispat yükünün kimde olduğu → ret
İddia: Davacı vekili, davalının faturaların ödendiğine dair açık bir savunması bulunmadığından karineye dayanılamayacağını, davalı defterlerindeki nakit ödeme ibarelerine dair makbuz bulunmadığını, kendi yevmiye defterindeki tasdik eksikliğinin diğer defterlerinin incelenmesine engel olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davaya konu faturalar kapalı faturadır; kapalı faturalar üzerinde yer alan davacı-alacaklının imzası, bedelin borçlu tarafından ödendiğine karine teşkil eder. Davacının kendisinin sunduğu fatura ikinci suretlerinde de davacının imzası bulunmaktadır. Davalının usule uygun tutulan ticari defter ve kayıtları gereğince de davacıya borçlu olmadığı belirlenmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Faturalardaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla imza incelemesi yapılması talebinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, faturalardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle faturaların kapalı fatura niteliği taşımadığını, ikinci nüshadaki imzanın da birinci nüshanın karbon kopyası olmasından kaynaklandığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, ıslah dilekçesinin kabul edilmemesinin usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafından sunulan fatura ikinci suretlerinde de davacının imzası bulunduğundan, imza incelemesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Davanın reddi hâlinde davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği → ret
İddia: Davalı vekili, davacının kapalı fatura niteliğindeki faturaları kötü niyetle davaya konu ettiğini, defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının tespiti üzerine kötü niyetle imza inkârına yönelik ıslah talebinde bulunduğunu ileri sürerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Gerekçe: Davacının ödemeye ilişkin karinenin aksini ispatlayamamış olması, tek başına kötü niyet delili sayılamaz. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kapalı faturanın ödeme karinesi doğurduğu, alacaklının kendi imzasını taşıyan ikinci suret karşısında imza incelemesi talebinin reddedilebileceği ve karinenin aksini ispat edememenin kötü niyet delili olmadığı yönünde emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapalı fatura↗ ödeme karinesi↗ ispat yükü↗ ticari defterlerin delil niteliği↗ imza inkârı↗ ıslah↗ kötü niyet tazminatı↗ itirazın iptali↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2623 E. 2022/7943 K.
Ortak:kapalı fatura
İncelediğiniz kararda… li cevap dilekçesinde; davacı tarafından icra takibine konu edilmeyen ve dayanak gösterilmeyen bir takım faturaların davada delil olarak gösterildiğini, faturaların «kapalı fatura» niteliğini haiz olduğunu, faturanın alt kısmında davacının işletme bilgilerini ihtiva eden ve malın cinsi, miktarı, fiyatını kapsar şekilde basılmış kaşe ve fatura tanzim edenden sadır imza yer aldığını, dolayısıyla «ticari teamül» gereği faturanın alt kısmının tanzim eden kişi tarafından kaşelenmek suretiyle imzalanmasının bir faturayı kapalı faturaya dönüştürdüğünü, bu hususun faturanın bedeli ödenmiş fatura olduğuna «karine» teşkil ettiğini, icra takibine konu edilmeyen faturaların huzurdaki itirazın kısmen iptali davasına dayanak olarak esas alınamayacağını, bedelin ödenmediğine ilişkin hususun ispat kuvvetinden yoksun olduğunu savunarak davanın reddine, «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturaların «kapalı fatura» olmasından dolayı borçlu tarafından ödendiğine «karine» teşkil ettiği, ödeme belgesi bulunmasa dahi yasal karinenin bertaraf edilemeyeceği, davacı «ticari defter» ve kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle lehine delil olamayacağı, davalı kayıtlarının lehe delil olma vasfına sahip olduğu, davalı defter kayıtlarına göre davalının davacıya borçlu olmadığı, davacının bizzat «ibraz» ettiği fatura 2. suretleri üzerinde dahi kendi kaşe ve imzasının mevut olduğu ve davalının fatura bedelini ödediğini ayrıca ispatla yükümlü olmadığı, «ıslah» ile başlangıçta talep edilmeyen hususların istenemeyeceği, davacı tarafından «ödeme karinesinin» aksi ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın faturaların ödendiğine dair açık bir savunması bulunmadığını, bu nedenle karineye dayanılamayacağını, davalının «ticari defterlerindeki» nakit ödeme ibaresinin ödeme beyanı olarak kabul edildiğinde «bağlantılı bileşik ikrar» kuralı gereği davalının «fatura» borcunu ödediğini iddia ederek ispat yükünü üzerine aldığını, davalının «icra takibine itiraz» dilekçesi ile bu davaya verdiği savunma dilekçelerinin çelişkili olduğunu, davalının icra takibine itirazda taraflar arası ticari ilişki olmadığını iddia ettiğini ancak faturalardan taraflar arasında ... zamandır süregelen bir ticari ilişki olduğunun ortaya çıkabileceğini, davalının ticari defterlerinde faturaların nakit ödeme ibareleriyle kapatıldığını ancak buna dair bir makbuz olmadığını, müvekkilinin sadece yevmiye defterindeki «tasdik» eksiğinin diğer defterlerin incelenmesine engel olmayacağını, faturalardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını bu sebeple dava konusu faturaların «kapalı fatura» niteliğini taşımadığını, araştırma yapılırsa imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edileceğini, sunulan ikinci nüshanın da birinci nüshanın karbon kopyası olması nedeniyle üstteki imzanın alta geçeceğini, «ıslah» dilekçesinin kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik bırakılan hususların ıslah ile tamamlanmasının bir hak olduğunu belirterek kararın kaldırılm …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu faturanın «kapalı fatura» olduğu, kapalı faturanın borcun ödendiğine dair «karine» teşkil ettiği, davacı tarafın karinenin aksini ispatlayacak delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · fatura · ibraz
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu faturanın «kapalı fatura» olduğu, kapalı faturanın borcun ödendiğine dair «karine» teşkil ettiği, davacı tarafın karinenin aksini ispatlayacak delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4075 E. , 2024/416 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2202 Esas, 2022/526 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM/KARAR Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/862 E., 2019/479 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu, müvekkili tarafından 2016-2017 dönemine ait birikmiş alacağın davalıdan tahsili amacıyla İstanbul 25. İcra Dairesi'nin 2017/27116 E. sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz üzerine bu davayı açma aşamasında müvekkilinin muhasebe defterlerinde bir hata yapıldığının fark edildiğini, 2016 yılına dair alacağın tahsil edildiğine dair kayıt düşüldüğünün görüldüğünü, esasen bu alacağın tahsil edilmediği için ticari defterlerde yapılan hata giderilene kadar 2016 yılı için talep ettikleri alacak miktarının ayrı tutulduğunu, sadece 2017 yılına ait alacağın dava ve talep konusu yapıldığını, 2017 yılına ait alacağın 340.240,00 TL olduğunu, ticari defterlerdeki 2016 yılına dair hata düzeltildikten sonra, bakiye alacak için ayrı bir dava açılacağını ileri sürerek şu an için her türlü haklarını saklı tutarak davalının takipte yaptığı itirazın kısmen iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, 16.04.2019 tarihli dilekçesi ile alacak konusu faturalardaki imzanın müvekkiline ait olmadığı vakıası eklenerek imza incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından icra takibine konu edilmeyen ve dayanak gösterilmeyen bir takım faturaların davada delil olarak gösterildiğini, faturaların kapalı fatura niteliğini haiz olduğunu, faturanın alt kısmında davacının işletme bilgilerini ihtiva eden ve malın cinsi, miktarı, fiyatını kapsar şekilde basılmış kaşe ve fatura tanzim edenden sadır imza yer aldığını, dolayısıyla ticari teamül gereği faturanın alt kısmının tanzim eden kişi tarafından kaşelenmek suretiyle imzalanmasının bir faturayı kapalı faturaya dönüştürdüğünü, bu hususun faturanın bedeli ödenmiş fatura olduğuna karine teşkil ettiğini, icra takibine konu edilmeyen faturaların huzurdaki itirazın kısmen iptali davasına dayanak olarak esas alınamayacağını, bedelin ödenmediğine ilişkin hususun ispat kuvvetinden yoksun olduğunu savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturaların kapalı fatura olmasından dolayı borçlu tarafından ödendiğine karine teşkil ettiği, ödeme belgesi bulunmasa dahi yasal karinenin bertaraf edilemeyeceği, davacı ticari defter ve kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle lehine delil olamayacağı, davalı kayıtlarının lehe delil olma vasfına sahip olduğu, davalı defter kayıtlarına göre davalının davacıya borçlu olmadığı, davacının bizzat ibraz ettiği fatura 2. suretleri üzerinde dahi kendi kaşe ve imzasının mevut olduğu ve davalının fatura bedelini ödediğini ayrıca ispatla yükümlü olmadığı, ıslah ile başlangıçta talep edilmeyen hususların istenemeyeceği, davacı tarafından ödeme karinesinin aksi ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın faturaların ödendiğine dair açık bir savunması bulunmadığını, bu nedenle karineye dayanılamayacağını, davalının ticari defterlerindeki nakit ödeme ibaresinin ödeme beyanı olarak kabul edildiğinde bağlantılı bileşik ikrar kuralı gereği davalının fatura borcunu ödediğini iddia ederek ispat yükünü üzerine aldığını, davalının icra takibine itiraz dilekçesi ile bu davaya verdiği savunma dilekçelerinin çelişkili olduğunu, davalının icra takibine itirazda taraflar arası ticari ilişki olmadığını iddia ettiğini ancak faturalardan taraflar arasında ... zamandır süregelen bir ticari ilişki olduğunun ortaya çıkabileceğini, davalının ticari defterlerinde faturaların nakit ödeme ibareleriyle kapatıldığını ancak buna dair bir makbuz olmadığını, müvekkilinin sadece yevmiye defterindeki tasdik eksiğinin diğer defterlerin incelenmesine engel olmayacağını, faturalardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını bu sebeple dava konusu faturaların kapalı fatura niteliğini taşımadığını, araştırma yapılırsa imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edileceğini, sunulan ikinci nüshanın da birinci nüshanın karbon kopyası olması nedeniyle üstteki imzanın alta geçeceğini, ıslah dilekçesinin kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik bırakılan hususların ıslah ile tamamlanmasının bir hak olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın kapalı fatura niteliğinde olan faturaları kötü niyetli olarak davaya konu ettiğini, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, bilirkişinin bu tespiti üzerine davacının kötü niyetli olarak faturalardaki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasıyla imza inkarı şeklinde ıslah talebinde bulunduğunu, mahkemece dava dilekçesi, icra takibi, ıslah talebinin haksızlığının açıkça tespit edildiğini, ancak davacının kötü niyetli hareket ettiğini değerlendirmediğini, kararın kötü niyet tazminatı bakımından kaldırılarak davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu faturaların kapalı fatura olduğu, kapalı faturalar üzerinde yer ... davacı-alacaklının imzası borçlu tarafından ödendiğine karine olduğu, davacı tarafından sunulan fatura ikinci suretlerinde de davacının imzası bulunduğu, imza incelemesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, davalının usule uygun tutulan ticari defter ve kayıtları gereğince de davacıya borçlu olmadığının belirlendiği, davacının ödemeye ilişkin karinenin aksini ispatlayamamasının kötü niyet delili olamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı alacaklının davalı borçludan faturalı mal satımına dayalı 2016-2017 yıllarına ait cari hesap alacağı isteminden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatıtığı takiben ödeme emrine vaki itirazının 2017 yılına ait olduğu iddia olunan 340.240,00 TL alacak yönünden kısmen iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun oluptaraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016926600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz