6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/858 E. 2010/4554 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir sicilden terkin ticaret unvanı feragat haksız fiil ticaret sicili terkin tacir maddi tazminat haksız rekabet ibraz

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece davalının ticaret siciline 08.07.1998 tarihinde kayıt olduğu, davacı şirketin ise 1986 yılında İzmir Ticaret Siciline ...Tam Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak kaydedilmiş bulunduğu, bu durumda “Tamteks” ibaresinin ticaret siciline ilk tescilinin davacı tarafından yapıldığı, her iki tarafın ticaret unvanlarının kök unsurunun da “Tamteks” ibaresi olduğu, ayrıca davacının TPE nezdinde 21.05.1987 tarihli marka tescilinin de mevcut bulunduğu, tarafların faaliyet konuları da dikkate alındığında davalının ticaret unvanındaki “Tamteks” ibaresinin davacının unvanı ile karışıklık yaratacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında yer alan “Tamteks” sözcüğünün ticaret sicilinden silinmesine, bu durumun yarattığı haksız rekabetin önlenmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından yazışmalarında, yazılı evrakında veya her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davalının “Tamteks” markası altında tescil konusu emtia ile ilgili üretim veya satış yaptığına, davalının bu markayı kullandığına dair hiçbir delil ibraz edilemediğinden bu yöndeki taleplerin de reddine dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine onanmıştır.

Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Mahkemece, davalının ticaret unvanında yer alan “Tamteks” sözcüğünün ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesi doğru olmuş ise de, davalının davacı unvanında geçen tescilli ibareyi basiretli tacir olarak bilmesi gerektiği, bu ibareyi seçip, salt tescil ettirmesinin haksız fiil olduğu gerekçesiyle, bu tescilin yarattığı haksız rekabetin önlenmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından yazışmalarında, yazılı evrakında veya her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, tescilli bir unvan, terkin edildiği tarihe kadar koruma altında kalmaya devam edecektir. Terkinine karar verilip, kesinleşinceye kadar, bir unvanın tüm geçerli hukuki hakları unvan sahibine sağlayacağı kuşkusuz olup, davalının tescilli unvanına güvenerek, yaptığı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturmayacağı da açıktır. Davalının, terkin kararının kesinleşmesinden sonra bu unvanı kullanması halinde eylemleri haksız rekabet teşkil edecektir. Salt unvan tescili ve unvanın tescil edildiği gibi kullanılması haksız rekabet oluşturmaz. Esasen, mahkemece, davacının “Tamteks” markası altında tescil konusu emtia ile ilgili davalının üretim veya satış yaptığına, davalının bu markayı kullandığına dair hiçbir delil ibraz edilemediğinden, davalıya ait emtiadan bu markanın kaldırılması, satış ve pazarlamasının önlenmesi taleplerinin de bu nedenle reddine karar verilmiş olup, kararı davacı temyiz etmemiş olduğu gibi, dava dilekçesinde de davalının unvanını, davacının “Tamteks” markası içeren ürünlerde kullanması suretiyle markasal kullanımda bulunduğu, davalının unvanını unvan gibi değil, bu şekilde marka gibi kullandığı ileri sürülmüş olup, bu iddia kanıtlanamamıştır. Davalı şirketin unvanı davacının unvanından sonra tescil edilmiş olup, faaliyet alanları da kısmen aynı, kısmen de benzerdir. Bu durumda, davacı şirket,

TTK.nun 52 nci ve 54 ncü madde hükümleri uyarınca, davalı unvanın terkinini veya değiştirilmesini isteme hakkını haiz olup, haksız rekabet olgusuna dayanarak, TTK.nun 58 nci madde hükmünde yazılı istemlerde bulunamaz. Bu itibarla, tescilli unvanın sicilden terkin edileceği tarihe kadar kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmayacağından, dava tarihine kadar davalının, unvanı daha önce tescilli davacıya karşı kendi tescilli unvanını kullanması nedenine dayalı olarak unvana ve markaya haksız rekabet suretiyle tecavüz iddiasına ilişkin talebi kabul edilmemelidir.

O halde, mahkemece, haksız rekabetin önlenmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından yazışmalarında, yazılı evrakında veya her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamış, bu husus gözden kaçırılarak, mahkeme kararının onandığı anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemiz’in 28.10.2009 tarih ve 2008/6525 Esas, 2009/11080 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak, mahkeme kararının davalı yararına bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/318 E. 2014/2541 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/858 E.  ,  2010/4554 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2007 gün ve 2006/319-2007/278 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.10.2009 gün ve 2008/6525-2009/11080 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, “Tamteks” ibaresinin müvekkili şirketin tescilli ticaret unvanı ve markası olduğunu, yıllardır bu unvan ve markayı kullanan şirketin Türkiye çapında ve yurt dışında haklı bir ün kazandığını, davalının müvekkili şirketin unvanında yer alan “Tamteks” ibaresini hem unvanında hem de piyasaya sunulan emtiada marka olarak kullandığını, bu durumun iltibasa yol açarak haksız rekabete ve müvekkilinin zararına neden olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, müvekkili şirketin ticaret unvanı ve markasına yönelik iltibas ve tecavüz ile bu durumun yarattığı haksız rekabetin önlenmesini, davalının ticaret unvanında yer alan “Tamteks” ibaresinin ticaret sicilinden silinmesini, bu ibarenin davalı tarafından kullanılmasının yasaklanmasını, davalıya ait emtiadan bu markanın kaldırılmasını, sicile kayıtlı olması halinde markaya ait sicil kaydının silinmesini, hükmün ilan edilmesini, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirketin varlığından haberdar dahi olmadığını, davacının iddialarının gerçek dışı bulunduğunu, her iki şirketin ticari unvanının birbirinden ayırt edilmelerini sağlayacak ölçüde farklılıklar taşıdığını, müvekkili şirketin sadece fason üretim yaptığını, kendi adına yaptığı bir üretim mevcut olmadığından davacı markasının müvekkili tarafından kullanılması durumunun da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davalının ticaret siciline 08.07.1998 tarihinde kayıt olduğu, davacı şirketin ise 1986 yılında İzmir Ticaret Siciline ...Tam Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak kaydedilmiş bulunduğu, bu durumda “Tamteks” ibaresinin ticaret siciline ilk tescilinin davacı tarafından yapıldığı, her iki tarafın ticaret unvanlarının kök unsurunun da “Tamteks” ibaresi olduğu, ayrıca davacının TPE nezdinde 21.05.1987 tarihli marka tescilinin de mevcut bulunduğu, tarafların faaliyet konuları da dikkate alındığında davalının ticaret unvanındaki “Tamteks” ibaresinin davacının unvanı ile karışıklık yaratacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanında yer alan “Tamteks” sözcüğünün ticaret sicilinden silinmesine, bu durumun yarattığı haksız rekabetin önlenmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından yazışmalarında, yazılı evrakında veya her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, davalının “Tamteks” markası altında tescil konusu emtia ile ilgili üretim veya satış yaptığına, davalının bu markayı kullandığına dair hiçbir delil ibraz edilemediğinden bu yöndeki taleplerin de reddine dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine onanmıştır.

Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Mahkemece, davalının ticaret unvanında yer alan “Tamteks” sözcüğünün ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesi doğru olmuş ise de, davalının davacı unvanında geçen tescilli ibareyi basiretli tacir olarak bilmesi gerektiği, bu ibareyi seçip, salt tescil ettirmesinin haksız fiil olduğu gerekçesiyle, bu tescilin yarattığı haksız rekabetin önlenmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından yazışmalarında, yazılı evrakında veya her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, tescilli bir unvan, terkin edildiği tarihe kadar koruma altında kalmaya devam edecektir. Terkinine karar verilip, kesinleşinceye kadar, bir unvanın tüm geçerli hukuki hakları unvan sahibine sağlayacağı kuşkusuz olup, davalının tescilli unvanına güvenerek, yaptığı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturmayacağı da açıktır.

Davalının, terkin kararının kesinleşmesinden sonra bu unvanı kullanması halinde eylemleri haksız rekabet teşkil edecektir. Salt unvan tescili ve unvanın tescil edildiği gibi kullanılması haksız rekabet oluşturmaz. Esasen, mahkemece, davacının “Tamteks” markası altında tescil konusu emtia ile ilgili davalının üretim veya satış yaptığına, davalının bu markayı kullandığına dair hiçbir delil ibraz edilemediğinden, davalıya ait emtiadan bu markanın kaldırılması, satış ve pazarlamasının önlenmesi taleplerinin de bu nedenle reddine karar verilmiş olup, kararı davacı temyiz etmemiş olduğu gibi, dava dilekçesinde de davalının unvanını, davacının “Tamteks” markası içeren ürünlerde kullanması suretiyle markasal kullanımda bulunduğu, davalının unvanını unvan gibi değil, bu şekilde marka gibi kullandığı ileri sürülmüş olup, bu iddia kanıtlanamamıştır.

Davalı şirketin unvanı davacının unvanından sonra tescil edilmiş olup, faaliyet alanları da kısmen aynı, kısmen de benzerdir. Bu durumda, davacı şirket,

TTK.nun 52 nci ve 54 ncü madde hükümleri uyarınca, davalı unvanın terkinini veya değiştirilmesini isteme hakkını haiz olup, haksız rekabet olgusuna dayanarak, TTK.nun 58 nci madde hükmünde yazılı istemlerde bulunamaz. Bu itibarla, tescilli unvanın sicilden terkin edileceği tarihe kadar kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmayacağından, dava tarihine kadar davalının, unvanı daha önce tescilli davacıya karşı kendi tescilli unvanını kullanması nedenine dayalı olarak unvana ve markaya haksız rekabet suretiyle tecavüz iddiasına ilişkin talebi kabul edilmemelidir.

O halde, mahkemece, haksız rekabetin önlenmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından yazışmalarında, yazılı evrakında veya her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamış, bu husus gözden kaçırılarak, mahkeme kararının onandığı anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemiz’in 28.10.2009 tarih ve 2008/6525 Esas, 2009/11080 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak, mahkeme kararının davalı yararına bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemiz’in 28.10.2009 tarih ve 2008/6525 Esas, 2009/11080 Karar sayılı onama kararı kaldırılarak, mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016810200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.