Pay Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14350 E. 2014/4641 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vefa hakkı↗ yenilik doğuran hak↗ pay devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ kâr payı↗ ihtarname↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, noterce düzenlenen 14.07.2009 tarihli devir işlemi ile davacı Ş.. D..'ın hissesini davalı H.. U..'a devrettiği, aynı tarihli bu kez adi yazılı şekilde sözleşme düzenlendiği, sözleşmeye göre devir
tarihinden itibaren 1 yıl içinde, ödenen 80.000 TL'nin faizi de eklenmek suretiyle alıcı H.. U..'a ödenmesi halinde, alıcının aldığı hisseleri satıcıya veya göstereceği üçüncü şahıslara devredilmesi konusunda anlaşıldığı, adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşmenin vefa akdi niteliğinde olduğu, vefa hakkının niteliği itibariyle yenilik doğuran bir hak olduğu, hakkın kullanılmasından sonra karşı tarafa ulaşmakla hüküm ifade edeceği, ihtarnamenin bir yıllık süre geçtikten sonra 19/07/2010 tarihinde muhatabın adresine ulaştığı, bu durumda yenilik doğuran hakkın süresinde muhataba ulaşmadığı gerekçesiyle süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devir sözleşmesine dayalı olarak payın tespiti ve bir kısım davacılar adına tescili istemine ilişkin olup, davacılardan Ş.. D..'ın dava dışı şirketteki 25 payını 14.07.2009 tarihli sözleşme ile davalılardan Hidayet Uçkan'a devrettiği, devir hususunun şirket pay defterine kaydedildiği, devirden hemen sonra anılan tarafların 14.07.2009 tarihli sözleşme ile 1 yıl içerisinde 80.000 TL'nin ve bankaların ticari kredilere uyguladığı faiz oranına göre yapılacak hesaplama sonunda oluşacak toplam bedelin H.. U..'a veya göstereceği kişiye ödenmesi durumunda 25 payın Ş.. D..'a veya göstereceği kişilere devrinin kararlaştırıldığı, davalı H.. U..'ın payın iadesini öngören sözleşmede kararlaştırılan 1 yıllık süre dolmadan devraldığı 25 payı 17.06.2010 tarihli sözleşme ile diğer davalılara devrettiği, bu devrin dahi şirket pay defterine kaydediliği dosya kapsamı ile sabit olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı Ş.. D.. tarafından sözleşmeye konu edilen meblağın kendisince hesaplanıp süresinde bankaya yatırıldığı, 3 gün içinde bankaya müracaatı halinde davalı Hidayet'e ödeme yapılacağı ve adı geçenlere pay devrinin yapılmasını içerir davalı H.. U..'a süresinde keşide edilen 14.07.2010 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle çıkartılan aynı içerikli 19.07.2010 tarihli ihtarnamenin ise aynı tarihte kabulün aksine tebliğ edildiği dosya kapsamı ile sabit olup, davacı Ş.. D..'ın süresinden önce ihtarname keşide etmiş olması, davaya dayanak sözleşmede de kararlaştırıldığı üzere kendisince hesaplanan meblağı bankaya H.. U..'a ödenmek üzere yatırması, esasen anılan davalının dava konusu payları henüz sözleşmedeki 1 yıllık süre dolmadan diğer davalılara devretmesi ve bu bağlamda sözleşmeye aykırı davrandığının sabit olması karşısında mahkemece, yenilik doğurucu hakkın süresinde muhataba ulaşmadığına yönelik davanın reddine ilişkin gerekçesi TMK'nın 2'nci maddesi hükmüne aykırıdır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı Ş.. D..'ın davalı H.. U..'a tebliğ edilemese bile süresinde ihtarname keşide etmesi, sözleşmedeki meblağı bankaya bu davalıya ödenmek üzere yatırması, esasen anılan davalının dava konusu payları henüz sözleşmedeki 1 yıllık süre dolmadan diğer davalılara devretmesi karşısında işin esasına girilerek davalılarının hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli görülmeyen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3775 E. 2016/2651 K.
Ortak:vefa hakkı · pay defteri · e-defter
İncelediğiniz karardaD..'ın dava dışı şirketteki 25 payını 14.07.2009 tarihli sözleşme ile davalılardan Hidayet Uçkan'a devrettiği, devir hususunun şirket «pay defterine» kaydedildiği, devirden hemen sonra anılan tarafların 14.07.2009 tarihli sözleşme ile 1 yıl içerisinde 80.000 TL'nin ve bankaların ticari kredilere uyguladığı faiz oranına göre yapılacak hesaplama sonunda oluşacak toplam bedelin H..
U..'ın payın iadesini öngören sözleşmede kararlaştırılan 1 yıllık süre dolmadan devraldığı 25 «payı» 17.06.2010 tarihli sözleşme ile diğer davalılara devrettiği, bu devrin dahi şirket «pay defterine» kaydediliği dosya kapsamı ile sabit olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
… ığı hisseleri satıcıya veya göstereceği üçüncü şahıslara devredilmesi konusunda anlaşıldığı, adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşmenin vefa akdi niteliğinde olduğu, «vefa hakkının» niteliği itibariyle yenilik doğuran bir hak olduğu, hakkın kullanılmasından sonra karşı tarafa ulaşmakla hüküm ifade edeceği, «ihtarnamenin» bir yıllık süre geçtikten sonra 19/07/2010 tarihinde muhatabın adresine ulaştığı, bu durumda yenilik doğuran hakkın süresinde muhataba ulaşmadığı gerekçesiyle süre …
Benzer bu kararda… iye ödenmesi durumunda ise, 25 payın geri ...'a veya göstereceği kişilere devredileceğinin kararlaştırıldığı, ... ile ... arasında yapılan geri devir sözleşmesinin («vefa hakkı» veren sözleşme) geçerli olduğu, bu sözleşmeye istinaden payların iadesi gerektiği, yine ... tarafından ... ve ...'ya yapılan devrin de geçerli olduğu, ancak ... tarafından ...'a yapılan devrin, ...'ın vefa hakkı veren sözleşmede tanık olması nedeni ile kötü niyetinden dolayı «geçersiz» olduğu, ...'nın ise «kötü niyetinin» ispat edilemediği gerekçeleriyle ... tarafından ...'a devredilen 5 payın, «muvazaalı» devir nedeniyle iptali ile payların bedeli olan 12.250 TL bedel karşılığında davacılar ..., ..., ..., ... ve ... adlarına eşit şekilde ait olduğunun tespiti ile, şirket «pay defterinin tesciline», ... tarafından ...'ya devir edilen 20 pay yönünden ise açılan davanın reddine, davalı ... tarafından geri devir sözleşmesindeki 1 yıllı süre dolmadan payları 3. k …
Keza keyfiyetin şirketin «pay defterine» veya devralınan hisse senetlerinin uygun bir yerine işlenmiş olduğu ileri sürülüp kanıtlanmamıştır.
2- Dava, «vefa hakkına» dayanarak davalılardan ... ve ... adına kayıtlı «anonim şirket» hisselerinin davacılar adına kayıt ve tescili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geri alım hakkı · pay defterine tescil · muvazaa · münhasırlık · cy/cy şerhi · üçüncü kişi · temlik · anonim şirket
Benzer bu karardaÖte yandan, «vefa hakkı», hakkın konusu olan malın yok olması, veya hak sahibinin «feragatiyle», «münhasıran» hak sahibinin şahsı gözönünde tutularak vefa hakkı kurulmuşsa hak sahibinin ölümü sonucu veyahut tapu siciline «şerh» edilmeme halinde malın «üçüncü kişiye» satılmasıyla birlikte sona erer.
… iye ödenmesi durumunda ise, 25 payın geri ...'a veya göstereceği kişilere devredileceğinin kararlaştırıldığı, ... ile ... arasında yapılan geri devir sözleşmesinin («vefa hakkı» veren sözleşme) geçerli olduğu, bu sözleşmeye istinaden payların iadesi gerektiği, yine ... tarafından ... ve ...'ya yapılan devrin de geçerli olduğu, ancak ... tarafından ...'a yapılan devrin, ...'ın vefa hakkı veren sözleşmede tanık olması nedeni ile kötü niyetinden dolayı «geçersiz» olduğu, ...'nın ise «kötü niyetinin» ispat edilemediği gerekçeleriyle ... tarafından ...'a devredilen 5 payın, «muvazaalı» devir nedeniyle iptali ile payların bedeli olan 12.250 TL bedel karşılığında davacılar ..., ..., ..., ... ve ... adlarına eşit şekilde ait olduğunun tespiti ile, şirket «pay defterinin tesciline», ... tarafından ...'ya devir edilen 20 pay yönünden ise açılan davanın reddine, davalı ... tarafından geri devir sözleşmesindeki 1 yıllı süre dolmadan payları 3. k …
2- Dava, «vefa hakkına» dayanarak davalılardan ... ve ... adına kayıtlı «anonim şirket» hisselerinin davacılar adına kayıt ve tescili istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, taşınmaz bir malın maliki, «temlik» ettiği bu malını önceden sözleşme ile belirlenen koşullarla yeniden satın alma hakkını saklı tutmuş ise ortada «vefa hakkının» varlığından sözedilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14350 E. , 2014/4641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOZAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 24/10/2011
NUMARASI 2010/313-2011/549
Taraflar arasında görülen davada Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.10.2011 tarih ve 2010/313-2011/549 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.03.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. O.. S.. ile davalılar vekili Av. A.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden Ş.. D.. dava dışı Anavarza ... A.Ş'nin % 25 hissesine sahip olduğunu, ancak müvekkilinin davalı H.. U..'a hissesini devir ettiğini, devirden sonra aralarında 14.07.2009 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili Ş.. D..'a hisse bedeli olan 80.000 TL'yi banka faizi ile birlikte 1 yıl içerisinde H.. U..'a ya da göstereceği 3. bir kişiye ödeyerek H.. U..'ın adına kayıtlı bulunan hisseyi müvekkili Ş.. D..'ın göstereceği 3. şahıslara devir edeceğini, ancak müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen davalı H.. U..'ın yerine getirmediğini, davalı H.. U..'a 90.000 TL'nin bankada olduğu, tebliğden itibaren müracaatı halinde paranın kendisine ödeneceği, sözleşme gereğince ödemeyi yerine getirdiği için payların müvekilleri Ö..
A.., Y.. A.., D.. A.., İ.. A.., M.. A..'a 5'er pay olarak devir ve temliki konusunda ihtarname gönderildiğini, ancak davalı H.. U..'ın tebligatı almaya yanaşmadığını, 19.07.2010 tarihli ihtarnamenin 19.07.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak anılan davalının parayı almadığını, bu davalının sözleşmeye aykırı olarak kötüniyetli bir şekilde diğer davalılara devir işlemi yaptığınının öğrenildiğini ileri sürerek, davalı H.. U..'ın muvazaalı olarak davalı T.. K..'ya devredilen 20 pay ve davalı K.. Y..'a devredilen 5 payın iptali ile bedeli karşılığında, 5 payın müvekkili Ö.. A..'a, 5 payının İ.. A..'a, 5 payının D.. A..'a, 5 payın Y.. A..'a, 5 payın M.. A..'a payların tespiti ile pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, noterce düzenlenen 14.07.2009 tarihli devir işlemi ile davacı Ş.. D..'ın hissesini davalı H.. U..'a devrettiği, aynı tarihli bu kez adi yazılı şekilde sözleşme düzenlendiği, sözleşmeye göre devir
tarihinden itibaren 1 yıl içinde, ödenen 80.000 TL'nin faizi de eklenmek suretiyle alıcı H.. U..'a ödenmesi halinde, alıcının aldığı hisseleri satıcıya veya göstereceği üçüncü şahıslara devredilmesi konusunda anlaşıldığı, adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşmenin vefa akdi niteliğinde olduğu, vefa hakkının niteliği itibariyle yenilik doğuran bir hak olduğu, hakkın kullanılmasından sonra karşı tarafa ulaşmakla hüküm ifade edeceği, ihtarnamenin bir yıllık süre geçtikten sonra 19/07/2010 tarihinde muhatabın adresine ulaştığı, bu durumda yenilik doğuran hakkın süresinde muhataba ulaşmadığı gerekçesiyle süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devir sözleşmesine dayalı olarak payın tespiti ve bir kısım davacılar adına tescili istemine ilişkin olup, davacılardan Ş.. D..'ın dava dışı şirketteki 25 payını 14.07.2009 tarihli sözleşme ile davalılardan Hidayet Uçkan'a devrettiği, devir hususunun şirket pay defterine kaydedildiği, devirden hemen sonra anılan tarafların 14.07.2009 tarihli sözleşme ile 1 yıl içerisinde 80.000 TL'nin ve bankaların ticari kredilere uyguladığı faiz oranına göre yapılacak hesaplama sonunda oluşacak toplam bedelin H.. U..'a veya göstereceği kişiye ödenmesi durumunda 25 payın Ş.. D..'a veya göstereceği kişilere devrinin kararlaştırıldığı, davalı H.. U..'ın payın iadesini öngören sözleşmede kararlaştırılan 1 yıllık süre dolmadan devraldığı 25 payı 17.06.2010 tarihli sözleşme ile diğer davalılara devrettiği, bu devrin dahi şirket pay defterine kaydediliği dosya kapsamı ile sabit olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı Ş.. D.. tarafından sözleşmeye konu edilen meblağın kendisince hesaplanıp süresinde bankaya yatırıldığı, 3 gün içinde bankaya müracaatı halinde davalı Hidayet'e ödeme yapılacağı ve adı geçenlere pay devrinin yapılmasını içerir davalı H.. U..'a süresinde keşide edilen 14.07.2010 tarihli ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle çıkartılan aynı içerikli 19.07.2010 tarihli ihtarnamenin ise aynı tarihte kabulün aksine tebliğ edildiği dosya kapsamı ile sabit olup, davacı Ş.. D..'ın süresinden önce ihtarname keşide etmiş olması, davaya dayanak sözleşmede de kararlaştırıldığı üzere kendisince hesaplanan meblağı bankaya H.. U..'a ödenmek üzere yatırması, esasen anılan davalının dava konusu payları henüz sözleşmedeki 1 yıllık süre dolmadan diğer davalılara devretmesi ve bu bağlamda sözleşmeye aykırı davrandığının sabit olması karşısında mahkemece, yenilik doğurucu hakkın süresinde muhataba ulaşmadığına yönelik davanın reddine ilişkin gerekçesi TMK'nın 2'nci maddesi hükmüne aykırıdır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı Ş.. D..'ın davalı H.. U..'a tebliğ edilemese bile süresinde ihtarname keşide etmesi, sözleşmedeki meblağı bankaya bu davalıya ödenmek üzere yatırması, esasen anılan davalının dava konusu payları henüz sözleşmedeki 1 yıllık süre dolmadan diğer davalılara devretmesi karşısında işin esasına girilerek davalılarının hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı isabetli görülmeyen yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101679800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz