Marka hükümsüzlüğü | Marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4191 E. 2024/106 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanılmış hak↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/493 E., 2019/391 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ''... alüminyum piazza'' ibareli marka tescil başvurusunun gerçekleştirildiği, yayınlanan dava konusu markaya müvekkilinin itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından yapılan inceleme sonucu müvekkili tarafından yapılan itirazın reddedildiğini, davalının PİAZZA markasını kullanmadığını ve yedekleme amacıyla tescil ettirdiğinin mahkeme kararıyla ... olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin inşaat, gayrimenkul yatırım ve birçok faaliyeti olduğunu, PİAZZA ve PLAZZA ibareli seri markalarının bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın 35. sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının belirttiği davaların dava konusu mal ve hizmetleri içermediğini, müvekkilin PİAZZA markası için 6, 17 ve 40. sınıflarda kazanılmış hakkı bulunduğunu, markaların benzer olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2015/05400 nolu marka kapsamında 35. sınıfta yer ... hizmetlerin tamamının itiraz gerekçesi 2013/16762, 2013/16788, 2013/03752, 2012/111305, 2013/03690, 2012/111316, 2012/111428 sayılı markaların tescil kapsamındaki hizmetler ile aynı tür olduğu, dava konusu "... alüminyum piazza" ibareli marka incelendiğinde, her biri ayırt edici olmayan veya düşük ayırt ediciliği olan kelimelerden oluştuğu, markayı meydana getiren sözcük unsurları incelendiğinde “alüminyum” ibaresinin, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bir sözcük olup, tescil kapsamındaki emtia da gözetildiğinde markasal bir nitelik göstermediği, keza yine “...” ibaresinin de ticaret hayatında ülkemizde yaygın kullanımı bulunan ve binlerce işletmece kullanılan bir sıfat olduğu, “PİAZZA” ibaresinin ise dilimizde anlamı olmayan, yabancı kökenli bir sözcük olarak markada bulunduğu, davacının, markaları incelendiğinde “piazza” ibaresinin geri planda kalacağından bahsedilmesi mümkün olmayacağı, Piazza ibaresinin, özellikle İtalya’da, geniş meydanlara verilen isim olduğu, ancak ülkemizde bu anlamının bilindiğinden bahsedilmesi mümkün bulunmadığı, somut olayda, bu madde kapsamında yukarıdaki şartları sağlayacak bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 8/3 üncü maddesi kapsamında davacının tescilsiz kullanım ile ilgili şartlarının oluşmadığı, 556 Sayılı KHK'nın 8/4 üncü maddesi kapsamında davacı markalarının tanınmışlığına ispat açısından sunulan delillerin davacı markalarının tanınmışlığını ispata yeterli olmadığı, kötü niyetle başvuruda bulunduğunun ispat edilemediği, davalı yanın, önceki tarihli markasının, davacı yanca gerçekleştirilen marka başvurusu ile aynı esas unsuru ihtiva etmekle farkı birtakım kelime unsurları da içeriyor olması ve özellikle “...” ibaresinin yarattığı algının doğurduğu sonucun, davalı lehine kazanılmış hak sağlamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 28.10.2016 tarih 2016-M-10474 sayılı kararının 35. sınıf yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2015/05400 sayılı ... ALİMİNYUM PİAZZA ibareli markanın tescilli olduğu 35. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının markaları ile müvekkilinin markasının benzer olmadığını, markaların bir bütün olarak incelenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dayanak markalarından da anlaşılacağı üzere, söz konusu markalarda ayırt edici ve asli olan unsurun "Rönesans" ibaresi oduğunu, müvekkiline ait "Piazza" markasının tescilinin 2006 yılında, davacının "Piazza ve Plazza ibarelerini ihtiva eden markaların tescilinin ise 2013 yılına ait olduğunu, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamamasının söz konusu Piazza markası bakımından haklılığı gösterdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığını, markaların karıştırılma ihtimallerinin olmayacağını, bütünsel inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK 8 ... madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5914 E. 2024/2496 K.
Ortak:kazanılmış hak
İncelediğiniz kararda… rkaların tescil kapsamındaki hizmetler ile aynı tür olduğu, dava konusu "... alüminyum piazza" ibareli marka incelendiğinde, her biri ayırt edici olmayan veya düşük «ayırt ediciliği» olan kelimelerden oluştuğu, markayı meydana getiren sözcük unsurları incelendiğinde “alüminyum” ibaresinin, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bir sözcük olup, tescil kapsamındaki emtia da gözetildiğinde markasal bir nitelik göstermediği, keza yine “...” ibaresinin de ticaret hayatında ülkemizde yaygın kullanımı bulunan ve binlerce işletmece kullanılan bir sıfat olduğu, “PİAZZA” ibaresinin ise dilimizde anlamı olmayan, yabancı kökenli bir sözcük olarak markada bulunduğu, davacının, markaları incelendiğinde “piazza” ibaresinin geri planda kalacağından bahsedilmesi mümkün olmayacağı, Piazza ibaresinin, özellikle İtalya’da, geniş meydanlara verilen isim olduğu, ancak ülkemizde bu anlamının bilindiğinden bahsedilmesi mümkün bulunmadığı, somut olayda, bu madde kapsamında yukarıdaki şartları sağlayacak bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 8/3 üncü maddesi kapsamında davacının tescilsiz kullanım ile ilgili şartlarının oluşmadığı, 556 Sayılı KHK'nın 8/4 üncü maddesi kapsamında davacı markalarının tanınmışlığına ispat açısından sunulan delillerin davacı markalarının tanınmışlığını ispata yeterli olmadığı, kötü niyetle başvuruda bulunduğunun ispat edilemediği, davalı yanın, önceki tarihli markasının, davacı yanca gerçekleştirilen marka başvurusu ile aynı esas unsuru ihtiva etmekle farkı birtakım kelime unsurları da içeriyor olması ve özellikle “...” ibaresinin yarattığı algının doğurduğu sonucun, davalı lehine «kazanılmış hak» sağlamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 28.10.2016 tarih 2016-M-10474 sayılı kararının 35. sınıf yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2015/05400 …
Benzer bu karardaH.D.'nin 02.03.2020 tarih ve 2019/4020 E.- 2020/2219 K. sayılı ilamı ile açıkça tescil kapsamındaki emtialar itibariyle kullanılmadığı tespit edilen davalının 2006/51784 sayılı önceki markasının, işbu dava konusu başvuruda kalan hizmetler yönünden de kendisine «kazanılmış hak» teşkil etmesinin mümkün olmadığı, Yargıtay 11.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · derdestlik · istinaf incelemesi · ilan · dahili dava · iltibas
Benzer bu kararda… "plaza" ibareli markalarının bulunduğunu, dava konusu marka ile müvekkili markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzerlik arz ettiğini, taraf markaları arasında «iltibas» tehlikesinin oluştuğunu, taraflar arasında «derdest» olan pek çok davanın bulunduğunu ileri sürerek, 2015-M-7292 sayılı kararının iptali ile 2014/19582 sayılı “PIAZZATURK” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden te …
… ile dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan tüm emtialar yönünden, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik ve ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu marka başvurusunda bırakılan 35. sınıf hizmetlerin davalının önceki tarihli 2006/51784 sayılı markasının kapsamında olduğu, davalının dava konusu marka başvurusu ile önceki tarihli markasının asli unsuru olan "PİAZZA" ibaresinin dava konusu marka başvurusunda da korunduğu, ancak özellikle tescil kapsamındaki mallar itibariyle kullanıldığına ilişkin davalı tarafından delil sunulmaması dikkate alındığında, fiilen kullanılmayan bir markanın sonraki markalar yönünden «müktesep hak» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun 2015-M-7292 sayılı kararının iptaline, 2014/19582 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ka …
… ın markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin başvuru markası üzerinde 2006/51784 numaralı "PİAZZA" ibareli markasına dayalı müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Alt gruplar) marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2014/19582 kod numarasını alan başvurusunun «ilanı» üzerine davacı tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın yerinde görülerek davalı şirket başvurusunun reddedildiğini, bu kez davalı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1154 E. 2022/4980 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaHükme karşı davalı Alpsan Alüminyum A.Ş. vekili «istinaf yoluna başvurmuş», sonrasında istinaf hakkından feragt ettiğini belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, hükme karşı davalı Alpsan Alüminyum A.Ş. vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulması» üzere istinaf mahkemesince karar kaldırılarak asıl dava yönünden davalı Alpsan Alüminyum A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak «istinaf yoluna başvuran» davalı şirket vekili 01.02.2019 «havale» tarihli dilekçe ile istinaf hakkından «feragat» ettiğini beyan etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari temerrüt faizi · sözleşmenin iptali · bedel iadesi · menfi tespit davası · davanın açılmamış sayılması · tespit davası · açılmamış sayılma · protokol
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «protokolün» E maddesine göre öncelikle çeklerin iadesi gerektiği, ancak davalılar tarafından iade edilmediği, davalılar tarafından tahsil edildiği, dava konusu iki «çek» «bedelinin iadesi» gerektiği, karşı dava yönünden de verilen süre içinde dava harcı yatırılmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 300.000,00 TL'den 150.000,00 TL'sinin 25.02.2014 tarihinden, 150.000,00 TL'sinin ise 05.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen «istirdatı» ile davacıya ödenmesine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının «protokol» gereğince davalıya «teslim» etmesi gereken 705.000 TL bedelli 10 adet çeki teslim etmesi gerektiği, davacının kendi edimini yerine getirmeyerek «menfi tespit davası» açtığı, «kötüniyetli» olanın davacı olduğu gerekçesiyle davalı Alpsan Alüminyum A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2018 tarihli 2016/ …
Şti. hakkında açılan davanın kabulüne, kabul edilen 300.000,00 TL'den 150.000,00 TL'sinin 25.02.2014 tarihinden, 150.000,00 TL'sinin ise 05.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan «istirdatı» ile davacıya ödenmesine, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, hükme karşı davalı Alpsan Alüminyum A.Ş. vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulması» üzere istinaf mahkemesince karar kaldırılarak asıl dava yönünden davalı Alpsan Alüminyum A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4191 E. , 2024/106 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/985 Esas, 2022/338 Karar
DAVALILAR 1....
vekili Avukat ...
2. ... (TÜRKPATENT) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/493 E., 2019/391 K.
Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ''... alüminyum piazza'' ibareli marka tescil başvurusunun gerçekleştirildiği, yayınlanan dava konusu markaya müvekkilinin itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından yapılan inceleme sonucu müvekkili tarafından yapılan itirazın reddedildiğini, davalının PİAZZA markasını kullanmadığını ve yedekleme amacıyla tescil ettirdiğinin mahkeme kararıyla ... olduğunu, davalının kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin inşaat, gayrimenkul yatırım ve birçok faaliyeti olduğunu, PİAZZA ve PLAZZA ibareli seri markalarının bulunduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın 35. sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının belirttiği davaların dava konusu mal ve hizmetleri içermediğini, müvekkilin PİAZZA markası için 6, 17 ve 40. sınıflarda kazanılmış hakkı bulunduğunu, markaların benzer olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2015/05400 nolu marka kapsamında 35. sınıfta yer ... hizmetlerin tamamının itiraz gerekçesi 2013/16762, 2013/16788, 2013/03752, 2012/111305, 2013/03690, 2012/111316, 2012/111428 sayılı markaların tescil kapsamındaki hizmetler ile aynı tür olduğu, dava konusu "... alüminyum piazza" ibareli marka incelendiğinde, her biri ayırt edici olmayan veya düşük ayırt ediciliği olan kelimelerden oluştuğu, markayı meydana getiren sözcük unsurları incelendiğinde “alüminyum” ibaresinin, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bir sözcük olup, tescil kapsamındaki emtia da gözetildiğinde markasal bir nitelik göstermediği, keza yine “...” ibaresinin de ticaret hayatında ülkemizde yaygın kullanımı bulunan ve binlerce işletmece kullanılan bir sıfat olduğu, “PİAZZA” ibaresinin ise dilimizde anlamı olmayan, yabancı kökenli bir sözcük olarak markada bulunduğu, davacının, markaları incelendiğinde “piazza” ibaresinin geri planda kalacağından bahsedilmesi mümkün olmayacağı, Piazza ibaresinin, özellikle İtalya’da, geniş meydanlara verilen isim olduğu, ancak ülkemizde bu anlamının bilindiğinden bahsedilmesi mümkün bulunmadığı, somut olayda, bu madde kapsamında yukarıdaki şartları sağlayacak bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) 8/3 üncü maddesi kapsamında davacının tescilsiz kullanım ile ilgili şartlarının oluşmadığı, 556 Sayılı KHK'nın 8/4 üncü maddesi kapsamında davacı markalarının tanınmışlığına ispat açısından sunulan delillerin davacı markalarının tanınmışlığını ispata yeterli olmadığı, kötü niyetle başvuruda bulunduğunun ispat edilemediği, davalı yanın, önceki tarihli markasının, davacı yanca gerçekleştirilen marka başvurusu ile aynı esas unsuru ihtiva etmekle farkı birtakım kelime unsurları da içeriyor olması ve özellikle “...” ibaresinin yarattığı algının doğurduğu sonucun, davalı lehine kazanılmış hak sağlamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 28.10.2016 tarih 2016-M-10474 sayılı kararının 35.
sınıf yönünden iptaline, davalı adına tescilli 2015/05400 sayılı ... ALİMİNYUM PİAZZA ibareli markanın tescilli olduğu 35. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının markaları ile müvekkilinin markasının benzer olmadığını, markaların bir bütün olarak incelenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının dayanak markalarından da anlaşılacağı üzere, söz konusu markalarda ayırt edici ve asli olan unsurun "Rönesans" ibaresi oduğunu, müvekkiline ait "Piazza" markasının tescilinin 2006 yılında, davacının "Piazza ve Plazza ibarelerini ihtiva eden markaların tescilinin ise 2013 yılına ait olduğunu, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayamamasının söz konusu Piazza markası bakımından haklılığı gösterdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığını, markaların karıştırılma ihtimallerinin olmayacağını, bütünsel inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK 8 ... madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016747900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz