Limited şirket hisse devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12851 E. 2010/4498 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket hisse devri↗ tapu iptali ve tescil↗ alacağın temliki↗ hisse devri↗ iş bölümü↗ alacak davası↗ temlik↗ limited şirket↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif adına kayıtlı olan binadan davalı kooperatifin davacıya herhangi bir şekilde daire verme mükellefiyetinin bulunmadığı ve davacının devrettiği şirket ortaklığı için alacak davası açma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kooperatifte henüz ferdileşme aşamasına gelinmemesi nedeniyle davacının tapu iptal tescil talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde görülmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, davalılardan kooperatifin ortağı, davalı limited şirketin ise eski ortağı olan davacının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bağımsız bölümün teslimine ve aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketteki hissesinin devri karşılığında şirket tarafından dava konusu dairenin kendisine verilmesinin kabul edildiğini ve bilahare şirket hissesinin devri hususunda yasal prosedürün yerine getirildiğini ileri sürerek dava konusu dairenin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş ve dosya içeriğine göre gerçekten de davalı şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşme ile dava konusu dairenin davacıya verilmesinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, şayet limited şirkette hisse devir işlemleri yasal yoldan gerçekleşmiş ise dava konusu dairenin mülkiyetinin kooperatif ve arsa sahipleri arasında yapılar sözleşmeler uyarınca davalı şirkete intikalinin gerektiğinin de belirlenmesi halinde, alacağın temliki hükümleri uyarınca davacının bu dairenin kendisine ait olduğunun tespitini isteyebileceğinin nazara alınması gerekir.
Bu durumda, mahkemece limited şirkette hisse devri işlemlerinin yasal olarak gerçekleşip gerçekleşmediği (TTK 520) ve şirket ile kooperatif ve arsa sahipleri aralarındaki sözleşmeler uyarınca şirketin inşaat işini gerçekleştiren müteahhit sıfatıyla dava konusu daireye hak kazanıp kazanamadığı konusu incelenip, davalı kooperatifin davacının kooperatif ortaklığı konusunda muaraza yaratmadığı da nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12851 E. , 2010/4498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.09.2008 tarih ve 2006/374 - 2008/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatife ait konutların yapım işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, müvekkilinin de davalı şirketin ortağı olduğunu, dava dışı arsa sahipleri ile kooperatifin kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, ... isimli arsa sahibinin 5 adet dairenin bedelini istemesi üzerine para veren şirket ortaklarından birisinin de müvekkilinin olduğunu ve müvekkilinin kooperatif ortağı olduğuna ilişkin ortaklık belgesi verildiğini, daha sonra müvekkilinin 03.09.2002 tarihinde şirketteki payını dava dışı üçüncü kişiye bir daire karşılığı devrettiğini, şirketin de 30.08.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile arsa sahibi ...’in şirkete vermesi gereken “ D” bloktaki dairelerden birini müvekkiline vermeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, ancak talebine rağmen dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek, D bloktaki dairelerden bir tanesinin teslimine ve dairenin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, ortaklık pay devrinin yazılı şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu ve dava tarihinden önce müvekkilinin unvanı değiştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının müvekkili kooperatifin ortağı bulunduğunu, ancak davacı ortaklık hakkına dayanmaksızın şirketteki hisse devrine dayalı olarak dava açtığı için davanın dinlenilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kooperatif adına kayıtlı olan binadan davalı kooperatifin davacıya herhangi bir şekilde daire verme mükellefiyetinin bulunmadığı ve davacının devrettiği şirket ortaklığı için alacak davası açma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kooperatifte henüz ferdileşme aşamasına gelinmemesi nedeniyle davacının tapu iptal tescil talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde görülmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, davalılardan kooperatifin ortağı, davalı limited şirketin ise eski ortağı olan davacının kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü bağımsız bölümün teslimine ve aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketteki hissesinin devri karşılığında şirket tarafından dava konusu dairenin kendisine verilmesinin kabul edildiğini ve bilahare şirket hissesinin devri hususunda yasal prosedürün yerine getirildiğini ileri sürerek dava konusu dairenin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş ve dosya içeriğine göre gerçekten de davalı şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşme ile dava konusu dairenin davacıya verilmesinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, şayet limited şirkette hisse devir işlemleri yasal yoldan gerçekleşmiş ise dava konusu dairenin mülkiyetinin kooperatif ve arsa sahipleri arasında yapılar sözleşmeler uyarınca davalı şirkete intikalinin gerektiğinin de belirlenmesi halinde, alacağın temliki hükümleri uyarınca davacının bu dairenin kendisine ait olduğunun tespitini isteyebileceğinin nazara alınması gerekir.
Bu durumda, mahkemece limited şirkette hisse devri işlemlerinin yasal olarak gerçekleşip gerçekleşmediği (TTK 520) ve şirket ile kooperatif ve arsa sahipleri aralarındaki sözleşmeler uyarınca şirketin inşaat işini gerçekleştiren müteahhit sıfatıyla dava konusu daireye hak kazanıp kazanamadığı konusu incelenip, davalı kooperatifin davacının kooperatif ortaklığı konusunda muaraza yaratmadığı da nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016742000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz