Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12773 E. 2011/1130 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ıslah↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının işlettiği trene binmek isterken geçirdiği kaza sonucu sol ayağının diz altından koptuğu, kazanın oluşumunda davalının % 25 oranında kusurlu olduğu, olay tarihi olan 01.08.2002 tarihinden 3 ay sonrası olan 01.11.2002 tarihinden sonra davacının protez takmasının tıbben mümkün bulunduğunun anlaşıldığı, protez gideri nedeniyle davacının maddi zararının 26.341,67 TL olduğu sonucuna varılarak, ıslah edilmiş hali ile davanın kabulü ile 26.341,67 TL tazminatın 01.11.2002 tarihinden itibaren değişen ve değişecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olması doğru olmayıp, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, davacı taraf yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti tayinini gerektirdiğinden hükmün bu yönden davacı taraf yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4385 E. 2015/2228 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · maluliyet oranı · taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · temerrüt faizi · dava sebebi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, olayın meydana gelmesinde davacı ....'in %75, davalının ise %25 oranında kusurlu olduğu, «maluliyet oranı» konusunda tarafların mutabık kaldıkları, hükmedilen tazminat miktarlarına olayın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanması «sebebi» ile olay tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen ikinci davanın kısmen kabulüne, birleşen ilk davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
3-Birleşen davalar, «taşıma sözleşmesine» dayalı protez bedeli ile protez bakım ve parça değişim giderlerinin «temerrüt faizi» ile tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, her iki davadaki isteme ilişkin olarak da yazılı şekilde kaza tarihi olan 27.02.2008 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.
… masının mümkün olduğu hususunda gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınarak bu tarihin kuşkuya yer bırakmaksızn belirlenmesi ve belirlenecek bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken,yazılı şekilde henüz zararın doğmadığı olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi takılacak protezin ilk bakım tarihi de araştırılıp belirlenmeden olay tarihinin bakım giderine ilişkin istem için de «temerrüt faizine başlangıç» yapılması keza doğru bulunmamış, kararın birleşen iki dava yönünden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Oysa, davacılardan ....’in dava konusu kaza sonucu oluşan «kaybı» nedeniyle kullanılması gereken protezin ancak belli bir iyileşme süresinden sonra takılabilmesi tıbben mümkün olduğundan, zararın anılan tarihte doğduğunun kabulü gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3833 E. 2011/8995 K.
Ortak:ıslah · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… sonra davacının protez takmasının tıbben mümkün bulunduğunun anlaşıldığı, protez gideri nedeniyle davacının maddi zararının 26.341,67 TL olduğu sonucuna varılarak, «ıslah» edilmiş hali ile davanın kabulü ile 26.341,67 TL tazminatın 01.11.2002 tarihinden itibaren değişen ve değişecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar …
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davacı vekilince «ıslah» edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmişse de, dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığı ve gerek dava gerekse ıslah dilekçelerinde «haksız fiil» sonrası davacının protez kullanabilme tarihi olan 30.09.2001 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş olmakla, kabule konu tüm alacağa 30.09.2001 tarihinden i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tren kazası sonucunda sağ kolunun omuz hizasından koptuğu ve protez ile yaşamına devam etmek zorunda kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 24.171,91 TL’nın, 17.071,91 TL’na 03.12.2010, 7.100 TL’na 30.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davacı vekilince «ıslah» edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmişse de, dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığı ve gerek dava gerekse ıslah dilekçelerinde «haksız fiil» sonrası davacının protez kullanabilme tarihi olan 30.09.2001 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş olmakla, kabule konu tüm alacağa 30.09.2001 tarihinden i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2425 E. 2013/2921 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · kusur
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının protez bedelini talep ettiği, bilirkişi raporunda geleceğe yönelik hesap yaptığı ancak talebin harcama yapıldıkça istenebileceği, davacının taktırdığı protezin 9.720 TL olup davalının da %30 «kusur oranına» göre indirim yapılacağı gerekçesiyle, asıl davada ....916 TL'nin davalıdan tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/972 E. 2013/3713 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, ...'nun 341. maddesi uyarınca «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine açılacak sorumluluk davaları için genel kuruldan izin alınması gerektiği, davacının verilen süreye rağmen böyle bir karar «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin ....09.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12773 E. , 2011/1130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2006/433-2009/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2002 tarihinde davalıya ait trene yolcu olarak binmek isterken tren ile peron arasına düşmesi sonucu sol ayağının diz altından koptuğunu, müvekkilinin bu kaza nedeniyle ömür boyu ayak protezi kullanmak zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açılan davada yargılama sırasında yapılan ıslah ile periyodik aralıklarla değiştirilmek suretiyle ömür boyu kullanılması gereken ortopedik ayak protez gideri olarak davalının kusuruna isabet eden 26.341,67 YTL’nin 01.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce açtığı davada protez bedelini istemediğini, bu nedenle yeniden maddi tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen protez bedelinin fahiş olduğunu, davacının kazadan sonra protez taktırıp taktırmadığının da belli olmadığını, bu nedenle takılmayan protez için olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının işlettiği trene binmek isterken geçirdiği kaza sonucu sol ayağının diz altından koptuğu, kazanın oluşumunda davalının % 25 oranında kusurlu olduğu, olay tarihi olan 01.08.2002 tarihinden 3 ay sonrası olan 01.11.2002 tarihinden sonra davacının protez takmasının tıbben mümkün bulunduğunun anlaşıldığı, protez gideri nedeniyle davacının maddi zararının 26.341,67 TL olduğu sonucuna varılarak, ıslah edilmiş hali ile davanın kabulü ile 26.341,67 TL tazminatın 01.11.2002 tarihinden itibaren değişen ve değişecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olması doğru olmayıp, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, davacı taraf yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti tayinini gerektirdiğinden hükmün bu yönden davacı taraf yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasına 4 numaralı bent eklenerek “Davacı taraf yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.034,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün davacı taraf yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.208,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015600600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz