6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muvafakat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7873 E. 2010/3627 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvafakat ilan haksız rekabet ibraz husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen 191976 nolu markanın dava tarihinden önce 09.12.2003 tarihinde dava dışı ...'ya devredildiğinden, hükümsüzlük davasında davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, haksız rekabet ve markaya tecavüz iddiasına gelince, LEVCI markasının Türkiye'de davacı adına kayıtlı olmayıp, markanın önce davalı adına tescil edildiği, daha sonra da 3.şahsa devredildiği ve onun muvafakatıyla da davalı tarafından kullanıldığı, markanın 3.şahıs adına tescillioluşu ve kural olarak da korumadan tescilli markanın yararlanması nedeniyle LEVCİ markası üzerindeki hakların kayıt maliklerine ait olup davacının söz konusu markayı iptal ettirmeden öncelik haklarına dayanarak davalıya karşı markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi davası açmasının mümkün olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekili, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile haksız rekabetin tespit ve men'i ile maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.

Davaya konu 27.01.1998 tarih ve 191976 sayılı “figür + LEUCİ” markasının 09.12.2003 tarih ve 20662 yevmiye numaralı noter senedi ile davalı marka sahibi tarafından dava dışı ...'ya devredildiği, devrin 23.03.2004 tarihinde TPE kayıtlarına işlendiği anlaşılmaktadır. Markanın devrinden sonra davalının devrettiği markayı kullanma hakkını gösteren bir lisans sözleşmesi ise bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı tarafın devrettiği markayı hukuken kullanmasına olanak veren lisans sözleşmesi ibraz edilmediğine göre, bu kullanımın haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir dayanak gösterilmeden “markayı devralanın muvafakatı ile davalı kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı” gerekçesiyle bu talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/7873 E.  ,  2010/3627 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2008 tarih ve 2005/569-2008/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde taraf avukatları tebliğe rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 1919 yılında kurulan ve halen İtalya'da yerleşik olan davacı şirketin 40 yıldır Türkiye'de "aydınlatma, ısıtma, buhar üretme, pişirme, soğutma, kurutma, havalandırma, su temini ve sıhhi amaçlı cihaz ve donanım" ürünlerini tescilli "Levci" markası altında ticaret yaptığını, davacı markasının tanınmış olup, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin Levci sözcüğünü aynen, üstelik aynı ürünler için kendi adına 27.01.1998 tarihinde marka olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalı şirket adına kayıtlı 27.1.1998 gün ve 191976 numaralı Levci sözcük markasının 556 sayılı KHK'nın 7/1-ı, 8/3, 8/4 ve 42.maddeleri gereğince hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine, TTK'nun 56 vd.

maddeleri gereğince haksız rekabetin tespit ve men'ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davaya konu "LEVCİ+Şekil" markasının müvekkili adına tescilli olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen 191976 nolu markanın dava tarihinden önce 09.12.2003 tarihinde dava dışı ...'ya devredildiğinden, hükümsüzlük davasında davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, haksız rekabet ve markaya tecavüz iddiasına gelince, LEVCI markasının Türkiye'de davacı adına kayıtlı olmayıp, markanın önce davalı adına tescil edildiği, daha sonra da 3.şahsa devredildiği ve onun muvafakatıyla da davalı tarafından kullanıldığı, markanın 3.şahıs adına tescillioluşu ve kural olarak da korumadan tescilli markanın yararlanması nedeniyle LEVCİ markası üzerindeki hakların kayıt maliklerine ait olup davacının söz konusu markayı iptal ettirmeden öncelik haklarına dayanarak davalıya karşı markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi davası açmasının mümkün olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekili, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile haksız rekabetin tespit ve men'i ile maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.

Davaya konu 27.01.1998 tarih ve 191976 sayılı “figür + LEUCİ” markasının 09.12.2003 tarih ve 20662 yevmiye numaralı noter senedi ile davalı marka sahibi tarafından dava dışı ...'ya devredildiği, devrin 23.03.2004 tarihinde TPE kayıtlarına işlendiği anlaşılmaktadır. Markanın devrinden sonra davalının devrettiği markayı kullanma hakkını gösteren bir lisans sözleşmesi ise bulunmamaktadır. Mahkemece, davalı tarafın devrettiği markayı hukuken kullanmasına olanak veren lisans sözleşmesi ibraz edilmediğine göre, bu kullanımın haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, herhangi bir dayanak gösterilmeden “markayı devralanın muvafakatı ile davalı kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı” gerekçesiyle bu talebin reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015487100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.