Ortaklık | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/735 E. 2014/1887 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
korkutma↗ şirket müdürünün azli↗ limited şirket ortağı↗ azil↗ ttk 309/4↗ dolaylı zarar↗ geri çevirme↗ kayyım atanması↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ zimmet↗ pay sahipliği↗ kayyım↗ bloke↗ tasdik kararı↗ aktif dava ehliyeti↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ kambiyo senedi↗ tüzel kişilik↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ ticari defter↗ yargılama gideri↗ havale↗ yetki↗ haciz↗ yönetim kurulu kararı↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl dosya ve birleşen dosyalar kapsamında yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar Net İnşaat Şirketi'nin borçları nedeniyle E. Şirketi'nin mallarına haciz konulduğu belirtilmiş ise de, her iki şirketin birbirlerinden ayrı tüzel kişilikler olduğu, muhafaza altına alınan malların E. Şirketi'ne ait olmadığı, davalı müdür M.. Ö..'in şirket mallarına haciz gelmesine sebep olması nedeniyle azli gerektiği yönündeki iddianın kabul edilemeyeceği, ayrıca şirketin ticari defterlerinin diğer müdür tarafından incelemesine müsaade edilmemesinin tek başına şirket müdürünün azlini haklı gösterecek bir durum olmadığı, diğer taraftan, şirketin bütün müdürlerinin şirket defterlerini inceleme hakkının bulunduğu, davacı tarafça şirketin uğradığı iddia edilen zararın varlığı ve davalıların zarara kusurlu bir şekilde sebep oldukları hususlarının ispatlanamadığı, şirket müdürü K.. K..'ın aynı zamanda dava dışı E. Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu hususunun E. Ltd. Şti. kurulurken diğer ortak M.. Ö.. tarafından bilindiği, şirket ortağı K.. K..'ın şirkete ait mermer blokları alıp kullandığı hususunun ispatlanamadığı, davacı şirket ortağının vekili tek başına vekillikten azlinin hukuken mümkün ve geçerli olduğu, ancak azlin geçerli olmasının mahkeme kararına bağlı olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davalı M.. Ö..'in şirkete ait tüm ticari defter ve belgeleri teslimine, sair tüm taleplerin reddine, birleşen 2008/95 E. sayılı dava dosyası yönünden, vekaletnamenin iptali ve azilnamenin tasdikine yönelik talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı İ.. A.. tarafından şirkete ait tüm defterlerin şirkete iadesine, sair talepler ile diğer birleşen dosyalar kapsamındaki taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen dosya davalısı K.. K.. vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, limited şirketin müşterek imza ile temsile yetkili müdürünün azli, şirket ortağının hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket ticari defter ve belgelerinin teslimi ile şirketin zarara uğratılması sebebiyle maddi tazminat; birleşen 2008/95 E. sayılı dava, şirket müdürlerince atanan ticari mümessilin azlinin mahkemece tasdiki, ticari mümessilin hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket defter ve belgelerinin teslimi, şirketin zarara uğratılması sebebiyle maddi tazminat; birleşen 2008/96 E. sayılı dava, müşterek imza ile temsile yetkili şirket ortağına avukat tayini hususunda limited şirketi münferiden tek başına yetkili müdür olarak yetki verilmesi ve birleşen 2008/256 E. sayılı dava, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılarak, şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeler ile asıl davanın ve birleşen 2008/95 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/96 E. ve 2008/256 E. sayılı davaların reddine karar verilmiştir.
Ancak, asıl dava yönünden, davacı tarafça şirket adına tahsil edilen paraların şirket kayıtlarında resmi olarak gösterilmediği, giderlerin belgelendirilmediği, belgelendirilenlerin şişirildiği, hesap görülmeden diğer şirket ortağı davalının babasının şirket hesaplarına yüksek meblağlı paraların aktarıldığı, şirket ticari defter ve belgelerinin şirketin muhasebecisinden sahte evrak ve korkutma ile alınarak kaçırıldığı, davalı şirket ortağının ticari mümessil ile birlikte hareket ederek şirket tarafından üretilen blok mermer bedellerini zimmetine geçirdikleri, bu eylemleri gizlemek için şirketin tüm ticari evrak ve kayıtlarını kaçırdıkları, şirkete ait mermer ocağında bulunan makineler ve blok mermerlere muvazaalı ve kasıtlı olarak hacizler yapıldığı bu şekilde şirketin doğrudan ve dolaylı olarak zarara uğratıldığı, davalı şirket ortağının talimatıyla şirkete ait mermer ocağında bulunan demirbaş malzemeler ile elektrik sayacı, pano, kablolar ve akaryakıt tankının kaçırıldığı, ticari mümessilin azil tarihinden geriye doğru tarih atmak suretiyle kambiyo senedi tanzim ederek şirketi zarara uğrattığı belirtilmiş ve belirtilen eylemler nedeniyle hazırlık soruşturması devam eden ilgili savcılık dosyalarının numaraları bildirilmiş, yargılama aşamasında da bildirilen savcılık dosyalarına ilişkin bir kısım belgeler getirtilerek davacı iddialarının bir kısmı yönünden devam eden ceza davalarının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi kapsamında belirtilen sebeplerle şirketin zarara uğratılması halinde bundan dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava haklarının olduğu, ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği düzenlenmiştir. Buna göre, asıl dava kapsamında davacı tarafça belirtilen eylemler ve bu eylemler sebebiyle açılmış bulunan savcılık soruşturma dosyaları ve devam eden ceza yargılamaları dikkate alınarak ve gerekirse bunların sonuçları beklenerek şirket müdürünün azli koşullarının oluşup oluşmadığı ve 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi kapsamında tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ve şirket belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, asıl davada eksik inceleme ile davalı şirket ortağının şirket müdürlüğünden azli ve tazminat talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar doğru görülmemiştir.
Öte yandan birleşen 2008/95 E. sayılı dava yönünden, her ne kadar dava dilekçesinde şirket ortağı K.. K.. ve E. Mermer San. İth. İhr. Ltd. Şti. davacı olarak gösterilmiş ise de, Dairemizin 22.10.2013 tarih, 2013/11451 E. 2013/18410 K. sayılı geri çevirme kararı sonrasında davacılar vekili olarak hareket eden Av. H.. E..'ın 20.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile davacı olarak gösterilen şirket adına vekaletnamesinin bulunmadığını belirtmiş olmasına ve şirketin ticari mümessili sıfatıyla hareket eden davalı İ.. A.. aleyhine açılacak tazminat davasının ancak şirket tarafından açılabilecek bulunmasına göre, bu davalı yönünden davacı K.. K.. tarafından açılan davadaki tazminata ilişkin talebin aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca kabule göre, mahkemece asıl davanın ve birleşen 2008/95 E. sayılı davanın kısmen kabul edilmiş olmasına göre, mümeyyiz davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderinin tamamının davacı üzerinde bırakılması ile birleşen 2008/95 E. sayılı dava yönünden kendisini vekil ile temsil ettirmeyen davalı İ.. A.. yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · e-defter
İncelediğiniz karardaAsıl dava, «limited şirketin» müşterek imza ile «temsile» yetkili müdürünün azli, şirket ortağının hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket «ticari defter» ve belgelerinin «teslimi» ile «şirketin zarara» uğratılması sebebiyle «maddi tazminat»; birleşen 2008/95 E. sayılı dava, «şirket müdürlerince» atanan ticari mümessilin azlinin mahkemece «tasdiki», ticari mümessilin hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket defter ve belgelerinin teslimi, şirketin zarara uğratılması sebebiyle maddi tazminat; birleşen 2008/96 E. sayılı dava, müşterek imza ile temsile yetkili şirket ortağına avukat tayini hususunda limited şirketi münferiden tek başına yetkili müdür olarak «yetki» verilmesi ve birleşen 2008/256 E. sayılı dava, «limited şirket ortağının» «ortaklıktan çıkarılarak», şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeler ile asıl davanın ve birleşen 2008/95 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/96 E. ve 2008/ …
… ve bu eylemler sebebiyle açılmış bulunan savcılık soruşturma dosyaları ve devam eden ceza yargılamaları dikkate alınarak ve gerekirse bunların sonuçları beklenerek «şirket müdürünün azli» koşullarının oluşup oluşmadığı ve 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi kapsamında tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ve şirket belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, asıl davada «eksik inceleme» ile davalı şirket ortağının «şirket müdürlüğünden» azli ve tazminat talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar doğru görülmemiştir.
Ö..'in şirket mallarına «haciz» gelmesine sebep olması nedeniyle azli gerektiği yönündeki iddianın kabul edilemeyeceği, ayrıca şirketin «ticari defterlerinin» diğer müdür tarafından incelemesine müsaade edilmemesinin tek başına şirket müdürünün azlini haklı gösterecek bir durum olmadığı, diğer taraftan, şirketin bütün müdürlerinin şirket defterlerini inceleme hakkının bulunduğu, davacı tarafça şirketin uğradığı iddia edilen zararın varlığı ve davalıların zarara kusurlu bir şekilde sebep oldukları hususlarının ispatlanamadığı, «şirket müdürü» K..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · limited şirket
İncelediğiniz karardaAsıl dava, «limited şirketin» müşterek imza ile «temsile» yetkili müdürünün azli, şirket ortağının hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket «ticari defter» ve belgelerinin «teslimi» ile «şirketin zarara» uğratılması sebebiyle «maddi tazminat»; birleşen 2008/95 E. sayılı dava, «şirket müdürlerince» atanan ticari mümessilin azlinin mahkemece «tasdiki», ticari mümessilin hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket defter ve belgelerinin teslimi, şirketin zarara uğratılması sebebiyle maddi tazminat; birleşen 2008/96 E. sayılı dava, müşterek imza ile temsile yetkili şirket ortağına avukat tayini hususunda limited şirketi münferiden tek başına yetkili müdür olarak «yetki» verilmesi ve birleşen 2008/256 E. sayılı dava, «limited şirket ortağının» «ortaklıktan çıkarılarak», şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeler ile asıl davanın ve birleşen 2008/95 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/96 E. ve 2008/ …
… ve bu eylemler sebebiyle açılmış bulunan savcılık soruşturma dosyaları ve devam eden ceza yargılamaları dikkate alınarak ve gerekirse bunların sonuçları beklenerek «şirket müdürünün azli» koşullarının oluşup oluşmadığı ve 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi kapsamında tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ve şirket belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, asıl davada «eksik inceleme» ile davalı şirket ortağının «şirket müdürlüğünden» azli ve tazminat talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye · husumet
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · eksik inceleme · temsil · e-defter
İncelediğiniz karardaAsıl dava, «limited şirketin» müşterek imza ile «temsile» yetkili müdürünün azli, şirket ortağının hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket «ticari defter» ve belgelerinin «teslimi» ile «şirketin zarara» uğratılması sebebiyle «maddi tazminat»; birleşen 2008/95 E. sayılı dava, «şirket müdürlerince» atanan ticari mümessilin azlinin mahkemece «tasdiki», ticari mümessilin hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket defter ve belgelerinin teslimi, şirketin zarara uğratılması sebebiyle maddi tazminat; birleşen 2008/96 E. sayılı dava, müşterek imza ile temsile yetkili şirket ortağına avukat tayini hususunda limited şirketi münferiden tek başına yetkili müdür olarak «yetki» verilmesi ve birleşen 2008/256 E. sayılı dava, «limited şirket ortağının» «ortaklıktan çıkarılarak», şirkete «kayyım atanması» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeler ile asıl davanın ve birleşen 2008/95 E. sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/96 E. ve 2008/ …
… ve bu eylemler sebebiyle açılmış bulunan savcılık soruşturma dosyaları ve devam eden ceza yargılamaları dikkate alınarak ve gerekirse bunların sonuçları beklenerek «şirket müdürünün azli» koşullarının oluşup oluşmadığı ve 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi kapsamında tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ve şirket belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, asıl davada «eksik inceleme» ile davalı şirket ortağının «şirket müdürlüğünden» azli ve tazminat talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar doğru görülmemiştir.
Ö..'in şirket mallarına «haciz» gelmesine sebep olması nedeniyle azli gerektiği yönündeki iddianın kabul edilemeyeceği, ayrıca şirketin «ticari defterlerinin» diğer müdür tarafından incelemesine müsaade edilmemesinin tek başına şirket müdürünün azlini haklı gösterecek bir durum olmadığı, diğer taraftan, şirketin bütün müdürlerinin şirket defterlerini inceleme hakkının bulunduğu, davacı tarafça şirketin uğradığı iddia edilen zararın varlığı ve davalıların zarara kusurlu bir şekilde sebep oldukları hususlarının ispatlanamadığı, «şirket müdürü» K..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/735 E. , 2014/1887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİNİKE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/12/2011
NUMARASI 2008/94-2011/442
Taraflar arasında görülen davada Finike Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 tarih ve 2008/94-2011/442 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada birleşen davada davalı K.. K.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
[…]. K.. vekili, asıl dosya kapsamında, müvekkili K.. K.. ile davalı M.. Ö..'in davacı şirketin %50'şer hisseye sahip ortakları ve müteselsil yetkili müdürleri olduğunu, davacı K.. K.. ile davalı M.. Ö..'in birlikte imzası ve onayı olmadan hiçbir hukuki işlemin yapılamadığını, davacı ve davalının şehir dışında olmaları ve şirketin ticari ve idari işlerinin yürütülmesi için Finike Noterliği'nin 02/07/2007 tarih 5228 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile İ.. A..'e yetki verildiğini, müvekkili K.. K..'ın yapmış olduğu incelemede davacı şirketin evrak ve belgelerde tahsil edilen paraların resmi şekilde gösterilmediğinin, giderlerin belgelendirilmediğinin, belgelendirilenlerin fazla gösterildiğinin, diğer şirket ortağı davalının babasının N.
İnşaat Ltd. Şti. nezdindeki hesaplarına yüksek meblağlı paraların aktarıldığının tespit edildiğini bu kapsamda vekil olarak atanan İ.. A..'ün müvekkili tarafından vekillikten azledilmesine rağmen azil tarihinden sonra da şirket adına hukuki işlemler yapmaya devam ettiğini, bu kişi ile birlikte diğer ortak M.. Ö.. tarafından şirket defterlerinin bilinmeyen bir yere kaçırıldığını, şirket tarafından üretilen blok mermer bedellerinin zimmete geçirildiğini, muvazaalı yöntemlerle şirkete ait mermer ocağında bulunan makineler ve blok mermerlere hacizler yaptırılarak şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini belirterek, davalı M.. Ö..'in şirket müdürlüğünden azline, davalının şirkete ait tüm ticari defter ve belgeleri teslimine, davalı M..
Ö..'in hesap verme borcunu yerine getirmesine, doğrudan ve dolaylı zararlardan dolayı 10.000 TL tazminatın davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen 2008/95 E. 2009/262 K. sayılı dosya kapsamında, aynı olaylar sebebiyle davalı İ.. A..'ün vekaletnamesinin iptali ile kendisine noterden gönderilen azilnamenin tasdikine, İ.. A..'ün hesap verme borcunu yerine getirmesine, kendisinde bulunan şirkete ait belge ve defterlerini iade etmeye zorlanmasına, şirkete verdiği doğrudan ve dolaylı zararlardan dolayı şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen 2008/96 E. 2009/263 K. sayılı dosya kapsamında, aynı olaylar sebebiyle davacı K..
K..'a avukat tayini hususunda davacı şirketi münferiden tek başına yetkili müdür olarak yetki verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; asıl dosya ile birleştirilen ve davacı K.. K.. aleyhine açılan 2008/256 E. 2008/335 K. sayılı dosya kapsamında ise, ortaklıktan çıkarma davasının şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiğini, iki kişilik limited şirkette ortaklıktan çıkarmanın mümkün olmadığını, vekilin azlinin haklı sebeplere dayandığını, müvekkilinin davalı E. Maden Tic. A.Ş'de, E. Ltd. Şti. kurulmadan önce yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütmekte olup bu durumun davalı diğer şirket ortağı tarafından bilindiğini, rekabet yasağının oluşmadığını belirterek kendisi aleyhine açılan birleşen davanın reddini istemiştir.
[…]. Ö.. vekili, birleşen dosyalar kapsamında, davacı K.. K..'ın şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmadığı için bu davayı açamayacağını, yapılan işlemlerde ve hacizlerde muvazaalı hareket edilmediğini, hacizlerin dava dışı Net İnşaat Ltd. Şti'ne ait makineler üzerinde yapıldığını, iddiaların doğru olmadığını belirterek davacı tarafça açılan asıl dava ve birleşen davaların reddini istemiş, asıl dosya ile birleştirilen 2008/256 E. 2008/335 K. sayılı dosyada ise, şirket ortağı K.. K..'ın müştereken atanan vekil İ.. A..'ü tek başına hukuka aykırı olarak azlettiğini, şirket faaliyetlerini engellediğini, dava dışı E. Maden Ticaret A.Ş'nin yönetim kurulu başkanlığını yapmakta olup, rekabet yasağına aykırı davrandığını, şirkete ait mermer blokları üzerinde müvekkilinin onayı bulunmaksızın tasarrufta bulunduğunu belirterek davalının E.
Mermer Sanayi İht. İhr. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılmasına, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalısı İ.. A.., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, asıl dosya ve birleşen dosyalar kapsamında yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar Net İnşaat Şirketi'nin borçları nedeniyle E. Şirketi'nin mallarına haciz konulduğu belirtilmiş ise de, her iki şirketin birbirlerinden ayrı tüzel kişilikler olduğu, muhafaza altına alınan malların E. Şirketi'ne ait olmadığı, davalı müdür M.. Ö..'in şirket mallarına haciz gelmesine sebep olması nedeniyle azli gerektiği yönündeki iddianın kabul edilemeyeceği, ayrıca şirketin ticari defterlerinin diğer müdür tarafından incelemesine müsaade edilmemesinin tek başına şirket müdürünün azlini haklı gösterecek bir durum olmadığı, diğer taraftan, şirketin bütün müdürlerinin şirket defterlerini inceleme hakkının bulunduğu, davacı tarafça şirketin uğradığı iddia edilen zararın varlığı ve davalıların zarara kusurlu bir şekilde sebep oldukları hususlarının ispatlanamadığı, şirket müdürü K..
K..'ın aynı zamanda dava dışı E. Mermer Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu hususunun E. Ltd. Şti. kurulurken diğer ortak M.. Ö.. tarafından bilindiği, şirket ortağı K.. K..'ın şirkete ait mermer blokları alıp kullandığı hususunun ispatlanamadığı, davacı şirket ortağının vekili tek başına vekillikten azlinin hukuken mümkün ve geçerli olduğu, ancak azlin geçerli olmasının mahkeme kararına bağlı olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davalı M.. Ö..'in şirkete ait tüm ticari defter ve belgeleri teslimine, sair tüm taleplerin reddine, birleşen 2008/95 E. sayılı dava dosyası yönünden, vekaletnamenin iptali ve azilnamenin tasdikine yönelik talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı İ..
A.. tarafından şirkete ait tüm defterlerin şirkete iadesine, sair talepler ile diğer birleşen dosyalar kapsamındaki taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-birleşen dosya davalısı K.. K.. vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, limited şirketin müşterek imza ile temsile yetkili müdürünün azli, şirket ortağının hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket ticari defter ve belgelerinin teslimi ile şirketin zarara uğratılması sebebiyle maddi tazminat; birleşen 2008/95 E. sayılı dava, şirket müdürlerince atanan ticari mümessilin azlinin mahkemece tasdiki, ticari mümessilin hesap verme borcunu yerine getirmesi, şirket defter ve belgelerinin teslimi, şirketin zarara uğratılması sebebiyle maddi tazminat; birleşen 2008/96 E. sayılı dava, müşterek imza ile temsile yetkili şirket ortağına avukat tayini hususunda limited şirketi münferiden tek başına yetkili müdür olarak yetki verilmesi ve birleşen 2008/256 E. sayılı dava, limited şirket ortağının ortaklıktan çıkarılarak, şirkete kayyım atanması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeler ile asıl davanın ve birleşen 2008/95 E.
sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2008/96 E. ve 2008/256 E. sayılı davaların reddine karar verilmiştir.
Ancak, asıl dava yönünden, davacı tarafça şirket adına tahsil edilen paraların şirket kayıtlarında resmi olarak gösterilmediği, giderlerin belgelendirilmediği, belgelendirilenlerin şişirildiği, hesap görülmeden diğer şirket ortağı davalının babasının şirket hesaplarına yüksek meblağlı paraların aktarıldığı, şirket ticari defter ve belgelerinin şirketin muhasebecisinden sahte evrak ve korkutma ile alınarak kaçırıldığı, davalı şirket ortağının ticari mümessil ile birlikte hareket ederek şirket tarafından üretilen blok mermer bedellerini zimmetine geçirdikleri, bu eylemleri gizlemek için şirketin tüm ticari evrak ve kayıtlarını kaçırdıkları, şirkete ait mermer ocağında bulunan makineler ve blok mermerlere muvazaalı ve kasıtlı olarak hacizler yapıldığı bu şekilde şirketin doğrudan ve dolaylı olarak zarara uğratıldığı, davalı şirket ortağının talimatıyla şirkete ait mermer ocağında bulunan demirbaş malzemeler ile elektrik sayacı, pano, kablolar ve akaryakıt tankının kaçırıldığı, ticari mümessilin azil tarihinden geriye doğru tarih atmak suretiyle kambiyo senedi tanzim ederek şirketi zarara uğrattığı belirtilmiş ve belirtilen eylemler nedeniyle hazırlık soruşturması devam eden ilgili savcılık dosyalarının numaraları bildirilmiş, yargılama aşamasında da bildirilen savcılık dosyalarına ilişkin bir kısım belgeler getirtilerek davacı iddialarının bir kısmı yönünden devam eden ceza davalarının açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi kapsamında belirtilen sebeplerle şirketin zarara uğratılması halinde bundan dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava haklarının olduğu, ancak hükmolunacak tazminatın şirkete verileceği düzenlenmiştir. Buna göre, asıl dava kapsamında davacı tarafça belirtilen eylemler ve bu eylemler sebebiyle açılmış bulunan savcılık soruşturma dosyaları ve devam eden ceza yargılamaları dikkate alınarak ve gerekirse bunların sonuçları beklenerek şirket müdürünün azli koşullarının oluşup oluşmadığı ve 6762 sayılı TTK'nın 309. maddesi kapsamında tazminat talep koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek ve şirket belge ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, asıl davada eksik inceleme ile davalı şirket ortağının şirket müdürlüğünden azli ve tazminat talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar doğru görülmemiştir.
Öte yandan birleşen 2008/95 E. sayılı dava yönünden, her ne kadar dava dilekçesinde şirket ortağı K.. K.. ve E. Mermer San. İth. İhr. Ltd. Şti. davacı olarak gösterilmiş ise de, Dairemizin 22.10.2013 tarih, 2013/11451 E. 2013/18410 K. sayılı geri çevirme kararı sonrasında davacılar vekili olarak hareket eden Av. H.. E..'ın 20.11.2013 havale tarihli dilekçesi ile davacı olarak gösterilen şirket adına vekaletnamesinin bulunmadığını belirtmiş olmasına ve şirketin ticari mümessili sıfatıyla hareket eden davalı İ.. A.. aleyhine açılacak tazminat davasının ancak şirket tarafından açılabilecek bulunmasına göre, bu davalı yönünden davacı K.. K.. tarafından açılan davadaki tazminata ilişkin talebin aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca kabule göre, mahkemece asıl davanın ve birleşen 2008/95 E. sayılı davanın kısmen kabul edilmiş olmasına göre, mümeyyiz davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderinin tamamının davacı üzerinde bırakılması ile birleşen 2008/95 E. sayılı dava yönünden kendisini vekil ile temsil ettirmeyen davalı İ.. A.. yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl dava ve birleşen 2008/95 E. sayılı davada verilen hükmün mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada birleşen davada davalı K.. K..'a iadesine, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101529600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz