6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan Çıkma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5640 E. 2010/3098 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sıfatı kâr kaybı ıslah kusur eksik inceleme e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, yöneticiler hakkındaki ceza dosyası, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı olduğu, kooperatif adına yeni hatlar tahsis edilmesine rağmen davacının isminin bildirilmeyip diğer ortakların bildirildiği, davacının maddi anlamda zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.250.00 TL’nin 09.03.1998 tarihinden, 120.000.00 TL’nin 08.08.2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma kooperatifi ortaklığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olmasına rağmen ortaklar arasında farklılık yaratılarak faaliyet gösterilen hatta çalıştırılmadığını, bu nedenle taksitle aldığı aracını erkenden satmak zorunda kaldığını, gelir elde edemediğini, zararının doğduğunu ileri sürmüş, ıslah isteminde bulunarak ticari hat bedelinin de hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığa çözmeye elverişli değildir. Zira, davacının çalıştırılmaması dolayısıyla gelir kaybı ile aracını erken satması nedeniyle oluşan zararın nasıl hesaplandığı açıklanmadığı gibi davacının kooperatif ortaklığının devam edip etmediği, ticari hattın ortaklara nasıl tahsis edildiği, hat tahsisinin ortaklıktan bağımsız bulunup bulunmadığı, kooperatifin bu konudaki yetkilerinin neler olduğu hususları karar yerinde tartışılmamıştır. Öte yandan, davalı yöneticileri hakkında açılan ceza dosyası sonucu verilen karar da kesinleşmiş değildir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacı tarafa tereddüde neden olmayacak şekilde taleplerinin açıklattırılması, aralarında yolcu taşıma sektöründe çalışan kişi, kooperatif alanında uzman hukukçu ile mali müşavirin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak iddia ve savunma kapsamında rapor alınması, davacının ortaklığının devam edip etmediği, taşıma hattının kimin tarafından ve nasıl tahsis edildiği, davalı kooperatifin hatların tahsisindeki etkisi, taşıma kooperatifi ortağı olmanın kendiliğinden taşıma hattı sahibi olma sonucu doğurup doğurmayacağı, bu hattın ortaklık sıfatına bağlı bulunup bulunmadığı, davacının faaliyet gösterilen hatta çalıştırılmamasında ve hat tahsisinde davalının kusurunun olup olmadığı, davalının kusuru nedeniyle davacının çalıştırılmadığı ortaya çıktığında dava edilen dönem itibariyle hatta elde edilen gelire göre gelir kaybının ne kadar olacağının hesaplattırılması, bu gelir hesaplanırken davacının yapması gereken ancak çalışmaması nedeniyle tasarruf ettiği giderlerin düşülmesi, davalı yöneticileri hakkındaki ceza dosyası içeriğinin dikkate alınması ve sonucuna göre tüm taleplerle ilgili karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5640 E.  ,  2010/3098 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/02/2009 tarih ve 1999/42-2009/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, ortaklık vecibelerinin tamamını yerine getirdiğini, hatta çalışabilmesi için 04.06.1997 tarihinde minibüs aldığını, davalının hatta çalışılması için gerekli şartları sağlayamadığından taksitle alınan aracı 10.12.1997 tarihinde satmak zorunda kaldığını, ortaklar arasında ayrım yapan davalının müvekkilini zarara uğrattığını, hem aracı satması hem de gelir elde etmesini önlediğini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, 153.193.00 TL maddi tazminatın avans faiziyle tahsiline ve hatta çalışmasının sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı temsilcisi, davacının ortak olarak alındığını, başvuruya rağmen belediye tarafından ruhsat verilmediğini, adına tahsis edilen hattın çalıştırılamadığını, kendisine ruhsat çıkarılıncaya kadar iş verildiğini, aracını sattığını, ortaklık sıfatını kaybettiğini, daha sonra faaliyetini sona erdirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, yöneticiler hakkındaki ceza dosyası, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalının ortağı olduğu, kooperatif adına yeni hatlar tahsis edilmesine rağmen davacının isminin bildirilmeyip diğer ortakların bildirildiği, davacının maddi anlamda zarara uğratıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.250.00 TL’nin 09.03.1998 tarihinden, 120.000.00 TL’nin 08.08.2008 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma kooperatifi ortaklığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olmasına rağmen ortaklar arasında farklılık yaratılarak faaliyet gösterilen hatta çalıştırılmadığını, bu nedenle taksitle aldığı aracını erkenden satmak zorunda kaldığını, gelir elde edemediğini, zararının doğduğunu ileri sürmüş, ıslah isteminde bulunarak ticari hat bedelinin de hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığa çözmeye elverişli değildir. Zira, davacının çalıştırılmaması dolayısıyla gelir kaybı ile aracını erken satması nedeniyle oluşan zararın nasıl hesaplandığı açıklanmadığı gibi davacının kooperatif ortaklığının devam edip etmediği, ticari hattın ortaklara nasıl tahsis edildiği, hat tahsisinin ortaklıktan bağımsız bulunup bulunmadığı, kooperatifin bu konudaki yetkilerinin neler olduğu hususları karar yerinde tartışılmamıştır.

Öte yandan, davalı yöneticileri hakkında açılan ceza dosyası sonucu verilen karar da kesinleşmiş değildir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle davacı tarafa tereddüde neden olmayacak şekilde taleplerinin açıklattırılması, aralarında yolcu taşıma sektöründe çalışan kişi, kooperatif alanında uzman hukukçu ile mali müşavirin bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak iddia ve savunma kapsamında rapor alınması, davacının ortaklığının devam edip etmediği, taşıma hattının kimin tarafından ve nasıl tahsis edildiği, davalı kooperatifin hatların tahsisindeki etkisi, taşıma kooperatifi ortağı olmanın kendiliğinden taşıma hattı sahibi olma sonucu doğurup doğurmayacağı, bu hattın ortaklık sıfatına bağlı bulunup bulunmadığı, davacının faaliyet gösterilen hatta çalıştırılmamasında ve hat tahsisinde davalının kusurunun olup olmadığı, davalının kusuru nedeniyle davacının çalıştırılmadığı ortaya çıktığında dava edilen dönem itibariyle hatta elde edilen gelire göre gelir kaybının ne kadar olacağının hesaplattırılması, bu gelir hesaplanırken davacının yapması gereken ancak çalışmaması nedeniyle tasarruf ettiği giderlerin düşülmesi, davalı yöneticileri hakkındaki ceza dosyası içeriğinin dikkate alınması ve sonucuna göre tüm taleplerle ilgili karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015147000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.