Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14644 E. 2010/3501 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurulda alınan kararların tamamının iptaline ilişkin ıslah isteminin üç ay içinde yapılmadığı, çağrıda usulsüzlüğün tek başına iptal nedeni sayılmayacağı, ancak toplantıya katılmayan ortağa muhalefetsiz dava açma hakkı vereceği, davacının usulsüzlüğe rağmen toplantıya katıldığı, ana sözleşmede şirket yönetiminin şirket mallarında tasarruf etmek ve şirketin amacı ile ilgili her türlü işlemleri yapmak yetkisinin olduğu, 8 nci maddede alınan kararda usulsüzlük bulunmadığı, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.09.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14644 E. , 2010/3501 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.01.2008 gün ve 2007/129-2008/7 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.09.2009 gün ve 2008/4973-2009/9364 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ortağı olduğunu, 10.03.2007 tarihli genel kurulun usulüne uygun çağrı yapılmadan gerçekleştirildiğini, haricen toplantıyı öğrenen müvekkilinin genel kurula katılarak durumu tutanağa geçirttiğini, yasa ve ana sözleşmedeki emredici kurallara aykırı davranıldığını, 8 nci maddesinde ise şirketin taşınır, taşınmazlarının satışı, kiralanması ve irtifa haklarının devri ile bunlar için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması hususunda yönetime yetki verildiğini, bu durumun MK'nun 2 nci maddesiyle de bağdaşmadığını ileri sürerek, alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, daha sonra davasını tamamen ıslah ederek alınan kararların iptalini talep ettiğini açıklamıştır.
Davalı vekili, çağrıda usulsüzlüğün tek başına iptal nedeni olamayacağını, kaldı ki usulüne uygun çağrı yapıldığını, belgelerin bulunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurulda alınan kararların tamamının iptaline ilişkin ıslah isteminin üç ay içinde yapılmadığı, çağrıda usulsüzlüğün tek başına iptal nedeni sayılmayacağı, ancak toplantıya katılmayan ortağa muhalefetsiz dava açma hakkı vereceği, davacının usulsüzlüğe rağmen toplantıya katıldığı, ana sözleşmede şirket yönetiminin şirket mallarında tasarruf etmek ve şirketin amacı ile ilgili her türlü işlemleri yapmak yetkisinin olduğu, 8 nci maddede alınan kararda usulsüzlük bulunmadığı, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.09.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 03,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 172.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015065100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz