Uzamış ceza zamanaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8013 E. 2010/3211 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıl
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uzamış ceza zamanaşımı↗ dava dilekçesinin tebliği↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ceza zamanaşımı↗ derdestlik↗ havale↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre ... için 145.667,43 YTL maddi tazminat doğduğu, birkaç kişi öldüğünden uzamış (ceza) zamanaşımının 10 yıl olduğu, derdestlik itirazının yerinde olmadığı, davacıların müterafik kusurunun bulunmadığı, ...'in % 20.3, ...'in % 5 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettikleri, manevi tazminat haklarının da doğduğu, dava dışı sigortacının davacılardan ...'e sakatlık tazminatı olarak ödediği 3.000 YTL'nın düşüldüğü gerekçesiyle manevi tazminat istemlerinin kabulüne maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 142.667.43 YTL'nın ...'e 6.529,63 YTL'nın ...'e faiziyle birlikte verilmesine diğer istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve gerek TTK'nun 767/5 nci uyarınca BK'nun 125 nci maddesinde yazılı 10 yıl içinde gerekse 2918 sayılı KTK'nun 109/2 nci maddesi uyarınca suçun niteliğine (TCK 455) göre uzamış (ceza) zamanaşımı süresi olan 10 yıl içinde davanın açılmış bulunmasına ve ıslah yapılmış olmasına 27.07.2000 tarihli kazadan sonra 31.07.2000 tarihinde davacı ... çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrılmış ise de, burada aldığı maaşa uygun iş yapabilme koşullarını kişisel olarak taşıdığının kabulü gerekmesine nazaran davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sürekli işgöremezlik tazminatının hesabında davacılardan ...'in gelirini 27 gün çalıştığı işyerinden aldığı net 1.260.000.000 liranın 30 günlük karşılığı olan 1.400.000.000 TL olarak esas alan ve bunun asgari ücretin 1,5 katı olduğunu bildirerek hesap yapan bilirkişi raporu ile bu davacının aldığı net maaşın matrahına göre hesaplama yapan 28.12.2008 tarihli bilirkişi raporu arasında farklılık doğmuştur. Davalı 28.12.2008 tarihli bilirkişi ek raporuna itirazında, 405.000.000 liranın matrah dilimi olduğunu ve hesaplamada esas alınamayacağını, bu matrahı esas alan bilirkişinin davacının maaşını net asgari ücretin 3.61 oranında artışla 1.605.370.000 TL olarak bulduğunu, davacının belge ile sabit olan net maaşından fazla net maaş almış gibi bir hesaplama yapıldığını, asgari ücretin 3.61 katı değil 2,83 katı oranında hesap yapılması gerektiğini bildirdiği halde bu itiraz üzerinde durulmamış, iki rapor arasındaki farklılık giderilmemiştir. Davacının aldığı net maaşın 1.400.000.000 lira olduğu gözetilerek bunun net asgari ücretin kaç katı olduğu bulunup, buna göre işlemiş ve işleyecek dönem zararının belirlenmesi gerekirken, raporlar arasındaki farklılık giderilmeden ve davalının ek rapora itirazı üzerine bir ek rapor daha alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Davacılar vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyize gelince; temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair bir makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, harca tabi ise temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydı yaptırılıp temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz defterine kaydı yaptırılıp harcı yatırılmayan temyiz dilekçeleri için çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 karar sayılı YİBK'nun somut olayda deftere kayıt bulunmadığı için uygulanması gerekmediğinden sadece hakime havale sürenin işlemesini durdurmamaktadır. Davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz ettiklerini bildirdikleri temyiz dilekçesi, kararın ve davalı yanın temyiz dilekçesinin tebliğ edildiği tarihe göre süresinde hakime havale ettirilmiş olmakla birlikte, davacılar vekilinin anılan işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8013 E. , 2010/3211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/04/2009 tarih ve 2007/231-2009/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... geldiler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 27.07.2000 günü davalı taşıma şirketine ait otobüse bilet alıp bindikten sonra seyahat sırasında sürücünün uyuması ve önündeki araca çarparak şarampole yuvarlanması sonucu yolculardan 7 kişinin öldüğünü, 41 kişinin yaralandığını, müvekkillerinin de ağır yaralandıklarını ve uzun tedavi süreci yaşadıklarını, ...'in % 20.2, ...'in % 50 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiğini, TCK'nun 455/2 nci maddesi kapsamında suç işleyen sürücü öldüğü için takipsizlik kararı verildiğini, daha önce açtıkları kısmi davada verilen açılmamış sayılma kararının 28.06.2007 günü kesinleşmesi üzerine işbu davayı 27.07.2007 günü açtıklarını, TTK'nun 767/5 ve 2918 sayılı KTK'nun 109/2 nci maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminatın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, o davada sürekli sakatlık kapsamında talep ettikleri tazminat miktarlarının belirlendiğini ileri sürerek, ...
için şimdilik 106.623.839.947 lira maddi ve 5.000.000.000 TL manevi, diğer davacı için şimdilik 9.002.180.026 lira maddi ve 2.000.00.000 lira manevi tazminat ile kaza nedeniyle çalıştıramadıkları işyeri kirası olarak ödemek zorunda kaldıkları şimdilik 9.900.000.000 lira kira bedelinin olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini istemiş; ıslah dilekçesi ile ... için 39.043,43 YTL daha maddi tazminat istediklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, derdestlik zamanaşımı ve sakatlık oranı, tazminat miktarları bakımından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre ... için 145.667,43 YTL maddi tazminat doğduğu, birkaç kişi öldüğünden uzamış (ceza) zamanaşımının 10 yıl olduğu, derdestlik itirazının yerinde olmadığı, davacıların müterafik kusurunun bulunmadığı, ...'in % 20.3, ...'in % 5 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettikleri, manevi tazminat haklarının da doğduğu, dava dışı sigortacının davacılardan ...'e sakatlık tazminatı olarak ödediği 3.000 YTL'nın düşüldüğü gerekçesiyle manevi tazminat istemlerinin kabulüne maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 142.667.43 YTL'nın ...'e 6.529,63 YTL'nın ...'e faiziyle birlikte verilmesine diğer istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve gerek TTK'nun 767/5 nci uyarınca BK'nun 125 nci maddesinde yazılı 10 yıl içinde gerekse 2918 sayılı KTK'nun 109/2 nci maddesi uyarınca suçun niteliğine (TCK 455) göre uzamış (ceza) zamanaşımı süresi olan 10 yıl içinde davanın açılmış bulunmasına ve ıslah yapılmış olmasına 27.07.2000 tarihli kazadan sonra 31.07.2000 tarihinde davacı ... çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrılmış ise de, burada aldığı maaşa uygun iş yapabilme koşullarını kişisel olarak taşıdığının kabulü gerekmesine nazaran davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sürekli işgöremezlik tazminatının hesabında davacılardan ...'in gelirini 27 gün çalıştığı işyerinden aldığı net 1.260.000.000 liranın 30 günlük karşılığı olan 1.400.000.000 TL olarak esas alan ve bunun asgari ücretin 1,5 katı olduğunu bildirerek hesap yapan bilirkişi raporu ile bu davacının aldığı net maaşın matrahına göre hesaplama yapan 28.12.2008 tarihli bilirkişi raporu arasında farklılık doğmuştur. Davalı 28.12.2008 tarihli bilirkişi ek raporuna itirazında, 405.000.000 liranın matrah dilimi olduğunu ve hesaplamada esas alınamayacağını, bu matrahı esas alan bilirkişinin davacının maaşını net asgari ücretin 3.61 oranında artışla 1.605.370.000 TL olarak bulduğunu, davacının belge ile sabit olan net maaşından fazla net maaş almış gibi bir hesaplama yapıldığını, asgari ücretin 3.61 katı değil 2,83 katı oranında hesap yapılması gerektiğini bildirdiği halde bu itiraz üzerinde durulmamış, iki rapor arasındaki farklılık giderilmemiştir.
Davacının aldığı net maaşın 1.400.000.000 lira olduğu gözetilerek bunun net asgari ücretin kaç katı olduğu bulunup, buna göre işlemiş ve işleyecek dönem zararının belirlenmesi gerekirken, raporlar arasındaki farklılık giderilmeden ve davalının ek rapora itirazı üzerine bir ek rapor daha alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Davacılar vekilinin katılma yolu ile yaptığı temyize gelince; temyiz dilekçesi hakime havale ettirilmiş ise de, temyiz defterine kaydı yapılmadığı gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair bir makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nun 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, harca tabi ise temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydı yaptırılıp temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz defterine kaydı yaptırılıp harcı yatırılmayan temyiz dilekçeleri için çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 karar sayılı YİBK'nun somut olayda deftere kayıt bulunmadığı için uygulanması gerekmediğinden sadece hakime havale sürenin işlemesini durdurmamaktadır.
Davacılar vekilinin katılma yolu ile temyiz ettiklerini bildirdikleri temyiz dilekçesi, kararın ve davalı yanın temyiz dilekçesinin tebliğ edildiği tarihe göre süresinde hakime havale ettirilmiş olmakla birlikte, davacılar vekilinin anılan işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 ncü maddesi uyarınca REDDİNE, takdir edilen 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.301.54 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, alınmadığı anlaşılan 17.15 TL temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 23.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014946700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz