Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8069 E. 2014/15017 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı ihya↗ re'sen gözetilme↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yeniden tescil↗ ttk 547↗ yasal hasım↗ kusur sorumluluğu↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ alacak davası↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum tarafından, davalı şirketin tasfiyesi kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir alacak davası mevcut olup, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin TTK'nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı şirketin yeniden ticaret siciline tescili gerektiği, ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılmasının uygun görüldüğü ve yeni bir tasfiye memuru atanmadığı, davalı İ.. M..'nun yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığı, dava dilekçesinde tasfiye memuru ayrı bir davalı gibi gösterilmiş ise de, bu davalının, davalı şirketin tasfiye memuru olarak davada yer aldığı, tasfiye memuru da yargılama giderlerinden şahsen sorumlu olmadığından, yargılama giderlerinin davalı şirkete yüklendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Tasfiye […] Ekmek Unlu Mamülleri İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şİrketi'nin ticaret sicil kaydının, Kadıköy 3. İş Mahkemesi'nin (Anadolu 3. İş Mahkemesi'nin) 2009/542 eski Esas sayılı, 2012/18 yeni Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararının infazı işlemeleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ticaret siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine karar verilmiştir. Kararı, T.. Ö.. temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, T.. Ö.. vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tasfiye edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkin olduğundan bu davada husumetin ihyası istenen şirketin tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete husumet yöneltilmesi gerekmez. Somut olayda, şirketin tasfiye memuru ile birlikte şirket de taraf olarak gösterilmiş ise de, şirket terkin edilmiş olup, tüzelkişiliği bulunmadığından ve husumete ilişkin bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiğinden, şirkete yönelik davanın bu nedenle reddi gerekirken yargılama giderlerinden dahi şirketi sorumlu tutacak şekilde aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4899 E. 2023/5670 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaM..'nun «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmadığı, dava dilekçesinde «tasfiye memuru» ayrı bir davalı gibi gösterilmiş ise de, bu davalının, davalı şirketin tasfiye memuru olarak davada yer aldığı, tasfiye memuru da yargılama giderlerinden şahsen sorumlu olmadığından, «yargılama giderlerinin» davalı şirkete yüklendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Tasfiye Halinde A.
İş Mahkemesi'nin) 2009/542 eski Esas sayılı, 2012/18 yeni Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararının «infazı» işlemeleriyle sınırlı olarak «ihyası» ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere «ticaret siciline» «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «tasfiye» edilen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olduğundan bu davada «husumetin» ihyası istenen şirketin «tasfiye memuru» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete husumet yöneltilmesi gerekmez.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · ihya davası · sicilden terkin · hukuki yarar · ilan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaSicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince müvekkili idare yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmediğini, bu konuda bir çok emsal Yargıtay kararı bulunduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutularak hüküm kurulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/525 E. 2016/1253 K.
Ortak:tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSomut olayda, şirketin «tasfiye memuru» ile birlikte şirket de taraf olarak gösterilmiş ise de, şirket «terkin» edilmiş olup, tüzelkişiliği bulunmadığından ve «husumete» ilişkin bu hususun re'«sen gözetilmesi» gerektiğinden, şirkete yönelik davanın bu nedenle reddi gerekirken «yargılama giderlerinden» dahi şirketi sorumlu tutacak şekilde aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum tarafından, davalı «şirketin tasfiyesi» kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir «alacak davası» mevcut olup, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın «infazı» işlemlerinin TTK'nın 547. maddesi anlamında ek «tasfiye» işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı şirketin yeniden «ticaret siciline tescili» gerektiği, ek tasfiye işlemlerinin de aynı «tasfiye memuru» tarafından yapılmasının uygun görüldüğü ve yeni bir «tasfiye memuru atanmadığı», davalı İ..
M..'nun «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmadığı, dava dilekçesinde «tasfiye memuru» ayrı bir davalı gibi gösterilmiş ise de, bu davalının, davalı şirketin tasfiye memuru olarak davada yer aldığı, tasfiye memuru da yargılama giderlerinden şahsen sorumlu olmadığından, «yargılama giderlerinin» davalı şirkete yüklendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Tasfiye Halinde A.
Benzer bu karardaKararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı «tasfiye memuru» vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda karar verilmeksizin Kanun'un «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · sicilden terkin · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda karar verilmeksizin Kanun'un «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Unlu Mamülleri Pastacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin «sicilden terkin» edildiği, davacının talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19000 E. 2015/12309 K.
Ortak:ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Dava, «tasfiye» edilen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olduğundan bu davada «husumetin» ihyası istenen şirketin «tasfiye memuru» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete husumet yöneltilmesi gerekmez.
Somut olayda, şirketin «tasfiye memuru» ile birlikte şirket de taraf olarak gösterilmiş ise de, şirket «terkin» edilmiş olup, tüzelkişiliği bulunmadığından ve «husumete» ilişkin bu hususun re'«sen gözetilmesi» gerektiğinden, şirkete yönelik davanın bu nedenle reddi gerekirken «yargılama giderlerinden» dahi şirketi sorumlu tutacak şekilde aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum tarafından, davalı «şirketin tasfiyesi» kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir «alacak davası» mevcut olup, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın «infazı» işlemlerinin TTK'nın 547. maddesi anlamında ek «tasfiye» işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı şirketin yeniden «ticaret siciline tescili» gerektiği, ek tasfiye işlemlerinin de aynı «tasfiye memuru» tarafından yapılmasının uygun görüldüğü ve yeni bir «tasfiye memuru atanmadığı», davalı İ..
Benzer bu kararda… ıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hüküm tarihinde geçerli avukatlık asgari tarifesi hükmünce mümeyyiz gerçek kişiler yararına tek «vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davada «husumetin» şirkete yöneltilmesinin gerekmesine göre davalılardan H..
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın şirketin tüzelkişiliği hasım gösterilerek açılması gerekirken doğrudan şirket ortaklarına karşı dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartları yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · fesih · tüzel kişilik · husumet yokluğu · usulden reddi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davanın şirketin tüzelkişiliği hasım gösterilerek açılması gerekirken doğrudan şirket ortaklarına karşı dava açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartları yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hüküm tarihinde geçerli avukatlık asgari tarifesi hükmünce mümeyyiz gerçek kişiler yararına tek «vekalet ücretine» hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davada «husumetin» şirkete yöneltilmesinin gerekmesine göre davalılardan H..
2- Davacı vekilinin davalılardan şirkete yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava, davalı Şirket'in «infisah» ettiğinin tespiti ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın davalı Şirket yönünden şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek açılması gerektiği gerekçesiyle diğer davalılarla birlikte bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9308 E. 2016/4042 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda2- Dava, «tasfiye» edilen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olduğundan bu davada «husumetin» ihyası istenen şirketin «tasfiye memuru» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete husumet yöneltilmesi gerekmez.
Somut olayda, şirketin «tasfiye memuru» ile birlikte şirket de taraf olarak gösterilmiş ise de, şirket «terkin» edilmiş olup, tüzelkişiliği bulunmadığından ve «husumete» ilişkin bu hususun re'«sen gözetilmesi» gerektiğinden, şirkete yönelik davanın bu nedenle reddi gerekirken «yargılama giderlerinden» dahi şirketi sorumlu tutacak şekilde aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ...'ye «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bozma dışındaki hükümler diğer davalı.... yönünden kesinleşmiş olduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, ... yönünden davanın «husumetten» reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaDava tarihi itibariyle ... 'nin davalı ... . ile birleşerek tüzelkişiliği sona erdiği gibi, dava, tüzelkişiliği sona eren ... . aleyhine açılmış ve ... de «temsilcisi» olarak gösterilmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ... lehine hükmedilen «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · husumet · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi'nin) 2009/542 eski Esas sayılı, 2012/18 yeni Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararının «infazı» işlemeleriyle sınırlı olarak «ihyası» ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere «ticaret siciline» «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine karar verilmiştir.
2- Dava, «tasfiye» edilen «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olduğundan bu davada «husumetin» ihyası istenen şirketin «tasfiye memuru» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete husumet yöneltilmesi gerekmez.
Somut olayda, şirketin «tasfiye memuru» ile birlikte şirket de taraf olarak gösterilmiş ise de, şirket «terkin» edilmiş olup, tüzelkişiliği bulunmadığından ve «husumete» ilişkin bu hususun re'«sen gözetilmesi» gerektiğinden, şirkete yönelik davanın bu nedenle reddi gerekirken «yargılama giderlerinden» dahi şirketi sorumlu tutacak şekilde aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin · usulden reddi · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8069 E. , 2014/15017 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/02/2013
NUMARASI 2012/459-2013/91
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/02/2013 tarih ve 2012/459-2013/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi T.. Ö.. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […] T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kurumları sigortalısı dava dışı E. B.l'ün tasfiye edilen şirkette uğradığı iş kazası nedeniyle dava açıldığını, mahkemece verilen kararın yapılan temyiz incelemesi neticesinde ihya davası açılması gerektiği gerekçesiyle bozulduğunu, tasfiyenin şekil şartlarına uyulmadığını ileri sürerek, şirketin ihyasına ve tasfiye memuru tayin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, müvekkilinin yasal hasım olup, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket ve tasfiye memuru, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum tarafından, davalı şirketin tasfiyesi kapatılmadan önceki dönemle ilgili olarak açılmış bir alacak davası mevcut olup, bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin TTK'nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olduğu, bu nedenle davalı şirketin yeniden ticaret siciline tescili gerektiği, ek tasfiye işlemlerinin de aynı tasfiye memuru tarafından yapılmasının uygun görüldüğü ve yeni bir tasfiye memuru atanmadığı, davalı İ.. M..'nun yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmadığı, dava dilekçesinde tasfiye memuru ayrı bir davalı gibi gösterilmiş ise de, bu davalının, davalı şirketin tasfiye memuru olarak davada yer aldığı, tasfiye memuru da yargılama giderlerinden şahsen sorumlu olmadığından, yargılama giderlerinin davalı şirkete yüklendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Tasfiye […] Ekmek Unlu Mamülleri İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şİrketi'nin ticaret sicil kaydının, Kadıköy 3.
İş Mahkemesi'nin (Anadolu 3. İş Mahkemesi'nin) 2009/542 eski Esas sayılı, 2012/18 yeni Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararının infazı işlemeleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ticaret siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine karar verilmiştir. Kararı, T.. Ö.. temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, T.. Ö.. vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tasfiye edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkin olduğundan bu davada husumetin ihyası istenen şirketin tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca şirkete husumet yöneltilmesi gerekmez. Somut olayda, şirketin tasfiye memuru ile birlikte şirket de taraf olarak gösterilmiş ise de, şirket terkin edilmiş olup, tüzelkişiliği bulunmadığından ve husumete ilişkin bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiğinden, şirkete yönelik davanın bu nedenle reddi gerekirken yargılama giderlerinden dahi şirketi sorumlu tutacak şekilde aleyhine hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle tasfiye memurunun sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı tasfiye memuruna iadesine, 01.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101487100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz