6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 309/4

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8383 E. 2011/1813 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4 tapu iptali ve tescil keşif muvazaa şirket müdürü ortaklar kurulu kararı şirket zararı tazminat davası kötüniyet yasal faiz temsil görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 25.03.1999 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ... ile ... görevlendirilmiş ise de daha önceden görevlendirilen şirket müdürü ...’nun yetkisi kaldırılmadığından yapılan satış işlemlerinde ... ile ...’nun katılmamasının yapılan satış işlemlerinin batıl sayılmasını gerektirmediği, bu durumda şirket müdürü ... tarafından yapılan satış işlemlerinin geçerli olduğu, davacı tarafın muvazaa iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle tapu iptal ve tescil davası ile davalılardan ... dışındakiler yönünden açılan tazminat davasının reddinin gerektiği, ancak şirket müdürü davalı ...'ın şirkete haber vermeden ve sonrada yetkili kılınan ... ve ...'nun katılımını sağlamadan dava konusu 2 adet gayrimenkulü değerinin altında satarak şirketi zarara uğrattığının dosya kapsamından anlaşıldığı ve istenilen tazminat miktarına davalı tarafça da itiraz edilmediğinden bu konuda başka bir araştırma yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılarak, davalılardan ... yönünden daha önceki mahkeme hükmü Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... ... yönünden açılan tapu iptali ve tescil davası ile tazminat davalarının reddine, davacıların tazminat isteminin davalılardan ... yönünden kabulü ile davacı ... hissesine isabet eden 9.000,00 YTL ile diğer davacı ... ... hissesine isabet eden 1.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan tahsili ile TTK’nun 309 ncu maddesi uyarınca davacılara değil, ortak bulundukları Maraş Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’ne verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar ve davalılardan ... vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, şirket müdürlerinin temsil görevlerini kötüye kullanmaları sonucu dava dışı şirketin bir kısım taşınmazlarının gerçek değerlerinin altında, kötüniyetli ve muvazaalı olarak satıldığı iddiasına dayalı olarak tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların yeniden şirket adına tescili, bu istemin kabul edilmemesi halinde ise tazminata karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu yazılı şekilde karar verilmiştir.Buna göre davacıların tazminata ilişkin istemi davalı ... yönünden kabul edilerek, istenen tazminatın dava dışı şirkete verilmesine karar verilmiştir.Mahkemece, dava konusu 2 adet gayrimenkulün değerinin altında satılarak şirketin zarara uğratıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı ve istenilen tazminat miktarına davalı tarafça da itiraz edilmediğinden bu konuda başka bir araştırma yapılmasına gerek olmadığı belirtilerek tazminata ilişkin istem davalı ... yönünden kabul edilmiş ise de davaya konu gayrimenkullerin değerlerinin altında satılıp satılmadığı ve bu satış işlemlerinden dolayı dava dışı şirketin kasasına giren miktarın ne olduğu hususlarında bir inceleme yapılmadığı gibi davalı ...’nun istenilen tazminatı kabul ettiğine ilişkin bir beyanı da olmayıp, tüm yargılama boyunca davanın reddini istemiştir.Bu durumda mahkemece davaya konu taşınmazlar üzerinde inşaat mühendisi, emlakçı ve mali müşavir bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak davaya konu taşınmazların ve çevresinin satım tarihlerindeki durumları göz önüne alınmak suretiyle satım tarihlerindeki rayiç satım değerlerinin tespit edilmesi ve sözkonusu satımlar nedeniyle dava dışı şirketin elde ettiği kazancın şirket kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturularak sonucuna göre davaya konu satımlar nedeniyle dava dışı şirketin satım tarihlerinde şirket müdürü olan ve satış işlemlerini gerçekleştiren davalı ... tarafından zarara uğratılıp uğratılmadığı ve zarara uğratılmış ise bunun miktarının tayin ve tespit edilerek sonucuna göre tazminat istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8383 E.  ,  2011/1813 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.11.2008 tarih ve 2006/201-2008/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılardan ... ve ...’ın dava dışı Maraş Gıda Ltd. Şti.’nin ortaklarından olduklarını, şirketin bir kısım taşınmazlarının bu davalılarca diğer davalılara müvekkillerinden habersiz olarak kötüniyetle, gerçek değerinin altında satıldığını, davalılardan ... ve ...’ın 24.09.1995 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 5 yıllığına şirket müdürü atandığına ilişkin toplantının gerçekte yapılmadığını, ... soyadını taşıyan ortaklar dışındaki ortakların bu toplantıdan haberdar olmadıklarını ve gerçekte imza atmadıklarını, Asliye Ceza Mahkemesince bu imzaların sahteliğinin tespit edildiğini, karar tarihinde bu davalıların payı toplam % 48 iken, sahte imzalar ile çoğunluk sağlandığını, bu kararın batıl olduğunu, alıcılardan ...

ile 9 daire ve 3 dükkan karşılığında haricen anlaştıklarını, bu şekilde kişisel çıkar sağladıklarını, bu davanın süreye tabi olmadığını, gerçek değeri ile tapuda gösterilen değer arasındaki fahiş fark tespit edildiğinde davalıların kötüniyetinin ve muvazaanın anlaşılacağını, şirketi temsil ederken ortaklara ve şirkete zarar veren müdürlerin haksız eylemlerinden kişisel olarak sorumlu olduklarını ileri sürerek, tapu kayıtlarının muvazaa nedeniyle iptali ile yeniden şirket adına tesciline, bu talep kabul edilmezse, şimdilik davacılardan ...’a 9.000.000.000 TL, diğer davacı ... ...’ye 1.000.000.000 TL olmak üzere toplam 10.000.000.000 TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılardan ... ve ... vekili, TTK’nun 542 nci maddesine göre davanın şirkete karşı açılması gerektiğini, öte yandan, taşınmazın maliki olan şirketin davayı açması gerektiğini, müvekkillerinden ...’in satış işleminde yer almadığını, satış işleminin 15.04.1998 tarihli ortaklar kurulu kararına dayalı olarak yetki alan müvekkillerinden ... tarafından yapıldığını, bu kararın geçersizliğinin iddia edilmediğini, iptal edilmedikçe geçerli kalacağını, davalıların ancak şirket adına tazminat isteyebileceklerini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Diğer davalılardan ... vekili ile diğer davalılar, alıcı olan müvekkillerinin kötüniyetli olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 25.03.1999 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ... ile ... görevlendirilmiş ise de daha önceden görevlendirilen şirket müdürü ...’nun yetkisi kaldırılmadığından yapılan satış işlemlerinde ... ile ...’nun katılmamasının yapılan satış işlemlerinin batıl sayılmasını gerektirmediği, bu durumda şirket müdürü ... tarafından yapılan satış işlemlerinin geçerli olduğu, davacı tarafın muvazaa iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle tapu iptal ve tescil davası ile davalılardan ... dışındakiler yönünden açılan tazminat davasının reddinin gerektiği, ancak şirket müdürü davalı ...'ın şirkete haber vermeden ve sonrada yetkili kılınan ...

ve ...'nun katılımını sağlamadan dava konusu 2 adet gayrimenkulü değerinin altında satarak şirketi zarara uğrattığının dosya kapsamından anlaşıldığı ve istenilen tazminat miktarına davalı tarafça da itiraz edilmediğinden bu konuda başka bir araştırma yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılarak, davalılardan ... yönünden daha önceki mahkeme hükmü Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleştiğinden bu davalı yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... ... yönünden açılan tapu iptali ve tescil davası ile tazminat davalarının reddine, davacıların tazminat isteminin davalılardan ... yönünden kabulü ile davacı ... hissesine isabet eden 9.000,00 YTL ile diğer davacı ...

... hissesine isabet eden 1.000,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan tahsili ile TTK’nun 309 ncu maddesi uyarınca davacılara değil, ortak bulundukları Maraş Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.’ne verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar ve davalılardan ... vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, şirket müdürlerinin temsil görevlerini kötüye kullanmaları sonucu dava dışı şirketin bir kısım taşınmazlarının gerçek değerlerinin altında, kötüniyetli ve muvazaalı olarak satıldığı iddiasına dayalı olarak tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların yeniden şirket adına tescili, bu istemin kabul edilmemesi halinde ise tazminata karar verilmesi istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu yazılı şekilde karar verilmiştir.Buna göre davacıların tazminata ilişkin istemi davalı ... yönünden kabul edilerek, istenen tazminatın dava dışı şirkete verilmesine karar verilmiştir.Mahkemece, dava konusu 2 adet gayrimenkulün değerinin altında satılarak şirketin zarara uğratıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı ve istenilen tazminat miktarına davalı tarafça da itiraz edilmediğinden bu konuda başka bir araştırma yapılmasına gerek olmadığı belirtilerek tazminata ilişkin istem davalı ... yönünden kabul edilmiş ise de davaya konu gayrimenkullerin değerlerinin altında satılıp satılmadığı ve bu satış işlemlerinden dolayı dava dışı şirketin kasasına giren miktarın ne olduğu hususlarında bir inceleme yapılmadığı gibi davalı ...’nun istenilen tazminatı kabul ettiğine ilişkin bir beyanı da olmayıp, tüm yargılama boyunca davanın reddini istemiştir.Bu durumda mahkemece davaya konu taşınmazlar üzerinde inşaat mühendisi, emlakçı ve mali müşavir bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılarak davaya konu taşınmazların ve çevresinin satım tarihlerindeki durumları göz önüne alınmak suretiyle satım tarihlerindeki rayiç satım değerlerinin tespit edilmesi ve sözkonusu satımlar nedeniyle dava dışı şirketin elde ettiği kazancın şirket kayıtları üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle açıklığa kavuşturularak sonucuna göre davaya konu satımlar nedeniyle dava dışı şirketin satım tarihlerinde şirket müdürü olan ve satış işlemlerini gerçekleştiren davalı ...

tarafından zarara uğratılıp uğratılmadığı ve zarara uğratılmış ise bunun miktarının tayin ve tespit edilerek sonucuna göre tazminat istemi yönünden bir karar verilmesi gerekirken bu yönde hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 116,60 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014673200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.