Borçlu Olmadığının Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8789 E. 2011/1652 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi↗ zimmet↗ takipsizlik kararı↗ menfi tespit davası↗ şikayet↗ münhasırlık↗ tespit davası↗ sulh hukuk mahkemesi↗ iflas↗ sulh↗ asıl alacak↗ menfi tespit↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya borçlu olmadığı hatta bir miktar alacaklı olduğu, davacı hakkında görevi ihmal, zimmet suçlamasıyla yapılan şikayetin takipsizlikle sonuçlandığı, davacı hakkında kooperatif tarafından açılan tazminat davasının da reddedildiği, asıl alacak miktarına göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 18.702,49 TL davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Dava, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılan, davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili asıl alacak ve gecikme faizi ile birlikte 18.702,49 TL borçlu olmadığının tespitini istemiş ve mahkemece de davacının davalıya 18.702,49 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. HUMK'nun 8/1. maddesine göre dava tarihi itibariyle miktar ve değeri 5.490 TL'nı geçen davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, görev hususu mahkemece her zaman ve re'sen dikkate alınmalıdır. Dava konusunun menfi tespit davası olduğu ve uyuşmazlığın
HUMK'nun 8. maddesinde sayılan ve münhasıran sulh hukuk mahkemesinde görülecek dava türlerinden olmadığı da dikkate alındığında, mahkemece, HUMK'nun 7. maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, sadece asıl alacak miktarı üzerinden görev sınırı dikkate alınarak davaya devamla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/444 E. 2013/1956 K.
Ortak:zimmet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya borçlu olmadığı hatta bir miktar alacaklı olduğu, davacı hakkında görevi ihmal, «zimmet» suçlamasıyla yapılan «şikayetin» «takipsizlikle» sonuçlandığı, davacı hakkında kooperatif tarafından açılan tazminat davasının da reddedildiği, «asıl alacak» miktarına göre «sulh hukuk» mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 18.702,49 TL davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… , uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından Etibank'ta bulunan hesaba 81.702 DM yatırıldığı, hesapta bulunan paranın banka çalışanlarınca «zimmete» geçirildiği, davacılara iade edilmeyen mevduattan davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 81.702 DM'nin (....390,27 TL) 27.02.2000 tarihi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:harç
Benzer bu kararda… re, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir ...-Ancak, davalının harçtan muaf bulunmasına göre davalı tarafa «harç» yüklenmemesi gerekirken harç yüklenmiş olması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8789 E. , 2011/1652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.05.2009 tarih ve 2006/1864 - 2009/647 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aidat ve iş bedeli olmak üzere toplam 4.396,86 TL asıl alacak ve 14.305,63 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 18.702,49 TL'nın ödenmesi için ihtarname gönderdiğini, davalıya hiçbir borcu olmadığını ve davalıdan alacaklı olduğunu, kooperatife yapılan pis ve temiz su bağlantı işi karşılığı 3.000 TL'nın müvekkili tarafından kooperatif adına Şah İnşaata ödendiğini ileri sürerek davalıya aidat-iş bedeli olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatife aidat borcu bulunduğunu, Şah İnşaat firmasının kooperatif kayıtlarında herhangi bir alacağının gözükmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya borçlu olmadığı hatta bir miktar alacaklı olduğu, davacı hakkında görevi ihmal, zimmet suçlamasıyla yapılan şikayetin takipsizlikle sonuçlandığı, davacı hakkında kooperatif tarafından açılan tazminat davasının da reddedildiği, asıl alacak miktarına göre sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 18.702,49 TL davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Dava, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılan, davacının davalı kooperatife borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili asıl alacak ve gecikme faizi ile birlikte 18.702,49 TL borçlu olmadığının tespitini istemiş ve mahkemece de davacının davalıya 18.702,49 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. HUMK'nun 8/1. maddesine göre dava tarihi itibariyle miktar ve değeri 5.490 TL'nı geçen davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, görev hususu mahkemece her zaman ve re'sen dikkate alınmalıdır. Dava konusunun menfi tespit davası olduğu ve uyuşmazlığın
HUMK'nun 8. maddesinde sayılan ve münhasıran sulh hukuk mahkemesinde görülecek dava türlerinden olmadığı da dikkate alındığında, mahkemece, HUMK'nun 7. maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, sadece asıl alacak miktarı üzerinden görev sınırı dikkate alınarak davaya devamla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014404900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz