Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8565 E. 2011/1649 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ esnaf↗ ziya↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ havale↗ fatura↗ terkin↗ taşıyan↗ ilan↗ haksız rekabet↗ ibraz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işletme adını abartılı ve öne çıkarır tarzda kullandığına ilişkin kanıt sunulmadığı, "Alsancak" ibaresinin coğrafi yer ismi olup tek başına bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının markasının da "Alsancak Oto + şekil" olarak tescilli olduğu, davacının tescilli markasının emtia sınıfları alanında davalı tarafından markasal kullanım bulunduğuna dair kanıtlar sunulmadığı, davalı tarafından bastırılmış "Alsancak Oto Cam ..." ibaresini taşıyan kartvizit ile davalının işyeri açılışındaki gazete küpürünün marka hakkına tecavüz ve haksız rekabeti göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının tescilli ticaret unvanı ve markasının asli unsurunu oluşturan "ALSANCAK OTO" ibaresinin davalılara ait işyerinde ve ticari faaliyetlerinde işletme adı olarak kullanılmasının iltibasa yol açtığı ve ticari faaliyetinin zarara uğradığı iddiasıyla hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkindir.
Dosyada mevcut davalı ...'a ait kartvizit, diğer davalı ...'e ait fatura ve işyerine ait resimlerden davalıların işyerinde ve ticari faaliyetlerinde "ALSANCAK
OTO CAM" ibaresini işletme adı olarak kullandığı anlaşılmaktadır. TTK'nun 55. maddesi uyarınca, işletme sahibini hedef tutmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan adların da sahipleri tarafından tescil ettirilmesi gerekir. İşletme adı tescil ve ilan edildiği taktirde, aynı sicil bölgesinde bu işletme adı başkaları tarafından kullanılamaz ve işletme adları hakkında TTK'nun 28, 40, 43/2, 52, 53 ve 54. maddeleri uygulanabilir. Tescilsiz olarak kullanılan işletme adları ise genel olarak haksız rekabet hükümleriyle korunurlar.
Davalı ..., faaliyette bulunduğu işletme adını işbu dava tarihinden sonra 18.08.2008 tarihinde TTK'nun 17. ve 55. maddeleri uyarınca "AOC Alsancak Oto Cam Montaj Servisi" olarak İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Sicili'ne tescil ettirmiş olup, sözkonusu sicil kaydında faaliyet alanı oto camı montajı ve satıcılığı olarak belirtilmiştir. Esnaf siciline tescilli bir işletme adının terkin edilinceye kadar kullanımı yasal kullanım niteliğinde ise de, her davanın açıldığı tarihteki hukuki durum itibariyle çözümü gerekmektedir. Dava tarihinde davalılar adına tescilli bir işletme adı bulunduğuna dair herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı gibi, sonradan tescil olunan işletme adının dahi sicile tescil edildiği haliyle kullanılması zorunludur. Oysa, davalıya ait kartvizit ve faturada "ALSANCAK OTO CAM" ibaresi işletme adı olarak kullanıldığı gibi, davalı işyeri tabelasının bir bölümünde de sonradan tescil ettirdiği işletme adını bir bütün olarak kullanmakla birlikte işyeri binasının üst tarafındaki tabelalarda sadece "Alsancak Oto Cam" ibaresini kullanmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Yine, davacı tarafça 02.07.2008 tarihli fatura bedelinin sehven davacı hesabına yatırıldığından bahisle dava dışı bir şirket hesabına iade edildiğine dair 23.07.2008 tarihli banka havale evrakı ibraz edilerek tarafların unvan ve işletme adlarının üçüncü kişilerce karıştırılmasına yol açıldığı da iddia edilmiştir.
"ALSANCAK OTO" ibaresi davacının tescilli ticaret unvanı olduğu gibi, aynı ibare davacının 12. ve 37. sınıflarda tescilli 2006/25696 sayılı markasında da şekil unsuruyla birlikte yer almaktadır. Her ne kadar, mahkeme kararının gerekçesinde "Alsancak" kelimesinin coğrafi yer adı, "Oto" kelimesinin de faaliyet türünü gösteren ibareler olması nedeniyle davacı markasının usul unsurunun sözcüklerden ziyade şekil olduğu açıklanmışsa da, Dairemizin 26.11.1999 tarih 5790/9590 sayılı kararında da belirtildiği üzere mal veya hizmetin coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltıcı nitelikte olmasa dahi herkesçe bilinen coğrafi yer adlarının bir kişinin tekeline verilmesi bu şekildeki bir kamusal adım başkaları tarafından kullanılamayacağı sonucuna yol açacağından marka olarak tescili mümkün değildir. Ancak, karıştırılmaya meydan verilmeyecek şekilde coğrafi yer adlarının malın ve hizmetin türü ile birlikte markanın asıl unsuru olarak kullanılabilmesi de mümkündür. Bu bakımdan, davacı adına tescilli "ALSANCAK OTO+Şekil" markasında yer alan "ALSANCAK OTO" ibaresi de markanın esaslı unsuru olarak koruma altındadır.
Bu durumda, davalı işyeri adının davacının tescilli ticaret unvanı ile gerçekleştirdiği faaliyet alanı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılarak uyuşmazlık konusu eylemin ticaret unvanına tecavüz oluşturup oluşturmadığının ve yine davalının "ALSANCAK OTO CAM" ibaresiyle gerçekleştirdiği "oto camı montajı ve satıcılığı" faaliyetinin davacıya ait 12 ve 37. sınıfta tescilli 2006/25696 sayılı markası da belirtilen taşıt camları ve kara araçlarının bakım ve tamiri hizmetleri kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususlarının değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10436 E. 2018/5592 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8565 E. , 2011/1649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2009 tarih ve 2008/84 - 2009/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Alsancak Oto" markasını 2006 yılında tescil ederek kullandığını, davalının müvekkiline ait marka emtiası içinde yeralan her türlü taşıt camları, emniyetli taşıt camları, silecekler, silecek kolları alanında "Alsancak Oto Cam" adı altında faaliyette bulunduğunu, bu isim altında faaliyet gösteren davacının ticari faaliyetinin, davalının da aynı isimle faaliyet göstermesi nedeniyle zarara uğradığını, müvekkiline ait tescilli markanın davalı tarafça aynı ticari faaliyette işletme adı olarak kullanılmasının TTK'nun 57/5 ve 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca iltibas, haksız rekabet ve marka hakkının ihlaline neden olduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, davalıların "Alsancak Oto" markası yazılı reklam, afiş ve her türlü ticari evrakı kullanmasının önlenmesine, maddi ve manevi hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafından ihtarname gönderilmesinden sonra işletme adını "AOC Alsancak" olarak değiştirdiğini, bu ismi tescil ettirmek için başvuruda da bulunduğunu, davacının tescilli markası ile Citroen marka araçların yetkili satıcısı ve servis işini yaptığını, "AOC Alsancak" ismiyle "Alsancak Oto" arasında iltibas ihtimali olmadığını ve haksız rekabete yol açmayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işletme adını abartılı ve öne çıkarır tarzda kullandığına ilişkin kanıt sunulmadığı, "Alsancak" ibaresinin coğrafi yer ismi olup tek başına bir kişinin tekeline bırakılmayacağı, davacının markasının da "Alsancak Oto + şekil" olarak tescilli olduğu, davacının tescilli markasının emtia sınıfları alanında davalı tarafından markasal kullanım bulunduğuna dair kanıtlar sunulmadığı, davalı tarafından bastırılmış "Alsancak Oto Cam ..." ibaresini taşıyan kartvizit ile davalının işyeri açılışındaki gazete küpürünün marka hakkına tecavüz ve haksız rekabeti göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklama itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının tescilli ticaret unvanı ve markasının asli unsurunu oluşturan "ALSANCAK OTO" ibaresinin davalılara ait işyerinde ve ticari faaliyetlerinde işletme adı olarak kullanılmasının iltibasa yol açtığı ve ticari faaliyetinin zarara uğradığı iddiasıyla hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkindir.
Dosyada mevcut davalı ...'a ait kartvizit, diğer davalı ...'e ait fatura ve işyerine ait resimlerden davalıların işyerinde ve ticari faaliyetlerinde "ALSANCAK
OTO CAM" ibaresini işletme adı olarak kullandığı anlaşılmaktadır. TTK'nun 55. maddesi uyarınca, işletme sahibini hedef tutmaksızın doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan adların da sahipleri tarafından tescil ettirilmesi gerekir. İşletme adı tescil ve ilan edildiği taktirde, aynı sicil bölgesinde bu işletme adı başkaları tarafından kullanılamaz ve işletme adları hakkında TTK'nun 28, 40, 43/2, 52, 53 ve 54. maddeleri uygulanabilir. Tescilsiz olarak kullanılan işletme adları ise genel olarak haksız rekabet hükümleriyle korunurlar.
Davalı ..., faaliyette bulunduğu işletme adını işbu dava tarihinden sonra 18.08.2008 tarihinde TTK'nun 17. ve 55. maddeleri uyarınca "AOC Alsancak Oto Cam Montaj Servisi" olarak İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Sicili'ne tescil ettirmiş olup, sözkonusu sicil kaydında faaliyet alanı oto camı montajı ve satıcılığı olarak belirtilmiştir. Esnaf siciline tescilli bir işletme adının terkin edilinceye kadar kullanımı yasal kullanım niteliğinde ise de, her davanın açıldığı tarihteki hukuki durum itibariyle çözümü gerekmektedir. Dava tarihinde davalılar adına tescilli bir işletme adı bulunduğuna dair herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı gibi, sonradan tescil olunan işletme adının dahi sicile tescil edildiği haliyle kullanılması zorunludur.
Oysa, davalıya ait kartvizit ve faturada "ALSANCAK OTO CAM" ibaresi işletme adı olarak kullanıldığı gibi, davalı işyeri tabelasının bir bölümünde de sonradan tescil ettirdiği işletme adını bir bütün olarak kullanmakla birlikte işyeri binasının üst tarafındaki tabelalarda sadece "Alsancak Oto Cam" ibaresini kullanmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Yine, davacı tarafça 02.07.2008 tarihli fatura bedelinin sehven davacı hesabına yatırıldığından bahisle dava dışı bir şirket hesabına iade edildiğine dair 23.07.2008 tarihli banka havale evrakı ibraz edilerek tarafların unvan ve işletme adlarının üçüncü kişilerce karıştırılmasına yol açıldığı da iddia edilmiştir.
"ALSANCAK OTO" ibaresi davacının tescilli ticaret unvanı olduğu gibi, aynı ibare davacının 12. ve 37. sınıflarda tescilli 2006/25696 sayılı markasında da şekil unsuruyla birlikte yer almaktadır. Her ne kadar, mahkeme kararının gerekçesinde "Alsancak" kelimesinin coğrafi yer adı, "Oto" kelimesinin de faaliyet türünü gösteren ibareler olması nedeniyle davacı markasının usul unsurunun sözcüklerden ziyade şekil olduğu açıklanmışsa da, Dairemizin 26.11.1999 tarih 5790/9590 sayılı kararında da belirtildiği üzere mal veya hizmetin coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltıcı nitelikte olmasa dahi herkesçe bilinen coğrafi yer adlarının bir kişinin tekeline verilmesi bu şekildeki bir kamusal adım başkaları tarafından kullanılamayacağı sonucuna yol açacağından marka olarak tescili mümkün değildir.
Ancak, karıştırılmaya meydan verilmeyecek şekilde coğrafi yer adlarının malın ve hizmetin türü ile birlikte markanın asıl unsuru olarak kullanılabilmesi de mümkündür. Bu bakımdan, davacı adına tescilli "ALSANCAK OTO+Şekil" markasında yer alan "ALSANCAK OTO" ibaresi de markanın esaslı unsuru olarak koruma altındadır.
Bu durumda, davalı işyeri adının davacının tescilli ticaret unvanı ile gerçekleştirdiği faaliyet alanı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılarak uyuşmazlık konusu eylemin ticaret unvanına tecavüz oluşturup oluşturmadığının ve yine davalının "ALSANCAK OTO CAM" ibaresiyle gerçekleştirdiği "oto camı montajı ve satıcılığı" faaliyetinin davacıya ait 12 ve 37. sınıfta tescilli 2006/25696 sayılı markası da belirtilen taşıt camları ve kara araçlarının bakım ve tamiri hizmetleri kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususlarının değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014400400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz