Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6964 E. 2011/582 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava↗ ön inceleme aşaması↗ ihtisas mahkemesi↗ sulh hukuk mahkemesi↗ görevsizlik kararı↗ sulh↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın tescilli marka ve endüstriyel tasarımdan doğan haksız rekabetin önlenmesine ilişkin olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
HUMK’nun 1/1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. TTK’nun 4. maddesi uyarınca da Ticaret Kanununda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, TTK’nun 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği açıkça düzenlenmiştir.
FSEK'nun değişik 76/1.maddesinde ise, bu kanunun düzenlendiği hukuki ilişkilerden doğan davalara bakma görevinin kurulacak ihtisas mahkemelerine ait olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davasını açıkça haksız rekabet hükümlerine dayanarak açmış olup, mahkemenin kabulünün aksine hiçbir şekilde marka veya tasarım hakkına ilişkin talepte bulunmamıştır. Bu nedenle mahkemece davaya bakılması gerekirken dosya içeriği ile örtüşmeyen yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8668 E. 2017/6531 K.
Ortak:mutlak ticari dava
İncelediğiniz karardaTTK’nun 4. maddesi uyarınca da Ticaret Kanununda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, «mutlak ticari» dava sayılır.
Benzer bu karardaMahkemelerin görevi yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması gereken bir dava şartı olduğundan, mahkemece, işbu davanın «mutlak ticari» dava olması nedeniyle davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olduğu nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · sözleşmenin feshi · taşıma sözleşmesi · istirdat · usulden reddi · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında imzalanan «taşıma sözleşmesinin feshi» nedeniyle sözleşme kapsamında usulsüz ödenen bedelin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava açma «yetkisini» haiz bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesi uyarınca Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılmakta olup, TTK’nin 5/1 maddesi uyarınca da ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Somut olayda da taraflar arasındaki uyuşmazlık «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesi uyarınca, taşıma hukukundan doğan hukuk davaları, ticari dava niteliğinde olduğundan, davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6964 E. , 2011/582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.02.2009 tarih ve 2008/1058 - 2009/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1988 yılından itibaren elektrik malzemeleri üretim ve satışı ile proje yapımı konularında faaliyette bulunduğunu, davalılardan ...’ün davacı şirkette 15.08.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, şirketin yurtdışı satışlarıyla görevlendirildiğini, kendisine eğitim verilerek yetiştirildiğini, fuarlara gönderildiğini, bu süreçte doğal olarak müvekkilinin ticari sırlarını öğrendiğini, müşterilerle tanıştığını, fakat bu davalını 11.08.2007 tarihinde müvekkil şirketten ayrılarak ticari teamüle aykırı olarak davlı rakip firmanın yanında çalışmaya başladığını, üretimden satışa kadar süreçle ilgili rakibe bilgi verdiğini, sanayı casusluğu yaptığını, müşterileri kandırarak davalı firmayla çalışmalarını sağladığını, bütün bu fiillerle de haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiğini, diğer davalı şirketin de müvekkili çalışanını bu şekilde “ayartarak” haksız rekabet fiilini işlediğini, müvekkili çalışanını işe almak suretiyle ticari sırlarını hukuka aykırı şekilde öğrendiğini, müvekkilini yurtdışı satışlarının düştüğünü ileri sürerek, haksız rekabetin men’ine, yoksun kalınan kazanç ve uğranılan zarar için 230.00 USD maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden Turgay açısından iş mahkemesini, diğer davlı şirket açısından ise Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın tescilli marka ve endüstriyel tasarımdan doğan haksız rekabetin önlenmesine ilişkin olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
HUMK’nun 1/1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. TTK’nun 4. maddesi uyarınca da Ticaret Kanununda düzenlenmiş olan hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. Ticari davalar, TTK’nun 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği açıkça düzenlenmiştir.
FSEK'nun değişik 76/1.maddesinde ise, bu kanunun düzenlendiği hukuki ilişkilerden doğan davalara bakma görevinin kurulacak ihtisas mahkemelerine ait olacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekili yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davasını açıkça haksız rekabet hükümlerine dayanarak açmış olup, mahkemenin kabulünün aksine hiçbir şekilde marka veya tasarım hakkına ilişkin talepte bulunmamıştır. Bu nedenle mahkemece davaya bakılması gerekirken dosya içeriği ile örtüşmeyen yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara ve davalılara iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014029400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz