6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11827 E. 2010/2500 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba formu maddi ve manevi tazminat taşıyan

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 42BK 49 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının tescilli markalarını taşıyan 11 adet forma ile 10 adet şortun davalıya ait işyerinde ele geçirildiği, 556 sayılı KHK’nin 61/a maddesi gereğince işletme sahip ve çalışanlarının tecavüzden sorumlu olduğu, davacının 66/c maddesi uyarınca sundu lisans örneklerinin, davalının ürünleri üretmeyip sadece satıyor oluşu, lisans sözleşmelerindeki ürün miktarlarının dava konusu olaydaki ürün miktarıyla kıyaslanmayacak ölçüde çok oluşu, lisans sözleşmelerinde üretim miktarı olarak bir sınırlama getirilmeyişi dikkate alındığında, somut olayda aynen uygulanamayacağı ve BK’nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca bir uyarlama yapıldığı, davacının 556 sayılı KHK’nin 62/1-b ve BK’nun 49. maddeleri uyarınca manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (2.500)YTL maddi ve (7.500)YTL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak dava, 556 sayılı KHK.’ye dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçelerle istem gibi (7.500) YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Oysa, gerek 556 sayılı KHK.’nin 62., gerek BK.’nun 49. ve gerekse TTK.’nun 58/d-e maddelerinin amacının, bir tarafı zenginleştirme diğer tarafı ise cezalandırma olmadığı kuşkusuz olup, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlalin kapsamı ve tecavüzün biçimi dikkate alındığında, mahkemece daha ılımlı bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyecek şekilde manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/167 E. 2018/6106 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11743 E. 2010/2519 K.

    Ortak:Maddi ve manevi tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1418 E. 2010/7765 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9883 E. 2010/1040 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10092 E. 2010/1006 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11827 E.  ,  2010/2500 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2006/449-2008/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Beşiktaş markalarının sahibi olduğunu, davalının işyerinde yapılan aramada Beşiktaş markalarını taşıyan taklit ürünlerin ele geçirildiğini ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nin 66/1-c maddesine dayanarak (7.500)YTL maddi ve (7.500)YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının tescilli markalarını taşıyan 11 adet forma ile 10 adet şortun davalıya ait işyerinde ele geçirildiği, 556 sayılı KHK’nin 61/a maddesi gereğince işletme sahip ve çalışanlarının tecavüzden sorumlu olduğu, davacının 66/c maddesi uyarınca sundu lisans örneklerinin, davalının ürünleri üretmeyip sadece satıyor oluşu, lisans sözleşmelerindeki ürün miktarlarının dava konusu olaydaki ürün miktarıyla kıyaslanmayacak ölçüde çok oluşu, lisans sözleşmelerinde üretim miktarı olarak bir sınırlama getirilmeyişi dikkate alındığında, somut olayda aynen uygulanamayacağı ve BK’nun 42 ve 43. maddeleri uyarınca bir uyarlama yapıldığı, davacının 556 sayılı KHK’nin 62/1-b ve BK’nun 49.

maddeleri uyarınca manevi tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (2.500)YTL maddi ve (7.500)YTL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak dava, 556 sayılı KHK.’ye dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçelerle istem gibi (7.500) YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Oysa, gerek 556 sayılı KHK.’nin 62., gerek BK.’nun 49. ve gerekse TTK.’nun 58/d-e maddelerinin amacının, bir tarafı zenginleştirme diğer tarafı ise cezalandırma olmadığı kuşkusuz olup, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlalin kapsamı ve tecavüzün biçimi dikkate alındığında, mahkemece daha ılımlı bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyecek şekilde manevi tazminat takdiri isabetli görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013820700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.